Tarsus Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun sağlık durumuna ilişkin
Kaynak göster
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 17 Şubat 2025 tarihinde 7/24188 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 351 gün sonra, 3 Şubat 2026).
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Tarsus Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun sağlık durumuna ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/24188, 17 Şubat 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-24188-tarsus-kadin-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-saglik-durumuna-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/304ac2d8-2afd-4815-baba-019519299977
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 351 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın
98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Tarafıma iletilen mesajda; "Ben Gülten Nene Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi'nde kalıyorum. Meme kanseri olduğum patoloji sonucu ile cezası kesinleşmiş bir anneyim. Biri 13, diğeri 8 yaşında olan 2 çocuğum var. Hastalığım ile alakalı 10 aydır sonuca yönelik somut adım atılamamıştır. 22 Nisan 2024 tarihinde cezaevi doktorunun muayenesi sonucu sol memedeki kitle sebebiyle Tarsus Devlet Hastanesi Genel Cerrahi bölümüne sevkini yapıldı. Sevklerin jandarma tarafından sürekli iptal edilmesi sebebiyle 5 Temmuz 2024 günü yaklaşık 3 ay sonra
Genel Cerrahi bölümünde ilk muayenem yapıldı ve aynı gün cezaevine getirildim. Sürekli iptal edilen sevkler yüzünden ultrason çekimi 11 Eylül 2024 günü yaklaşık 5 ay sonra yapıldı. Ultrason doktoru kayıtlarda mevcut, sağ ve sol memede risk teşkil eden lezyonların bulunduğunu, biyopsi ve MR çekimi yapılması gerektiğini belirtip Genel Cerrahi bölümü sevkimi Mersin Şehir Hastanesi Genel Cerrahi bölümüne yaptı. 7 Ekim 2024 günü yaklaşık 6. ay sonra Mersin Şehir Hastanesi Genel Cerrahi bölümünde tekrar meme muayenesi yapıldı. Uzman doktor sol memede bulunan kitlenin ultrason, mamografi sonuçları ile kitlenin konum ve görüntü itibariyle kötü huylu olabileceğini belirterek acil olarak biyopsi ve MR çekimi yapılmasını istedi. Aynı gün MR için kan alındı fakat biyopsi ve MR çekimi yapılmadı. Biyopsi ve MR için kurum idaresine sürekli dilekçe yazdım, sevklerin jandarma tarafından iptal edildiği bilgisini aldım. 06.01.2025 günü yaklaşık 10 ay sonra biyopsi! yapıldı. Sağlık kuruluna çıkartılacağımı öğrendim fakat Jandarma kendi planlamasına göre hareket ettiği için beni sağlık kuruluna çıkarmadan cezaevine getirdi. 13.01.2025 günü sağlık Kurulu i için; tekrar hastaneye götürüldüm fakat jandarma beni cezaevi aracından sağlık kuruluna 11.45'te çıkardı. Kurul saat
TBMM Halkla İlişkiler Binası (| ;
SORULAR
Kat, 2 Nolu Banko Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara ©
00"a kadar çalıştığı için işlemlerini yapılamadan tekrar cezaevine getirildim ve sonrasındaki sevklerimin de iptal edilmesi ile hastaneye bugüne kadar götürülmedim ve hala MR çekimi de yapılmadı. 06.01.2025 günü yapılan biyopsi işlemine ait patoloji sonucum çıkmış olup sonuca göre sol memede bulunan kitlenin kötü huylu olduğu raporda kanserli tümörün yayılan cinste olduğu belirtilmiş. Patoloji sonucumu öğrenebilmek için revire dilekçe yazdım fakat dönüş alamadım. Kurum müdürüne yazdığım dilekçe sonucu müdür ile görüştüm. Hastane sevkimin jandarma tarafından iptal edildiğini jandarmaya dilekçe yazmam gerektiğini belirtip durumun kendileri ile alakalı olmadığını söyledi. Patoloji sonucumu ve meme kanseri hastası olduğumu eşime bilgi verilmesi suretiyle eşim tarafından öğrendim. Adalet Bakanlığı'na, Tarsus İnfaz Hakimliği'ne durumumu anlatır dilekçe yazarak infaz erteleme talebinde bulundum. 10 ay sonunda kanser olduğumu öğrendim. Sürekli iptal edilen sevkler yüzünden tedavi imkanını kaybedebilirim. Kanserin hangi evresi olduğumu bilmiyorum. İnfaz erteleme talep ediyorum. Enfeksiyon riski yüksek bir ortamdayım." ifadeleri yer almaktadır.
Bu bağlamda;
Tarafıma iletilen iddialar doğru mudur?
Eğer bu iddialar doğruysa Gülten Nene isimli yurttaşın sağlık durumu nasıldır?
Gülten Nene isimli yurttaşın tedavisi ne şekilde yürütülmektedir?
Hasta mahpusların hayatta kalabilmeleri amacıyla bakanlığınızca İçişleri Bakanlığı arasında hastane sevklerinin yapılması ile ilgili yapilan çalışmalar var mıdır? Varsa bunlar nelerdir?
Gülten Nene isimli yurttaşın sağlık kuruluna çıkması ve MR çekimi ile ilgili düzenlenen planlamalar var mıdır?
Gülten Nene isimli yurttaşın hayatını kaybetmesi halinde bunun sorumlusu ya da sorumluları kim ya da kimler olacaktır?
Gülten Nene isimli yurttaşın tutuklanma gerekçesi nedir?
Gülten Nene isimli yurttaş hakkında cezaevi idaresi resen infaz erteleme işlemleri başlatmış mıdır?
Soru önergesinin yazıldığı tarih itibariyle cezaevlerinde bulunan hasta mahpus sayısı kaçtır?
Son 5 yılda cezaevlerinde hayatını kaybeden mahpus sayısı kaçtır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1588682 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/24188 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-347-1004/1260 Konu : Yazılı soru önergesi 02/62/2026
Sayın Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Kocaeli Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/24188 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
C) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.
11- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fikrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fikrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği
B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fikrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden UÜ / PMkxK - TgxKxD L - altiecz - J g İOAM- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
HI- Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Tarsus Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken hakkında başlatılan infaz erteleme işlemleri kapsamında 30/04/2025 tarihinde Kurumdan tahliye edildiği,
B) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yi Bildirilmiştir. ütüldüğü,
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden U/PMKXK - TgxKxDL. - altiecz - |) GİOAM- ile erişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan