Son 10 yılda yayla, mera ve dere yataklarında yapılan imar planı değişikliklerine ilişkin
Kaynak göster
Mustafa Bilici (Yeni Yol), 27 Mayıs 2025 tarihinde 7/28729 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 56 gün sonra, 22 Temmuz 2025).
Mustafa Bilici (Yeni Yol, İzmir). “Son 10 yılda yayla, mera ve dere yataklarında yapılan imar planı değişikliklerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/28729, 27 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-28729-son-10-yilda-yayla-mera-ve-dere-yataklarinda-yapilan-imar-plani-degisikliklerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3545e894-18ae-4e1d-bc7c-019716bf9527
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 56 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Anayasanın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 96. Maddesi gereğince aşağıdaki sorularımın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafın yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
26/05/2025
Ülkemizde son yıllarda doğal alanların yapılaşmaya açılması süreci hız kazanmıştır. Özellikle dere yatakları, meralar ve yaylalar gibi doğal ve kamusal alanlarda imar izni verilmesi; sel, heyelan ve su baskını gibi afet risklerini artırmakta, ekosistemlere onarılması güç zararlar vermektedir.
Yaylalarda kentsel yapılaşma ve kaçak turizm yatırımları artarken; meralarda tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin dışlanması, kırsal geçim kaynaklarını tehdit etmektedir. Dere yataklarının yapılaşmaya açılması ise pek çok şehirde yaşanan taşkın ve can kayıplarına neden olan afetlerin temel sebeplerinden biri olarak öne çıkmaktadır.
Bu bilgilendirme ışığında:
SORULAR
Son 10 yıl içinde Türkiye genelinde dere yatakları üzerinde yapılaşmaya açılan alanların toplam büyüklüğü nedir? Bu alanlara hangi amaçlarla imar izni verilmiştir?
2020—2025 yılları arasında mera alanlarında yapılan imar planı değişikliği sayısı kaçtır? Bu değişikliklerin bölgesel dağılımı nedir?
Yaylalarda verilen imar izinlerinin hukuki dayanağı nedir? 2020 sonrası yaylalarda ruhsat verilen yapıların sayısı kaçtır?
Dere yataklarında yapılaşmaya izin verilen alanlarda yaşanan taşkın, su baskını ve heyelan olaylarına ilişkin herhangi bir etki analizi yapılmış mıdır?
Bu alanlarda verilen imar izinleri öncesinde çevresel etki değerlendirme süreci işletilmiş midir? ÇED süreci işletilmeyen projeler var mıdır?
Dere yataklarına, yaylalara ve meralara verilen imar izinleriyle ilgili olarak açılmış idari dava sayısı kaçtır? Bu davaların ne kadarı yurttaşlar lehine sonuçlanmıştır?
E-mail: mustafa.bilici(Otömm.gov.tr
Adres : TBMM Halkla İlişkiler Binası 2. Kat F Koridor Oda No: 224 06543-ANKARA
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·
İLİŞKİN SORULAR VE CEVAPLARI
SORULAR
Ülkemizde son yıllarda doğal alanların yapılaşmaya açılması süreci hız kazanmıştır. Özellikle dere yatakları, meralar ve yaylalar gibi doğal ve kamusal alanlarda imar izni verilmesi; sel, heyelan ve su baskım gibi afet risklerini artırmakta, ekosistemlere onarılması güç zararlar vermektedir.
Yaylalarda kentsel yapılaşma ve kaçak turizm yatırımları artarken; meralarda tarım ve hayvancıhk faaliyetlerinin dışlanması, kırsal geçim kaynaklarını tehdit etmektedir. Dere yataklarının yapılaşmaya açılması ise pek çok şehirde yaşanan taşkın ve can kayıplarına neden olan afetlerin temel sebeplerinden biri olarak öne çıkmaktadır.
Bu bilgilendirme ışığında:
1. Son 10 yıl içinde Türkiye genelinde dere yatakları üzerinde yapılaşmaya açılan alanların toplam büyüklüğü nedir? Bu alanlara hangi amaçlarla imar izni verilmiştir?
2. 2020-2025 yılları arasında mera alanlarında yapılan imar planı değişikliği sayısı kaçtır? Bu değişikliklerin bölgesel dağılımı nedir? i
3. Yaylalarda verilen imar izinlerinin hukuki dayanağı nedir? 2020 sonrası yaylalarda ruhsat verilen yapıların sayısı kaçtır?
4. Dere yataklarında yapılaşmaya izin verilen alanlarda yaşanan taşkın, su baskını ve heyelan olaylarına ilişkin herhangi bir etki analizi yapılmış mıdır?
5. Bu alanlarda verilen imar izinleri öncesinde çevresel etki değerlendirme süreci işletilmiş midir? ÇED süreci işletilmeyen projeler var mıdır?
6. Dere yataklarına, yaylalara ve meralara verilen imar izinleriyle ilgili olarak açılmış idari dava sayısı kaçtır? Bu davaların ne kadarı yurttaşlar lehine sonuçlanmıştır?
CEVAPLAR
Bilindiği üzere ÇED Yönetmeliği'nin Tanımlar bölümünün (e) fıkrasında, "Çevresel etki değerlendirmesi (ÇED)", gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi amacıyla; seçilen yer ve teknoloji alternatiflerinin belirlenerek odeğerlendirilmesi, projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların bütününü ifade etmektedir. Bu çerçevede, planlama ve imar izin süreçleri ÇED sürecinin dışında gerçekleştirilemez.
Tun
ÇED Yönetmeliği'nin 6 ıncı maddesi 3 üncü fıkrasında ise;
"Bu Yönetmelik kapsamında yer alan projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadan projelere başlanması ile ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilmesi, proje için yatırıma başlanması ve ihale edilmesi mümkün değildir. Aksi takdirde ,* Çevre Kanunu hükümleri gereği işlem başlatılması gerekir." hükmü yer almaktadır. ÇED süreci tamamlanmadan inşai faaliyete başlanması ve tespiti halinde 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20 inci maddesi (e) bendi; "Çevresel Etki Değerlendirmesi süreci tamamlamadan inşaata başlayan ya da faaliyete geçenlere proje bedelinin yüzde ikisi oranında idari para cezası verilir, Cezaya konu olan durumlarda yatırımcı faaliyet alanını eski hale getirmekle yükümlüdür." hükmü gereği idari yaptırım kararları uygulanmaktadır.
Bu konuda özellikle Belediyeler önemli yetkili kurumlar olup, projelere ilişkin herhangi bir ÇED kararı olmadan ruhsatlandırma işlemi yapmamaları gerekmektedir. Bakanlığımızca "ÇED Olumlu" ya da "ÇED Gerekli Değildir" kararı alınmadan ilgili belediyeler tarafından ruhsatlandırılarak faaliyete başlayan projelerin tespit edilmesi halinde; hem geri dönülmesi mümkün olmayan çevresel zararların önlenmesi hem de yasal süreçlerin işletilmesi amacıyla Çevre Kanunu'nun 15. ve 20. maddeleri uyarınca ilgili projelere idari para cezası uygulanmakta ve faaliyetler durdurulmaktadır.
Bu kapsamda, 14.05.2025 tarihli Bakanlığımız yazısı ile 81 İl Valiliğine konunun önemi ve hassasiyetine binaen; tüm ilgili Büyükşehir, İl, İlçe, Belediye Başkanlıkları, YİKOP (Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıkları) ve İl Özel İdare teşkilatlarının talimatlandırılması hususu tekrar hatırlatılmıştır.