Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında Bakanlık tarafından yapılan çalışmalara ilişkin
Kaynak göster
Öznur Bartin (DEM Parti), 9 Temmuz 2025 tarihinde 7/30896 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 98 gün sonra, 15 Ekim 2025).
Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında Bakanlık tarafından yapılan çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/30896, 9 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-30896-kadina-yonelik-siddetle-mucadele-kapsaminda-bakanlik-tarafindan-yapilan-calismalara-iliski (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/944c368d-f43b-431d-858f-0197f0593aa6
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 98 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Öznur Bartin Hakkâri Milletvekili
2025 yılının ilk 6 ayında, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun raporuna göre, en az 136 kadın erkekler tarafından katledilmiş, 145 kadın ise şüpheli şekilde hayatını kaybetmiştir. Bu veriler, erkek şiddetinin sistematik bir yapıya büründüğünü ve devletin önleyici, koruyucu, cezalandırıcı mekanizmalarının etkisiz kaldığını açıkça ortaya koymaktadır. Erkek şiddeti münferit değil, politik, sistemli ve ataerkil düzenin sürdürülebilirliğini güvence altına alan bir araçtır.
Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
136 kadının 96'sı, aile içinden bir erkek tarafından, çoğunlukla kendi evinde katledilmiştir. Ev içi alanın kadınlar için güvenli bir yer olmaktan çıkması, "aile bütünlüğü" adı altında kadınların eve kapanmasını teşvik eden resmi politikaların ölümcül sonuçlar doğurduğunu göstermektedir. Rapor, kadınların katledilmesi sırasında onların çocuklarının, annelerinin, kardeşlerinin ya da arkadaşlarının da saldırıya uğradığını, 35 kişinin bu süreçte ya öldürüldüğünü ya da ağır yaralandığını ortaya koymaktadır. Ataerkil şiddet, yalnızca kadının varlığını değil, onunla dayanışan, yanında duran herkesi cezalandırmaktadır. Bu durum, şiddetin yalnızca bireye değil, kadın mücadelesine ve dayanışmasına karşı yürütülen bir savaşa dönüştüğünü göstermektedir.
Kadınların 9010'u, "ekonomik gerekçeler" öne sürülerek katledilmiştir. Ataerkil düzen, derinleşen ekonomik krizi erkek egemenliğini yeniden tesis etmenin bahanesi hâline getirmekte, kadınları hem yoksulluğun hem de erkek şiddetinin hedefi hâline getirmektedir. Bu ikili tahakküm, kadınların yaşam alanlarını, öznelliklerini ve direnme güçlerini sistemli olarak imha etmektedir.
2025'in ilk 6 ayında katledilen kadınlardan 9'unun, olay anında geçerli koruma kararları | bulunmaktaydı. Geriye kalan 123 kadın hakkında koruma kararı olup olmadığı dahi bilinmemektedir. Bu durum, 6284 sayılı Kanun'un kâğıt üzerinde kaldığını; devletin önleyici görevini yerine getirmediğini, şiddete karşı etkili bir irade ortaya koymadığını göstermektedir.
İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmenin ardından kadın katliamları her yıl artmıştır: 2021'in ilk 6 ayında 131 kadın, 2022'de 164, 2023'te 147, 2024'te 205 kadın katledilmiş, 2025'in ilk yarısında ise 136 kadın yaşamını yitirmiştir. Bu tablo, sözleşmeden çekilmenin kadınların can güvenliği üzerindeki yıkıcı etkisini net biçimde göstermektedir. Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'ne yeniden taraf olması bir tercihten öte, kadınların yaşam hakkını korumak için acil ve zorunlu bir adımdır.
Cezasızlık politikaları ve infaz düzenlemeleri, şiddet faillerini cesaretlendirmekte; erkek şiddetini görünmez bir hâle getirmektedir. 2025'in ilk 6 ayında katledilen 15 kadın, daha önce suç işlemiş erkekler tarafından öldürülmüştür. Bu durum, devletin ceza adaleti sisteminin kadınların değil faillerin lehine işlediğini ortaya koymaktadır. Kadınlar sadece katledilmiyor, aynı zamanda işgücüne katılımlarından sosyal yaşamlarına kadar her alanda sistematik olarak dışlanıyor. Kadınların 2025 ilk çeyrek TÜİK verilerine göre 6 milyondan fazlası "ev işleriyle meşgul" olduğu gerekçesiyle işgücü dışında bırakılmıştır. Kadınların ekonomik bağımsızlığının ellerinden alınması, şiddete daha açık hâle gelmelerine neden olmaktadır.
