İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/25112 GEÇ CEVAPLANDI · 132 GÜN

Buğday üretimine ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 132 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 125 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim YUMAKLI tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını; Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96.maddeleri gereğince saygılarımla arz ederim. p enizli Milletvekili BMM Kâtip Üyesi

Buğday: Stratejik Ürün, Stratejisiz Politikalar

Buğday, insanlık tarihinin en eski ve en vazgeçilmez tarım ürünlerinden biri. Anadolu toprakları, binlerce yıldır bu altın başakların yeşerdiği, medeniyetlerin buğdayla büyüdüğü kutsal bir coğrafya. Ancak bugün, tarım politikalarındaki yanlışlar yüzünden çiftçilerimiz toprağını ekemez hale gelirken, Türkiye gibi tarım ülkesi olması gereken bir devlet, dışa bağımlı hale getiriliyor.

Gerekçenin tamamını göster (10 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Buğday Üretiminde Kan Kaybı

Türkiye, yıllardır buğday üretiminde kendine yeten bir Ülke olmasına rağmen, yanlış politikalar yüzünden ithalata mahkum ediliyor. TÜİK verilerine göre 2023 yılında Türkiye'nin buğday üretimi 19 milyon ton civarındaydı. Ancak tüketim bunun çok üzerinde. Peki, fark nasıl kapatılıyor? Elbette ithalatla! Üstelik ithalat sadece bir geçici çözüm değil, yıllardır süregelen bir bağımlılık halini aldı. Şu an savaşta olan Ukrayna-Rusya"dan ve hatta Kanada'dan tonlarca buğday alınıyor.

Bugün çiftçi, girdi maliyetleri yüzünden kendi toprağında zarar ederken, Devlet başka ülkelerin çiftçisini destekliyor. Tohumdan gübreye, mazottan elektriğe kadar artan maliyetler altında ezilen Türk Çiftçisi, ne yazık ki tarlasını ekmek yerine boş bırakmayı tercih ediyor. Çünkü zarar etmektense hiç ekmemek daha mantıklı geliyor.

Çünkü çiftçi desteklenmiyor. Mazot fiyatları uçmuş, gübre ve ilaç fiyatları katlanmış durumda, Devletin verdiği destekler ise komik rakamlara dönüşmüş durumda. Tarım Kredi Kooperatifleri ve bankalar aracılığıyla borçlandırılan çiftçiler, faiz yükü altında eziliyor. Sonuç mu? Çiftçilikten kaçan binlerce üretici, boş kalan tarlalar ve büyüyen ithalat faturası...

İktidarın Buğday Politikası: Yanlış Üstüne Yanlış

İktidarın tarım politikası, üretimi teşvik etmek yerine ithalata bağımlılığı artıran bir sisteme dönüştü. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), hasat döneminde üreticinin elinden ucuza buğday alırken, birkaç ay sonra ithal ettiği buğdaya daha yüksek fiyat ödüyor. Peki, neden? Çünkü yanlış planlama ve üreticiye güven vermeyen politikalar yüzünden!

İktidar, çiftçiye sözde destek verirken, gerçekte ithalat lobilerinin elini güçlendiriyor.

Tarımda kendi kendine yeten bir Ülke olma hedefinden, her geçen yıl daha da uzaklaşılıyor.

Bu Bağlamda;

I) Türkiye, eskiden kendi kendine yeten bir tarım Ülkesi iken, neden artık her yıl milyonlarca ton buğday ithal etmek zorunda?

SORULAR

  1. Çiftçiler artan maliyetler yüzünden tarlasını ekemezken, neden ithalata verilen teşvikler çiftçiye verilmiyor?

  2. Tarım Kredi Kooperatifleri *ne borçlanan ve icralık olan binlerce çiftçi için hangi somut adımları atacaksınız?

  3. Hasat döneminde çiftçiden düşük fiyata alıp, birkaç ay sonra ithalata yüksek fiyat veren TMO'nun politikası kimin çıkarına hizmet ediyor?

  4. Türkiye'nin buğday üretiminde tam bağımsız olabilmesi için bir acil eylem planınız var mı, yoksa ithalata devam mı?

    Çiftçisini desteklemeyen bir Ülke, karnını doyuramaz.

    Türkiye, tarımda dışa bağımlı hale gelmemeli. Tarım politikalarının acilen gözden geçirilmesi ve üreticinin desteklenmesi gerekiyor. Aksi halde, bu topraklar bir gün bizi doyuramaz hale gelecek!

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·

2024 yılı buğday rekoltesi 20,8 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. 2024 yılında buğday ithalatı geçen yıla göre 9062 oranında azalışla 4,3 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. 2023/24 üretim sezonunda yurt içi buğday kullanımımız 17,6 milyon ton olarak gerçekleşmiş olup yeterliliğimiz 90118,4" dür.

Yapılan buğday ithalatı Dahili İşleme Rejimi (DİR) kapsamında olup ülkemizde işlenerek un, makarna, bulgur, irmik ve bisküvi gibi mamul maddelere dönüştürülerek ihraç edilmektedir.

Ülkemizde tarımsal üretimi artırmak, verim ve kaliteyi yükseltmek, sürdürülebilirliği sağlamak, kayıtlılığı artırmak ve çevreye duyarlı alternatif tarım tekniklerinin geliştirilmesini sağlamak amaçlarıyla, üreticilerimize tarımsal desteklemeler verilmekte, hibe programları uygulanmakta ve projeler yürütülmektedir.

Değişen ulusal ve uluslararası koşullara göre destekleme programlarında yapılacak düzenlemeler, destekleme programlarının esasları ve araçları, bunların bütçe ödenek ihtiyaçları 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun amir hükümleri çerçevesinde belirlenmekte ve destekleme uygulamaları Bakanlığımız tarafından yürütülmektedir.

Bakanlığımız tarafından üreticilere; e Bitkisel üretim, e Hayvansal üretim, e Kırsal kalkınma, e Suürünleri üretimi ve e Tarımsal araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) olmak üzere 5 ana başlık altında tarımsal destekler verilmektedir.

2025 yılında tarımsal desteklemeler için 135 milyar TL kaynak ayrılmıştır.

Tarım politikalarının amaçları, ilkeleri ve öncelikleri doğrultusunda tarım sektörüyle ilgili politikaların planlanmasına yönelik 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 7'nci maddesinde değişikliğe gidilmiştir. Bahse konu kanuni düzenlemeye istinaden "Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik" yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Yapılan düzenlemeyle ürünlerin arz ve talep miktarı dikkate alınarak tarım havzası veya işletme bazında ürün veya ürün gruplarının en uygun yerde üretilmesi sağlanacak, ilin ekolojisine uygun ve suyu merkeze alan bir anlayış çerçevesinde oluşturulacak bitkisel üretim deseninde stratejik ürünler önceliklendirilecektir.

8859 sayılı 2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında bitkisel üretimde yeni destekleme modeline ilişkin hususlar düzenlenmiştir.

Cumhurbaşkanı Kararı ile tarımsal üretimin ve gıda arz güvencesinin sürdürülebilirliğinin sağlanması, üretim planlamasına katkı sağlaması, verim ve kalitenin artırılması, tarımsal üretimde çevreci yaklaşımların benimsenmesi ve uygulanan politikaların etkinliğinin artırılması amaçlanmıştır.

Strateji Geliştirme Başkanlığı

Bu kapsamda, ülke ihtiyacının yurt içi üretimle karşılanabilmesi için verim ve kalitenin artırılması, kayıtların güncel tutulması ile üretim sürecinde yaşanan maliyet artışları ve fiyat istikrarsızlıkları gibi olumsuz koşullardan üreticilerin korunması hedeflenmektedir.

Yeni destekleme modeliyle; e İlk defa bitkisel üretim destekleri 3 yıllık ve üretim döneminden önce açıklanmıştır. e Destek kalemlerinde sadeleştirmeye gidilerek, daha yönlendirici, etkin ve öngörülebilir hâle getirilmiştir.

Üretim planlaması kapsamındaki stratejik ürünlere ilave destek verilecektir. e Sukısıtı olan havzalarda münavebeye uygun üretime ilave destek sağlanacaktır. e Kamu kuruluşları tarafından ıslah edilen milli tohumla üretim yapan üreticilerimiz ilave destek alacaktır. e Destek tutarları girdi maliyetlerindeki değişikliklere göre her yıl güncellenecektir. e Çifiçilerimiz üretime karar vermeden önce, hangi havzada, hangi ürüne, ne kadar destek alacağını bilerek planlı şekilde faaliyete başlayabilecekler ve bu sayede plansız üretimin getirdiği birtakım olumsuzluklardan etkilenmeyecektir.

Bitkisel üretimin desteklenmesi programıyla çiftçilere temel destek, planlı üretim desteği ve üretimi geliştirme destekleri verilecektir.

Söz konusu karar kapsamında; Buğday üreticilerimize toplamda 317 TL temel destek, 317 TL ise planlı üretim desteği olmak üzere toplam 634 TL destek verilecektir.

Çifiçi Kayıt Sistemine kayıtlı olan, planlama kapsamındaki ürünleri havzasında üreten tüm çiftçilere ve planlama kapsamı dışındaki diğer ürünleri üreten çiftçilerin tamamına temel destek ödenecektir. Böylece stratejik ürünlerin mazot maliyetinin 9050'si ve gübre maliyetinin 9025'i karşılanacaktır. Planlama kapsamındaki ürünleri havzasında üreten çiftçilere temel desteğe ilave olarak planlı üretim desteği verilerek, mazot maliyetinin 96100'ü ve gübre maliyetinin 7090'si karşılanacaktır. Diğer taraftan su kısıtının olduğu 11 ilin 52 ilçesinde ise planlama kapsamında az su tüketen arpa, buğday, yağlık ayçiçeği, aspir, fiğ, mercimek, nohut ve yem bezelyesi üreten çiftçilerimize ise gübre maliyetinin kalan 9050'lik kısmı da yer altı su kısıtı desteği olarak verilecektir. Böylece bu bölgelerde üretim planlamasına uygun ekim yapan üreticilerin mazot ve gübre maliyetinin 90100'ü desteklenecektir.

Yem bitkileri üretim planlaması kapsamına alınmış olup tüm havzalarda desteklenecektir. Süt havzası olarak belirlenen illerde yem bitkisi üreten çiftçilere ilave 9050 planlı üretim desteği ödenecektir.

Verim ve kaliteyi artırmak için sertifikalı tohum kullanım, sertifikalı/standart fidan kullanım, organik tarım, iyi tarım uygulamaları, katı organik-organomineral gübre destekleri verilmeye devam edilecektir.

Üreticilerin tarımsal üretime yönelik kredi/finansman ihtiyaçlarının uygun koşullarda karşılanması amacıyla, 8038 ve 8039 sayılı Cumhurbaşkanı Kararları kapsamında 01.01.2024- 31.12.2026 tarihleri arasında Ziraat Katılım Bankası A.Ş. ile T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden 28 farklı konuda 9425-90100 aralığında Hazine faiz/kâr payı destekli yatırım ve işletme kredi/finansmanı kullanımı yapılabilmektedir.

Strateji Geliştirme Başkanlığı

Üreticilerimiz temel bitkisel ve temel hayvansal üretim konularında 300.000 TL'ye kadar sıfır faizli, 300.000 TL'nin üzerindeki kredilerde ise 10 milyon TLye kadar 9650-940100 aralığında faiz/kar payı destekli kredi/finansman kullanabilmektedir.

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) başta hububat ve bakliyat olmak üzere görev alanına giren ürün piyasalarını yakından takip ederek, piyasa regülasyonuna destek sağlamaktadır.

Alım fiyatı piyasa fiyatlarının belirli bir düzeyin altına düşmesini önlemek için belirlenen referans fiyat olup üreticilerimizin bu fiyatların altında ürün satmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

Ayrıca TMO, hububat piyasalarını düzenleme görevi kapsamında öncelikle yurt içinde üreticilerden alım yapmakta olup üretici arzının sona ermesini müteakip piyasa fiyat istikrarını sağlamak için üretici mağduriyetine yol açmadan gerektiğinde stoklarını dış alımla takviye edebilmektedir.

İbrahim YUMAKLIBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir