İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/27993 GEÇ CEVAPLANDI · 84 GÜN

Çocuk işçiliğinin önlenmesi için yapılan çalışmalara ilişkin

Kaynak göster

Yasin Öztürk (İYİ Parti), 2 Mayıs 2025 tarihinde 7/27993 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 84 gün sonra, 25 Temmuz 2025).

Yasin Öztürk (İYİ Parti, Denizli). “Çocuk işçiliğinin önlenmesi için yapılan çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/27993, 2 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-27993-cocuk-isciliginin-onlenmesi-icin-yapilan-calismalara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ae73e814-27f3-4cbb-b817-0196a09efedd

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 84 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını; Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96.maddeleri gereğince saygılarımla arz ederim. i£li Milletvekili

Türkiye'de çocuk işçiliği sorunu artık göz ardı edilemeyecek bir boyuta ulaşmış durumda. Her sabah, yaşları henüz iki haneli rakamları yeni görmüş binlerce çocuk okul çantası değil, iş tulumu taşıyor. Atölyelerde, sanayi sitelerinde, tarlalarda, sokaklarda... Çocuklar büyümeye fırsat bulamadan emeği sömürülüyor. En acısı ise toplumun büyük bir kısmının buna alışmış olması. Sessizlik, kabullenmenin sessiz çığlığı haline geldi.

AK Parti İktidarı ise bu konuda hem sorumludur hem suçludur. 23 yıldır bu Ülkeyi yöneten bir siyasi irade, çocuk işçiliğini önlemek şöyle dursun, ekonomik politikalarıyla bu düzeni sürdürülebilir kılmıştır. Yoksulluğu yönetilebilir bir araç haline getirmiş, Sosyal Devletin temel görevlerini yerine getirmek yerine hayırseverlik adı altında günü kurtarmaya çalışmıştır. Çocukların çalışmak zorunda kalmasının nedeni sadece ailelerin yoksulluğu değil, Devletin bu yoksulluğu çözmemesidir.

Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

AK Parti'nin kalkınma adı altında yürüttüğü ekonomi politikaları, düşük maliyetli işgücü arayışını körüklemiş, çocukların emeğini bu sistemin görünmeyen çarkı haline getirmiştir. Eğitim sistemi ise bu düzeni destekleyen bir başka cepheye dönüşmüştür. Devamsızlıklar, okul terkinin artışı, mesleki eğitime yönlendirme adı altında erken yaşta iş gücüne katılım... Tüm bunlar çocuk işçiliğini perde arkasından beslemektedir.

Ayrıca, TÜİK'in verilerine güvenmek artık mümkün değil. Resmi rakamlar gerçeği yansıtmıyor. Sivil toplum kuruluşlarının raporlarına göre her yıl on binlerce çocuk, kayıt dışı çalıştırılıyor. Ve ne yazık ki bazıları, iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. 2023'te en az 62 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi. Bu, sadece bir sayı değil; her biri bir hayat, bir gelecek, bir hayaldi.

Peki soruyorum: Bu çocukların ölümü neden kimsenin istifasını getirmiyor? Neden çocuk işçiliği bu kadar sıradanlaştı?

Şimdi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumlara sorulması gereken bazı hayati sorular var. Ve bu soruların cevapları artık kaçamak cümlelerle geçiştirilemez:

SORULAR

  1. Bakanlığınız döneminde çocuk işçiliğiyle mücadele kapsamında hangi projeler uygulamaya konuldu ve bu projelerin etkisi nasıl ölçüldü?

  2. Türkiye genelinde çocuk işçiliği denetim ekiplerinin sayısı kaçtır? Bu sayı yeterli midir?

  3. Çocuk işçiliği nedeniyle hayatını kaybeden çocukların ailelerine herhangi bir destek sağlandı mı?

  4. Neden çocuk işçiliğini bağımsız ve şeffaf şekilde izleyen bir kurul halen kurulmadı?

  5. Son beş yılda kaç çocuk işçi çalıştıran işyerine ceza verildi ve bu cezalar kamuoyuna açıklandı mı?

  6. Ekonomik krizin faturasını çocuklara çıkarmak hangi vicdana sığar?

    Artık bu Ülkenin çocukları için samimi, kalıcı ve gerçek adımlar atılmak zorunda.

    Çocukları koruyamayan bir Devlet, geleceğini de koruyamaz. Bu konu bir istatistik değil, bir insanlık sınavıdır. Ve bu sınavda sınıfta kalanların artık hesap vermesi gerekiyor.

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

İlgi (o :a) 09.04.2025 tarihli ve 1608670 sayılı yazınız.

b) 15.04.2025 tarihli ve 1611495 sayılı yazınız.

c) 02.05.2025 tarihli ve 1621124 sayılı yazınız.

ç) 20.05.2025 tarihli ve 1630082 sayılı yazınız.

Türkiye Büyük Millet Meclisi - Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığı

Tarih: 2507/2025 08:58

Sayı: E-120.07 03.1671394

HU ARL ARA KASAR AL

2025 AİLE YILI

ACELE 4 |2blbb GE ajan GK 35 alya 6K (5.

