Fener Rum Patriği'nin Lozan Antlaşması'na aykırı şekilde ekümenik sıfatı kullanmasına ilişkin
Kaynak göster
Yüksel Selçuk Türkoğlu (İYİ Parti), 2 Mayıs 2025 tarihinde 7/28009 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Dışişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 62 gün sonra, 3 Temmuz 2025).
Yüksel Selçuk Türkoğlu (İYİ Parti, Bursa). “Fener Rum Patriği'nin Lozan Antlaşması'na aykırı şekilde ekümenik sıfatı kullanmasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/28009, 2 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-28009-fener-rum-patrigi-nin-lozan-antlasmasi-na-aykiri-sekilde-ekumenik-sifati-kullanmasina-ilis (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/6c4f4b11-bcf8-4f41-bfc5-0196a0885fde
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlığa iletildi
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 62 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 44 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Sn. Hakan Fidan tarafından Anayasanın 98 ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü nün 96 ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını için gereğini saygılarımla arz ederim.
Lozan Antlaşması'na göre İstanbul"daki Fener Rum Patrikhanesi yalnızca İstanbul ve civarında yaşayan Rum vatandaşlarımızın dini işleriyle sınırlı bir yerel kurumdur. Ancak Patrik Bartholomeos, yıllardır Lozan'a aykırı şekilde "Ekümenik Patrik" unvanı kullanmakta, son olarak da "Konstantinopol-Yeni Roma Helenik Başpiskoposu" ifadesiyle Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu'nu çağrıştıran hayali iddialarda bulunmaktadır. Bu söylemler ve faaliyetler, Türkiye Cumhuriyeti'nin milli birliğini ve egemenliğini açık şekilde ihlal etmekte, Lozan Antlaşması'nın ve Anayasa'nın temel hükümlerine aykırı düşmektedir. Ancak bugüne kadar ilgili makamlarca somut bir adım atılmadığı, Patrikhane'nin faaliyet alanını sürekli genişlettiği gözlemlenmektedir.
Bu bağlamda;
Gerekçenin tamamını göster (11 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
SORU 1- Fener Rum Patriği Bartholomeos'un "Ekümenik" ve "Yeni Roma Başpiskoposu" gibi unvanlar kullanması hakkında Dışişleri Bakanlığı tarafından başlatılan bir diplomatik girişim veya resmi işlem var mıdır?
SORU 2- Patrikhane'nin sadece İstanbul ve çevresindeki Rum cemaatiyle sınırlı olması gerekirken, tüm dünyadaki Ortodoks kiliseleri üzerinde iddia ettiği yetkilere karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti neden etkili bir müdahalede bulunmamaktadır?
SORU 3- Patrikhanenin intermet sitesi ve açıklamalarında "Konstantinopol" ve "Yeni Roma" gibi ifadelerin kullanılmasına ilişkin Dışişleri Bakanlığı herhangi bir diplomatik girişimde bulunmuş mudur?
SORU 4- Lozan Antlaşması'nın açık hükümlerine rağmen Patrikhane'nin uluslararası faaliyet yürütmesi Türkiye'nin egemenlik haklarına bir tehdit olarak değerlendirilmekte midir? Değerlendiriliyorsa hangi önlemler alınmıştır?
SORU 5- Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Fener Rum Patrikhanesi'nin yetki sınırlarını hukuken netleştirmek ve Lozan'ın hükümlerini tam olarak uygulamak amacıyla yeni bir yasal düzenleme yapmayı planlamakta mıdır?
SORU 6- Fener Rum Patrikhanesi'nin ABD ve Yunanistan'daki resmi temaslarında "ekümeniklik" iddiasını uluslararası meşruiyet kazandırma girişimleri Ohakkında Bakanlığınızca yapılmış bir değerlendirme veya girişim var mıdır?
SORU 7- ABD Dışişleri Bakanlığı raporlarında Fener Rum Patrikhanesi?'nin "Ekümenik Patrikhane" olarak anılması hakkında Türkiye Cumhuriyeti tarafından yapılmış bir diplomatik protesto veya resmi uyarı bulunmakta mıdır?
SORU 8- Patriğin, ABD Başkanı Donald Trump'a haç vererek sembolik anlamda "Yeni Roma'yı" canlandırmaya yönelik bir mesaj verdiği iddiaları hakkında Dışişleri Bakanlığı'nın bir değerlendirmesi var mıdır?
SORU 9- "Megali İdea" doğrultusunda İstanbul ve Anadolu'nun bir kısmının yeniden Bizans mirası iddialarına konu edilmesi ihtimaline karşı Dışişleri Bakanlığı ve diğer devlet organları tarafından hazırlanmış bir stratejik rapor veya değerlendirme bulunmakta mıdır?
SORU 10- Fener Rum Patrikhanesi?nin faaliyetlerinin, Türkiye'nin milli güvenlik politikası kapsamında tehdit unsuru olarak değerlendirilmesi yönünde herhangi bir Bakanlar Kurulu veya Milli Güvenlik Kurulu kararı alınması düşünülmekte midir?
Adres: Halkla İlişkiler Binası 6-kat No: E-611
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Hakan Fidan, Dışişleri Bakanı ·
Bursa Milletvekili Sayın Yüksel Selçuk Türkoğlu'nun 7/28009 sayılı yazılı soru önergesinin yanıtı ilişikte sunulmaktadır.
Saygılarımla arzederim. alfan FİDAN işleri Bakanı Ankara / Türkiye ını - İnternet Adresi: http://www.mfa gov.tr E-posta:omer.simsek&mfa.gov.tr " 7128009 SAYILI YAZILI SORU ÖNERGESİNE YANIT
Lozan Barış Antlaşması'nda Fener Rum Patrikhanesi"nin statüsü hakkında bir hüküm bulunmamaktadır. Yalnızca, Lozan Barış Konferansı'nın 10 Ocak 1923 tarihli oturumunda, "Patrikliğin siyasal ya da yönetime ilişkin işlerle bundan böyle uğraşmayacağı, salt din alanına giren işlerle yetineceği" şeklinde bir mutabakat benimsenmiştir.
Fener Rum Patriği, ülkemizce de iştirak edilen uluslararası toplantılara zaman zaman katılmakta olup, bu çerçevede yaptığı konuşmalarda ilgili konuların ruhani boyutuna odaklanmaktadır.
Patrikhane'nin kullandığı, "evrensel" anlamına gelen "ekümenik" unvanı ise, dini terminoloji çerçevesinde, belli ve tanınmış bir inanç sistemini temsil eden kurum ile ona inananlar arasındaki iç ve dinsel ilişkiyi ilgilendiren bir kavramdır. Bir diğer ifadeyle, Ortodoks dünyasının iç meselesidir.
Bu çerçevede, Patrikhane"nin diğer Ortodoks Kiliseleri ile ilişkileri bağlamında ruhani bir unvan olan "ekümeniklik", Hristiyanlık dini ve dünyasının ilahiyat çalışmalarının konusu olup, ülkemizde veya uluslararası alanda herhangi bir ayrıcalık veya hak içermesi sözkonusu değildir.
Patrik, ülkemiz makamlarıyla temas ve yazışmalarında bahsekonu unvanı kullanmamaktadır. Diğer taraftan, bu unvan tarafımızca da kullanılmamakta olup, böyle bir zorunluluk bulunmadığı, Avrupa Konseyi Venedik Komisyonu'nun 2010 tarihli bir görüşünde de teyit edilmiştir.