İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/27198 GEÇ CEVAPLANDI · 281 GÜN

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın tutuklanması sonucu gerçekleşen protestolar nedeniyle tutuklanan kişilere ilişkin

Kaynak göster

Meral Danış Beştaş (DEM Parti), 9 Nisan 2025 tarihinde 7/27198 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 281 gün sonra, 15 Ocak 2026).

Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum). “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın tutuklanması sonucu gerçekleşen protestolar nedeniyle tutuklanan kişilere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/27198, 9 Nisan 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-27198-istanbul-buyuksehir-belediye-baskani-nin-tutuklanmasi-sonucu-gerceklesen-protestolar-neden (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/6b2b63a4-efd6-4026-be39-01961a9a992c

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 281 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

• Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98 . . inci ve TBMM İçtüzüğü 'nün 96 ile 99 uncu maddeleri gereğince yazılırölarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

I DANIŞ BEŞTAŞ rum Milletvekili

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 19 Mart 2025'te gözaltına a masıyla başlayan protestolar, 23 Mart'ta tutuklanmasıyla beraber gelişmiş; binlerce kişi gözaltına alınmış olup 301 kişinin tutuklu olduğu bilgisi kamuoyu ile paylaşılmıştır.

Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Bilindiği üzere muhalefet partisinin cumhurbaşkanı adayı olarak lanse edilen Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının 31 yılın ardından iptal edilmiş olması -açık bir şekilde idarenin kusuruna ilişkin olduğu halde- gençlerde ve öğrencilerde mevcut gelecek kaygılarını artırmıştır.

Yine İmamoğlu'nun tutuklanmasına dair karar; ülkede serbest seçim hakkının engellenmesi olarak değerlendirilmiş ve gençlerin anayasa ve yasaların dahi uygulanmadığını düşündükleri bir sisteme eleştirileri söz konusu olmuştur. Bu eleştiri ve büyüyen kaygılarını dile getirmek maksadıyla anayasal güvence altında olan toplantı ve gösteri yapma haklarını kullanmışlardır. Ancak ne var ki; öğrenciler tarafından kullanılan bu anayasal hak, kolluğun etkin mukavemeti ile yanıtlanmış, çok sayıda öğrenci darp edilerek gözaltına alınmıştır.

Kadınlar ve gençleri hedefe konulmuş olduğu bu kaos pratiğinde, kadınlara çıplak arama yapıldığı, cinsel taciz ve tehdit gerçekleştireceği ifade edilmiş, cinsel taciz iddiaları ifade tutanaklarına da yansımıştır. Yine öğrenciler ağır şekilde darp edilmiş, plastik mermi ile vurulmuş, gözaltı esnasında işkence uygulamaları söz konusu olmuş ve ters kelepçe takılmıştır. Bu esnada kolluğun kendi aralarındaki konuşmalarında "son dövdüğüm ölümden döndü" şeklindeki ifadeler diğer gözaltına alınanlarca duyulmuştur. Başlıbaşına bu durum dahi kolluğun işkence suçu işlediğinin teyididir.

Ayrıca işkence görenlere darp raporu verilmediği, tutuklu çocuk ve gençlerin can güvenliği endişesi taşıdığı bilgileri paylaşılmıştır. Halihazırda okulların sınav dönemi olup çok sayıda öğrenci sınava giremeyecek durumda olup okullarının uzaması ihtimali mevcuttur. Yine YÖK takvimine göre yapılacak olan sınavların yaklaşıyor oluşu da tutuklu öğrencilerin gelecek planlarını aksatacaktır.

Halihazırda tutuklu bulunan öğrencilerin çoğu aileleri ile görüşme sağlayamamış, bazı öğrencilerin nerede kaldığı tespit edilememiş durumdadır. Yine adli mahpuslarla kalan öğrencilerin can güvenliği endişesi taşıdıkları da ifade edilmektedir. Ayrıca çoğunun düzenli olarak kullandığı ilaçların cezaevine alınmamış olması, şakağına polis mermisi gelen öğrencinin tedavi edilmediği, gözlüğü kırılanların yenisinin temin edilmediği, beslenme gibi en temel ihtiyaçların sağlanmadığı hususu da aktarılmıştır. Çok sayıda hasta tutuklu mevcut olup telafisi imkansız hadiseler gerçekleşmesi an meselesidir. Bir diğer dikkate değer husus da büyük çoğunluğunun aynı zamanda çalıştıkları ve ailelerini de geçindirmek zorunda olduklarıdır. Öğrencilerin hem eğitim hayatlarını yitirmek, hem işsiz kalmak hem de ailelerine destek olamamak gibi büyük mağduriyetleri söz konusudur.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. 19 Mart 2025 günü itibari ile kaç kişi tutuklanmıştır?

  2. Tutuklananların yaş aralıkları ve cinsiyet dağılımı ne şekildedir?

  3. Tutuklananların kaçı üniversite kaçı lise öğrencisidir?

  4. Tutuklananların kaçı çalışandır?

  5. Halihazırda tutuklu bulunanların kaçı hastadır? Hastalıkları ile ilgili tedavi olanakları ne durumdadır? Neden ilaç temini ve tedavi yapılmamıştır?

  6. Kaç kişiye çıplak arama yapılmıştır?

  7. Çıplak arama neden yapılmıştır?

  8. Çıplak arama ağır bir hak ihlali olduğu halde, bunda ısrar eden kolluk hakkında adli yahut idari işlem tesis edilmiş midir? Edilmediyse neden?

  9. Kadınlara yönelik cinsel taciz iddiaları değerlendirimiş midir? Bu iddiaların müsebbipleri olan kolluk tespit edilmiş midir? Haklarında yaptırım uygulanmış muıdır/uygulanacak mıdır?

  10. Öğrencilerin gözaltı ve tutuklama gerekçeleri nelerdir? Tutuklamalarda kişilere isnat edilen suçlar nelerdir?

  11. Çeşitli eleştiri ve düşüncelerini dile getirenlere dönük neden ilk tedbir olarak tutuklama müessesi devreye sokulmaktadır?

  12. YTutuklamaların dayanağı nedir? Kişilere ait iletişim tespiti, kolluk tutanağı, fotoğraf yahut görüntü kayıtlarına istinaden mi tutuklamalar gerçekleşmiştir?

  13. ) İsnat edilen suçlara ilişkin cezaların üst sınırı nazara alındığında direkt tutuklama kararı verilmiş olması orantılı mıdır?

  14. ) Yargılama müddetince öğrencinin tutuklu kaldığı göz önünde bulundurulduğu vakit suça tekabül eden cezanın mahiyetine göre fazladan tutuklu bulunduğu ve bu bağlamda olası telafisi imkânsızzararların hâsıl olmasına dair ne tür önlemler alınması düşünülmektedir?

  15. ) Hasta ve tedaviye ihtiyaç duyan tutuklular için neden bir çalışma yürütülmemektedir?

  16. ) Öğrenciler, yaklaşan sınavlarına nasıl çalışabilecek ve girebileceklerdir?

  17. ) Tutukluluk dolayısıyla okullarının uzaması yahut akademik yükselme şanslarının ellerinden alınmış olması riski söz konusu olup olası mağduriyetlerin önlenmesi için bir çalışma yürütülecek midir?

  18. ) Gözaltına alınma esnasında uygulanan işkencenin sebep ve dayanağı var mıdır?

  19. ) Kolluğun bir kişiyi "ölümden dönecek seviyede?" dövme hak ve yetkisi nereden gelmektedir? Bahsi geçen kolluk hakkında adli ve idari yaptırım uygulanması sağlanacak mıdır?

  20. ) Ters kelepçe uygulaması işkence değil midir? Neden kolluk işkence suçunda ısrar etmektedir?

  21. 214) Anayasa ve uluslararası sözleşmeler uyarınca düşünce ve düşünceyi ifade hürriyeti önündeki engel uygulamaların kaldırılmasına/revize edilmesine yönelik çalışmalar yapılması gündeminizde midir? Ne tür çalışmalar yapılması öngörülmektedir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1621124 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/27198 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet) ip izi

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden MwwWovYh - ggFwGB9 - EVg9 KÇE - HDwekg- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-695-3673/5154 İ Konu : Yazılı soru önergesi 101 0025

Sayın Meral DANIŞ BEŞTAŞ Erzurum Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/27198 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

İ- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.

N- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri, uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden FÜW9E/Z - 9PRİSFR - zS60T44 - rMal pwz ile erişebilirsin

DIŞ

Mevzuat Genel Müdürlüğü

(OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca Ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

I1- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

C) Hükümlü ve tutukluların; ayakta ve yatarak tedavilerinde muayene, tetkik, tahlil, kontrol, ilaç, diş protezi ve tıbbi malzemeleri Sağlık Bakanlığı, hastane tarafından temini mümkün bulunmayan tıbbi malzemeler (ortez, protez, gözlük, işitme cihazı, şeker ölçüm çubuğu vb.) ile ilaç bedelleri ise Adalet Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır.

IV- A) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 50. maddesi ile 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 123. maddesinde; hiçbir hâlde zincir ve demire vurmanın tedbir olarak uygulanmayacağı, kelepçe ve bedensel hareketleri kısıtlayıcı araçların, çocuk hükümlüler hariç olmak üzere, yetkili makamın önüne getirildiğinde çıkarılmak kaydıyla, sevk ve nakil sırasında kaçmayı önlemek için kullanılabileceği,

B) Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin "Mülki görevlerin esasları" kenar başlıklı 11. maddesinin birinci fikrasının (8) bendinde, jandarmanın ceza infaz kurumlarının dış korumalarını sağlayıcı önlemleri almakla, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakilleriyle muhafazalarını sağlamakla görevli olduğu; "Sevk ve nakil sırasında alınacak önlemler" kenar başlıklı 34. maddesinde, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakli sırasında kaçmalarını önlemek için sağlığa zarar vermeyecek gerekli bütün önlemlerin alınacağı,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden FUWSE/Z - OP RİSFR - zS60T4* - rMa Ipwile erişebilirsin

Die

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Bu kapsamda, hükümlü ve tutukluların sevk veya nakli sırasında kaçmalarını önlemek amacıyla kelepçe takılması, sevk edilenin koluna girilmesi, yeterli sayıda personel ile etrafında çember oluşturulması gibi hükümlü ve tutuklunun sağlığına zarar vermeyecek şekilde gerekli önlemler alınmakta, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlü ve tutukluya keyfi davranışta bulunulmamaktadır.

V- Arama, 5275 sayılı Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.

Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.

Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.

Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.

VI- 5275 sayılı Kanunun, "Öğretimden yararlanma" kenar başlıklı 76. maddesinin birinci fikrasında, açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin tüm öğretim türlerinden, diğer ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin ise kurum içinde verilebilen yaygın, dışarıdan ve açık öğretim programlarından yararlanmalarının sağlanacağı; ikinci fıkrasında, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin, kurum içinde açılan örgün öğretim programlarına kurum disiplin, düzen ve güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde, kurumsal kapasite ve imkânların uygunluğu ölçüsünde devam edebileceği ve yaş, eğitim düzeyi, engellilik durumu, sosyal ve ekonomik durum ile benzeri ölçütlere göre ihtiyacı olan hükümlülere öncelik verileceği; üçüncü fıkrasında, kayıtlı olduğu eğitim kurumlarının ilgili mevzuatına göre gerekli şartları taşıyan ve kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin sınavlarının, kişi ve kurum güvenliği ile kurum disiplin ve düzeninin bozulmasını önleyici tedbirler alınarak aşağıda belirtilen usule göre ceza infaz kurumu içinde yapılacağı, buna göre hükümlülerin kayıtlı oldukları ortaöğretim, ön lisans, lisans ve benzeri öğretim programları kapsamındaki sınavlar ile mesleki yeterlilik gibi yazılı veya sözlü sınavlarının, ilgili kurum ile koordinasyon sağlanarak öncelikle çevrim içi, bunun mümkün olmaması halinde ise ilgili eğitim kurumu görevlisinin gözetiminde yüz yüze yapılacağı ve hükümlülerin merkezi sınavlar ile açık öğretim kurumları sınavlarına, sınav merkezi olarak belirlenen ceza infaz kurumlarında katılacağı; dördüncü fıkrasında, kurum ve kuruluşlar ile üniversitelerin, sınavlara ilişkin olarak üçüncü fıkrada belirtilen konularda ii; çil İLLA

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hütp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden FUN9SE/Z - 9P RİSFR - zS6OT4* - rMa İpW- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü gerekli düzenlemeleri yapmak ve tedbirleri almakla yükümlü oldukları; beşinci fıkrasında, açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin öğretimden yararlanması veya sınavlara katılmasının, hükümlünün; başarısız olması, devamsızlık göstermesi, eğitim ve sınav alanlarında bu Kanunda yazılı disiplin cezasını gerektiren eylemlerden birini gerçekleştirmesi veya öğretim programının ceza infaz kurumunun işleyişine yer ve zaman itibarıyla uygun olmaması halleri dışında engellenemeyeceği hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

VI- Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı 5275 sayılı Kanunun 62. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin birinci fıkrasında hükümlünün, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahip olduğu; ikinci fıkrasında resmi kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınların, hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe verileceği; eğitim ve öğretimine devam eden hükümlülerin ders kitaplarının denetime tâbi tutulamayacağı; üçüncü fıkrasında kurum disiplinini, düzenini veya güvenliğini bozan ya da tehlikeye düşüren, hükümlülerin iyileştirilmesi amacına ulaşmayı zorlaştıran yahut müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayının hükümlüye verilmeyeceği; dördüncü fıkrasında ilan ve reklamın geçici süreyle kesilmesi hâli dışında Basın İlân Kurumu aracılığıyla resmi ilan ve reklam yayınlama hakkı bulunmayan gazetelerin, ceza infaz kurumuna kabul edilmeyeceği, yabancı dilde yayımlanmış gazete ve dergilerin ceza infaz kurumuna kabul edilmesinde Adalet Bakanlığının yetkili olduğu hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

VM- Ülkemiz ceza infaz kurumlarında tüm iş ve işlemler, başta 5275 sayılı Kanun olmak üzere ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde insan onuruna saygı ilkesi esas alınarak yürütülmektedir.

IX- Soru önergesinde istenilen ayrıntıda bilgi sunulamamakla birlikte; tüm ceza infaz kurumlarında barındırılan tutuklu ve hükümlü sayılarına, tutuklu ve hükümlülerin cinsiyetlerine, öğrenim durumlarına ve yaş gruplarına göre dağılımına ilişkin istatistiklere

Bakanlığımız Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün "https://www.cte.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden FUNSE/Z - 9PRİSFR - zS60T44 - rMalpwile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 8 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir