Kayseri Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun sağlık durumuna ilişkin
Kaynak göster
Sezai Temelli (DEM Parti), 9 Temmuz 2025 tarihinde 7/30448 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 209 gün sonra, 3 Şubat 2026).
Sezai Temelli (DEM Parti, Muş). “Kayseri Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun sağlık durumuna ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/30448, 9 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-30448-kayseri-kadin-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-saglik-durumuna-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a3847ffc-5d68-4837-ac43-0197f8b90a53
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 209 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'nci ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim 09.07.2025 ezai TEMELLİ
Kayseri Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi'nde tutuklu/hükümlü bulunan Leyla BARAN adlı mahpusun yaklaşık üç yıldır el ve ayaklarında çıkan yaralar nedeniyle yaşamını sürdürmekte büyük güçlük çektiği, hastalığına kesin olarak teşhis konulamadığı ve bu durumun tedavi süreçlerini imkansız hale getirdiği tarafıma gönderilen mektupta bildirilmiştir. Mektupta, biyopsi sonuçlarına rağmen teşhis konulamadığı, doktorların yalnızca egzama ya da sedef gibi tahminlerde bulunduğu ve halihazırda cilt kanseri tedavisinde kullanılan ışın tedavisinin uygulandığı ancak hiçbir iyileşme görülmediği, aksine durumunun kötüleştiği ifade edilmektedir.
Mektupta belirtildiğine göre, hastalığının gittikçe kötüleştiği, mahpusun tuvalet, banyo, giyinme, yemek yeme, yürüme gibi temel ihtiyaçlarını dahi tek başına gideremez hale geldiği vurgulanmaktadır. Cezaevi koşullarının ve hastaneye gidiş gelişlerin tam bir işkenceye dönüştüğü, tekerlekli sandalye üzerinde kelepçeli bir şekilde haftada üç defa hastaneye ışın tedavisine götürüldüğü dile getirilmiştir. Cezaevi, ring aracı ve hastane bekleme yerlerindeki hijyen koşullarının kabul edilemez düzeyde yetersiz olmasının, mahpusun sağlık durumunu iyileştirmek yerine hastalığını daha da ağırlaştırmaktadır. Özellikle ışın tedavisi bittikten sonra kirli, atık dolu ve ağır kokulu ring hücresinde akşama kadar bekletildiği gibi insan onuruna yakışır bir tedavi görmediği belirtilmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Leyla BARAN adlı mahpusun sağlık durumu ve hastalığına ilişkin bugüne kadar yapılan tüm tetkik ve değerlendirmeler nelerdir? Hastalığına kesin teşhis konulamamasının nedenleri nedir?
Mahpusun yaşadığı sağlık sorunları göz önüne alındığında, cezaevi koşullarının iyileştirilmesi ve hijyen standartlarının yükseltilmesi için hangi adımlar atılmıştır?
Leyla BARAN'ın hastaneye sevk ve tedavi süreçlerinde insani ve onurlu koşulların sağlanması adına hangi önlemler alınmaktadır? Ring araçlarındaki hijyen ve bekleme koşullarına ilişkin iddialar doğru mudur?
Mahpusun hastalıkları göz önünde bulundurulduğunda hastaneye ve ATK'ya sevk süreçleri işletilmekte midir? Cezasının hastalık nedeniyle ertelenmesi veya konutta infazı için bir adım atılacak mıdır?
Leyla BARAN'ın tedavi süreçlerinin bağımsız bir sağlık heyeti tarafından yeniden değerlendirilmesi ve etkin bir tedavi planının oluşturulması için Bakanlığınızca bir girişimde bulunulacak mıdır?
Anayasal bir hak olan sağlık hakkı ve işkencenin önlenmesi ilkesi doğrultusunda, benzer sağlık sorunları yaşayan diğer mahpusların durumlarına ilişkin Bakanlığınızın genel bir değerlendirmesi ve bu tür insanlık dışı koşulların önlenmesi adına çalışmaları var mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1668474 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Muş Milletvekili Sezai Temelli tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/30448 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TÜNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden SJt/19X - ucupOBH - V/I0Nsc - 9hUk18- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı :E-56020453-610-1220-6632/9177 Konu : Yazılı soru önergesi C&/01/2026
Sayın Sezai TEMELLİ Muş Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/30448 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafindan düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip:/vatandaş.uyap.gov.ir adresinden HSemFBO - Awo1sd8 - hig/btc - gr71CA- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
111-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fikrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,
B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
IV- Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Ceza İnfaz Alanındaki Tavsiye Kararlarında belirtilmiş olan minimum ceza infaz kurumu standartları dikkate alınarak, 2000 yılından itibaren ceza infaz sistemimizde reform niteliğinde çalışmalar yapılmaktadır. Özellikle ceza infaz kurumlarının fiziki yapısı ve hükümlü rehabilitasyonu alanında çağdaş standartlar yakalanmıştır. Bu çerçevede, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi tarafından ortaya konulan minimum ceza infaz kurumu standartlarına uygun nitelikte kurumların inşa edilerek hizmete açılması; fiziki olarak ekonomik ömrünü dolduran ve yeterli eğitim ve iyileştirme çalışmalarına elverişli durumda bulunmayan kurumların da kapatılması öngörülmüştür.
V- 5275 sayılı Kanunun "Hükümlülerin Nakilleri" başlıklı Dokuzuncu Bölümünün "Kendi istekleri ile nakil" kenar başlıklı 54. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden HSemFBO - Awoltd8 - hig /btc - gr71CA5 ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler hariç olmak üzere nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, ceza infaz kurumlarında bulunması gereken sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, mahkumiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması gerektiği; ikinci fıkrasında ise bu hükümlülerin nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorunda olduğu, çocuklar bakımından bu sürenin altı ay olarak uygulanacağı hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
VI- Ceza infaz kurumlarının dış güvenliği ile hükümlü veya tutukluların kurum dışına sevk ve nakil işlemlerinde alınacak güvenlik önlemlerine ilişkin usül ve esasların 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun "Jandarmanın genel olarak görevleri" kenar başlıklı 7/a maddesi ve Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin 24 ilâ 36. maddelerinde düzenlenmiş olduğu malumlarıdır.
VI- Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 01/10/2025 tarihli cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Kayseri Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken 07/09/2025 tarihinde nakil talebini içeren dilekçesi nedeniyle Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği, adı geçenin Kurumda barındırılmaktayken çeşitli rahatsızlıkları nedeniyle Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde Kayseri Şehir Hastanesi, Bünyan Devlet Hastanesi ve Bünyan Ceza İnfaz Kurumları Kampüs Devlet Hastanesinin ilgili poliklinikleri ile Nimet Bayraktar Ağız ve Diş Sağlığı Merkezine sevkinin sağlanarak muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,
B) Kurumlarda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana bttp://vatandaş,uyap.gov.tr adresinden HSemFBO - Awoltd8 - hig/btc - gr71CA- ileerişebilirsin
Yılmaz TÜNÇBakan