Kocaeli ilindeki bir fabrikada çalışan işçilerin sendikal haklarının engellendiği iddiasına ilişkin
Kaynak göster
İskender Bayhan (EMEP), 24 Mart 2025 tarihinde 7/26171 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 532 gün sonra, 7 Eylül 2026).
İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “Kocaeli ilindeki bir fabrikada çalışan işçilerin sendikal haklarının engellendiği iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/26171, 24 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-26171-kocaeli-ilindeki-bir-fabrikada-calisan-iscilerin-sendikal-haklarinin-engellendigi-iddiasin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/12dd7480-b020-4b54-8004-0195cc4660d6
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 532 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat Işıkhan tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 24.03.2025 we X Senle,
Belçika menşeli Bekaert'ın Kocaeli'nin Kartepe ve İzmit ilçelerinde faaliyet gösteren iki fabrikasında, son iki yılda patron tarafından açıkça sendikasızlaştırma politikası uygulanmakta ve hukuksuz uygulamalara imza atılmaktadır. 2022 yılının Aralık ayında, Birleşik Metal-İş Sendikası'nın örgütlü olduğu Bekaert İzmit fabrikasında toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine sendika üyesi işçiler grev kararı almıştı. Ancak greve çıkacakları günün sabahında, Cumhurbaşkanlığı'nın hukuka aykırı kararıyla grev ertelenmiş; ilgili mevzuat gereği erteleme süresi sonunda yeniden greve çıkılması mümkün olmadığından, fiilen grevleri yasaklanmıştır. Bekaert işçileri, Anayasa Mahkemesi kararlarıyla hukuka aykırılığı tespit edilen söz konusu yasak kararını tanımayarak, sömürücülerin her türlü baskısına rağmen grevlerini 18 gün boyunca kararlılıkla sürdürmüştü.
Bekaert yönetimi, işçilerin grev yasağını tanımayan kararlılıklarından rahatsızlık duyarak, son iki yıl içerisinde baskılarını yoğunlaştırdı. Önce sendikanın işyeri baş temsilcisi işten çıkarıldı, ardından fabrikanın etrafı tellerle çevrildi ve dinlenme alanlarına kameralar yerleştirilerek işçiler üzerindeki gözetim ve denetim artırıldı. Aynı süreçte, işçilerin enflasyon karşısında eriyen ücretleri için yaptıkları ek zam talepleri de görmezden gelindi. Böylece, işçilerin seçilmiş sendika temsilcisinin işten atılması ve fabrikada kurulan gözetleme sistemleriyle işçiler üzerinde korku iklimi hâkim kılınmaya çalışıldı.
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Bekaert patronu en büyük hamlesini ise sona saklayarak 2024 yılı içerisinde Hak-İş"e bağlı Özçelik-İş Sendikası'nın örgütlü olduğu Kartepe fabrikası ve DİSK'e bağlı Birleşik Metal-İş sendikasının örgütlü olduğu İzmit fabrikalarını tek şirket çatısı altında birleştirme kararı aldı. Üstelik bu kararı, 2024-2026 dönemi toplu iş sözleşmesi ve yetki sürecinin hemen öncesinde alarak, İzmit ve Kartepe fabrikalarının "Bekaert Çelik Kord Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi" adı altında birleştiğini duyurdu.
Bugün gelinen noktada Bekaert işçileri, anayasal hakları olan toplu sözleşme düzeninden mahrum bırakılmış, hakları geriletilmiş, zam talepleri karşılıksız kalmış, her an işten atılma tehdidiyle yüz yüze Kalmış durumdadır. İşçilerin bu süreçte sendika seçme özgürlüklerinin sağlanması için her iki fabrikanın işçilerinin katılımıyla referandum yapılması talepleri de Bekaert patronu tarafından kabul edilmemiştir.
Birleşik Metal-İş Sendikası Bekaertta yaşanan işyeri birleşmesinin usulen hukuka aykırılıklar içerdiğini belirterek suç duyurusunda bulunmuştur.
Bu Bağlamda;
I- Bekaert firmasının gerçekleştirdiği birleşme süreci, işçilerin sendikal haklarını geriye götürerek ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ve anayasa ile diğer ilgili mevzuat tarafından güvence altına alınan sendika ve toplu iş sözleşmesi haklarını ihlal etmektedir. Bu ihlallerle ilgili olarak bakanlığınız tarafından herhangi bir inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır?
