İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/37572 GEÇ CEVAPLANDI · 54 GÜN

Cezaevlerinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin

Kaynak göster

Mehmet Kamaç (DEM Parti), 11 Aralık 2025 tarihinde 7/37572 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 54 gün sonra, 3 Şubat 2026).

Mehmet Kamaç (DEM Parti, Diyarbakır). “Cezaevlerinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37572, 11 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37572-cezaevlerinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/707e3824-dc81-423c-ae75-019b12b4f7f6

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 54 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç

Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Rip

Gerekçenin tamamını göster (18 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), İnsan Hakları Derneği (İHD) ve baroların raporları; Türkiye hapishanelerinde işkence ve kötü muamele iddialarının devam ettiğini, mahpusların temel sağlık hizmetlerine erişiminin sistematik biçimde engellendiğini ve özellikle ağır hasta mahpusların tahliyelerinin keyfi gerekçelerle ertelendiğini ortaya koymaktadır.

Cezaevlerinde meydana gelen şüpheli ölümler, etkili ve bağımsız soruşturmaların yürütülmemesi nedeniyle cezasızlıkla sonuçlanmakta, bu durum, Anayasa'nın 17. maddesi ile güvence altına alınan yaşam hakkı ve işkence yasağının açık ihlali anlamına gelmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatları da, cezaevlerinde gerçekleşen ölüm ve kötü muamele iddialarında devletin "etkili soruşturma" yürütme yükümlülüğünü açıkça tanımlamaktadır.

Ağır hasta mahpusların Adli Tıp Kurumu raporları gerekçe gösterilerek. cezaevinde tutulmaya devam edilmesi, tedavi ve yaşam hakkının ihlali niteliği taşımaktadır. Özellikle politik mahpuslara yönelik farklı infaz uygulamaları, infaz rejiminin eşitlik ve hukuk devleti ilkelerinden uzaklaştığını göstermektedir.

Çıplak arama uygulamaları, hücre cezaları, iletişim haklarının keyfi biçimde kısıtlanması ve disiplin cezalarının yaygın kullanımı, işkence ve insanlık dışı muamele yasağının dolaylı biçimde ihlal edildiğine işaret etmektedir.

Adres: Halkla İlişkiler Binası 2. Kat C-203 TBMM/ANKARA

Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşme, Avrupa

İnsan Hakları Sözleşmesi ve BM Mandela Kuralları, devletin cezaevlerinde mutlak işkence yasağını ve insan onurunu koruma yükümlülüğünü açıkça düzenlemektedir.

Bu bağlamda:

2024 ve 2025 yıllarında Türkiye genelindeki cezaevlerinde meydana gelen şüpheli ölüm sayısı kaçtır? Bu ölümlerin cezaevlerine ve ölüm nedenlerine göre dağılımı nedir?

Bu şüpheli ölümlerden kaçı hakkında etkin ve bağımsız adli soruşturma yürütülmüştür? Kaçı hakkında kovuşturma açılmış, kaçı mahkumiyetle sonuçlanmıştır?

Aynı dönemde cezaevlerinde bulunan ağır hasta mahpus sayısı kaçtır? Tahliyesi ertelenen ağır hasta mahpusların sayısı ve bu ertelemelerin gerekçeleri nelerdir?

Adli Tıp Kurumu tarafından "cezaevinde kalabilir" raporu verilen mahpuslardan kaçı, rapora rağmen yaşamını yitirmiş veya sağlık durumu ağırlaşmıştır?

2024-2025 yıllarında cezaevlerinde uygulanan çıplak arama, işkence ve kötü muamele iddialarına ilişkin olarak kaç disiplin soruşturması ve kaç ceza soruşturması başlatılmıştır?

Bu iddialar kapsamında görevli infaz koruma memurları ve cezaevi yöneticileri hakkında verilen disiplin veya ceza yaptırımları nelerdir?

Mahpusların sağlık hizmetlerine erişimini izleyen, şeffaf ve bağımsız bir denetim mekanizması bulunmakta mıdır? Varsa bu mekanizma hangi kurumlar tarafından yürütülmektedir?

Politik mahpuslara yönelik farklı infaz uygulamaları ve hak kısıtlamalarına ilişkin

Bakanlığınızca yapılmış bir değerlendirme veya izleme çalışması var mıdır?

Adres: Halkla İlişkiler Binası 2. Kat C-203 TBMM/ANKARA

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1761103 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Mehmet Kamaç tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/37572 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden İ1E500v - AAbv L1p - 7t1063P - Igi918- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-2125-900/1107 Konu : Yazılı soru önergesi OL /V2026

Sayın Mehmet KAMAÇ Diyarbakır Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/37572 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi (politik) mahpus" kavramı bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümüözlü kişiler barındırılmaktadır.

1. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden Gj cNZTs - xEOgS R3 - IW1hxXH - cb7EHOzile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

I1- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

C) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.

IV- 5275 sayılı Kanunun;

A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fikrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,

B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden Gj CNZTS - xEOgSR3 - IWIhxXH - cb7EHOzil erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

V- Arama, 5275 sayılı Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.

Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.

Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecrek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.

Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.

VE Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden; ceza infaz kurumlarında tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı anlaşılmıştır.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden Gj CNZTS - xEOgS R3 - IWIhxXH - cb7EHozsitk erişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 11 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir