Kadın sığınma evleriyle ilgili çeşitli verilere ilişkin
Kaynak göster
Nejla Demir (DEM Parti), 22 Mayıs 2025 tarihinde 7/28703 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 63 gün sonra, 24 Temmuz 2025).
Nejla Demir (DEM Parti, Ağrı). “Kadın sığınma evleriyle ilgili çeşitli verilere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/28703, 22 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-28703-kadin-siginma-evleriyle-ilgili-cesitli-verilere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c6edb2d8-e1ad-4580-9e60-0196fc59bffe
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 63 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasa'nın 98. ve İçtüzüğün 99. maddesi gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Nejla DEMİR Ağrı Milletvekili
2025 yılının iktidar tarafından "Aile Yılı" ilan edilmesi, kadın mücadelesi yürüten kurum ve örgütlerce haklı olarak eleştirilmiştir. "Aile"yi merkeze alan politikalar, kadınları birey olarak tanımaktan uzak durmakta; kadına yönelik şiddeti görünmez kılmakta ve kadınların destek mekanizmalarına erişimini sınırlandırmaktadır. Kadınların şiddetten uzak, özgür bir yaşam kurma hakkı, toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifiyle ele alınmadıkça korunamaz.
Gerekçenin tamamını göster (11 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Kadınlar için hayati önemde olan sığınma evleri bu bağlamda kritik kurumlardır. Ancak Türkiye'deki kadın sığınma evleri sayısal açıdan yetersiz olduğu gibi, niteliksel açıdan da ciddi sorunlar barındırmaktadır. Kadınların şiddetten korunarak güçlenmesi ve bağımsız bir yaşam kurması için olması gereken bu kurumlar, uygulamadaki sorunlar ve mevzuat eksiklikleri nedeniyle kadınların haklarını ihlal eden alanlara dönüşebilmektedir.
Basına yansıyan örnekler, bu durumu açıkça ortaya koymaktadır:
" Malatya'da bir kadın, ailesi tarafından sığınma evinden biber gazı kullanılarak kaçırılmıştır. Bu olay, sığınma evlerinin gizliliğinin korunamadığını ve ciddi güvenlik zafiyetleri olduğunu göstermektedir.
" Kadınlar, sığınaklardaki yemeklerin yetersizliği, çocuklarının aç kalması ve hijyen koşullarının eksikliği gibi nedenlerle mektuplar yazarak şikâyetlerde bulunmak zorunda kalmıştır.
" Personel yetersizliği ve eğitimsizlik, kimi vakalarda şiddet faillerine kadınların kaldığı yerin bildirilmesine yol açmıştır.
" Kadınlar, şiddet uygulayıcının "hayati tehdit oluşturduğu" ispat edilemediği gerekçesiyle sığınağa kabul edilmemektedir. Bu kriter, birçok kadın için yaşam hakkına erişimi engellemektedir.
2024 yılında Kadın Dayanışma Vakfı tarafından yayımlanan "Kadınların Sığınak Deneyimleri ve İhtisaslaşmış Sığınaklar" başlıklı rapor da bu sorunları sistematik biçimde belgelemektedir:
" Erişim eşitsizliği: Sığınaklara kabul, kurumlar arası farklılıklar, personelin keyfi uygulamaları ve bölgesel eşitsizlikler nedeniyle kadınlar için bir hak olmaktan çıkmıştır. e" 12 yaş üstü erkek çocukların sığınağa alınmaması, birçok kadının başvurudan vazgeçmesine neden olmaktadır. e İhtisaslaşma adı altında yürütülen uygulamalar net ve hesap verebilir değildir; bu uygulamalar, kadınların ihtiyacına göre değil, kurumsal kısıtlara göre belirlenmektedir.
"e Sığınaklarda kadınların yaşadığı izolasyon, telefon yasakları, denetleyici uygulamalar, kadınların ruhsal iyilik halini olumsuz etkilemekte, "cezalandırılmış" gibi hissetmelerine neden olmaktadır.
Kadına yönelik şiddetle etkili mücadele, bu kurumların güçlendirilmesini ve kadın odaklı bir anlayışla yeniden yapılandırılmasını gerektirmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Türkiye genelinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı kaç kadın sığınma evi bulunmaktadır? Bu sığınakların illere göre dağılımı, toplam kapasitesi ve doluluk oranı nedir?
2020-2025 yılları arasında kadın sığınma evlerine yapılan başvuru sayısı kaçtır? Bu başvuruların kaçı yer yetersizliği, kabul şartları veya bürokratik gerekçelerle reddedilmiştir?
Malatya'da yaşanan olayda olduğu gibi, kadınların sığınma evlerinden kaçırılması ya da yerlerinin ifşa edilmesi gibi vakaların sorumluları hakkında adli ve idari soruşturma yürütülmüş müdür?
Kadınların, hayati tehlike taşıdığını "ispatlama" şartıyla sığınağa kabul edilmesi uygulaması neden sürdürülmektedir? Bu uygulamanın hak ihlallerine yol açtığı Bakanlığınızca kabul edilmekte midir?
Sığınaklarda kalan kadınların yetersiz beslenme, çocukların aç kalması ve hijyen eksiklikleri konusundaki şikayetleri hakkında Bakanlığınızca herhangi bir denetim yapılmış mıdır? Sorunların çözümüne dönük bir planlama mevcut mudur?
Kadın Dayanışma Vakfı'nın raporunda da belirtildiği üzere, 12 yaş üstü erkek çocukların kabul edilmemesi kadınları sığınağa başvurmaktan alıkoymaktadır. Bu mevzuat değiştirilecek midir?
Sığınaklarda uygulanan "ihtisaslaşma" modeli nedir? Kadınların ihtiyaçlarına göre mi, yoksa kurumsal kapasiteye göre mi şekillendirilmektedir? Uygulamada oluşan eşitsizlik ve hak kayıpları hakkında Bakanlığınızın görüşü nedir?
Sığınaklarda personelin eğitimi, kadınlara psikolojik destek sunumu, kadınların karar alma süreçlerine katılımı ve mahremiyet hakları nasıl güvence altına alınmaktadır? Bu alanda bir denetim mekanizması bulunmakta mıdır?
2025'in "Aile Yılı" ilan edilmesiyle birlikte, sığınma evlerinin bütçesi, personel kapasitesi ve yaygınlığı artırılmış mıdır; yoksa kaynaklar farklı programlara mı yönlendirilmiştir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·
İlgi © : 04.06.2025 tarihli ve 1640882 sayılı yazınız.
İlgi yazı ekinde alınan Ağrı Milletvekili Sayın Nejla DEMİR tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/28703 Esas Numaralı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan
Ağrı Milletvekili Sayın Nejla DEMİR"e Ait 7/28703 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni
05.01.2013 tarihli ve 28519 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında şiddete uğrayan ya da uğrama tehlikesi bulunan tüm kadınlar ve beraberindeki çocukları hiçbir ayrım yapılmaksızın konukevi hizmetinden faydalanabilmektedir. Konukevine kabullerde şiddet mağduriyetine ilişkin herhangi bir delil ve belge aranmamaktadır.
Bakanlığımıza bağlı Kadın konukevlerinin 2025 yılı bütçesi bir önceki yıla göre 9669,56 artmıştır.
Her ilde en az | kadın konukevi bulunmakla birlikte Bakanlığımıza bağlı toplam 112 kadın konukevinde 2.814 kapasite ile hizmet verilmektedir. Ülke genelinde Bakanlığımıza bağlı kadın konukevlerinin 2024 yılı doluluk oranı ortalama "70-75 olarak gerçekleşmiştir. Ocak 2020-Mayıs 2025 tarihleri arasında Bakanlığımıza bağlı kadın konukevlerinden 224.976 kadın hizmet almıştır.
Daha etkin ve verimli hizmet sunumunun sağlanması amacıyla illerde bulunan kadın konukevlerinin yoğunlukları dikkate alınarak, ihtiyaç duyulması halinde sunulan hizmetlerin niteliğini arttırabilmek amacıyla kadın konukevi sayısının arttırılması yönünde çalışmalar yapılmaktadır.
Kadın konukevlerinde sunulan hizmetlerin niteliğinin artırılması, uygulama birliğinin sağlanması ve farklı ihtiyaç/risk gruplarına yönelik yapılanma ihtiyacı sebebiyle ihtisaslaşma çalışmaları yürütülmektedir. 2025 yılı itibarıyla 16 ilde 19 kadın konukevi ihtisas kuruluş olarak hizmetlerini sürdürmektedir.
İstanbul ilinde "12 Yaş Üstü Erkek Çocuğu Olan Kadınlara Yönelik Kadın Konukevi" ihtisas kuruluş olarak hizmetlerini sürdürmektedir.
Malatya kadın konukevi hizmet binasının dış güvenliği etkin olarak sağlanmış olup kuruluşta dış alan ve iç mekânlardaki ortak yaşam alanlarında toplam 16 adet kamera mevcuttur. Kamera sistemi ile 7 gün 24 saat kayıt alınmakta, kayıtlar 6 ay süre ile saklı tutulmaktadır. Bununla birlikte kuruluşta 6 güvenlik personeli görev yapmaktadır. Şiddete maruz kalan kadının varsa beraberindeki çocuklarının güvenliği kuruluşlarımızın en öncelikli ilkesidir. Bu sebeple hizmet alan kadının ve beraberindeki çocuklarının güvenliğine kuruluşa kabulünden itibaren hizmetin verildiği süre boyunca ve hizmeti takip eden izleme sürecinde de azami özen gösterilmektedir. Söz konusu kuruluştan hizmet aldığı süreçte hiçbir kadın müracaatçı ailesi tarafından kaçırılma, alıkoyulma vb. olay yaşamamıştır.
Diğer taraftan kadın konukevlerinde kadınların ve beraberindeki çocuklarının şiddetsiz bir ortamda, yaşadıkları travma ile başa çıkabilmeleri, güçlenmeleri ve yeniden sağlıklı ilişkiler sürdürebilmelerine destek olmak üzere mesleki çalışmalar yürütülmektedir. Bu kapsamda; hizmet alan kadınların istihdama katılımının sağlanması amacıyla İŞKUR ile gerçekleştirilen iş birliği kapsamında, kadınlara özgeçmiş hazırlama, mülakat teknikleri, ekonomik hayata katılımları konusunda gereken bilgi ve becerileri kazanmaları, toplumsal ve ekonomik alanda güçlenmeleti, daha nitelikli işlerde yer almaları ve kendilerine yeterli hale gelmelerini desteklemek amacıyla iş kulübü eğitimleri her ay düzenli olarak verilmektedir. Bununla birlikte, Kadınların Finansal Okuryazarlık ve Bilişim Teknolojileri Kapsamında Güçlenmesi, Ebeveynlik Becerisini Geliştirme, Sıfır Atık Yönetim Sistemi Kurulumu, Yeşilay ile Bağımlılık Farkındalık, Dijital Şiddet ve Siber Zorbalık, Aile Eğitim Programı (AEP), Meme Kanseri Farkındalık Çalışmaları vb. eğitimler verilmektedir. Eğitim-öğretimini tamamlamak isteyen kadınların Halk Eğitim Merkezleri kanalıyla kayıtları yenilenmekte, okuma-yazma bilmeyen kadınlar için çalışmalar başlatılmakta ve okuma yazma kursları açılmaktadır. Aynı zamanda kadınların kişisel gelişim ve el becerilerini desteklemeye yönelik kurslar da açılmaktadır.
Kadın Konukevi ve ŞÖNİM"lerde görevli personelin mesleki kapasitesinin artırılmasına yönelik eğitim faaliyetlerine de devam edilmektedir. Bu kapsamda meslek elemanlarına Psikososyal Destek Uygulayıcıları için Temel Eğitim ve İleri Düzey Eğitim Programı, Pozitif Psikoterapi, Çözüm Odaklı Terapi ve EMDR vb. terapi eğitimleri verilmiştir.
Konukevleri ilgili mevzuat doğrultusunda bağlı oldukları idareler tarafından ve Bakanlık Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca en geç iki yılda bir denetlenmektedir. İl müdürlüğünce, konukevleri ile ilgili olarak her zaman Bakanlıktan denetim istenebilmektedir. Ayrıca, Kadın Konukevleri Hizmet Standartları Rehberinde yer alan fiziksel, yönetsel ve mesleki standartlar doğrultusunda da konukevlerinin değerlendirmesi yapılmaktadır.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan