İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/28276 GEÇ CEVAPLANDI · 149 GÜN

Kanal İstanbul Projesi'ne ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 149 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Abdulkadir URALOĞLU tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96*ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

K ÜNL Mehmet Emin EKMEN Mersin Milletvekili

Kanal İstanbul Projesi, ilk kez kamuoyuna açıklandığı 2011 yılından bu yana Türkiye'nin en tartışmalı mega altyapı projelerinden biri olmuştur. Projenin fiziki güzergâhı, çevresel etkileri, maliyeti, İstanbul'un doğal kaynakları üzerindeki geri dönülmez tahribat riski ve kamu yararına uygunluğu gibi konular hâlen netliğe kavuşturulamamıştır.

Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Son olarak İstanbul 4. İdare Mahkemesi'ne sunulan bilirkişi raporunda, Kanal İstanbul projesinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu açıkça belirtilmiştir. Raporda, özellikle Sazlıdere Barajı'nın tamamen devre dışı kalacağı, Terkos Gölü'nün uzun vadede işlevsizleşebileceği, Şamlar Ormanı'nın ve çevresindeki ekosistemin zarar göreceği, ayrıca proje güzergâhında yer alan tarım arazileri ve su havzalarının ciddi şekilde tehdit altında olduğu vurgulanmıştır.

Diğer yandan, proje henüz uygulama aşamasına geçmeden, çeşitli yabancı televizyon kanallarında — özellikle Körfez ülkelerinde yayın yapan medya organlarında — Kanal İstanbul arazilerinde yatırım yapılmasına yönelik reklam kampanyaları başlatılmıştır. Bu reklamlarda Cumhurbaşkanı'nın görselleri kullanılarak "2026'da tamamlanacak lüks projeler", alışveriş merkezleri ve imarlı konut alanları pazarlanmaktadır.

Bu tanıtım faaliyetleri, hem proje için hâlâ devam eden idari ve yargısal süreçlerle hem de kamuoyunun ikna edilmemiş olduğu çevresel ve toplumsal etkilerle çelişmektedir. Kamu kurumları tarafından "ulaşım güvenliği ve lojistik kapasite" gerekçesiyle savunulan bu projenin yatırım aracı olarak uluslararası reklamlara konu edilmesi, kamu yararı anlayışına gölge düşürmektedir.

Ayrıca, 2021 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan ÇED raporunda öngörülen çevresel etkilerin büyük kısmına dair güncellenmiş kamuya açık bir değerlendirme yapılmamıştır. 75 milyar TL'yi aşan maliyet öngörüsüne rağmen, merkezi bütçede bu projeye ayrılan kalemlerin ve finansman modelinin net olarak açıklanmaması, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Kanal İstanbul projesine ilişkin en son hazırlanan ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) raporu hangi tarihte güncellenmiştir? Söz konusu raporda yer alan öngörüler doğrultusunda şimdiye kadar yapılan uygulamalar nelerdir?

  2. İstanbul 4. İdare Mahkemesi'ne sunulan ve "projenin kamu yararı taşımadığı" yönünde görüş bildiren bilirkişi raporuna ilişkin Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir? Bu rapor doğrultusunda projenin güzergâhı, planlama esasları ya da çevresel etkileri yeniden gözden geçirilmiş midir?

  3. Sazlıdere Barajı'nın devre dışı kalmasıyla birlikte İstanbul'un içme suyu temini açısından doğacak açık nasıl kapatılacaktır? Terkos Gölü'ne ilişkin öngörülen zararlar hakkında su yönetimi açısından alınan önlemler nelerdir?

  4. Kanal İstanbul projesinin bugüne kadar tahsis edilen kamu arazisi miktarı nedir? Bu arazilerin kaçı özel sektöre satılmış ya da ihale yoluyla devredilmiştir?

  5. Körfez ülkelerinde yayın yapan medya kuruluşlarında proje çevresinde yapılması öngörülen lüks konut ve AVM projelerinin tanıtımını içeren reklamlar hangi kişi ya da kurumlar tarafından organize edilmiştir? Bu reklamların kamu otoriteleriyle bağlantısı var mıdır?

  6. Projeye ilişkin yatırımcı çekmek amacıyla Arap medyasında yayınlanan içeriklerde Cumhurbaşkanı'nın görüntülerinin yer alması resmi bir tanıtım faaliyeti midir?

  7. Bakanlığınız ya da bağlı kuruluşlar bu reklam sürecinde rol almış mıdır?

  8. 2024 yılı itibarıyla Kanal İstanbul projesine merkezi bütçeden, kamu-özel iş birliği modeliyle veya dış yatırım yoluyla sağlanan toplam finansman tutarı nedir? Bu kaynağın ne kadarı harcanmıştır?

  9. Kanal İstanbul projesi kapsamında çevre düzeni planları, imar planları ve kıyı çizgisi düzenlemelerinde yapılan değişikliklerin toplam sayısı nedir? Bu değişikliklerin kaçına yönelik dava açılmış ve sonuçları ne olmuştur?

  10. Proje kapsamında etkilenecek kırsal yerleşim birimleri, tarihi alanlar, tarım arazileri ve su havzaları için bugüne kadar yapılan kamulaştırma sayısı, metrekare bazında toplam alan ve maliyeti nedir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Abdulkadir Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı ·

İstanbul Boğazında suyolu ulaşımını riske eden keskin dönüşler, kuvvetli akıntılar ve aynı zamanda transit gemi trafiği ile dik kesişen kent içi deniz trafiği mevcuttur. Gün içinde Boğaziçi, milyonlarca İstanbullu için ticaret, yaşam ve geçiş yeri halindedir. Transit geçen gemi trafiği açısından boğaz, her geçen yıl daha tehlikeli hale gelmektedir. Bu bağlamda Kanal İstanbul, uluslararası ticaret açısından da boğazdaki uzun beklemelerin azalması ve trafiğin rahatlaması ile boğaza göre seyir emniyeti daha yüksek bir suyolu olacaktır.

Ayrıca, Kanal İstanbul Projesi; kıyı yapıları, yat limanları, konteyner limanları, lojistik merkezleriyle ülkemizin geleceği için çok önemli bir proje olup esas itibariyle İstanbul Boğazındaki gemi trafik yükünü azaltmak suretiyle hava ve su kalitesini arttırmak suretiyle hem vatandaşımızı hem deniz canlılarını hem de boğaz kenarındaki yapıların, kültürel mirasın korunması amacı ile planlanmıştır. Projenin Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ) Modeli ile hayata geçirilmesi planlanmaktadır.

Abdulkadir URALOĞLUBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir