İzmir ilinin içme suyu ihtiyacına ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 93 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Saygılarımla. 14.04.2025 İN aydar ALTINTAŞ İzmir Milletvekili
03/07/1968 tarihli ve 1053 Sayılı "Ankara, İstanbul ve Nüfusu 100.000'den Büyük Şehirlere İçme Suyu Temini Hakkında Kanun" ile baraj, isale hattı, su arıtma tesisleri ve su depolarının inşası görevleri Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne (DSİ) verilmiştir. 18/04/2007 tarihli ve 5625 sayılı Kanun ile bu düzenleme kapsamı genişletilerek, nüfus kriteri kaldırılmış; belediye teşkilatı olan. tüm yerleşim yerlerinin içme, kullanma ve endüstri suyu temini ile gerekirse atık su tesislerinin yapımı görev ve yetkisi DSİ'ye verilmiştir.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Bu kanuni düzenlemelere rağmen, İzmir gibi Türkiye'nin en büyük ve en yoğun nüfusa sahip illerinden birinde içme suyu arz güvenliği ciddi sorunlar barındırmaktadır. Kentin nüfusunun artmasına, iklim krizinin su kaynakları üzerindeki etkisine ve küresel kuraklık eğilimlerine rağmen DSİ'nin İzmir'e yönelik su altyapısı yatırımlarında yeterince aktif rol almadığı görülmektedir. Dolayısıyla kamuoyunda, siyasi nedenlerle merkezi idarenin İzmir halkını cezalandırdığı yönünde ciddi kaygılar oluşmuştur.
Bu çerçevede;
I) DSİ'nin İzmir iline bugüne kadar sağladığı içme, kullanma ve endüstri suyu yatırımları nelerdir? a,
SORULAR
Bu yatırımların toplam bedeli, fiziki gerçekleşme oranı ve yıllara göre bütçe dağılımı nedir?
İzmir'in artan su ihtiyacını karşılamak amacıyla DSİ tarafından yakın vadede planlanan yeni içme suyu yatırımı bulunmakta mıdır? Varsa bu projelerin detayları nelerdir?
İzmir'e yönelik su yatırımlarının sınırlı tutulması, halk nezdinde "İzmir halkı merkezi iktidarı desteklemediği için cezalandırılıyor" algısına neden olmaktadır. Bu algının önüne geçmek adına, Bakanlığınızın ve DSİ'nin somut ve şeffaf bir planı bulunmakta mıdır?
Mevcut iklim krizi koşullarında İzmir'in su arz güvenliğinin sağlanması adına, Bakanlığınızın sorumluluğundaki öncelikli tedbir ve projeler nelerdir? .... lll
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ)'nün İzmir iline bugüne kadar yaptığı içme, kullanma ve endüstri suyu yatırımlarının toplam bedeli 44.808.388.382 TL'dir. 872 milyon TL maliyetli "İzmir- Karaburun Karareis Barajı ve Salman Göleti Ortak Deposu, İletim Hattı Yapımı ve Arıtma Tesisi" işi kapsamında isale hattı ve depo imalatları tamamlanmış, arıtma tesisi imalatları ise tamamlanmak üzeredir. İş kapsamında 9495 fiziksel gerçekleşme sağlanmıştır.
"Başlamış Barajı İçmesuyu İletim Hattı Proje Yapımı" işi, 2025 yılı Yatırım Programında yer almakta olup proje yapım ihalesinin gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Barajdan alınacak içme suyu, 45 km uzunluğunda, 1400 mm çapındaki çelik boru ve 2,5 km uzunluğundaki tünel hattıyla "İzmir İçmesuyu 2. Merhale 1. Kısım İşi" kapsamında yapılan ve hâlihazırda işletmede bulunan iletim hattının 31. kilometresine bağlanmaktadır.
Bu su kaynaklarının dışında, İZSU Genel Müdürlüğü'nün 27.03.2025 tarihli yazısı ile Dikili Kabakum Barajı, Foça Barajı, Dikili Kışla Barajı, Bergama Maruflar Barajı, Torbalı Fetrek Derivasyonu (Vişneli, Düğünyeri ve İkiçeşmeler Regülatörleri) ve Buca Kaynaklar Regülatörü için de protokol imzalanması talebinde bulunulmuştur. Söz konusu talepler değerlendirme aşamasındadır.
