İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/21520 GEÇ CEVAPLANDI · 117 GÜN

Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan bazı mahkumlara kötü muamelede bulunulduğu iddiasına ilişkin

Kaynak göster

Heval Bozdağ (DEM Parti), 3 Ocak 2025 tarihinde 7/21520 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 117 gün sonra, 30 Nisan 2025).

Heval Bozdağ (DEM Parti, Ağrı). “Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan bazı mahkumlara kötü muamelede bulunulduğu iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/21520, 3 Ocak 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-21520-patnos-l-tipi-kapali-ceza-infaz-kurumunda-bulunan-bazi-mahkumlara-kotu-muamelede-bulunuldu (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/27a9790c-d11b-4c5a-9e70-01943bc36116

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 117 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasanın 98*inci ve TBMM İçtüzüğünün 96*ıncı ve 99"uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını

Ağrı Milletvekili arz ederim.

Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunan Helin ÖZDEMİR, Hayriye GÖKSU ve Rümeysa BOZKURT isimli kadın mahpuslara uygulanan ve basına da yansıyan şiddet ve kötü muamele iddiaları üzerine 27.12.2024 tarihinde ilgili cezaevine bir ziyaret gerçekleştirdim. Mahpuslar, kendilerine verilen ekmeğin içinden çıkan pislik nedeniyle şikâyette bulunmaları ve sonrasında gelen cevap üzerine yaptıkları protesto neticesinde kötü muamele ve işkenceye maruz kalmışlardır. Yapmış olduğum görüşmelerde mahpusların beyanları şu şekildedir:

Gerekçenin tamamını göster (11 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Helin ÖZDEMİR "Yemekler ile ilgili sürekli sorunlar yaşanıyor, taş, böcek, sinek sıkça gördüğümüz şeyler, süt ürünleri, sütlaç—yoğurt bozuk olabiliyor. Tarihi tam hatırlamamakla birlikte olayın gerçekleştiği günden 4-5 gün önce (13-14 Aralık ) verilen ekmekte kuş pisliği tespit edip baş memura ilettik o da müdüre durumu bildirmiş, müdür şikâyet dilekçesi yazabileceğimizi kendisinin de bu durumdan rahatsızlık duyduğunu ifade etti." Şikâyet dilekçesi açık cezaevine yazılmış. Savcılığa neden yazılmadı diye sorduğumda; daha önce yemekler ile ilgili bazı şikâyetleri olduğunu ve savcılığa yazdıklarını ama savcının gelip "sadece siz şikâyetçisiniz başka kimseden bu şikâyetleri almıyoruz" diyerek gittiğini, çözüm bulamadıkları için savcılığa yazmayı gerek görmediklerini belirtmiştir.

18 Aralık 2024 tarihinde kendilerine tebliğ edilen Patnos Açık Ceza İnfaz Kurumu'nun cevabında mahpusların kasıtlı olarak kurumu karalamak amacıyla bu şikâyeti dile getirdikleri belirtilmiş. Şikâyet dilekçelerine cevaben suçlanmış olmalarını kabullenemediklerini belirten Helin Özdemir "biz bir şikâyet dilekçesi yazmayı düşünmüyorduk, sadece durumu baş memura ilettik, onlar da sonuçta aynı yemeği ekmeği tükettiler, amacımız krnini karalamak değildi" diye belirtmiştir. Gelen cevap üzerine müdür ile görüşmek ve bu suçlamadan dolayı özür beklediklerini baş memura ileterek, avluda havalandırmada oldukları sırada müdür gelmezse eğer içeri girmeyeceklerini belirttiklerini aktaran Helin ÖZDEMİR: "Akşama doğru müdür, yanında erkek ve kadın infaz memurları ile -tüm avluyu dolduracak bir kalabalık ile 40-50 kişi kadar-geldi. Zor kullanarak, plastik kelepçe ile ters kelepçe takılarak ve şiddet uygulanarak içeri alındık ve revire götürüldük. Yer buz ve kaygandı yere düşelim diye ayağımıza vuruyorlardı, diğer arkadaşlar karşılık verdiler". Mahpus, ayakkabılarının ayaklarından çıktığını, revir koridorunda şiddet uygulanmaya devam edildiğini, kalkanlar ile duvara sıkıştırıldığını, darbe nedeniyle yine sol dudak kenarının patladığını, revirde doktor karşısında dahi ters kelepçeli ve başının öne bastırıldığını, boğazının sıkıldığını ifade etmiştir. Şiddet gördükleri apaçık ortada iken doktorun "darp edildiniz mi?" diye sorması üzerine muayeneyi kabul etmediklerini belirtmiştir.

Ritim bozukluğu tanısı olduğunu, bu nedenle Patnos Devlet Hastanesi"ne sevkinin yapıldığını, orada tetkik edildiğini, bir değerin yüksek çıktı denilerek serum verildiğini, darp raporu istediğini fakat tamam denilerek oyalandığını, kadın baş memurun da kendileri ile geldiğini ve bir üst yazıyı doktora okuttuğunu, sonrasında rapor verilmeden geri döndüğünü belirtmiştir. Kendisine hastanede rapor düzenlendiğini ve bu raporu gördüğümü söylediğimde ise bilgisinin olmadığını, ne revirde ne hastanede darp muayenesi olmadığını ifade etmiştir.

Darp izlerini gösteren mahpusun; sol bilek bölgesinde yaklaşık 4x5 cm ebatlarında solmaya yüz tutmuş yeşil kahverengi sarı görünümde ekimotik alan, sağ dirsekte 2x3 cm yeşil-sarı soluk ekimotik alan tarafımca görülmüştür. Mahpus sağ bacağına darp almış olduğunu, ayaklarında ve dizinde morluklar olduğunu ifade etmiştir.

Hayriye GÖKSU "Bize cezaevi kurumunu karalama suçlaması ile adli soruşturma açacaklarını söylediler, bunun üzerine şikâyetçi olmak isterken soruşturmalık olmamıza itiraz ettik" diye belirterek, "Bizim şikâyet etmek gibi bir niyetimiz de yoktu, müdür dilekçe verin dedi" diye de eklemiştir.

"Avluda bir özür bekliyorduk, 40-50 kişi geldiler, kadın-erkek gardiyanlar, kalkanlar-coplar . ters kelepçe yapıp revire götürdüler. Sürekli kafamıza vuruyorlardı, Helin'i duvara yaslamışlardı. Revirde elimiz bağlı idi, doktor bizi böyle muayene etti. Böyle muayeneyi kabul etmediğimizi söyledik, bunda ısrarcı olduk ve doktor da bizi muayene etmek istemediğini söyledi, sonra hücreye götürdüler bizi. Sonra müdür geldi ve Helin'e bağırdı "biz mi yaptık biz mi sizden özür dileyeceğiz, siz kimsiniz amacınız ne " diye bağırıyordu. Helin karşılık verince baş memur Helin'in boğazını sıktı. Sonra biz de bırakın diye bağırdık. Helin'i bıraktılar, bizi hücrelere götürdüler. Ben ve Rümeysa hücrede 5 dk. kaldık sonra koğuşa götürüldük. Helin'in

. de getirilmesini istedik, sonra onu da getirdiler. Hastaneden darp raporu istedik önce Helin'i götürdüler. Helin bir üst yazı ile götürüldü, orada ona darp raporu verilmemiş. Bunun üzerine biz de hastaneye gitmekten vazgeçtik. "

Darp izlerini gösteren mahpusun; sağ el bileğinde kelepçe izi yeşil-sarı renkli ekimoz iyice solmuş olarak tarafımdan tespit edilmiştir. Mahpus dizlerinde ve bacaklarında darp izleri ve morluklar olduğunu ifade etmiştir. i Rümeysa BOZKURT "Yemeklerden böcek, sinek, taş çıkmasına alışığız. O yüzden yemekleri genelde yiyemiyoruz, kahvaltılık ile idare ediyoruz."

Diğer mahpusların anlattığı ifadeler ile örtüşen bir şekilde olayın gelişimini anlatmıştır. Olay günü müdür beyi bekliyoruz dediklerini, müdürün gelmediğini sonra baş memurun gelip "sizi içeri alacağız" dediğini ifade etmiştir. Sonra "girmiyor musunuz deyip erkek gardiyanlarla geldiler o sırada kol kola girdik ve direndik. Daha önce yaptığımız eylemlerde böyle bir tavır ile karşılaşmamıştık. Revirde erkek bir doktorun gözü önünde darp edildik, doktor bize muayene olmak istiyor musunuz diye sordu. Benim başımı eğiyorlar, ters kelepçeliyim, ayaklarıma vuruyorlar, doktor görüyor, muayene olacak mısınız? ' diye soruyor."

Boyun sağ tarafında solmuş ekimoz (sarı yeşil renkli) tarafımca tespit edilmiştir. Mahpus, bilek ve dizlerinde morluklar oluştuğunu, saçlarının çekildiğini, koğuşa geldiğinde saçlarının dökülerek eline geldiğini ifade etmiştir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yaşanan işkence ve kötü muamele uygulamalarından haberdar mısınız? i

  2. Bizzat tarafınızca yapılan "Türkiye Cumhuriyeti Devleti özellikle işkenceye sıfır tolerans kapsamı içinde cezaevlerinde de işkenceye kesinlikle müsaade etmeyen bir devlettir" açıklamalarının gereğini yapacak mısınız?

  3. Cezaevi ziyaretini gerçekleştirdiğim 27.12.2024 tarihinde olayın üzerinden 9 gün geçmiş olmasına rağmen vücutlarının çeşitli yerlerinde gözle görülen izler taşıyan mahpusların savcılık tarafından hala beyanlarına başvurulmamış ve re'sen soruşturma açılmamıştır. İvedilikle bir soruşturma başlatılması sağlanacak mıdır?

  4. Mahpusların beyan ve şikayetlerinin bir an önce alınarak, olay gününe ait tüm kamera

    " kayıtlarının eksiksiz toplanıp soruşturmaya esas alınması sağlanacak mıdır?

  5. İşkence olayına karışan, mahpuslar tarafından isim, görev ve fiziki özellikleri ile tarif edilen kamu memurlarına olaya ilişkin soruşturma başlatılacak mıdır?

  6. 1320

  7. Mahpuslar tekrardan hastaneye sevk edilerek İşkence ve Diğer Zalimane İnsanlık Dışı Aşağılayıcı Muamele veya Cezaların Etkili Biçimde Soruşturulması ve Belgelendirilmesi için El Kılavuzu olan İstanbul Protokolü?"ne uygun tıbbi raporlama yapılması sağlanacak mıdır?

  8. Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi revir doktoru ve Patnos Devlet Hastanesindeki görevli hekimin İstanbul Protokolü'ne ve hekimlik meslek etik kurallarına uygun muayene gerçekleştirmedikleri gerekçesi ile haklarında soruşturma açılması sağlanacak mıdır?

  9. Kamuoyunun da malumu olan ve cezasızlık politikalarının bir yansıması olarak görülen "kasıtlılık/gizlilik kararı" verilmeden tarafsız kurumların da takibine açık hale getirilerek etkin bir soruşturma yürütülmesi sağlanacak mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

aşkanlığı ifadeli, 15/01/2025 tarihli ve E-43452547.

1565759 sayılı yazı,

120.07.04- sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (li adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hüp://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden 2P70d20 - 4H6hdsh - Pizx3h4 - ydâegZk> ile erişebilirsin

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-48-668/996 Konu : Yazılı soru önergesi 301942025

Sayın Heval BOZDAĞ Ağrı Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/21520 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

U- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Zorunlu nedenlerle nakil" kenar başlıklı 56. maddesinde, kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması,

EHEpE v2 iğsi;

Mevzuat Genel Müdürlüğü kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceği hükmünün yer aldığı malumlarıdır.

II- İşlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma başlatılması, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar, Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.

IV- Patnos Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 28/01/2025 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen tutukluların Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken 06/01/2025 tarihinde zorunlu nedenlerle birinin Erzincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna, birinin Kayseri Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna, birinin ise Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği,

B) 18/12/2024 tarihinde görevli personel tarafından bahçe kapılarını kapatmak üzere adı geçenlerin barındırıldığı odanın bahçesine girildiği, ancak adı geçenlerin odaya girmeyi reddettikleri, bu durum üzerine görevli personel tarafından sıralı amirlerinin bilgilendirildiği, adı geçenlere yaptıkları bu eylemden vazgeçmeleri için telkinlerde bulunulduğu, ancak söz konusu tutukluların eylemlerinden vazgeçmeyeceklerini beyan etmeleri üzerine Kurum en üst amirinin onayı ile görevli personel tarafından gerekli güvenlik önlemleri alınarak söz konusu odaya girildiği ve olayın kontrol altına alındığı, olay sonrası tutuklular hakkında düzenlenen darp cebir raporlarında herhangi bir darp cebir izine rastlanılmadığı şeklinde hekim notunun olduğu, bu olaya ilişkin olarak başlatılan adli ve idari soruşturmanın devam ettiği,

©) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan 22 O öğsiğş

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 7 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir