İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/20657 GEÇ CEVAPLANDI · 106 GÜN

Kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda yapılan çalışmalara ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 106 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Öznur Bartin

Gir

Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Hakkâri'de bir uzman çavuşun bir kadını taciz ettiği iddiası ve yetkililerin etkili önlemler almaması, kolluk kuvvetlerinin denetimsizliği ve cezasızlık politikalarının vahim bir sonucu olarak değerlendirilmelidir. Bu olay, yalnızca bireysel bir vakayı değil, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ve devletin adalet mekanizmasındaki yapısal sorunların bir yansımasıdır. Kadının bedenini, kimliğini ve özgürlüğünü hiçe sayan bu zihniyet, Hakkâri özelinde sıkça karşılaşılan taciz ve şiddet vakalarının sistematik boyutunu gözler önüne sermektedir. i

Söz konusu olayda, bir uzman çavuşun yaklaşık bir aydır bir genç kadını taciz ettiği iddia edilmiş, kadının defalarca şikayetçi olmasına rağmen taciz devam etmiştir. Şikayetlerin ardından uzman çavuşun sanal medya üzerinden tacize devam ettiği öne sürülmüş, bu durum yetkili mercilerin etkili bir soruşturma yürütmediklerine işaret etmektedir. Olay, uzman çavuşun aile bireyleriyle karşılaştığında yaşanan darp ve ardından kadının yakınlarının gözaltına âlınmasıyla bambaşka bir boyuta geçmiş, adaletin işleyişindeki zafiyeti gözler önüne sermiştir.

Kadın hakları, temel insan haklarının ayrılmaz bir parçasıdır. Birleşmiş Milletler Kadına Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) ve Kadınlara Yönelik Şiddetin Önlenmesi? ne ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi), devletlere kadına yönelik şiddetle mücadelede etkin sorumluluklar yüklemektedir, Ancak, Türkiye'nin 2021 yılında İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesi, bu alanda büyük bir gerilemeye yol açmıştır.

Hakkari'de yaşanan bu olay, devletin CEDAW kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasını güçlendirmektedir. Tacizle suçlanan uzman çavuşa karşı etkili bir soruşturma başlatılması, kişinin derhal görevden uzaklaştırılması ve adil bir yargı süreci işletilmesi gerekmektedir. Buna karşın, şikâyet mekanizmalarının etkisizliği ve kadının ailesinin gözaltına alınması, adaletin ne denli zafiyet içinde olduğunu göstermektedir.

Bu durum, patriarkal sistemin devlet mekanizmaları aracilığiyla yeniden üretilmesi anlamına gelmektedir. Devletin, kolluk kuvvetlerini denetlemek -yefine- suç işleyenleri Koruması, cezasızlık kültürünü beslemektedir. daki aşı ; v Ün , Ja * : hi ala ki Şe i

Hakkâri başta olmak üzere ülkenin her yerinde kadına yönelik şiddet, taciz ve benzeri olayların önlenmesi, Adalet, İçişleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlıklarının etkin girişimleri ve çözüm odaklı politikalarıyla mümkündür. Bu doğrultuda somut adımlar atılması ve yapısal reformların hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Hakkâri'deki olayda bir uzman çavuşa yönelik taciz iddialarına rağmen etkili bir soruşturma başlatılmamasının gerekçesi nedir? Bu konuda adli sürecin hızlanması için ne gibi tedbirler alacaksınız?

  2. Ülke genelinde son beş yılda taciz ve cinsel saldırı suçlarına yönelik açılan soruşturma sayısı nedir? Kaç tanesi kovuşturmaya dönüşmüş, kaç sanık ceza almıştır?

  3. Başta Hakkâri olmak üzere kadına yönelik şiddet ve taciz davalarında sanıkların cezasız kalmasının nedenleri nelerdir? Bu cezasızlık kültürünü ortadan kaldırmak için hangi yapısal reformları planlıyorsunuz?

  4. İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmenin ardından, kadına yönelik şiddet davalarında cezasızlık oranında artış gözlemlenmiş midir? Buna dair veriler paylaşılabilir mi?

  5. Kadına yönelik şiddetle ve taciz ile ilgili adli mekanizmalara yapılan başvuruların etkinliğini artırmak için özel yetkilendirilmiş mahkemeler kurmayı planlıyor musunuz?

  6. Şiddete uğrayan kadınların başvurularını güçlendirmek amacıyla "koruyucu tedbir kararlarının" uygulanması konusunda aksayan yönler nelerdir? Bu tedbirlerin hızlı ve etkili işlemesi için hangi somut adımlar atılmaktadır?

  7. Adalet Bakanlığı, kadın cinayetlerinin önlenmesine yönelik olarak özellikle faillere yönelik caydırıcı cezaların artırılması için yeni bir düzenleme çalışması yapacak mı?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1553950 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Hakkâri Milletvekili Öznur Bartin tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/20657 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. Pa

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana btip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden OİXSAES5 - 8$ibkTkr - FgvuMİ$ - d5İİNGO- ile erişebilirsin ise

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1811-109/186 Konu : Yazılı soru önergesi 1614 2025

Sayın Öznur BARTİN Hakkâri Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/20657 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Anayasanın;

A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı; yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını (hiçbir O suretle değiştiremeyeceği Ove bunların yerine (o getirilmesini geciktiremeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, açılan davalarla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması ve sonucuna göre karar verilmesi aşamalarında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte, açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmakta olup, yargısal faaliyet kapsamında kalan soru önergesinde bahsi geçen hususlarla ilgili Bakanlığımızda bilgi bulunmamaktadır.

1I- A) 10/06/2020 tarihli ve 31151 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 63 sayılı Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 18. maddesiyle 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine "Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanlığı" kenar başlıklı 53. madde eklenmiş ve bu Başkanlık, Bakanlığımızın hizmet birimleri arasında yerini almıştır. Bu maddeye göre Başkanlığın görevleri; kırılgan gruba yönelik hak ve hizmetlerin geliştirilmesi ve uygulanmasına ilişkin faaliyetleri yürütmek, mağdurların kendilerine tanınan haklar ve yardımlar konusunda bilgilendirilmesine yönelik çalışmalar yürütmek, adli desteğe ihtiyaç duyanlara uygun müdahale programları geliştirmek, tekrarlanan mağduriyetleri

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden mgzMKX9 - MİRZadk - WKAGxbT - İAV5P8- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü önleyici tedbirler almak, psiko-sosyal destek hizmetlerinin geliştirilmesine ve uygulanmasına yönelik faaliyetleri yürütmek, mağdurların adalete erişimini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yapmak ve uygulamak, adli süreçte tanıklara yönelik hizmetlerin geliştirilmesine ve uygulanmasına ilişkin faaliyetleri yürütmek, adliyelerde görev alan pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacı gibi uzmanların çalışma usul ve esaslarını belirlemek, adli yardımla ilgili mevzuatın Bakanlığa verdiği görevleri ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği halinde yürütmek ve adli yardım hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde işleyişine yönelik tedbirleri almak, görev alanına giren konularda kamu kurum ve kuruluşları veya sivil toplum kuruluşları ile iş birliği yapmak, mağdurların her alanda desteklenmesini sağlamak amacıyla toplumsal farkındalığı artırıcı faaliyetlerde bulunmak şeklinde belirlenmiştir.

Başkanlığın başlıca hedefleri arasında; başta çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve engelli bireyler olmak üzere tüm suç mağdurlarının ve tanıkların, sahip oldukları haklar ile kendilerine sunulabilecek yardım ve destek hizmetleri konusunda bilgilendirilmeleri ve kırılgan gruba mensup mağdurların adli süreçte etkin şekilde desteklenerek adalete erişimlerinin kolaylaştırılması yer almakta olup Başkanlığın çalışmaları bu yönde devam etmektedir.

02/09/2022 tarihinde Başkanlık bünyesinde çocuk, kadın, yaşlı, engelli ve tanıklara yönelik politikalar geliştirilmesi ile adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince sunulan hizmetlerin etkinliğini sağlamaya yönelik çalışmalar yürütmek üzere Bakan Oluru ile Çocuk Hizmetleri Daire Başkanlığı ve Kadın Hizmetleri Daire Başkanlığı ile Adli Destek ve Yardım Hizmetleri Daire Başkanlığı kurulmuştur.

B) Bakanlığımızca 63 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca adliyelerde kurulan "adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri" bünyesinde yer alan bürolar aracılığıyla suç mağdurlarına yönelik bilgilendirme ve yönlendirme faaliyetleri ile kırılgan gruba dahil mağdurların adalete erişimlerinin güçlendirilmesine yönelik hizmetler, tüm ülke genelinde yürütülmektedir.

Müdürlüklerin kurulmasıyla birlikte; daha önce çocuk ve aile mahkemelerinde görev yapan uzmanlar aracılığıyla sağlanan psiko-sosyal destek faaliyetleri Cumhuriyet başsavcılıkları ile tüm mahkemeleri kapsayacak şekilde genişletilmiş, hizmet sunumuna ilişkin standartlar geliştirilmiş, vaka yönetiminin uygulandığı etkin bir sistem oluşturulmuştur.

Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri bünyesinde yer alan "bilgilendirme ve yönlendirme büroları"nda tüm suç mağdurları; adli süreç ve bu süreçte sahip oldukları haklar ile kendilerine hizmet sunan kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları konusunda bilgilendirilmekte ve ihtiyaçları doğrultusunda hizmet alabilecekleri kurum ve kuruluşlara yönlendirilmektedir. Bu sayede değişik kurumlar tarafından mağdurlara sunulan hizmetlerin etkin, kesintisiz ve bütüncül bir şekilde yerine getirilmesi sağlanmaktadır.

Çocuklar ve kadınlar gibi bireysel özellikleri nedeniyle suçtan daha fazla etkilendiği tespit edilen kırılgan gruba dâhil mağdurların adalete erişimlerinin güçlendirilmesine yönelik çeşitli hizmetler de sunulmaktadır. Maruz kalınan suçtan daha fazla etkilendiği ve desteğe ihüyaç duyduğu anlaşılan bu kapsamdaki mağdurlara yönelik olarak "kırılgan grup destek büroları"nda çalışan adli destek görevlileri tarafından yapılan bireysel değerlendirme sonucunda adli destek planı hazırlanmakta ve gerektiğinde vaka yönetimi uygulanmak suretiyle etkin bir şekilde psiko-sosyal destek hizmeti sunulmaktadır.

C) Bakanlığımız tarafından, fsille yüz yüze gelmesinde sakınca bulunduğu

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden mg ZMKX9 - MJ RZadk - WKkAGxbT - İAV5P8- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü değerlendirilen, öncelikli olarak cinsel suç ve aile içi şiddet suçu mağdurları, engelli birey ve kırılgan gruba dâhil mağdurlar, diğer mağdurlar ve tanıklar ile suça sürüklenen çocukların ifade ve beyanlarının uzman eşliğinde özel ortamda alınması için 2017 yılında adli görüşme odaları (AGO) uygulamasına geçilmiştir.

Ç) Suç mağdurlarının bilgilendirilmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında mağdurların sahip oldukları haklar ile kendilerine sunulan hizmetlere dair bilgilerin yer aldığı "https://magdurbilgi.adalet.gov.tr/" internet sitesi üç farklı dilde erişime açılmıştır. Suç mağdurları internet sitesini ziyaret ettiklerinde yaşadıkları mağduriyet türüne göre hangi haklara sahip olduklarını, hangi hizmeti hangi kurumlardan alabileceklerini ve bunun için nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini kolaylıkla öğrenebilmektedir.

Suç mağdurlarının adli süreç hakkında bilgilendirilmeleri amacıyla bazı temel haklar ile suç türleri hakkındaki bilgilerin yer aldığı çeşitli broşürler de fiziki ve dijital ortamda erişime sunulmuştur.

Belirtilen hususlara ek olarak; "mağdur(Dadalet.gov.tr" e-posta hesabı üzerinden mağdurların başvuruları Başkanlık tarafindan ivedi bir şekilde ele alınarak gereğinin yapılması için ilgili yerlere yönlendirilmektedir.

MI. 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmıştır.

Bu çerçevede istenilen ayrıntıda bilgi bulunmamakla birlikte, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap, İkinci Kısım, Altıncı Bölümünde düzenlenen "Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlara"a ilişkin Cumhuriyet başsavcılıklarında açılan ve sonuçlanan soruşturma dosya sayılarına ve ceza mahkemelerinde açılan ve karara bağlanan davalardaki suç ve karar sayılarına ait istatistiklere Bakanlığımız Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün "https://www.adlisicil.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.

IV- Hakkâri Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 02/01/2025 tarihli cevapta, soru önergesinde belirtilen olaya ilişkin yürütülen soruşturmanın devam ettiği bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap, gov.tr adresinden mgZMKX9 - MİRZadk - WkAGXbT - JAVSP8S- ie erişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 4 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir