İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/28054 CEVAPLANMADI

Çiftçilerin desteklenmesine yönelik çalışmalara ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 523 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim YUMAKLI tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını; Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96.maddeleri gereğince saygılarımla arz ederim.

TARIMDA YOKSULLAŞAN ANADOLU

Türkiye, bereketli toprakları, dört mevsimi ve üretim kültürüyle tarih boyunca tarımda söz sahibi olmuş bir Ülke. Ancak son yirmi yılda tarım sektörü, bilinçli ya da bilinçsiz politikalarla adeta çöküşe sürüklenmiştir. AK Parti İktidarları döneminde tarıma yönelik uygulamalar, ne yazık ki üreticiyi güçlendirmeyi değil, onu pazara karşı savunmasız bırakmayı hedeflemiştir.

Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Bugün küçük üretici borçla yaşıyor, tarım işçileri güvencesiz çalışıyor, gençler toprağını terk ediyor. Yüksek girdi maliyetleri, ithalata dayalı üretim modeli, plansız desteklemeler ve zayıf kooperatifçilik anlayışı; tarımı yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyolojik bir kriz haline getirmiştir.

Tohumdan gübreye, mazottan ilaca kadar hemen her şeyde dışa bağımlı hale gelen Türkiye tarımı, "Yerli ve Milli" söylemleriyle örtülmeye çalışılan derin bir yapısal bozukluk içindedir. Tarımsal danışmanlık hizmetleri kâğıt üzerinde kalmış, üretici bilgiye değil; kaderine terk edilmiştir. Gıda güvenliği ise raflarda değil, yalnızca bakanlık bültenlerinde sağlanıyor görünüyor.

AK Parti'nin Kırsal Kalkınma Projeleri, sadece belirli kesimlere kaynak aktarmaktan öteye geçememiş; örgütlü üretici yapıları ise güçlendirilmek yerine dağıtılmıştır. Tarım işçileri hâlâ sosyal güvenceden yoksun ve mevsimlik çalışmaya mahkum bırakılmıştır. Gençler tarımda gelecek görememekte, köyler ise sessizliğe bürünmektedir.

Bugün Türkiye'nin tarımda sürdürülebilir rekabet gücü kazanabilmesi için temel ihtiyaç; günübirlik çözümler değil, köklü ve bütüncül politikaların uygulanmasıdır. Tarım; bakanlık odalarında değil, üreticinin traktör koltuğunda yazılmalıdır.

Sayın Tarım ve Orman Bakanı'na Sormak İstiyorum;

SORULAR

  1. Son 20 yılda tarım alanlarının 9015*inden fazlası neden üretim dışı kalmıştır?

  2. Yerli tohumculuğu geliştirmek yerine neden çok uluslu tohum şirketlerine bağımlı hale geldik?

  3. Üretici kooperatiflerinin neden güçlendirilmediğini açıklar mısınız?

  4. Tarımda ithalat politikalarınız, yerli üreticiyi neden bu kadar zora sokmuştur?

  5. Mevsimlik tarım işçilerinin sosyal güvence sorunlarını çözmek için hangi somut adımları attınız?

  6. Mazot ve gübre destekleri neden sürekli geç açıklanmakta ve amacına uygun verilmemektedir?

  7. Türkiye'de gıda güvenliğiyle ilgili analizlerin sonuçları kamuoyuyla neden şeffaf biçimde paylaşılmamaktadır?

  8. Tarımsal danışmanlık sistemine neden gereken bütçe ve önem verilmemektedir?

  9. Üretici borçlarını azaltmak yerine, neden onları daha fazla krediye mahkum eden bir sistem kurulmuştur?

  10. Gerçekçi ve sürdürülebilir bir tarım vizyonunuz var mı, yoksa bu sektör kaderine mi terk edildi?

    Tarım, sadece toprağı değil; Ülkenin geleceğini de eker.

    Eğer siz bu sesi duymazsanız, Anadolu da sessiz kalmaz.

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir