Zehirli kalıntılar nedeniyle ülkemize iade edilen ihraç ürünlerine ilişkin
Kaynak göster
Ahmet Şık (TİP), 18 Aralık 2024 tarihinde 7/20867 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 97 gün sonra, 25 Mart 2025).
Ahmet Şık (TİP, İstanbul). “Zehirli kalıntılar nedeniyle ülkemize iade edilen ihraç ürünlerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/20867, 18 Aralık 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-20867-zehirli-kalintilar-nedeniyle-ulkemize-iade-edilen-ihrac-urunlerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/7208bb3b-95d0-45a6-82f1-0193de7ce18e
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 97 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 89 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı İbrahim YUMAKLI tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yanıtlanmasını arz ederim.
SORULAR
12.2024
Ahmet ŞIK İstanbul Milletvekili
Türkiye'den ithal edilen domateslerde, bir böcek ilacı olan insan sağlığı ve çevre üzerindeki olumsuz etkileri bilinen ve kullanımı oldukça sınırlı hatta yasak olan indoxacarb isimli pestisit tespit edildiği bilgisi basına ve kamuoyuna yansımıştır. İzin verilen limitin 34 katı olan bu pestisit nedeniyle Romanya, 19 Kasım 2024"te Avrupa Birliği?nin Gıda ve Yem için Hızlı Uyarı Sistemi'ne (RASFF) uyarı göndermiş ve domatesler imha edilmiştir.
Domateslerdeki bu zehirli madde uyarısı RASFF'teki (Gıda ve Yem için Hızlı Uyarı Sistemi) Türkiye ile ilgili uyarılardan sadece birisidir. RASFF?'de 2024 yılında doğrudan Türkiye menşeli ürünlerle ilgili 461 bildirim yapılmıştır. Bunların 365'i ciddi risk kategorisindedir. Daha 2024 bitmeden Türkiye'nin ciddi risk uyarısı aldığı ürün sayısı son beş yılın en yüksek seviyesine çıkarken domateslerdeki zehirin tespitinden bugüne geçen kısa sürede dahi, Türkiye, 25 uyarı daha almıştır.
Aflatoksin gibi çok zehirli mikotoksinler, ağır tarım ilacı kalıntıları, zehirli kimyasallar, çeşitli hastalıklara sebep olan mikrobiyolojik maddeler Türkiye'den giden ürünlerde sıklıkla tespit edilmektedir. -
Bu bağlamda;
Tarım ve Orman Bakanlığı yurt dışından dönen ürünler için nasıl bir uygulama yapmaktadır? Eğer ürünler imha ediliyorsa imha tutanakları kamuoyu ile neden paylaşılmamaktadır? Söz konusu ürünler imha edilmiyorsa ne yapılmaktadır?
İhraç edilecek ülkelerin mal kabul kriterleri önceden öğrenilip üreticiler ve işletmelere gerekli bilgilendirmeler ve desteklemeler yapılıyor mu?
Ürün ihraç edilmeden önce gerekli ve yeterli analizler yapılmakta mıdır? Eğer yapılıyor ise neden sıklıkla ürün iadesi ile karşı karşıya kalınmaktadır? Yapılmıyorsa gerekçesi nedir? Türkiye?de ihracat öncesi bu ürünlerin denetiminden sorumlu bir birim var mıdır?
Ürün redlerinin ne kadarı "tamamen yasaklı" ilaçlardan kaynaklıdır? Bu ilaçların kullanımına nasıl izin verilmektedir?
Ürün iadelerinden kaynaklı finansal yük nasıl karşılanmaktadır?
Ürün iadelerinden kaynaklı zedelenen ülke itibarı ile ilgili değerlendirmeniz nedir?
AB kriterlerine uygun olmayan ihracat ürünlerinde dahi doğru işletilmeyen denetim mekanizmalarını, yurt içinde tüketilen ürünler için doğru işletebilmek mümkün olmakta mıdır?
Çifiçilerin pestisit kullanımı ve sürdürülebilir tarım teknikleri konusunda eğitimi ve agroekolojik tarımın geliştirilmesi için ne yapılmaktadır?
Halkın gıda güvenliği ve gıda güvencesini sağlamak üzere küçük üreticilere maddi ve teknik ne tür destekler verilmektedir?
Halkın yeterli, sağlıklı, erişilebilir gıda hakkını temel alacak şekilde yerel, bölgesel, ulusal düzeyde tarımın planlanması için ne yapılmaktadır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·
Ülkemizden ihraç edilen ve herhangi bir nedenle ülkemize geri dönen ürünlerin tamamında; öncelikle gümrükte ayniyat tespiti yapılmakta, ayniyat tespiti yapıldıktan sonra ürünler Bitki Karantinası Yönetmeliği/Türk Gıda Kodeksi/Yem Mevzuatı kapsamında 96100 bitki sağlığı ve gıda/yem güvenirliği yönünden resmi kontrollere tabi tutulmaktadır.
Yapılan resmi kontroller sonucunda, mevzuata uygun olmayan ürünlerin ülkemize girişine izin verilmemektedir.
Ülkemizden 186*dan fazla ülkeye 2.000'den fazla çeşit ürün ihraç edilmektedir. Bildirim alınan ürün, ürün grubu, olumsuzluk sebebi ve ihracatçı özelinde risk esaslı resmi kontroller artırılmaktadır. Taze meyve ve sebze ürünlerinde pestisit kalıntısı nedeniyle alınan bildirimlerin önlenmesi için bildirim alındığı tarihten itibaren bir yıl süreyle ihracatçının bildirime konu ürününe 90100 pestisit kalıntısı açısından analiz sıklığı uygulanmaktadır.
Alıcı ülkeler tarafından kabul kriterleri ülkemize tebliğ edildiği takdirde, Bakanlığımızca konu hakkında gerekli mevzuat (talimat, prosedür vb.) hazırlanarak ilgili birimlere iletilmektedir. İlgili birimlerimiz alıcı ülke kriterlerine göre hazırlanan mevzuat kapsamında ihracat kontrollerini gerçekleştirmektedir.
Ülkemizde üretilen taze meyve ve sebzelerde pestisit kalıntısı denetimleri "çiftlikten sofraya gıda güvenilirliği" uluslararası yaklaşım doğrultusunda Bakanlığımız il/ilçe tarım ve orman müdürlükleri tarafından özellikle;
Hal giriş noktalarında, : Toptan ve perakende satış noktalarında ve . Taze meyve sebze paketleme işletmelerinde yapılmaktadır.
Bitkisel ürünlerde yapılan hasat sonrası yurtiçi resmi kontrol ve denetimler işletmenin taşıdığı risk esasına göre uygun sıklıkta ve gıda maddesinin taşıdığı riskle orantılı olarak hasat sonrası 28 ürün çeşidinde pestisit analizleri yapılmaktadır. Riske dayalı denetim sisteminde; kalıntı riski görülen ürünler başta olmak üzere önceki kontrollerden edinilen bilgi ve deneyimler, yurt içi üretim ve tüketim miktarları ile ihraç edilen ürünlere yönelik AB'den alınan bildirimler (RASSPF), ortaya çıkan gelişmeler ve resmi kontrollerin sonuçlarına göre risk çarpanları belirlenmektedir.
Hasat öncesi ve sonrası piyasaya arz edilmiş taze meyve ve sebze ürünlerinde pestisit kalıntılarının kontrolüne ilişkin olarak yıllık gıda numune alma planı, bitkisel ürünler denetim programı her yıl revize edilerek uygulanmaktadır.
Bitkisel üretimde kimyasal mücadeleye alternatif yöntemlerin yaygınlaştırılması, pestisitlerin mevzuat doğrultusunda kullanılması ve etkin denetimi ile kalıntının önlenmesi amacıyla Kalıntı Eylem Planı (2022-2025) uygulamaya konulmuştur.
Yürütülen resmi denetim ve kontrollerde "Türk Gıda Kodeksi Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Yönetmeliği'nde belirtilen maksimum kalıntı limitlerinin üzerinde pestisit kalıntısı çıkması ya da tavsiye dışı kullanımının tespit edilmesi halinde 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında bitkisel ürünü üreten, paketleyen ve piyasaya arz eden işletmeciye yasal işlem uygulanmaktadır.
Bakanlığımızın yaptığı kontroller sonucunda sahip olduğu bilgileri kamuoyunun bilgisine sunabileceği 5996 sayılı Kanun'un 31'inci maddesinin 6'ncı fikrasında belirtilmiş olup, Strateji Geliştirme Başkanlığı kamuoyu duyuruları kanun ve yönetmelik ile belirlenen çerçevede sürdürülmektedir.
Bakanlığımızca ruhsatlandırılan ürünler toksikolojik, ekotoksikolojik, kalıntı, biyolojik etkinlik, fiziksel ve kimyasal özellikler, diğer ülkelerdeki ruhsat ve tavsiyeye ait bilgi ve belgeler dikkate alınarak, yapılan değerlendirme sonucunda insan, bitki ve çevre açısından uygun bulunan ürünlerdir. Yine uluslararası kuruluşlarca insan ve çevre sağlığı ve benzeri konularda riskli olduğu bilimsel çalışmalarla belirlenen aktif maddeler ülkemizde de yasaklanmaktadır. Bu kapsamda, 2009'dan bu yana 223 aktif maddenin kullanımı sonlandırılmıştır. Bakanlığımız, riskli olduğu tespit edilen aktif maddeler ile ilgili çalışmalarına devam etmektedir.
Bakanlığımızca uluslararası standartlar doğrultusunda pestisit kullanımına alternatif yöntemlerin öncelikle kullanılması, çevre dostu mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması amacıyla entegre mücadele (İPM) uygulamaları teşvik ve tavsiye edilmekte, eğitim, proje ve kontrol faaliyetleri yürütülmektedir. Pestisit kullanımına alternatif yöntemlerden biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemlerini kullanan üreticilere destekleme ödemesi yapılmaktadır.
Bakanlığımız tarafından ülkemizde gereksiz ve hatalı ilaç kullanımı ve zirai ilaç kalıntısının önlenerek doğal dengenin korunması ile sürdürülebilir tarım konularında farkındalık oluşturmak ve etkin bitki sağlığı programı uygulamak amacıyla eğitim ve yayım çalışmaları ile üretim alanlarında çiftçi tarla okulu çalışmaları yapılmaktadır.
Üreticilerin tarımsal üretimde daha sağlıklı ve sürdürülebilir yöntemlere geçişi için hayvancılık, büyükbaş-küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, hayvan refahı, sulama, gıda üretimi ve gıda hijyeni, süt ve sağım hijyeni, işletmelerde hijyen, su ürünleri, basınçlı sulama sistemleri, tasarruflu sulama sistemleri, iklim değişikliği, meyvecilik, sebzecilik, seracılık, arıcılık, tarla bitkileri, tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği, süs bitkileri, ev ekonomisi, mekanizasyon, bitkisel üretim, sürü yönetimi elemanı, mantar yetiştiriciliği, iyi tarım-organik tarım uygulamaları, bitki zararlıları ile mücadele, süt hijyeni, besi yetiştiriciliği, çayır mera yem bitkileri, aile işletmeciliği vb. 450 konuda eğitim, yayım, bilgilendirme ve farkındalık faaliyetleri yapılmaktadır.
Bu faaliyetler tarla günleri, demonstrasyon, çiftçi toplantıları, çiftçi kursları, sergiler, fuarlar, teşvik müsabakaları, canlı yayınlar, haber ve TV programları aracılıyla gerçekleştirilmektedir.
Çiftçi eğitim ve yayım faaliyetlerine katılım üreticilerimizin gönüllülük esasına dayanmaktadır. Tarımsal faaliyet yapan çiftçilerimizin talep etmeleri halinde tarım ve hayvancılık vb. konularda her türlü eğitim ve yayım faaliyeti yapılmaktadır.
2002-2024 yılları arasında Bakanlığımızca üreticilere yönelik gerçekleştirilen 1.450.240 eğitim, yayım, bilgilendirme, bilinçlendirme ve farkındalık faaliyetlerine 27.276.240 kişi katılmıştır.
Ülkemizde tarımsal üretimi artırmak, verim ve kaliteyi yükseltmek, sürdürülebilirliği sağlamak, kayıtlılığı artırmak ve çevreye duyarlı alternatif tarım tekniklerinin geliştirilmesini sağlamak amaçlarıyla, üreticilerimize tarımsal desteklemeler verilmekte, hibe programları uygulanmakta ve projeler yürütülmektedir.
Değişen ulusal ve uluslararası koşullara göre destekleme programlarında yapılacak düzenlemeler, destekleme programlarının esasları ve araçları, bunların bütçe ödenek ihtiyaçları 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun amir hükümleri çerçevesinde belirlenmekte ve destekleme uygulamaları Bakanlığımız tarafından yürütülmektedir.
Strateji Geliştirme Başkanlığı
Bakanlığımız tarafından üreticilere;
Bitkisel üretim, " Hayvansal üretim, " Kırsal kalkınma, e Su ürünleri üretimi ve e Tarımsal araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) olmak üzere 5 ana başlık altında tarımsal destekler verilmektedir.
2025 yılında tarımsal desteklemeler için 135 milyar TL kaynak ayrılmıştır.
Tarım politikalarının amaçları, ilkeleri ve öncelikleri doğrultusunda tarım sektörüyle ilgili politikaların planlanmasına yönelik 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 7'nci maddesinde değişikliğe gidilmiştir. Bahse konu kanuni düzenlemeye istinaden "Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik" yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yapılan düzenlemeyle ürünlerin arz ve talep miktarı dikkate alınarak tarım havzası veya işletme bazında ürün veya ürün gruplarının en uygun yerde üretilmesi sağlanacak, ilin ekolojisine uygun ve suyu merkeze alan bir anlayış çerçevesinde oluşturulacak bitkisel üretim deseninde stratejik ürünler önceliklendirilecektir.
8859 sayılı 2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında bitkisel üretimde yeni destekleme modeline ilişkin hususlar düzenlenmiştir.
Cumhurbaşkanı Kararı ile tarımsal üretimin ve gıda arz güvencesinin sürdürülebilirliğinin sağlanması, üretim planlamasına katkı sağlaması, verim ve kalitenin artırılması, tarımsal üretimde çevreci yaklaşımların benimsenmesi ve uygulanan politikaların etkinliğinin artırılması amaçlanmıştır.
Bu kapsamda, ülke ihtiyacının yurt içi üretimle karşılanabilmesi için verim ve kalitenin artırılması, kayıtların güncel tutulması ile üretim sürecinde yaşanan maliyet artışları ve fiyat istikrarsızlıkları gibi olumsuz koşullardan üreticilerin korunması hedeflenmektedir.
Yeni destekleme modeliyle; e İlk defa bitkisel üretim destekleri 3 yıllık ve üretim döneminden önce açıklanmıştır. e Destek kalemlerinde sadeleştirmeye gidilerek, daha yönlendirici, etkin ve öngörülebilir hâle getirilmiştir. e Üretim planlaması kapsamındaki stratejik ürünlere ilave destek verilecektir. e Sukısıtı olan havzalarda münavebeye uygun üretime ilave destek sağlanacaktır. e Kamukuruluşları tarafından ıslah edilen milli tohumla üretim yapan üreticilerimiz ilave destek alacaktır. e Destek tutarları girdi maliyetlerindeki değişikliklere göre her yıl güncellenecektir. e Çifiçilerimiz üretime karar vermeden önce, hangi havzada, hangi ürüne, ne kadar destek alacağını bilerek planlı şekilde faaliyete başlayabilecekler ve bu sayede plansız üretimin getirdiği birtakım olumsuzluklardan etkilenmeyecektir.
Bitkisel üretimin desteklenmesi programıyla çiftçilere temel destek, planlı üretim desteği ve üretimi geliştirme destekleri verilecektir.
Temel destek ve planlı üretim desteği ile planlama kapsamındaki ürünlere belirlenen havzalarda ekim yapıldığı takdirde kullanılan mazotun tamamı, gübrenin ise yarısı nakdi olarak Strateji Geliştirme Başkanlığı verilecektir. Bununla birlikte, su kısıtı olan yerlerde yine belirlenen şartlara uygun üretim yapan üreticilerimizin kullandığı mazot ve gübrenin tamamı nakdi olarak verilecektir.
8760 sayılı 2024-2026 Yıllarında Yapılacak Hayvancılık Desteklemelerine İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında hayvansal üretim, su ürünleri üretimi, tarımsal araştırma ve geliştirmenin desteklenmesine ilişkin hususlar düzenlenmiştir.
Hayvansal üretimde yeni destekleme programı temel hayvancılık ve ürün geliştirme destekleri olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. e Temel hayvancılık destekleri; büyükbaş hayvancılık, küçükbaş hayvancılık, atık, arıcılık ve ipek böceği faaliyetlerinin desteklenmesinden oluşmaktadır. Aile işletmeleri, genç ve kadın yetiştiriciler, birinci derece örgüt üyesi ile planlama bölgeleri gibi yönlendirici kriterleri sağlayan yetiştiricilere temel destek tutarına ilave destek verilecektir. Ayrıca suni tohumlama, soy kütüğü, yerli sperma, ari işletme, sürü yöneticisi (çoban) gibi verimlilik kriterlerine ilave destek sağlanacaktır. e Ürün geliştirme destekleri; çiğ süt, besilik erkek sığır (karkas), tiftik üretimi desteklerini kapsamaktadır. Aile işletmeleri, genç ve kadın yetiştiriciler, birinci derece örgüt üyesi ile planlama bölgeleri gibi yönlendirici kriterleri sağlayan üreticilere temel destek tutarına ilave destek verilecektir. Ayrıca ari işletme, kendi tankında soğutma, örgüt üzerinden pazarlama, karkas ağırlığı, kaliteli tiftik ve sözleşmeli üretim gibi verimlilik kriterlerine ilave destek verilecektir.
Yeni destekleme modeli ile ilk defa;
Oğlak ve kuzuya temel destek ödemesi, Genç ve kadın yetiştiriciye ilave destek, Aile işletmelerine temel destek oranında ilave destek, Doğduğu aile işletmesinden kesime giden erkek sığırlara ilave destek, Gezginci arıcılık yapanlara ilave destek ve " Birinci derece örgüt üyesi yetiştiricilere ilave destek verilecektir.
Ayrıca planlı üretim bölgelerinde uygun üretim yapanlara ilave destek ve her buzağıya temel destek ödemesi yapmak suretiyle üreten herkesin destek alması sağlanacaktır.
Yeni destekleme modeli ile birlikte hayvancılık işletmelerinin ekonomik açıdan güçlü, dirençli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması hedefiyle sübvansiyonlu kredilerde; kadınlara, gençlere ve planlı üretim bölgelerine ilave indirim uygulanmaktadır. Bu sayede geleceğimizin teminatı gençlerimiz ve ailemizin temel direği olan kadınlarımızın üretimde kalmalarına imkân sağlanmış olacaktır.
Hazırlanan yeni destekleme modeliyle hayvancılıkta temel amacımız; verimli, kaliteli, sağlıklı ve sürdürülebilir bir üretim modeli ile gıda ve tarım alanında ülkemizi bölgesinde lider, dünyada küresel aktör hâline getirmektir.
Yeni destekleme modelinde su ürünleri desteklerinde;
"e Yetiştiricilere her bir teknik kriter için temel destek tutarına ilave destek verilecek, e Küçük ölçekli balıkçılık desteği 043-100 arasında artırılacak ve
Balıkçı gemisi sahibi veya ortağı kadınlara küçük ölçekli balıkçılık desteği 9035 daha fazla ödenecektir.
İbrahim YUMAKLIBakan