DEM Parti olarak, kadına yönelik şiddetin ve kadın katliamlarının ancak toplumsal cinsiyet eşitliğini temel alan, kadınları özne kabul eden, onların dayanışma örgütlerini destekleyen ve ataerkil yapılarla hesaplaşan politikalarla durdurulabileceğine inanıyoruz. Mevcut veriler, koruma sistemlerinin işlevsizliğini, ceza adaletinin yetersizliğini ve toplumsal eşitsizliklerin ölümcül sonuçlarını gözler önüne sermektedir. Bu nedenle; kadın katliamlarının durdurulması, şüpheli kadın ölümlerinin etkin biçimde soruşturulması, koruma ve önleme politikalarının etkili bir şekilde uygulanması, İstanbul Sözleşmesi'ne yeniden taraf olunmasına yönelik toplumsal taleplerin dikkate alınması ve gerekli yapısal önlemlerin hayata geçirilmesi amacıyla, Bakanlığınız tarafından gerekli önlemlerin ivedilikle alınması hayati önemdedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
2002-2025 yılları arasında katledilen kadınların failleri hakkında açılan davalarda kaçı kasten öldürme ile, kaçı ise daha hafif suçlamalarla yargılanmaktadır?
Bu dönemde görülen davalarda "iyi hâl indirimi" ve "haksız tahrik indirimi" oranı nedir?
2021—2025 yılları arasında kadın cinayeti işleyen faillere verilen ortalama ceza süresi kaç yıldır?
Daha önce şiddet suçu işlediği bilinen erkeklerden kaçı, 2025'in ilk yarısında kadın cinayetinin faili olmuştur?
Kadına yönelik şiddet davalarında uzmanlaşmış kadın odaklı savcılık birimleri kurulması yönünde bir çalışma var mıdır?
Şiddet faillerinin denetimli serbestlikten yararlanma oranı nedir? Bu uygulama kadınlar açısından yeniden mağduriyete yol açmakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1669862 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Hakkâri Milletvekili Öznur Bartin tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/30896 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
TV AP Rilicim Gistamindaki hn dalimana hin: vatandaş wan anı tr arasindan YURARUVİ - VEVEYhG — İkHGadaT - İK77MNRE ila arerhilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-1262-3947/5536 Konu : Yazılı soru önergesi AZ. A /2025
Sayın Öznur BARTİN Hakkâri Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/30896 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.
N- 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmaktadır. Bu çerçevede istenilen ayrıntıda bilgi bulunmamakla birlikte; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap, İkinci Kısım, Birinci Bölümünde düzenlenen "Hayata Karşı Suçlar"a ilişkin Cumhuriyet başsavcılıklarında soruşturma evresinde açılan ve karara bağlanan dosya, şüpheli ve suç sayıları ile ceza mahkemelerinde açılan ve karara bağlanan dosya, sanık ve suç sayılarına ait istatistiklere (o Bakanlığımız oOAdli Sicil Ove İstatistik (o Genel Müdürlüğünün "https://www .adlisicil.adalet.gov.tr" oadresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.
İl- Anayasanın, "Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi" kenar başlıklı 88. maddesinde kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun
UYAP Bilişim Sistemindeki hu daliimana htm /fatandac uwan saw te adracindan MİGYATARK - KFUZA7A - hakVTEm - ona75l İZ ita aricahilirein Mevzuat Genel Müdürlüğü tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği hükmü yer almakta iken söz konusu hüküm, 16/04/2017 tarihinde yapılan referandumla kabul edilen 21/01/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesiyle; kanun teklif etmeye milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği şeklinde değiştirilmiş, söz konusu düzenleme 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
10/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 38. maddesinin birinci fikrasının (e) bendinde; adalet hizmetleriyle ilgili konularda gerekli araştırmalar ve mevzuat hazırlıklarını yapmak ve görüş bildirmek Bakanlığımızın görevleri arasında sayıldığından çalışmalarımız bu çerçevede yürütülmektedir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
TIYAP Riticim Sistemindeki hn dnkikmana htm: /H/vatandac nwan anu tr adracinden MGYATAh - Kfv767d4 - hakVTEM - aNa77İİZ ila ericohilircin
Yılmaz TUNÇBakan