1|ya99) GK Mİ

İlgi yazılar ekinde alınan Denizli Milletvekili Sayın Yasin ÖZTÜRK tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/26166, 7/26511, 7/27244 ve 7/27993 Esas Numaralı yazılı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan

1. 7/26166 Cevap Metni (5 Sayfa)

2. 7/26511 Cevap Metni (4 Sayfa)

3. 727244 Cevap Metni (1 Sayfa)

4. 7127993 Cevap Metni (3 Sayfa)

Sosyal Çalışmacı 3 e Telefon No:(312) 705 73 30 0 ni

1)71993 A GE LYAN

Denizli Milletvekili Sayın Yasin ÖZTÜRK'e Ait 7/27993 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Bakanlığımız çocuklarımızın korunmasını, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasını amaçlamakta, tüm risklere karşı bilinçli ve duyarlı nesiller yetiştirmek üzere koruyucu, önleyici ve destekleyici çalışmaları çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde yürütmektedir.

Bakanlığımız koordinesinde çocuk haklarının etkin bir şekilde uygulanması ve koordinasyonunun sağlanması için "2023-2028 Türkiye Çocuk Hakları S'rateji Belgesi ve Eylem Planı" hazırlanmış ve 2023 yılı Nisan ayında yürürlüğe konulmuştur. Belge doğrultusunda çocuk işçiliğine ilişkin somut stratejik amaç, hedef ve eylemler düzenlenmiştir.

Ülkemizde bugüne kadar yürütülen çocuk işçiliğini önlemeye yönelik çalışmalar ile uyumlu olarak, 138 ve 182 sayılı ILO Sözleşmelerinin uygulanmasını da içeren, çocuk işçiliğinin önlenmesine yönelik olmak üzere "Çocuk İşçiliği ile Mücadele Ulusal Programı" oluşturulmuştur. Program dahilinde, çocuk hakları konusundaki farkındalığın artırılması için Bakanlığımızca koordine edilen İl Çocuk Hakları Komitelerinde çocuk işçiliği ile mücadele konusunun özel olarak ele alınması faaliyeti yer almaktadır.

Bakanlığımızca her yıl; Birleşmiş Milletler tarafından dünyada gittikçe artan çocuk işçiliğine karşı farkındalık yaratmak ve çocuk işçiliğine engel olmak amacıyla "Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü" olarak ilan edilen 12 Haziran tarihinde çocuk işçiliğine karşı toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla Çocuk Hakları İl Komitelerince birtakım çalışma ve faaliyetler gerçekleştirilmektedir. Bu doğrultuda, Çocuk Hakları İl Komiteleri 2025 yılında 12 Haziran "Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü" kapsamında çocuk işçiliğinin engellenmesine yönelik toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla yerel düzeyde çeşitli etkinlikler (seminer, toplantı, eğitim, sergi, şenlik, ziyaretler, sanatsal ve sportif faaliyetler vb.) gerçekleştirilmiştir.

EU IPA | kapsamında Bakanlığımız ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ortak yararlanıcısı olduğu "Türkiye'de Çocuk Haklarının Desteklenmesi Projesi" uygulamaya konmuştur. Projenin amaçlarından biri de çocuk işçiliğinin takibi ve önlenmesine yönelik Bakanlık kapasitesinin artırılarak çocuk işçiliğinin önlenmesidir. Projenin "Bileşen 3: Çocuk İşçiliğinin Önlenmesi" kapsamında Türkiye genelinde 81 ilde görev yapan "Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Hizmet Birimleri" için sekiz modülden oluşan bir hizmet içi eğitim programı geliştirilmiştir. Çocuk işçiliğinin izlenmesi konusunda Ulusal Çalışma Grubu oluşturulmuş ve ilgili tüm paydaşların katkı ve katılımları ile çocuk işçiliğinin tarım, sanayi ve sokak koşulları ayaklarının tümünü kapsayan ve e-metip uygulamalarını genişleten bir izleme sistemi model önerisi geliştirilmiştir.

2021 yılında "22 İlde kırsal bölgelerde çocuklar için koruyucu ve önleyici hizmetler hakkında bilgilendirme yapılması ve ihtiyaçların belirlenmesi" ne yönelik bir çalışma başlatılmıştır. Çalışmada ekipler tarafından ziyaret edilen köylerde aileler ve çocukların yanı sıra muhtarlar, okul idarecileri, belediye görevlileri ve imamlarla da görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma büyükşehirler dışındaki 51 ilde yaygınlaştırılmıştır.

Bakanlığımızca her ilde Çocuklar Güvende Ekipleri oluşturulmuş ve ekipler aracılığıyla risk altındaki çocuklara yönelik tespit, yönlendirme ve izleme faaliyetleri gerçekleştirilmektedir. Çocuklar Güvende Ekipleri, çocuk işçiliği ile mücadelede öncü ve koordinatör kurum olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından Bakanlığımıza bildirimi yapılan çocuklara yönelik hızlı bir şekilde eğitim, sosyal hizmet, sosyal yardım ve her türlü rehberlik hizmetlerinin verilebilmesi amacıyla da faaliyet göstermektedir.

Ekipler tarafından alan taramaları, çocuklarla mesleki çalışmalar, hane ziyaretleri, ailelere yönelik rehberlik faaliyetleri, eğitim kurumları ziyaretleri gerçekleştirilmektedir. Yapılan alan taramaları neticesinde çocuk ve ailenin uygun sosyal hizmet modeline veya destek ve yardımlara yönlendirilmesi sağlanmaktadır. Ayrıca çocuğun ailesine rehberlik hizmeti verilmekte, gerekli görüldüğü takdirde aile hakkında adli işlem başlatılabilmekte, gerek görülmesi halinde çocuk kurum bakımına alınabilmektedir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, kuruluş kanunuyla kendisine verilen görevler çerçevesinde ve ILO"nun ulusal partneri olarak, çocuk işçiliğiyle mücadelede 1992 yılından bu yana öncü ve koordinatör kurumdur. Bununla birlikte Bakanlığımıza bağlı Çocuklar Güvende ekipleri tespit ettiği ve kendisine bildirilen çocuk ve aileleri ihtiyaç duyulan sosyal hizmet uygulamalarına yönlendirmektedir. Gelir düzeyi düşük aileler, sosyal yardımlar ve SED gibi sosyal hizmet modellerine yönlendirilmektedir. Sahada yer alan meslek personellerinin yaptıkları sosyal inceleme sonucunda tespit edilen farklı riskler olması durumunda da 5395 Çocuk Koruma Kanununda yer alan danışmanlık, sağlık, eğitim ve bakım tedbirlerinin alınmasına yönelik ilgili mahkemeye başvuruda bulunmaktadır. Sosyal hizmet modellerine yönlendirilen çocuklar ve ailelerine yönelik periyodik olarak izleme ve takip çalışmaları sürdürülmektedir.

Diğer taraftan Bakanlığımızca, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla başta 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu olmak üzere 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda sosyal yardım programları yürütülmektedir. Yürütülmekte olan sosyal yardım programları düzenli ve süreli nitelikte olmak üzere aile yardımları, barınma ve gıda yardımları, engelli yaşlı yardımları, sağlık yardımları, eğitim yardımları ve proje destekleri olarak sınıflandırılmaktadır.

Bakanlığımız yoksulluğun nesiller arası transferinin önüne geçebilmek ve sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı verebilmek için özellikle çocukları destekler nitelikte yardım programlarına önem vermektedir. Bu nedenle ihtiyaç sahibi hanelerimiz çeşitli hane bazlı sosyal yardımlarla desteklenmektedir. Bu çerçevede doğrudan çocuklarımızı destekler nitelikte olan Şartlı Nakit Transferleri, Öksüz ve Yetim Yardımı, Asker Çocuğu Yardımı, Engelli Yakını Aylığı, Doğum ve Çoklu Doğum Yardım programları gibi düzenli yardım programları yürütülmektedir.

Bununla birlikte yoksulluk zincirini kırmak amacıyla özel önem verilen eğitim yardımları kapsamında aktarılan tutarlar sosyal yardım harcamalarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu kapsamda eğitim materyali, ücretsiz ders kitabı, engelli öğrencilerin ücretsiz taşınması, öğrenci barınma, taşıma ve yemek yardımı, öğrencilerin ulaşım giderlerine yönelik yardımlar ve öğle yemeği yardımı gibi pek çok yardım programı ile de çocuklarımız desteklenmektedir.

Çocuklu hanelerimiz çocuklara yönelik yardımlara ek olarak; yardım özelinde belirlenen şartları sağlamaları halinde Gıda Yardımı, Barınma Yardımı, Elektrik Tüketim Desteği ve Yakacak Yardımı gibi diğer yardımlar ile bütüncül bir yaklaşım benimsenerek ihtiyaçlı yönlerinden desteklenmektedir.

Diğer taraftan Bakanlığımızca çocukların ihtiyaçlarının karşılanması, ailelerin güçlendirilmesi, geçici olarak yaşanan sosyal ve ekonomik güçlüğün önüne geçilmesi yoluyla çocukların öz aileleri ve yakınları yanında bakımlarının ve desteklenmelerinin sağlanması ile fırsat eşitliğinin oluşturulması amacıyla Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmeti (SED) verilmektedir. SED Hizmeti bir sosyal yardım değil, sosyal hizmet modelidir. Ailelerin ekonomik olarak güçlendirilmesinin yanı sıra psikososyal açıdan da desteklenmesini de temel almaktadır.

Bununla birlikte hizmetten yararlanan ailelerden istihdama katılabilecek durumda olanların İŞKUR meslek edindirme kurslarına yönlendirilerek kendi hayatlarını sürdürebilecekleri iş ve meslek sahibi olmalarına çalışılmaktadır.

Soru önergesinde yer alan diğer konular, Bakanlığımız görev ve faaliyet alanında olmadığından değerlendirilememiştir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. 3 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir