İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/19150 GEÇ CEVAPLANDI · 245 GÜN

Bir kişinin maliki olduğu taşınmaz hakkında devam eden hukuk davasına ilişkin

Kaynak göster

Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 8 Kasım 2024 tarihinde 7/19150 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 245 gün sonra, 11 Temmuz 2025).

Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Bir kişinin maliki olduğu taşınmaz hakkında devam eden hukuk davasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/19150, 8 Kasım 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-19150-bir-kisinin-maliki-oldugu-tasinmaz-hakkinda-devam-eden-hukuk-davasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/488ddcda-4d2d-4556-99cf-01931b1d2838

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 245 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Tarafıma iletilen bilgide; "Ben Rukiye Karakaş (T.C. Kimlik. N o gı Kızım Fatma Zehra Erdoğan (T.C. Kimlik No: ŞE (Ankara Çankaya Yaşamkent 42488 ada 25 parselin sahibiyim. Kamu gücü kullanılarak bana ve dolaylı olarak da evladıma yaşatılanlardan sonra maddi, manevi ve psikolojik olarak hayatımızı yaşayamayacak duruma getirildik. Kanuna aykırı mahkeme kararlarıyla 52 yıllık emeğimin heba edildiğini düşünüyorum. Bana ait Ankara ili Çankaya ilçesinde var olan | adet villa arsama 30.09.2017 tarihinde ilgili Belediyeden özel inşaat statüsünde ruhsat aldım. 19.09.2019 tarihinde Küçük Kardeşler Turizm Mühendislik İnşaat Sanayi Ve Dış Ticaret Ltd. Şti. ile aramızda 1 milyon TL. karşılığında götürü bedel anahtar teslimi eser sözleşmesi yapılmıştır. Sözleşme bedelinin 9647'si olan 470.000,00 TL. parayı banka üzerinden ödedim. Yüklü miktar olduğu için paramı korumak için şirket müdürünün de şahsen avalist olması şartıyla 400 bin tl değerinde senet aldım ve şartlarım kabul edildiği için de bu kadar yüklü miktar parayı nakden verdim. 25.09.2019 tarihinde inşaatla ilgili tüm işlemlerin yapılabilmesi için şirket yetkililerine tam teşekküllü vekaletname verdim.

SORULAR

  1. 09.2019 tarihinde müteahhit inşaat firması tarafından, inşaata hafriyat alarak başlandığına dair WhatsApp üzerinden gönderilen resim ile inşaata başladıklarına dair tarafıma bilgi verilmiştir. 18.10.2019 tarihinde Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından atanmış ve inşaatın denetimiyle yetkili Yapı Denetim Firması, ilgili belediyeye bildirim yazısı vererek talimatlarımıza uyulmuyor diyerek, temel atılmadan istifa etmiştir. Müteahhit inşaat firması, Yapı denetim firması istifa ettikten 2 gün sonra hükümsüz kalmış ruhsatla 20.10.2019 tarihinde pazar günü projeye ve sözleşmeye aykırı denetimsiz kaçak olarak arsamın üzerine temel betonu atmıştır. TBK 472/3. maddesi gereği, iş sahibi olarak bana ihbarda bulunmadan ve benden

    TBMM Halkla İlişkiler Binası 2. Kat, 2 Nolu Banko Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara habersiz hatta gizlice ve beni yanıltarak, 3194 sayılı imar kanuna göre a- denetimsizlik nedeniyle kaçak temel atmıştır. Projeye de aykırı ayıplı imalat yapmıştır. Akit edilen sözleşme uyarınca bina inşaatının 9 ay içerisinde tamamlanması şartı vardır. Kaçak temel betonu atıldığından işler durmuş devam edilmesi imkansız hale getirildiğinden akit edilen süre içinde inşaat tamamlanmamıştır. 05.11.2019 tarihinde inşaat, Yapı Denetim Firmasının bildirim yazısı yazarak istifa ettiği sebep nedeniyle yani projeye ve sözleşmeye aykırı kaçak duvarlar nedeniyle inşaat ilgili belediye tarafından mühürlenmiştir.15.11.2021 tarihinde projeye ve sözleşmeye aykırı kaçak imalatın tamamı ilgili belediye tarafından, mahkemece keşif yapıldıktan sonra yıkılarak kaldırılmıştır. Sözleşme yaptım, para verdim inşaatını yapılmadı. Nüfuz kullanılarak davalarda kanuna aykırı kararlar alındığını düşünüyorum. 22.01. 2022'den beri paramı almamı geciktirerek inşaatımın yapılması engelliyorlar. Evimde doğalgazım kapalı, suyum kapalı, yaşamak için zorunlu gıda ihtiyaçlarımızı dahi karşılayamıyoruz. Akla mantığa uymayan mahkeme kararlarıyla paramı almam geciktiriliyor, benim ve kızımın aç kalmamamıza sebep oluyorlar. Bu şekilde teslim olmamı ve arsayı onlara teslim etmemi sağlıyorlar. Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi 202/187 esas sayılı dosyada hakim 15.06.2021 tarihli 3. celsede bilirkişi raporlarının sonucu gelmeden ihtiyati tedbiri kaldırdı ve parayı davacı borçlu yükleniciye verdi. 21.06.2021 tarihinde ben ara karardan dönme talepli dilekçe sunarak davanın esasına aykırı, hukuka aykırı ve hatalı ara karardan dönme talebinde bulundum. Dilekçemde Talih Uyar'ın menfi tespit davalarında 'takibin durdurulması' borçlu tarafından yatırılan teminatın işlevi konu edildiği makale sundum ve bu makalede menfi tespit davasının nasıl görüleceği Yargıtay kararları örnekleri ile anlatılmıştır. Bir menfi tespit davasında teminat miktarı özel düzenlenmiş olup, icra takibinin durdurulması sonucunu doğuran menfi tespit davalarında, borçlunun yatırmış olduğu teminat, menfi tespit davasına bakan mahkemece borçlunun talebi üzerine kaldırılamaz ve değiştirilemez özel hüküm kapsamındadır. Davacı borçlu yüklenici firmaya icra dairesi kanuna aykırı olduğu için parayı vermedi fakat o tarihten sonra davalar uzatılarak parayı benim de almam engelleniyor. Parayı biz alamadıysak sende alamazsın dercesine kanuna aykırı bir şekilde davalar uzatılıyor ve mülkiyetini olan para kamu gücü kullanılarak teslim edilmiyor ve aynı zamanda adil yargılanmıyorum. Delil sunum öncesinde ve sonrasında süresi içinde sunmuş olduğum deliller yok gibi gösterilerek davada haksızmışım gibi gösteriliyor. Kaçak temelde kaçak olduğu gizlenerek sadece projeye aykırılık varmış gibi gösteriyorlar. Hukuksuzlukla hayatımız, paramıza ve arsamıza haksızlıkla hukuku bir araç olarak kullanarak el koyuyorlar." ifadeleri yer almaktadır.

    Bu bağlamda;

  2. Bahsi geçen iddialar doğru mudur?

  3. Rukiye Karakaş ve kızı Fatma Zehra Erdoğan isimli yurttaşların mağdur edildiği iddiası doğru mudur?

  4. Rukiye Karakaş isimli yurttaşın adil yargılanmadığı iddiası doğru mudur?

  5. Rukiye Karakaş isimli yurttaşın yargılandığı mahkemede delillerinin yok sayıldığı iddiası doğru mudur?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1532585 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/19150 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi i uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. a ge ç

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden BWegST8 - PXn/HP1 - IdkEaBu - /RAUCY- ileerişebilirsin ADALET BAKANLIĞI Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1634-6257/8711 Konu : Yazılı soru önergesi JA İ2025"

Sayın Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Kocaeli Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/19150 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malâmlarıdır.

Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine âittir. p 7

Yılmaz TUNÇ Bakan flaaiel

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 2 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir