Sinop'un Boyabat ilçesinde yapılması planlanan maden projesinin çevresel etkilerine ilişkin
Kaynak göster
Evrim Rızvanoğlu Emir (DEVA Partisi), 17 Haziran 2025 tarihinde 7/29377 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 121 gün sonra, 16 Ekim 2025).
Evrim Rızvanoğlu Emir (DEVA Partisi, İstanbul). “Sinop'un Boyabat ilçesinde yapılması planlanan maden projesinin çevresel etkilerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/29377, 17 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-29377-sinop-un-boyabat-ilcesinde-yapilmasi-planlanan-maden-projesinin-cevresel-etkilerine-iliski (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e3024795-6e8f-4d8e-8bfb-01977db6b813
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 121 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki soruların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM tarafından Anayasanın 98. ve TBMM içtüzüğünün 96'ncı ve 99"uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 17.06.2025 O.
Sinop ili Boyabat ilçesi sınırlarında, Kovaçayır Köyü mevkiinde planlanan yeni bir madencilik projesi için çevresel etkileri oldukça ciddi sonuçlar doğurabilecek bir süreç başlatılmıştır. Proje kapsamında yaklaşık 897,87 hektarlık geniş bir alanda açık bakır madeni ocağı kurulması öngörülmektedir. Bununla birlikte proje dosyasına göre sahada cevher zenginleştirme tesisi, maden atığı depolama tesisi, su alma göleti, mobil kırma-eleme tesisi ve hazır beton tesisi gibi çeşitli yardımcı yapılar da inşa edilecektir.
Proje dosyasındaki bilgilere ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü verilerine göre, proje sahasının büyük bölümü orman vasıflı alanlardan, kalan kısmı ise tarım arazilerinden oluşmaktadır. Dahası, bu saha Türkiye'nin en önemli iç su kaynaklarından biri olan Kızılırmak Havzası içerisinde yer almaktadır. Bu yönüyle yalnızca lokal çevresel etkiler değil, havza ölçeğinde ekolojik ve tarımsal riskler de dikkate alınmak zorundadır.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Projenin hayata geçirilmesi planlanan alan, çevresindeki yerleşim birimlerine son derece yakın bir konumdadır. Arıoğlu Köyü'ne bağlı konutlara 425 m, 825 m ve 165 m mesafede; Kovaçayır Köyü'ne bağlı yayla evlerine 485 m; İmamlı Köyü'ne bağlı konutlara 135 m, 250 m ve 95 m; Yabanlı Köyü'ne bağlı konutlara ise 905 m mesafede bulunmaktadır. Bu denli yerleşim yoğunluğu olan bir bölgede, açık ocak işletmeciliği ve cevher zenginleştirme gibi ağır sanayi niteliğindeki faaliyetlerin planlanması; toz, gürültü, patlatma kaynaklı titreşim, ağır metal maruziyeti, yer altı su kirliliği ve tarımsal faaliyetlerin bozulması gibi çok yönlü çevresel etkiler doğurma riski taşımaktadır.
Proje dosyasında da belirtildiği üzere, söz konusu saha Kızılırmak Havzası içerisinde yer almaktadır. Bu nedenle en kritik risklerden biri, sahada yürütülecek faaliyetler sırasında ortaya çıkabilecek kimyasalların veya atık suların Kızılırmak Havzası'na karışma olasılığıdır. Böyle bir durum yalnızca Boyabat çevresini değil, havzanın devamında yer alan Bafra Ovası gibi Türkiye'nin en verimli tarım alanlarını ve sulama sistemlerini de etkileyebilecektir. Bu risk, aynı zamanda Kızılırmak Deltası gibi uluslararası öneme sahip sulak alanların ekolojik bütünlüğünü de tehdit edebilir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Bakanlığınızca proje dosyası kabul edilerek ÇED süreci başlatılan bu faaliyette, yerleşim alanlarına 100 ila 900 metre mesafede maden işletmesi kurulmasının çevresel ve toplumsal açıdan uygun görüldüğü belirtilmiştir. Bu karar, hangi bilimsel kaynaklara, mevzuat düzenlemelerine ve toplumsal risk analizlerine dayandırılmıştır? Bu mesafenin insan sağlığı, yaşam alanı güvenliği ve yapı stabilitesi açısından yeterli olduğu hangi gerekçelerle ifade edilmektedir?
Anayasa'nın 169. maddesi uyarınca, devletin ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi yönünde gerekli kanunları koyma ve tedbirleri alma yükümlülüğü açıkça düzenlenmiştir. Bu anayasal yükümlülük doğrultusunda, proje sahasının büyük bölümünün orman vasfı taşıdığı dikkate alındığında, söz konusu alanların madencilik faaliyetine açılmasına Bakanlığınız onay verecek midir? Bu durumda Anayasa'nın 169. maddesiyle çelişen bir uygulamaya imza atılmış olmayacak mıdır?
Proje dosyası kapsamında yürütülecek faaliyetlerin (açık ocak işletmeciliği, cevher | zenginleştirme, atık depolama, kırma-eleme, beton tesisi) her birinin çevresel etkileri ayrı ayrı analiz edilmiş midir?
Proje alanının Kızılırmak Havzası içinde yer aldığı dikkate alındığında, söz konusu faaliyetin havza ölçeğinde oluşturacağı etkiler konusunda bir bütüncül havza değerlendirmesi yapılmış mıdır? Su kaynakları, sulama sistemleri, alüvyon tarım arazileri ve deltalar üzerindeki etkiler bilimsel olarak analiz edilmiş midir?
Projede yer alacak cevher zenginleştirme tesisinde kullanılacak kimyasal maddeler ve
• proses suları nelerdir? Bu maddelerin yer altı ve yüzey sularına sızma riskine karşı taşınım ve yayılım modellemesi, hidrojeolojik geçirgenlik analizi ya da benzeri bilimsel çalışmalar gerçekleştirilmiş midir?
Proje kapsamında inşa edilmesi planlanan atık depolama tesisinde bertaraf edilmesi öngörülen maden atıklarının çevresel özellikleri nelerdir? Bu atıklar hangi sınıfa (tehlikeli, zararsız, inert) girmektedir?
Proje sahasında planlanan su alma göleti, bölgedeki yer altı akiferleri ya da içme ve sulama suyu kaynakları ile etkileşimli midir? Bu yapıların su rejimi ve yeraltı su kalitesi üzerindeki etkileri için bir hidrojeolojik etki değerlendirmesi yapılmış mıdır?
Açık ocak işletmeciliğinde kullanılacak patlatma tekniklerinin, bölgedeki konut yapıları ve altyapı üzerinde oluşturabileceği titreşim, çökme, mikro çatlak gibi etkileri analiz edilmiş midir?
Bu projeyle birlikte bölgede halihazırda yürütülen veya izin aşamasında olan diğer maden projeleri dikkate alınarak, Bakanlığınızca bir kümülatif etki değerlendirmesi yapılması istenmiş midir? Proje dosyasında buna dair herhangi bir modelleme veya stratejik değerlendirme yer almakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·
Milletvekillerimiz tarafından şahsıma yöneltilen ve ilişik listede; TBMM Esas numaraları ve konuları belirtilen yazılı soru önergeleri incelenmiş olup, söz konusu önergelerde yer alan hususlara ilişkin cevaplarımız ekte sunulmuştur.
Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.
Bakan -Dosya (1 Takım)
Mustafa Kemal Mahallesi Eskişehir Devlet Yolu (Dumlupınar Bulvarı) 9. km. No: 278 Çankaya / Ankara İrtibat: Ecem Hazal KOÇOĞLU Tel: 410 14 16
SAYIN EVRİM RIZVANOĞLU'NUN 7(24337 TBMM 7/29377 ESAS SAYILI 27 YAZILI SORU ÖNERGESİNE GK 4
İLİŞKİN SORULAR VE CEVABI
SORULAR
Sinop İli Boyabat İlçesi sınırlarında, Kovaçayır Köyü mevkiinde planlanan yeni bir madencilik projesi için çevresel etkileri oldukça ciddi sonuçlar doğurabilecek bir süreç başlatılmıştır. Proje kapsamında yaklaşık 897,87 hektarlık geniş bir alanda açık bakır madeni ocağı kurulması öngörülmektedir. Bununla birlikte proje dosyasına göre sahada cevher zenginleştirme tesisi, maden atığı depolama tesisi, su alma göleti, mobil kırma-eleme tesisi ve hazır beton tesisi gibi çeşitli yardımcı yapılar da inşa edilecektir.
Proje dosyasındaki bilgilere ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü verilerine göre, proje sahasının büyük bölümü orman vasıflı alanlardan, kalan kısmı ise tarım arazilerinden oluşmaktadır. Dahası, bu saha Türkiye'nin en önemli iç su kaynaklarından biri olan Kızılırmak Havzası içerisinde yer almaktadır. Bu yönüyle yalnızca lokal çevresel etkiler değil, havza ölçeğinde ekolojik ve tarımsal riskler de dikkate alınmak zorundadır.
Projenin hayata geçirilmesi planlanan alan, çevresindeki yerleşim birimlerine son derece yakın bir konumdadır. Arıoğlu Köyü'ne bağlı konutlara 425 m, 825 m ve 165 m mesafede; Kovaçayır Köyü'ne bağlı yayla evlerine 485 m; İmamlı Köyü'ne bağlı konutlara 135 m, 250 m ve 95 m; Yabanlı Köyü'ne bağlı konutlara ise 905 m mesafede bulunmaktadır. Bu denli yerleşim yoğunluğu olan bir bölgede, açık ocak işletmeciliği ve cevher zenginleştirme gibi ağır sanayi niteliğindeki faaliyetlerin planlanması; toz, gürültü, patlatma kaynaklı titreşim, ağır metal maruziyeti, yer altı su kirliliği ve tarımsal faaliyetlerin bozulması gibi çok yönlü çevresel etkiler doğurma riski taşımaktadır.
Proje dosyasında da belirtildiği üzere, söz konusu saha Kızılırmak Havzası içerisinde yer almaktadır. Bu nedenle en kritik risklerden biri, sahada yürütülecek faaliyetler sırasında ortaya çıkabilecek kimyasalların veya atık suların Kızılırmak Havzası'na karışma olasılığıdır. Böyle bir durum yalnızca Boyabat çevresini değil, havzanın devamında yer alan Bafra Ovası gibi Türkiye'nin en verimli tarım alanlarını ve sulama sistemlerini de etkileyebilecektir. Bu risk, aynı zamanda Kızılırmak Deltası gibi uluslararası öneme sahip sulak alanların ekolojik bütünlüğünü de tehdit edebilir.
Bu bağlamda;
1. Bakanlığınızca proje dosyası kabul edilerek ÇED süreci başlatılan bu faaliyette, yerleşim alanlarına 100 ila 900 metre mesafede maden işletmesi kurulmasının çevresel ve toplumsal açıdan uygun görüldüğü belirtilmiştir. Bu karar, hangi bilimsel kaynaklara, mevzuat düzenlemelerine ve toplumsal risk analizlerine dayandırılmıştır? Bu mesafenin insan sağlığı, yaşam alanı güvenliği ve yapı stabilitesi açısından yeterli olduğu hangi gerekçelerle ifade edilmektedir?
2. Anayasa'nın 169. maddesi uyarınca, devletin ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi yönünde gerekli kanunları koyma ve tedbirleri alma yükümlülüğü açıkça düzenlenmiştir. Bu anayasal yükümlülük doğrultusunda, proje sahasının büyük bölümünün orman vasfı taşıdığı dikkate alındığında, söz konusu alanların madencilik faaliyetine açılmasına Bakanlığınız onay verecek midir? Bu durumda Anayasa'nın 169. maddesiyle çelişen bir uygulamaya imza atılmış olmayacak mıdır?
3. Proje dosyası kapsamında yürütülecek faaliyetlerin (açık ocak işletmeciliği, cevher zenginleştirme, atık depolama, kırma-eleme, beton tesisi) her birinin çevresel etkileri ayrı ayrı analiz edilmiş midir?
4. Proje alanının Kızılırmak Havzası içinde yer aldığı dikkate alındığında, söz konusu faaliyetin havza ölçeğinde oluşturacağı etkiler konusunda bir bütüncül havza değerlendirmesi yapılmış mıdır? Su kaynakları, sulama sistemleri, alüvyon tarım arazileri ve deltalar üzerindeki etkiler bilimsel olarak analiz edilmiş midir?
5. Projede yer alacak cevher zenginleştirme tesisinde kullanılacak kimyasal maddeler ve proses suları nelerdir? Bu maddelerin yer altı ve yüzey sularına sızma riskine karşı taşınım ve yayılım modellemesi, hidrojeolojik geçirgenlik analizi ya da benzeri bilimsel çalışmalar gerçekleştirilmiş midir?
6. Proje kapsamında inşa edilmesi planlanan atık depolama tesisinde bertaraf edilmesi öngörülen maden atıklarının çevresel özellikleri nelerdir? Bu atıklar hangi sınıfa (tehlikeli, zararsız, inert) girmektedir?
7. Proje sahasında planlanan su alma göleti, bölgedeki yer altı akiferleri ya da içme ve sulama suyu kaynakları ile etkileşimli midir? Bu yapıların su rejimi ve yeraltı su kalitesi üzerindeki etkileri için bir hidrojeolojik etki değerlendirmesi yapılmış mıdır?
8. Açık ocak işletmeciliğinde kullanılacak patlatma tekniklerinin, bölgedeki konut yapıları ve altyapı üzerinde oluşturabileceği titreşim, çökme, mikro çatlak gibi etkileri analiz edilmiş midir?
9. Bu projeyle birlikte bölgede halihazırda yürütülen veya izin aşamasında olan diğer maden projeleri dikkate alınarak, Bakanlığınızca bir kümülatif etki değerlendirmesi yapılması istenmiş midir? Proje dosyasında buna dair herhangi bir modelleme veya stratejik değerlendirme yer almakta mıdır?
CEVAP
Bilindiği üzere; Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED): "Gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi yada çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları", Komisyon: "Proje için verilecek Özel Formatın kapsamını belirlemek ve hazırlanan ÇED Raporunu inceleyip değerlendirmek üzere Bakanlık tarafından kurulan Komisyonu" ifade etmektedir.
ÇED Yönetmeliği uyarınca yürütülen ÇED Süreçleri sadece Bakanlığımızca yürütülmemekte olup, proje konusuyla ilgili tüm kurum ve kuruluşların katılımıyla gerçekleştirilen bir süreçtir. Süreç içerisinde yapılan bilimsel/teknik çalışmalar Bakanlığımızca yetkilendirilmiş firmalar tarafından, Proje Özel Formatları kapsamında yapılmakta/yaptırılmaktadır.
Bu süreç boyunca sürdürülen çalışmalarla halktan gelen görüş ve öneriler de dikkate alınarak projenin çevresel etkilerinin mevzuatın gerektirdiği biçimde araştırılıp incelendiği ve olası çevresel etkilerin en aza indirilmesi için gerekli önlemlerin alındığı, bu konuda diğer ilgili kurum ve kuruluşların da hem fikir olduğu da dikkate alınarak değerlendirildiği bir süreçtir.
Bu itibar ile, ÇED Yönetmeliği kapsamında sunulan tüm rapor, dosya ile diğer tüm bilgi ve belgeler Bakanlığımızca oluşturulan komisyon tarafından incelenip değerlendirilmekte olup, söz konusu faaliyetler ile ilgili olarak ÇED süreci içerisinde Bakanlığımızca oluşturulan İnceleme-Değerlendirme-Komisyon üyesi kurum ve kuruluşlarla birlikte soru önergesine konu hususlar da dikkate alınarak gerekli değerlendirmeler yapılacaktır.
Soru önergesine konu proje için ÇED Yönetmeliği 10. Maddesi doğrultusunda soru önergesine konu hususları da içeren Proje Özel Formatı verilmiştir. Proje ile ilgili Proje Özel Formatı doğrultusunda hazırlanacak ÇED Raporlarına Bakanlığımız web sitesinden (https://eced-duyuru.csb.gov.tr/eced-prod/duyurular.xhtml) ulaşılabilmektedir.