Bursa'da faaliyet gösteren bir şirkette çalışan işçilerin toplu şekilde işten çıkarılmasına ilişkin
Kaynak göster
İskender Bayhan (EMEP), 11 Aralık 2024 tarihinde 7/20687 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 635 gün sonra, 7 Eylül 2026).
İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “Bursa'da faaliyet gösteren bir şirkette çalışan işçilerin toplu şekilde işten çıkarılmasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/20687, 11 Aralık 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-20687-bursa-da-faaliyet-gosteren-bir-sirkette-calisan-iscilerin-toplu-sekilde-isten-cikarilmasin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c242a166-1aa6-40f0-8f9d-0193ba79849c
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 635 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim,
Stellantis ve Koç Holdingin sahibi olduğu Bursa'da faaliyet gösteren otomotiv tekeli TOFAŞ, 9 Aralık'ta yaptığı açıklama ile işçi sayısının yüzde 13 azalacağını duyurarak bir kalemde 700 işçiyi işten çıkardı. Bu yılın ilk 9 ayında 5 milyar lira net kâr elde eden ve 2023 yılında işçi başı kârı 3 milyon olan TOFAŞ, üretimdeki daralmaları gerekçe gösterdi.
TOFAŞ yönetimi, tüm bu işçi çıkarmalar için ödenecek tazminatların toplamda 330 milyon TL olduğu söyleyerek işçilerin anayasal hakkı olan tazminat ödemelerini dahi lütuf olarak sunmuştur. Kendisine yıllardır rekor düzeyde üretim yapan işçileri bir kalemde kapı dışarı ederek karını katlamayı alışkanlık edinen TOFAŞ, 2020'de çalışan işçi sayısını 300 kişi azaltmasının ardından karını 300 milyon lira artırmış ve en çok kar eden 2. otomotiv şirketi olmuştu. Yine aynı TOFAŞ, 2022 yılında da net karını "6160 oranında artırmıştı. Koç Holding patronları yıllardır işçilerin alın teri üzerinden performans baskısı ve yüksek üretim hedefleri ve yoksulluk sınırının altında verdiği ücretler ile milyarca TL kar etmiş, kurduğu sömürü düzeninin sefasını sürmüş, bugün yine geçmişte olduğu gibi cefasını işçilere çektirmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Birçok fabrika ve işyerinde "küçülme" ve "ekonomik daralma" gerekçe gösterilerek işçiler işten çıkarılmakta; çıkış listelerinin sızdırılmasıyla işçiler tedirgin edilmekte ve önümüzdeki süreçte kitlesel işten çıkarmaların artacağına dair sinyaller verilmektedir.
Mevcut durumda, iş güvencesinin patronların keyfi kararlarına bağlı olması, işçilerin kolayca işten çıkarılmasına yol açmakta; patronların yaptırımsız bir şekilde dilediği işçiyi işten çıkarabildiği bir düzen fiilen uygulanmaktadır. İşçilerin en temel hakkı olan iş güvencesini yasalarla güçlendirmek için bir adım atacak mısınız, yoksa patronların talepleri doğrultusunda ucuz emek sömürüsü, güvencesiz ve esnek istihdam modellerinin yaygınlaştırılmasını teşvik mi edeceksiniz?
TOFAŞ"ta yaklaşık 700 işçinin ve MESS işyerlerindeki işten çıkarmaların ardından, ortalama MESS saatlik ücretlerinin 220 TL'den 200 TL'ye düştüğü gözlemlenmiştir. İşten çıkarılanların büyük çoğunluğunun kıdemi yüksek ve uzun yıllardır fabrikaya emek veren işçiler olduğu anlaşılmaktadır. TOFAŞ, "daralma" bahanesiyle kıdemli işçileri işten çıkarmakla kalmamış, aynı zamanda ortalama ücretleri düşürerek bir kez daha "kriz"i fırsata çevirmiştir. Bakanlığınız, 2024'ün ilk çeyreğinde 2,8 milyar TL net kâr açıklayan TOFAŞ?ın bu işçi kıyımı ve sektörde ücretleri düşürmeye yönelik bu politikalarına karşı bir inceleme başlatacak mıdır?
Orta Vadeli Program ve 2025 bütçenizin temelini oluşturan yerli-yabancı sermaye ve tekellerin çıkarına hizmet eden destek, teşvik ve imtiyaz politikalarınız; fabrika ve işyerlerinde ucuz emek sömürüsü, sendikasızlaştırma ve artan mobbing/baskı olarak yansımaktadır.
Ayrıca, kıdem tazminatı, işsizlik sigortası ve işe iade tazminatı gibi işçilerin kırıntı halinde kalmış haklarının dahi ortadan kaldırılması taleplerini dinlemek üzere patronlarla sık sık bir araya geliyorsunuz. Yüzlerce aileyi etkileyen bu işçi kıyımları karşısında herhangi bir yaptırım uygulayacak mısınız, yoksa patronların dilediği zaman dilediği işçiyi keyfi şekilde işten çıkarmalarına olanak tanıyacak yasal düzenlemelerin önünü mü açacaksınız?
Ekonomideki olumsuz gidişatın faturasını işçi ve emekçilerin sırtına yıkan politikalarınızın bir parçası olarak bu işten çıkarmaları da hâlihazırda üzerinde çalıştığınız "güvence" soslu esnek çalışma düzenlemeleriniz için fırsat olarak mı göreceksiniz yoksa işten atmaların yasaklanması, denetlenmesi vb. önlemlerle patronların da yüksek kar hedeflerinden vazgeçmesini zorlayacak adımlar atacak mısınız?
İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "Ülkemizde kıdem tazminatı, işsizlik sigortası, işe iade tazminatı, sendikal tazminat gibi düzenlemeler, işverenin ek istihdama yönelmesini zorlaştırıyor" demişti. Sizin de sıklıkla vurguladığınız istihdam ve güvenceli esneklik konularını göz önüne alırsak, Koç Holding'e bağlı TOFAŞ'ın kıdemli işçileri işten çıkarma politikası, hazırlamakta olduğunuz iş yasası değişiklikleriyle uyumlu mudur?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·
İlgi (o :25.12.2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1553950 sayılı yazınız.
İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili Sayın İskender BAYHAN tarafından yöneltilen 7/20687 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.
"4857 sayılı İş Kanununun "Süreli Fesih' başlıklı 17 nci maddesine göre, belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerektiği, çalışma sürelerine göre iki ile sekiz hafta arasında değişen bildirim sürelerine uymayan tarafın bu sürelere ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorunda olduğu öngörülmüştür. Bu süreler asgari süreler olup sözleşmelerle artırılabilmektedir. Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır. İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir.
İşverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi Jeshetmesi, Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddesi hükümlerinin uygulanmasına engel olmaz. 18 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddelerinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca anılan maddenin dördüncü fıkra uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir.
Kanunun "Feshin geçerli sebebe dayandırılması" başlıklı 18 inci maddesinde, otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işverenin, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorunda olduğu, yer altı işlerinde çalışan işçilerde ise kıdem şartının aranmayacağı hükme bağlanmıştır. Kanunun 19, 20 ve 21 inci maddelerinde de, iş sözleşmesinin feshindeki usul, fesih bildirimine itiraz ve usulü, geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, Kanunun "İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı? başlıklı 24 üncü maddesinde işçinin, süresi belirli olsun veya olmasın hangi hallerde iş sözleşmesini süresinin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebileceği hususlarına, "İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı' başlıklı 25 inci maddesinde ise, işverenin, süresi belirli olsun veya olmasın hangi hallerde iş sözleşmesini süresinin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebileceği hususlarına yer verilmektedir.
Bununla birlikte, Bakanlığımızca yıl içinde yürütülen iş teftişi faaliyetleri, geçmiş yıllara ait istatistiki veriler, ulusal politikalar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak, çalışma hayatının riskleri ve öncelikleri ile Bakanlığımızın kaynakları dikkate alınarak programlı teftişler ve program dışı teftişler şeklinde yürütülmektedir. Programlı teftişler, çalışma hayatındaki sorunların değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi sonucu belirlenen alanlarda veya sektörlerde yahut özel bir risk grubu hedeflenerek belirlenen işyerlerinde çalışma hayatı ile ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasının denetlenmesi amacıyla gerçekleştirilen teftişlerdir. İncelemelerden oluşan program dışı teftişler ise programlı teftişler dışında kalan ihbar, şikâyet vb. talepler üzerine veya Bakanlığa intikal eden evraklardan teftiş hizmetiyle bağdaşır nitelikti programına alınması sonucu gerçekleştirilmektedir."