İzmir il merkezi için yapılan projeksiyon çalışmalarına göre, Başlamış Barajı (35,65 hm3), Çamlı Barajı (6,00 hm), Bostanlı Barajı (2,33 hm?), Düvertepe Barajı (72,23 hm3) ve Kaynaklar Regülatörü'nün (3,14 hm?) devreye girmesi planlanmakta olup böylelikle, İzmir il merkezinin 2050 yılına kadar içme ve kullanma suyu ihtiyacı karşılanacaktır.
İzmir ilinin kısa, orta ve uzun vadeli içmesuyu ihtiyaçlarının karşılanması adına kuraklık, iklim değişikliği, nüfus artışı vb. hususlar bütüncül şekilde değerlendirilerek, 2050 hedef yılına kadar içmesuyu projeksiyonlarının yapılarak alternatif içmesuyu kaynaklarının devreye alınması hususunda gerekli tedbirler alınmaktadır.
Bakanlığımızca 2016 yılında tamamlanan "İklim Değişikliğinin Su Kaynaklarına Etkisi Projesi" ile iklim değişikliğinin tüm havzalarda yüzey ve yer altı sularına muhtemel etkisi tespit edilmiş ve gerekli uyum faaliyetleri belirlenmiştir.
Ulusal su verimliliği hedeflerinin ve stratejilerinin ortaya konulduğu "Değişen İklime Uyum Çerçevesinde Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2023-2033)" hazırlanmıştır.
Planda, sektörel ve bireysel su kullanımlarında hedefler, stratejiler, eylemler ve sorumlu kurumlar belirlenmiştir. Ayrıca plan kapsamında tarımsal su kullanım verimliliğini artıran uygulamaların yaygınlaştırılmasıyla mevcut durumda 9050 olan sulama randımanının 2030 yılına kadar 9660, 2050 yılına kadar 9665 seviyesine yükseltilmesi hedeflenmektedir.
Bulunduğumuz yüzyıl için yapılan iklim etki değerlendirmeleri, artan sıcaklıklar ve değişen yağış rejimi neticesinde tarımsal sulama, endüstri, kentsel ve turizm kullanımlarının hangi ölçüde artacağı ile ilgili olarak gelecek dönemlere ilişkin su ihtiyaçları projeksiyonları yapılmıştır.
Ülkemizde tüm sektörlerde suyun verimli kullanılması ve su verimliliği konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla 31.01.2023 tarihinde "Ulusal Su Verimliliği Seferberliği" başlatılmıştır.
Seferberlik kapsamında kentsel, endüstriyel ve tarımsal su verimliliğinin sağlanmasına ilişkin rehber dokümanlar hazırlanmış olup www.suverimliligi.gov.tr adresinden dokümanlara ulaşılabilmektedir.
Strateji Geliştirme Başkanlığı
Tüm sektörlerde su verimliliği bilincinin oluşturulması ve farkındalık oluşturulması maksadıyla ülke genelinde eğitim çalışmaları yürütülmektedir. Suyun verimli kullanılmasına ilişkin afişler ve reklam panoları hazırlanmış olup halkın farkındalığının sağlanması maksadıyla ortak alanlarda sergilenmeye başlanılmıştır.
Su verimliliği seferberliğinin uygulanmasına yönelik 27.12.2024 tarihli ve 32765 sayılı Resmi Gazete'de "Su Verimliliği Yönetmeliği" yayımlanmıştır. Mezkur Yönetmelik ile sektörel su kullanımlarının izlenmesi, kayıt altına alınması, orantısız su kullanımlarının ve su kayıplarının azaltılması, ekosistemlerin ve su kaynaklarının korunarak her türlü su kullanımında verimliliğin sağlanması hedeflenmektedir.
Bakanlığımız Su Yönetimi Genel Müdürlüğünce çevre, içme suyu, tarım, sanayi, hayvancılık, turizm vb. sektörlerin adil ve dengeli su paylaşımını sağlamak aynı zamanda su kullanımından elde edilecek faydayı en üst seviyeye çıkarmak amacıyla havza ve alt havza bazında Sektörel Su Tahsis Planları (SSTP) hazırlanmaktadır.
Şu ana kadar Seyhan, Gediz, Küçük Menderes, Konya, Akarçay, Burdur, Batı Akdeniz, Kuzey Ege, Büyük Menderes olmak üzere 9 havzada SSTP tamamlanmış ve yayımlanmıştır.
SSTP ile havza ve alt havza ölçeğinde her sektörün ihtiyacı olan suyun, ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan analiz edilerek planlanması yapılmaktadır. Bu çalışmalarda iklim değişikliği sebebiyle oluşabilecek kuraklık risklerine karşı normal durum ve 4 farklı kuraklık senaryosu (hafif kurak, orta kurak, şiddetli ve çok şiddetli kurak dönemler) ile geleceğe yönelik havzadaki çevre, içme suyu, tarım, sanayi, hayvancılık, turizm gibi sektörlerin havza bazındaki su taleplerine uygun olarak su tahsis senaryoları hazırlanmakta ve su tahsis planlaması yapılmaktadır. İklim değişikliğinin tarımsal üretim ve gıda arzı üzerindeki etkileri değerlendirilmekte ve tarım sektöründeki riskler en aza indirilmektedir.
İklim değişikliğinin tarım sektörü üzerindeki olumsuz etkileri ise daha sıcak ve az yağışlı iklim koşulları, ekstrem meteorolojik olaylarda artış, su kaynaklarında azalma, kuraklık şiddetinde artış, su ve toprak kalitesinde bozulma ve biyolojik çeşitliliğin azalması gibi hususlar olarak sıralanmaktadır.
Bu bağlamda; Bakanlığımız koordinatörlüğünde ülkemiz şartlarına uygun 2008-2012, 2013- 2017, 2018-2022 ve 2023-2027 dönemine ait Türkiye Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı hazırlanarak uygulamaya konulmuştur.
Kuraklık risklerinin olumsuz etkilerinin asgari düzeye indirilmesi ve kuraklıklara karşı hazırlıklı olunması maksadıyla ülkemizdeki 25 nehir havzası için kuraklık yönetim planları hazırlanmıştır.
Kuraklık yönetim planları kapsamında su kaynaklarımızın verimli kullanılması ve kuraklıklara karşı hazırlıklı olunmasına yönelik olarak belirlenen tedbirler aşağıda sıralanmaktadır. e Sulama alanlarının rehabilitasyonu ve modem sulama sistemlerine geçilmesi, e İçme ve kullanma suyu şebekelerindeki kayıp kaçakların azaltılması, e Sanayi sektöründe kullanılan suyun geri kazanılması ve temiz üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması,
Alternatif su kaynaklarının belirlenmesi,
Gözlem ağının geliştirilmesi,
Kullanılmış suların yeniden kullanımının sağlanması,
Kuraklığa dayanıklı bitkisel ürünlerin artırılması,
Kuraklığın ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması ve
Strateji Geliştirme Başkanlığı e Kuraklık farkındalığının artırılması.
Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı'nın yol göstericiliğinde illerin kendi dinamiklerine ve özel koşullarına uygun olarak "İl Kuraklık Eylem Planı" oluşturulmuştur. İl Eylem Planı kapsamında; Vali başkanlığında ilgili kurum ve kuruluşların katılımı ile oluşturulan İl Kriz Merkezi kararlarıyla olası kuraklık ile ilgili tedbirler alınarak il bazında uygulanmaktadır.
Ayrıca "Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sisteminin Kurulması" çalışmalarına başlanmış olup 2027 yılında tamamlanması hedeflenmektedir. Bu sistemle kuraklık öncesinde tarım, içme suyu, turizm, sanayi gibi su kullanan sektörlere gerekli uyarılar yapılarak kuraklık zararlarının en aza indirilmesi hedeflenmektedir.
Söz konusu çalışmalar, İzmir ili dâhil tüm illerimiz için yapılmakta olup bu çalışmalar ile su kaynaklarının sürdürülebilir yönetilmesi, verimli kullanımın teşvik edilmesi, iklim değişikliğinin etkilerine ve kuraklığa karşı etkin mücadele edilmesi hedeflenmektedir.
İbrahim YUMAKLIBakan