İş sağlığı ve güvenliğine dair denetimlere ve iş kazalarına ilişkin
Kaynak göster
Gamze Taşcıer (CHP), 31 Ocak 2025 tarihinde 7/23454 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 266 gün sonra, 24 Ekim 2025).
Gamze Taşcıer (CHP, Ankara). “İş sağlığı ve güvenliğine dair denetimlere ve iş kazalarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/23454, 31 Ocak 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-23454-is-sagligi-ve-guvenligine-dair-denetimlere-ve-is-kazalarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/15ff9f94-4d35-4068-8135-0194cb6d2985
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 266 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından Anayasanın 98 inci ve Meclis İçtüzüğünün 96 ıncı ve 99 uncu maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 29.01.2025 /
Sali"
Ecz. Gamze TAŞCIER
Türkiye, iş kazaları ve işçi ölümleri konusunda dünya ve Avrupa'da en üst sıralarda yer almakta olup, her yıl binlerce işçi yetersiz denetim ve eksik önlemler nedeniyle hayatını kaybetmektedir. İş sağlığı ve güvenliği, sosyal devlet anlayışının temel bir gereğidir ve devletin asli sorumlulukları arasındadır. Ancak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, işçi sağlığını korumak için etkin önlemler almak yerine, işçi sağlığı ve güvenliği sistemini zayıflatan politikalar izlemektedir. 2018 yılında 1097 olan iş müfettişi sayısının 2023'te 917'ye düşmesi, denetim mekanizmasının bilinçli şekilde zayıflatıldığını göstermektedir. Türkiye'de bir iş müfettişine düşen çalışan sayısı Almanya'nın neredeyse iki katıdır ve mevcut iş müfettişi sayısı ile 2 milyondan fazla iş yerinin etkin şekilde denetlenmesi mümkün değildir. Bu durum, iş kazalarının önlenemez hale gelmesine ve iş güvenliği alanında ciddi bir denetim zafiyeti oluşmasına neden olmaktadır. Avrupa ülkeleri, iş kazalarını önlemek için düzenli ve etkin denetimler yaparken, Türkiye'de denetim mekanizması büyük ölçüde kazalardan sonra devreye girmektedir. Önleyici denetimler yerine, kaza sonrası soruşturma açmak ve idari açıklamalar yapmak, iş güvenliği politikalarının temel dayanağı haline gelmiştir. Oysaki uluslararası standartlar, özellikle Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) normları, düzenli ve etkin denetimleri zorunlu kılmaktadır. Türkiye'nin taraf olduğu bu sözleşmelere uygun hareket etmemesi, iş güvenliği alanında ciddi bir yönetişim sorunu olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, iş müfettişi sayısını hızla artırmalı, denetim mekanizmalarını güçlendirmeli ve iş sağlığı ve güvenliği politikalarını uluslararası standartlara uygun hale getirmelidir. Aksi takdirde, her yeni iş kazası, Bakanlığın ve iktidarın işçi sağlığına yönelik sorumluluklarını yerine getirmediğinin somut bir göstergesi olarak kayıtlara geçecektir. Bu bağlamda;
SORULAR
2025 yılı ocak ayı itibariyle Türkiye'de iş sağlığı ve iş güvenliği anlamında denetim yapmaya haiz teknik müfettiş sayısı nedir? Bu sayının 2002'den bugüne dağılımı nedir?
2018'de 1097 olan iş müfettişi sayısı 2023'te 917'ye düşmüş. Türkiye'de iş müfettişi sayısı yıllar içinde azalmaktadır. Bunun sebebi nedir? İş kazaları artarken denetim mekanizmasını güçsüzleştirmek nasıl bir sosyal politika anlayışıdır?
23YSU
2018'den bu yana neden yeterli sayıda iş müfettişi atanmamasının sebebi nedir? Bakanlığınızın iş güvenliği konusundaki önceliği işçi sağlığını korumak değil midir?
Türkiye'de bir iş müfettişi ortalama 17.895 işçiden sorumlu. Teknik müfettişleri ayırdığımızda bu sayı daha da artmaktadır. Oysa Almanya'da bu sayının 10 bin olduğu bilinmektedir. Bu denli büyük bir açık varken neden yeterli iş müfettişi ataması yapılmamaktadır? Bu durum işçilerin göz göre göre ölüme terk edilmesi değil midir?
2 milyondan fazla iş yerini 917 müfettişle nasıl denetlemeyi düşünüyorsunuz? Bu denetim eksikliği iş kazalarının ve iş cinayetlerinin artmasına sebep olmuyor mu?
ILO standartlarına göre iş yerlerinin düzenli olarak denetlenmesi gerekiyor. Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin gerekliliklerini neden yerine getirmiyorsunuz?
Bakanlığınız iş güvenliği önlemlerinin yükünü neden tamamen işçilerin ve işverenlerin omuzlarına bırakıyor? Devlet olarak önleyici denetim mekanizmalarını neden güçlendirmiyorsunuz?
Maden ve inşaat sektörleri gibi ağır iş kollarında sıkı denetim yapılmadığını meydana gelen facialardan görmekteyiz. Tablo bu sektörlerde zaten ağırken neden daha sıkı denetim yapılmıyor? Soma, Amasra ve Ermenek facialarından ders alınmadı mı? Denetim eksikliğinin bedelini işçiler mi ödemeye devam edecek?
İş müfettişlerinin son 5 yılda sektörlere göre yaptıkları denetimlerin dağılımı nedir? Bu sektörlerde meydana gelen iş kazalarının sayısı nedir? Etkilenen sigortalı ve yurttaş sayısı nedir? Kaç kişi hayatını kaybetmiştir?
Avrupa ülkeleri iş kazalarını önlemek için önleyici denetim mekanizmalarını geliştirirken Türkiye neden hâlâ "kazadan sonra müdahale" anlayışıyla hareket ediyor? Bakanlığınızın iş güvenliğini sağlamak için proaktif bir stratejisi var mı?
İş yerleri düzenli ve yeterli denetlenemediği için iş kazaları önlenememektedir. Bakanlığınızın bu konuda bir eylem planı var mı, yoksa sizin işçi sağlığı ve güvenliği politikanız her kazadan sonra "Soruşturma başlatıldı" demek midir?
Açılan soruşturmalar yitirdiğimiz canları geri getirecek midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·
& : ç , 105 İlgi (o : 14.02.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1583244 sayılı yazınız.
İlgi yazınız ile Ankara Milletvekili Sayın Ecz. Gamze TAŞCIRR tarafından yöneltilen 7/23454 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.
"Ülkemizde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile yüksek standartlara sahip bir mevzuat alt yapısı oluşturulmuş, iş sağlığı ve güvenliği alanında yaşanan sorunlara çözümler getirilmiştir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun amacı; işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemek olup, ilgili Kanun; kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanmaktadır.
6331 sayılı Kanun kapsamında tüm işverenlerin; mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbiri alması, iş sağlığı ve güvenliği açısından gerekli organizasyonu yapması, gerekli araç ve gereçleri sağlaması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirmesi, risk değerlendirmesini gerçekleştirmesi, çalışanları sağlık gözetiminden geçirmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapması gerekmekte olup, ayrıca çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne almalıdır. Bununla birlikte, işyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması ve çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmamaktadır.
Ayrıca, iş sağlığı ve güvenliği kültürünün geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına yönelik ilgili kamu kurumları, üniversiteler, sendikalar ve sivil toplum kuruluşları ile ulusal ve uluslararası projeler yürütülmekte, eğitim, seminer, toplantı, çalıştay ve bilgilendirici faaliyetler düzenlenmekte, kısa film, çizgi film, mobil uygulamalar, kamu spotları, rehber, broşür ve afişler hazırlanmakta olup, ayrıca çeşitli sektörlerde çalışan kişilerin ve profesyonellerin bilgi düzeyini geliştirecek eğitimler verilmektedir. İş sağlığı ve güvenliği alanında sürekli geliştirme ve iyileştirme prensibi çerçevesinde çalışmalarımız devam etmektedir.
İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun hükümlerinin uygulanmasının izlenmesi ve teftişi, iş sağlığı ve güvenliği yönünden teftiş yapmaya yetkili Bakanlığımız iş müfettişlerince yapılmaktadır. Ayrıca işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde uygulanacak idari para cezaları ve uygulamalarına yönelik hususlar Kanunun 26 ncı maddesinde düzenlenmiştir.
Bakanlığımız tarafından yürütülen iş kazası incelemelerinde; olayın iş kazası olup olmadığı, kaza olayının meydana gelmesinde kusuru bulunanların tespiti ve sigortalı ve hak sahipleri için kısa vadeli sigorta kollarından sağlanacak hakların kusurlu kişilere rücu edilmesi işle j tanzim edilen inceleme raporları, gerekli iş ve işlemlerin tesis edilmesi iç ettirilmektedir."
Çankaya / ANKARA Tel: (0312) 296 71 68 Telefan' (2191794 &n An