SORULAR
Eğer bir inceleme/soruşturma yürütülüyor ise söz konusu birleşme ve öncesinde yaşanan gelişmelere dair Bekaert patronu ve Birleşik Metal İş sendikasının bilgilerine başvurulmuş mudur? Ayrıca Adalet Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı"ndan ilgili birleşme süreci ve buna yönelik itiraz süreçleri konusunda bilgi talep edilmiş midir? Eğer herhangi bir inceleme veya soruşturma yürütülmüyorsa, bunun gerekçesi nedir?
04.05.2024 tarihinde yetki tespiti için mevzuata uygun şekilde başvuruda bulunan Birleşik Metal-İş Sendikası'nın başvurusu yanıtsız bırakılırken, yalnızca iki gün sonra, 06.05.2024 tarihinde yetki tespiti başvurusu yapan Özçelik-İş Sendikası'na nasıl olumlu yanıt yerilmiştir? Bakanlığınızın yetki tespit başvurularında uyguladığı öncelik sıralaması nedir? Daha önce başvuru yapan bir sendikaya yanıt verilmezken, daha sonra başvuru yapan bir sendikaya hızla olumlu yanıt verilmesi, bakanlığınızın sendikal ayrımcılık yaparak suç işlediği iddialarını gündeme getirmektedir. Bu iddialara ilişkin bakanlığınızın somut ve gerekçeli bir açıklaması var mıdır?
Yetki tespitlerine itiraz sürecinde, toplu iş sözleşmesi prosedürünün durdurulması, ülkemiz hukuk sisteminde benzeri bulunmayan bir uygulamadır. Başka hiçbir alanda itiraz süreci işlemleri durdurmazken, yalnızca yetki itirazlarında bu durumun geçerli olması, işçiler açısından ciddi hak kayıplarına yol açmaktadır. Bu mağduriyetleri giderecek somut bir yasal düzenleme hazırlığınız var mıdır?
Bilindiği gibi yetki sürecinde yetkili sendikanın tespiti için işyerlerinde referandum uygulaması ülkemiz tarihinde çeşitli dönemlerde yargı kararlarıyla uygulanmıştır. 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nda yer almasa da emek tarihimizde yeri olduğu gerçeğini de gözeterek işçilerin sendika seçme özgürlüğünü güvence altına alacak somut bir yasal düzenleme hazırlığınız bulunmakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·
İlgi (o : 09.04.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1608670 sayılı yazınız.
İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili Sayın İskender BAYHAN tarafından yöneltilen 7/26171 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.
"Sendikal örgütlenme hakkı, işçilere, işverenlere ve kamu görevlilerine tanınan anayasal bir haktır. 6336 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda sendikaya üye olmanın serbesi olduğu ve hiç kimsenin sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamayacağı, işçi veya işverenin sendikalaşma hakkı ve sendika özgürlüğü ile ilgili hükümleri belirtilmiştir. Anılan hükümlere uyulmaması durumunda, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda, 4857 sayılı İş Kanununda ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda çeşitli yaptırımlar öngörülmüştür.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 41 inci maddesinde; *(1) Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.(2) İşletme toplu iş sözleşmeleri için işyerleri bir bütün olarak dikkate alınır ve yüzde kırk çoğunluk buna göre hesaplanır.(3) İşletmede birden çok sendikanın yüzde kırk veya fazla üyesinin olması durumunda başvuru tarihinde en çok üyeye sahip sendika toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir. ifadeleri hüküm altına alınmıştır.
Bununla birlikte, Bakanlığımızca yıl içinde yürütülen iş teftişi faaliyetleri, geçmiş yıllara ait istatistiki veriler, ulusal politikalar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak, çalışma hayatının riskleri ve öncelikleri ile Bakanlığımızın kaynakları dikkate alınarak programlı teftişler ve program dışı teftişler şeklinde yürütülmektedir. Programlı tefiişler, çalışma hayatındaki sorunların değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi sonucu belirlenen alanlarda veya sektörlerde yahut özel bir risk grubu hedeflenerek belirlenen işyerlerinde çalışma hayatı ile ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasının denetlenmesi amacıyla gerçekleştirilen teftişlerdir. İncelemelerden oluşan program dışı teftişler ise programlı teftişler dışında kalan ihbar, şikâyet vb. talepler üzerine veya Bakanlığa intikal eden evraklardan teftiş hizmetiyle bağdaşır nitelikte olanların teftiş programına alınması sonucu gerçekleştirilmekteği.
Çankaya / ANKARA Tel(312) 296 — 71 68