Toplu iş sözleşmesi yetki tespiti davalarında yaşanan sorunlara ilişkin
Kaynak göster
Selma Aliye Kavaf (DEVA Partisi), 11 Aralık 2024 tarihinde 7/20688 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 635 gün sonra, 7 Eylül 2026).
Selma Aliye Kavaf (DEVA Partisi, Manisa). “Toplu iş sözleşmesi yetki tespiti davalarında yaşanan sorunlara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/20688, 11 Aralık 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-20688-toplu-is-sozlesmesi-yetki-tespiti-davalarinda-yasanan-sorunlara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f9236e34-6f32-485b-a6ff-0193b9b39598
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 635 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıda belirtilen sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat Işıkhan tarafından cevaplandırılmasını arz ederim.
Türkiye'de sendikal hakların kullanımı, hem yasal hem de fiili engellerle karşı karşıyadır. Mevcut durumda toplu iş sözleşmesi kapsamı yüzde 7-8, resmi sendikalaşma oranı ise yüzde 14 civarındadır. Bu oranlarla ülkemiz OECD ülkeleri arasında son sıralarda yer almaktadır.
2012 yılında çıkarılan 6336 sayılı yasa, sendikalaşmanın önündeki engelleri kaldırmak bir yana, mevcut sorunları derinleştirmiştir. İşkolu ve işletme barajları, uzun süren yetki tespit davaları ve grev yasakları nedeniyle yasa adeta "Sendikasızlaştırma Kanunu" haline gelmiştir.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Anayasa Mahkemesi'nin son kararlarında, yetki tespit davalarının uzun yıllar sürmesinin "sendika hakkı ihlali" olduğuna hükmedilmiş ve TBMM ile Adalet Bakanlığı'na mevzuatta yapısal değişiklik yapılması gerektiği bildirilmiştir.
İşverenler tarafından sendikal nedenle işten çıkarılan işçilerin açtığı davalarda, fesihlerin haksız olduğu tespit edilmesine rağmen, caydırıcı olmayan cezalar nedeniyle sendikasızlaştırma politikaları devam etmektedir.
Bu çerçevede;
SORULAR
Toplu iş sözleşmesi yetki tespit davalarının ortalama 8-10 yıl sürmesi konusunda Bakanlığınızın bir çalışması var mıdır? Anayasa Mahkemesi'nin bu konudaki ihlal kararları neden uygulanmamaktadır?
Son beş yılda sendikal nedenle işten çıkarılan işçi sayısı nedir? Bü vakalarda işverenlere uygulanan yaptırımların toplam tutarı ne kadardır?
İkili baraj sisteminin kaldırılması ve örgütlenme özgürlüğünün önündeki engellerin giderilmesi için bir yasal düzenleme hazırlığınız var mıdır?
Yetki tespiti sürecinde işyerlerinde referandum uygulamasına geçilmesi düşünülmekte midir? Bu konuda diğer ülke örnekleri incelenmiş midir?
Bakanlığınızın olumlu yetki tespitlerine yapılan itirazların toplu iş sözleşmesi prosedürünü durdurmaması için yasal düzenleme yapmayı planlıyor musunuz?
TBMM Halkla İlişkiler Binası 2.Kat, Oda: D-206 Bakanlıklar-Ankara
Grev ertelemelerinin fiili yasaklara dönüşmesi konusunda bir değerlendirme yapılmış mıdır? Bu konuda Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamayı düşünüyor musunuz?
Toplu iş sözleşmesi kapsamının genişletilmesi için teşmil mekanizmasının etkin kullanılmaması neden kaynaklanmaktadır?
TBMM Halkla İlişkiler Binası 2.Kat, Oda: D-206 Bakanlıklar-Ankara
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·
İlgi (o :25.12.2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1553950 sayılı yazınız.
İlgi yazınız ile Manisa Milletvekili Sayın Selma Aliye KAVAF tarafından yöneltilen 7/20688 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.
"Sendikal örgütlenme hakkı, işçilere, işverenlere ve kamu görevlilerine tanınan anayasal bir haktır. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda sendikaya üye olmanın serbest olduğu ve hiç kimsenin sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamayacağı, işçi veya işverenin sendikalaşma hakkı ve sendika özgürlüğü ile ilgili hükümleri belirtilmiştir. Anılan hükümlere uyulmaması durumunda, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda, 4857 sayılı İş Kanununda ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda çeşitli yaptırımlar öngörülmüştür.
6336 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fikrasında 'Bu Kanunun amacı, işçi ve işveren sendikaları ile konfederasyonların kuruluşu, yönetimi, işleyişi, denetlenmesi, çalışma ve örgütlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile işçilerin ve işverenlerin karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumları ile çalışma şartlarını belirlemek üzere toplu iş sözleşmesi yapmalarına, uyuşmazlıkları barışçı yollarla çözümlemelerine, grev ve lokavla başvurmalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. ' hükmü mevcuttur. Anayasamız ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, taraflar arasında serbesi toplu pazarlık sistemini öngörmüştür. Bu bağlamda tarafların toplu iş sözleşmelerine yasalarca yasaklanmamış olmak koşuluyla serbesi iradelerini kullanarak istedikleri hükümleri koyma konusunda serbesilikleri bulunmaktadır.
Öte yandan, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 63 üncü maddesi uyarınca, karar verilmiş veya başlanmış olan kanuni bir grev veya lokavi yalnızca genel sağlığı veya milli güvenliği tehdit edici nitelikte ise Cumhurbaşkanı tarafından ertelenebilmektedir. "
Prof. Dr. Vedat IŞIKHAN
Bakan Çankaya / ANKARA Tel:(312) 296 — 71 68