İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/4223 GEÇ CEVAPLANDI · 169 GÜN

Patnos L Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bazı mahkumlara kötü muamelede bulunulduğu iddiasına ilişkin

Kaynak göster

Semra Çağlar Gökalp (DEM Parti), 12 Eylül 2023 tarihinde 7/4223 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 169 gün sonra, 28 Şubat 2024).

Semra Çağlar Gökalp (DEM Parti, Bitlis). “Patnos L Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bazı mahkumlara kötü muamelede bulunulduğu iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/4223, 12 Eylül 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-4223-patnos-l-tipi-kapali-cezaevinde-bulunan-bazi-mahkumlara-kotu-muamelede-bulunuldugu-iddiasi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4a0be0a0-1390-4e12-ad26-018a8d5b53e6

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 169 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasanın 98'inci ve

TBMM İçtüzüğünün 96"ıncı ve 99"uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmaşını arz ederim.

Patnos L Tipi Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu'nda milletvekillerimiz ve avukatların yaptığı ziyaretler ve aileler ile yaptığımız görüşmeler neticesinde cezaevi idaresi ve çalışanları tarafından mahkumlara işkence ve kötü muamele yapıldığı anlaşılmıştır. Bize ulaşan bilgilere göre 31.08.2023 tarihinde Patnos L tipi Kapalı ceza infaz kurumunda bulunan Mizgin Kayıtbey, Lale Kabişen ve Nazlıcan Barışer isimli kadın tutsaklar günlük sayıma erkek infaz koruma memurlarının katılmasına tepki göstermiş, bunun üzerine bir tartışma yaşanmıştır. Yaşanan tartışmaya ilişkin tutanak imzalatılmak istenmesi üzerine kadın tutsaklar bu konuyla alakalı cezaevi savcısı ile görüşmek istediklerini dile getirmesine rağmen bu talepleri reddedilince kapıya vurmak suretiyle protesto etmişlerdir. Bu protesto neticesinde yaklaşık 40 kişilik infaz koruma memuru ve jandarma, kadın koğuşuna girip ismi geçen kadın tutsakları darp etmeye başlamış, yaklaşık 40 dakika boyunca darp edilen kadın tutsaklar sonrasında "domuz bağı" diye anılan yöntemle bağlanıp mahkum bekletme odasına götürülmüş ve 4 saat boyunca burada bekletilmişlerdir. Bekleme sırasında kurumun birinci müdürü kadın tutsaklara "siz misiniz buradaki sorunları dışarıya aktaran, sorunları dışarıya aktarırsanız durumunuz böyle olur" diyerek işkence ve kötü muamele tehdidinde bulunmuştur. Ayrıca tutsaklar hastaneye götürülürken cezaevi ring aracına kadar saçlarından tutulup sürüklenmiş ve ters kelepçeyle hastaneye götürülmüşlerdir. Hastanede üstün körü bir muayene sonucu cezaevine geri götürülmüş ve susmaları, herhangi bir eylem yapmamaları tehdidinde bulunulmuştur. Kadın tutsaklara yapılan bu saldırıya karşı erkek tutsakların kapıya vurma şeklinde bir eylemi gerçekleşmiş ve bu protesto neticesinde tüm erkek tutsaklara da 4 ayrı disiplin soruşturması başlatılmıştır. Kadın tutsakların vücutlarının birçok yerinde darp ve şiddetin gözle görülecek boyutta olduğu görüşmeler esnasında tespit edilmiştir. Ayrıca işkenceye maruz bırakıldığı ifade edilenlerin aileleri, görüş gününde ve zamanında gitmelerine rağmen geç kaldıkları gerekçesi ile yakınlarını ziyaret etmelerinin engellendiğini tarafımıza aktarmışlardır. Bu bağlamda;

Gerekçenin tamamını göster (9 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Son yıllarda cezaevlerinde işkence, kötü muamele, tehdit ve diğer birçok hak ihlalinin artarak devam etmesi ile ilgili Bakanlığınızın inceleme yapma, soruşturma başlatma ve sonrasında önleyici tedbirler alma gibi planlamaları var mıdır? Böyle bir planlama yoksa meydana gelen olaylar bakanlığınızca nasıl değerlendirilmektedir? Cezai işlem ve önlem alınması gereken hak ihlalleri olarak mı rutin uygulamalar olarak mı değerlendirilmektedir? Cezaevleri gibi insan hakları konusunda hassas ve riskli alanlarda önlem alınmadığı takdirde işkence ve kötü muamelelerin sistematik hale geldiği/geleceği bakanlığınızca değerlendirilmekte midir?

Patnos L Tipi Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu'nda yaşanan ciddi işkence ve hak ihlalleri hakkında bir soruşturma başlatılmış mıdır veya başlatılacak mıdır?

Kadın tutsakların cezaevi idaresi, infaz koruma memurları ve jandarma personeli tarafından maruz kaldığı işkence, kötü muamele ve tehditlere ilişkin olarak disiplin cezaları ve yasal işlemler başlatmayı düşünüyor musunuz? Tutsakların can güvenliği ve haklarının korunması bağlamında olaya karışan görevlilerin yaratacağı riskleri gözeterek önleyici tedbirler almayı düşünüyor musunuz?

Olay sırasında kadın tutsakların mahkum bekletme odasına götürülürken "domuz bağı" adı verilen işkence yöntemi ile bağlanmasına ilişkin olarak ne yapmayı planlıyorsunuz?

Patnos L Tipi Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu'nun birinci müdürü tarafından yapılan işkence ve kötü muamele tehdidi hakkında ne gibi önlemler alınmıştır? İlgili idareciyi soruşturmanın selameti açısından görevden uzaklaştırmayı değerlendirecek misiniz?

Olay sırasında erkek tutsakların yaptığı protesto eylemine neden olan şartlar göz önünde bulundurulmadan sonrasında başlatılan disiplin soruşturmaları hakkında bir inceleme yapmayı düşünüyor musunuz?

Kadın tutsakların vücutlarında gözle görülen darp ve şiddet izleri için ne tür sağlık incelemeleri yapılmıştır ve bu incelemelerin sonuçları nedir?

Olaylarla ilgili güvenlik kameraları veya diğer kayıt cihazları varsa, bu kayıtlar incelenmiş midir ve incelenmişse sonuçları nelerdir?

İşkenceye maruz bırakıldıklarını ifade eden 3 kadın tutsağın, yakınları ile görüştürülmemesinin hukuki bir gerekçesi var mıdır? Cezaevi idaresi tarafından ailelerin yakınları ile görüşmesi keyfi bir şekilde mi engellenmiştir? Bu konuda bir soruşturma başlatılacak mıdır? 10. Patnos L Tipi Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu idaresi ve çalışanları tarafından işlenen bu tür ihlallerin önlenmesi ve tekrarlanmasının engellenmesi için ne gibi önleyici tedbirler alınacaktır?

SORULAR

  1. Benzer olayların önlenmesi ve insan haklarının korunması amacıyla bakanlık ve ceza infaz kurumları nezdinde muhatabı olan idareci ve personellerin insan hakları konusunda eğitilmesi, tespit edilen işkence suçlarına karşı caydırıcı cezalar verilmesi gibi önlemler düşünülmekte midir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1287153 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/4223 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-741-3506/6502 Konu : Yazılı soru önergesi

28.101002b4

Sayın Semra ÇAĞLAR GÖKALP Bitlis Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/4223 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Türk ceza mevzuatında "tutsak" kavramı yoktur. Ceza infaz kurumlarında, haklarında verilen mahkumiyet kararı kesinleşen "hükümlü"ler ve mahkumiyet kararı verilen ancak hükmü kesinleşmemiş "hükümözlü"ler ile mahkemeler ve sulh ceza hâkimliklerince tutuklama kararı verilen "tutuklu"lar barındırılmaktadır.

11- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu :tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca Ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan Mevzuat Genel Müdürlüğü soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

UI- Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34, maddesinin altıncı fıkrasında, sayımların, güvenlik ve gözetim servisi görevlileri tarafından, dörtlü vardiya hizmetinin uygulandığı kurumlarda sabah, akşam ve gece olmak üzere günde üç kez, diğer vardiya hizmetlerinin uygulandığı kurumlarda ise her vardiya değişiminde yapılacağı; yedinci fıkrasında, idare tarafından uygun görülmesi durumunda, her zaman sayım yapılabileceği, olağanüstü durumlarda kurum en üst amirinin talebi, Cumhuriyet başsavcısının oluru ile dış güvenlik görevlilerinin sayımlara katılabileceği; sekizinci fıkrasında, sayımların, yatma planları da göz önünde bulundurularak odalarda yapılacağı, sayımın yapılış şeklinin, kurum güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek biçimde odada bulunan hükümlülerin sayısı dikkate alınarak idare tarafından belirleneceği hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan arama ve sayımlar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.

IV- Patnos Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 04/10/2023 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen ve Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılan hükümözlünün 19/09/2023 tarihinde Kayseri Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna, hükümlünün ise 20/09/2023 tarihinde Tarsus Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği, adı geçen tutuklunun da 14/09/2023 tarihinde Kurumdan tahliye edildiği,

B) Soru önergesinde bahsi geçen iddialara istinaden görevli personel hakkında başlatılan adli ve idari soruşturmaların devam ettiği,

©) Kurumda tüm uygulamaların mevzuat hükümleri çerçevesinde gerçekleştirildiği,

Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir