Kayseri Bünyan Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun sağlık durumuna ilişkin
Kaynak göster
Öznur Bartin (DEM Parti), 27 Kasım 2024 tarihinde 7/19811 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 167 gün sonra, 13 Mayıs 2025).
Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Kayseri Bünyan Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun sağlık durumuna ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/19811, 27 Kasım 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-19811-kayseri-bunyan-kadin-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-saglik-durumuna-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/dbbbe89f-e892-4390-a3ec-019371d489b1
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 167 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. o İFA.
Öznur Bartin
Ülke cezaevlerinde hasta mahpusların sağlık hakkına erişimlerinin engellenmesi ve ağır hastalıklarına rağmen tahliye edilmeksizin cezaevlerinde tutulmaları, insan onuruna aykırı bir uygulamaya sebep olmaktadır. Bu durum, ulusal ve uluslararası hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmadığı gibi, hasta mahpusların yaşam hakkını ciddi şekilde ihlal etmektedir. İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) verilerine göre Türkiye'de toplam 1.517 hasta mahpus bulunmakta olup, bunlardan 651'i ağır hasta kategorisinde yer almaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Bu mahpuslar arasında kalp, böbrek, akciğer gibi hayati organ rahatsızlıkları olanlar, ileri yaşta olanlar ve yaşamını tek başına sürdüremeyecek durumda olanlar dikkat çekmektedir. Tedaviye erişimlerinin kısıtlanması ve tahliye süreçlerinin işletilmemesi, yalnızca sağlık haklarını değil, aynı zamanda yaşam haklarını da tehdit eden bir durum yaratmaktadır.
Kayseri/Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi'nde tutulan 58 yaşındaki Melek Akgün, birden fazla kronik ve ağır hastalığı bulunan mahpuslardan biridir. Melek Akgün'ün sağlık durumu, cezaevinde kalamayacak kadar ciddi ve yaşamını sürdürebilmesi için özel bakım gerektiren bir durumdadır. Akgün'ün sağlık sorunları arasında şunlar bulunmaktadır:
Melek Akgün'ün sağlık durumu, birden fazla ciddi ve kronik hastalığı içermektedir. Kalp rahatsızlıkları arasında mitral kapak yetmezliği, stent takılmasını gerektiren koroner arter hastalığı ve hipertansiyon yer almaktadır. Solunum rahatsızlıkları kapsamında KOAH ve akut alevlenmeler tespit edilmiştir. Ayrıca, ileri derecede kemik erimesi (osteoporoz) ve romatoid artrit gibi kemik hastalıkları bulunmaktadır. Böbrek rahatsızlıkları arasında kronik böbrek yetmezliği öne çıkmakta, böbreklerinin yalnızca 9037 oranında çalıştığı belirtilmektedir. Bunların yanı sıra, işitme kaybı, katarakt ve bel kayması gibi diğer ciddi sağlık sorunları da mevcuttur. Bu hastalıklar, Akgün'ün cezaevinde kalamayacak kadar ağır bir sağlık durumuna sahip olduğunu açıkça göstermektedir.
Melek Akgün, sağlık sorunları nedeniyle cezaevinde temel ihtiyaçlarını -dahi' karşılayamaz durumdadır. Engellilik oranı *082 olarak tespit edilen Akgün'ün, ailesine yakin bir yerde tedavi edilmesi ve yargılamasının tutuksuz olarak sürdürülmesi gerekmektedir. za Vİ
Türkiye'nin iç hukukunda ve taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde hasta mahpusların yaşam hakkı ve sağlık hakkı açık bir şekilde korunmaktadır. Buna rağmen, cezaevlerinde ağır hasta mahpusların tutulmaya devam edilmesi, yaşam hakkının ihlaline sebep olmaktadır. Devletin, hasta mahpusların tedaviye erişimini gecikmeksizin sağlaması ve yaşam hakkını koruyacak. şekilde tahliye süreçlerini hızlandırması gerekmektedir. Melek Akgün ve benzeri durumdaki ağır hasta mahpusların serbest bırakılması, yalnızca bir yasal zorunluluk değil, aynı zamanda insani bir gerekliliktir. Bu yönde atılacak adımlar hem ulusal hem de uluslararası hukuka uygun bir insan hakları politikasının tesis edilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Melek Akgün'ün sağlık durumu göz önüne alındığında, tutuklu yargılanmasının devam ettirilmesi hangi hukuki gerekçelere dayanmaktadır?
Akgün hakkında düzenlenen 21.12.2023 tarihli 9682 engelli raporu ve diğer sağlık raporları neden yargı makamlarınca tahliye gerekçesi olarak değerlendirilmemektedir? Türk Ceza Kanunu ve Ceza İnfaz Kanunu'nda, ağır hasta mahpusların infazlarının ertelenmesine yönelik açık hükümler bulunmasına rağmen, Akgün gibi sağlık durumu cezaevi koşullarında yaşamını tehdit eden mahpusların tahliye edilmemesinin gerekçesi nedir?
Türkiye genelindeki hasta mahpusların toplam sayısı ve ağır hasta kategorisindeki mahpusların istatistikleri nedir? Bu mahpusların tedavi ve tahliye süreçleri için yürütülen bir izleme mekanizması mevcut mudur?
Hasta mahpusların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak ve tedavilerinin daha insani koşullarda yapılmasını sağlamak için, elektronik kelepçe ve ev hapsi gibi alternatif infaz yöntemlerinin kullanılması konusunda bir çalışma yapılmakta mıdır? Türkiye'nin taraf olduğu AİHS, ICESCR ve Nelson Mandela Kuralları gibi uluslararası belgelerde belirtilen hükümlere uyum sağlanması adına cezaevleri ve yargı organlarına yönelik bir denetim veya düzenleme yapılması gündeminizde midir?
Kayseri/Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi'nde tutulan Melek Akgün'ün alternatif infaz yöntemleriyle tahliye edilmesi için bir adım atılacak mıdır?
Cezaevlerinde sıkça karşılaşılan hasta mahpus ölümlerinin önüne geçilmesi için, hasta mahpusların durumunu izlemek ve sağlık hizmetlerini iyileştirmek adına Adalet Bakanlığı tarafından yeni bir girişim veya reform planlanmakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1542410 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Hakkâri Milletvekili Öznur Bartin tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/19811 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99, maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. v# e
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden Na KdXy8 - 3DbHmGu - Nh gvOd 0 -a FP3J4U- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-1734-6974/9677
Konu : Yazılı soru önergesi 45 12025
Sayın Öznur BARTİN Hakkâri Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/19811 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sevk sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden CcZWZORJ - WİXWYOF - eüb/8R6 - wLt18gile erişebilirsin
EEE
Mevzuat Genel Müdürlüğü iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,
B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
HI- Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 13/12/2024 tarihli cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen tutuklunun Kayseri Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, Kurum hekimi tarafından yapılan ilk muayenesinde KOAH, KAH, HT, eklem romatizması ve osteoporoz hastalıklarının bulunduğunu beyan ettiği, farklı tarihlerde bildirdiği şikâyetleriyle ilgili Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde Kayseri Şehir Hastanesi ve Bünyan Ceza İnfaz Kurumları Semt Hastanesinin farklı polikliniklerine sevkinin sağlanarak muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, muayene sonucu reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,
B) Adı geçen hakkında Kurum tarafindan re'sen başlatılan infaz erteleme işlemleri kapsamında Kayseri Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen 24/06/2024 tarihli raporda, belirtilen şartlara uyulması ve 3 ayda bir düzenli kardiyoloji muayenesi sağlanması halinde ceza infaz kurumu koşullarında cezasının infazına devam edebileceğinin belirtildiği,
C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan ile erişebilirsin
EİD
Yılmaz TUNÇBakan