Uşak'ta faaliyet gösteren bir altın madeninin çevresel etkilerine ilişkin
Kaynak göster
Perihan Koca Doğan (DEM Parti), 27 Ağustos 2025 tarihinde 7/33518 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 47 gün sonra, 13 Ekim 2025).
Perihan Koca Doğan (DEM Parti, Mersin). “Uşak'ta faaliyet gösteren bir altın madeninin çevresel etkilerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/33518, 27 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-33518-usak-ta-faaliyet-gosteren-bir-altin-madeninin-cevresel-etkilerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0ca16af1-1321-42a6-967d-0198f07ab51c
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 47 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM içtüzüğünün 96. ile 99. maddeleri gereğince yazılı ol cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Tüprag Metal Madencilik San. ve Tic. A.Ş. isimli firma Türkiye?de metalik maden aramaları yapmaktadır. İşletme bugüne kadar aldığı yüzlerce maden arama ruhsatıyla arama faaliyetleri gerçekleştirmiştir. Söz konusu arama çalışmaları bugün Uşak-Kışladağ ve İzmir-Efemçukuru gibi bölgelerde faaliyeti devam etmektedir.
Kanada menşeli bu maden şirketi Uşak'ın suyunun yüzde 10"unu tek başına tüketen bir işletme haline gelmiştir. Şirketin sadece bu yıl içerisinde Uşak halkının kullandığı tüm su rezervlerinin tek başına tüketimine neden olduğu bilinmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Aynı şirketin Rize'de de maden arama çalışmalarına başlamasıyla gündeme taşınan Kışladağ Altın Madeni geçtiğimiz günlerde yer altından yılda 1,13 milyon metreküp su çekmesiyle gündeme gelmişti.
Madencilik faaliyetleri hakkında bölge halkının ve avukatların Uşak İdare Mahkemesi'ne verdiği dilekçede, arsenik, mangan ve demir seviyelerindeki artışların altın madeni faaliyetlerinin su kaynakları üzerinde giderek artan etkisini gündeme getirmesine rağmen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bu şirkete ek ruhsat vermeye devam etmektedir.
Madencilik çalışmalarındaki su tüketimi ve su kirliliği, madenciliğin su varlıkları üzerindeki en görünen etkisidir. Su, öncelikle canlıların hakkıdır. Yaşamın sürdürülebilmesi, suya bağlıdır. Madencilikte kullanıldığında ise doğal olarak canlıların hakkının gasp edilmesi anlamına gelir. Özellikle yer altı madenciliğinde, galerilerin yeraltı su seviyesine ulaştığı durumda, yeraltı suyunu kirletmesi ve asit kaya drenajı oluşması çok sık karşılaşılan bir durumdur. Kuraklığın korkutucu boyutlara ulaştığı günümüzde madencilik faaliyetinin yarattığı tahribat büyük tepki çekmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Uşak'ta yaşanan su kıtlığının kaynağının maden şirketleri olduğu bilinmesine rağmen şirketlere yeni ruhsat verilme gerekçesi nedir?
Bakanlığınızca maden şirketlerinin kârları Uşak halkının sağlığı ve yaşamından daha mı önemli görülmektedir?
Uşak"taki su kıtlığının nedeni bakanlığınızca tespit edilmişi midir? Edilmiş ise su kıtlığının giderilmesine yönelik ne gibi çalışmalar yapılmaktadır?
Altın madenlerinin Uşak halkının yaşam alanlarını yok etmesi ve halkı susuz bırakmasına neden olduğu göz önüne alındığında bölgede yaşayan insanlar göçe mi zorlanmaktadır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·
İlgi (— : 15/09/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1697712 sayılı yazınız.
Mersin Milletvekili Sayın Perihan KOCA DOĞAN'ın tarafıma tevcih ettiği 7-335 18 esas numaralı yazılı soru önergesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 99 uncu maddesi gereği ekte cevaplandırılmaktadır.
Bilgilerinizi arz ederim.
Bakan Ek: 7-33518 Esas Numaralı Önerge Cevabı (1 Sayfa) 03125464646 ETK Uzmanı 03122225760 Telefon No:(312) 546 58 80
• j DOĞAN'IN YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN (| DÖNEM ! ESASNO
CEVAPLAR b 283 733518
Maden sahalarında arama ve işletme ruhsat süreçlerinden sonra ruhsat sahipleri tarafından madencilik faaliyetlerine başlanabilmesi için "işletme izni" alınması gerekmekte olup, mevcut sahaların çok küçük bir alanına tekabül eden ve fiili olarak madencilik faaliyetinin yürütüldüğü alanı ifade eden işletme izinli alanlarda faaliyete başlanabilmesi için izin alanına yönelik olarak 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7'nci maddesinde belirtilen; mülkiyet izninin (orman/mera/fapulu arazi vb.), ÇED Belgesi'nin, İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı'nın ve ilgili Bakanlık/Kurumlardan alınması zorunlu olan diğer tüm izinlerin (Sit, Milli Parklar, Turizm Bölgeleri Alanları ve Merkezleri ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ve duyarlı bölgeler için vb.) tamamlanması gerekmektedir.
Yapılacak olan madencilik faaliyetinin çevreye olan etkilerinin yerel halkla beraber ilgili kurumlarca etraflıca değerlendirildiği söz konusu izin süreçlerini tamamlayamayan hiçbir ocağın açılmasına ise Bakanlığımızca müsaade edilmemekte olup, bu bağlamda tek başına arama ve/veya işletme ruhsatına sahip olunması fiili olarak madencilik faaliyetlerinin başlatılabilmesi için yeterli olmamaktadır.
Öte yandan; 3213 Sayılı Maden Kanunu'nda yeraltı suyu kullanımına yönelik maden şirketlerine verilen izinler hususu doğrudan düzenlenmemiş olmakla birlikte; konuya ilişkin mezkur Kanun'un 7'nci maddesinde; "Kazanılmış haklar korunmak kaydıyla içme ve kullanma suyu rezervuarının maksimum su seviyesinden itibaren 1000-2000 metre mesafe genişliğindeki şeritte galeri usulü patlatma yapılmaması, alıcı ortama arıtma yapılmadan doğrudan su deşarj edilmemesi şartıyla çevre ve insan sağlığına zarar vermeyeceği bilimsel ve teknik olarak belirlenen maden arama ve işletme faaliyetleri ile altyapı tesislerine izin verilir. 2000 metreden sonraki koruma alanı içinde çevresel etki değerlendirmesi raporuna göre yapılması uygun bulunan maden istihracı ve her türlü tesis yapılabilir. Ancak faaliyet sırasında alıcı ortama yapılacak deşarjlarda ilgili yönetmelikte belirtilen limitlere uyulması zorunludur." hükmü ile 24'üncü maddesinde; "/// Grup madenlerde, projede üretilmesi öngörülen madenler için gerekli su miktarı ve gaz debisi esas alınır. Bu grup madenler, rezervuar, beslenme alanı ve havzanın tabii dengesini bozmayacak, kapasitesini aşmayacak ve işletme tesislerini kapsayacak şekilde ruhsatlandırılır. " hükmü yer almaktadır.
Mezkur hükümler uyarınca madencilik faaliyetlerinde entegre su yönetimi yaklaşımları çerçevesinde yağmur suyu hasadı, saha içi su geri kazanımı ve su kirliliğini önleyici uygulamalar teşvik edilmekte; çevresel etki değerlendirme süreçlerinde su kıtlığı ve iklim riski analizleri dikkate alınmaktadır. Suya bağımlı altyapıların planlamasında havza bazlı iklim risk haritalarının kullanılması da öncelikli stratejiler arasında yer almaktadır.
Bununla birlikte su kaynaklarının korunmasına ve sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasına dair politikaların oluşturulması amacıyla çalışmalar yapmak ve ulusal su yönetimini koordine etmek görevleri Tarım ve Orman Bakanlığı'nın, ÇED sürecine ilişkin iş ve işlemlerin yürütülmesi görevi ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın görev alanına girmekte olup, bu çerçevede Önerge içeriğinde yer alan ve diğer bakanlıkların görev alanına giren diğer hususlarda ilgili kurum/kuruluşlardan alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Alparsjfin BAYRAKTARBakan