Sivas'ın Zara ilçesinde yapılması planlanan selestit madeni projesinin çevresel etkilerine ilişkin
Kaynak göster
Ayten Kordu (DEM Parti), 5 Eylül 2025 tarihinde 7/33602 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 109 gün sonra, 23 Aralık 2025).
Ayten Kordu (DEM Parti, Tunceli). “Sivas'ın Zara ilçesinde yapılması planlanan selestit madeni projesinin çevresel etkilerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/33602, 5 Eylül 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-33602-sivas-in-zara-ilcesinde-yapilmasi-planlanan-selestit-madeni-projesinin-cevresel-etkilerine (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/39e87ec8-3037-444d-9b99-019928b2a54f
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 109 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Ayten RDU i Tunceli Milletvekili
Sivas'ın Zara ilçesine bağlı Dipsizgöl Köyü'nde, BARİT Maden Türk A.Ş. tarafından kurulmak istenen selestit (stronsiyum tuzu) madeni projesi, yöre halkının yaşam alanlarını, ekolojik dengeyi ve Alevi toplumunun kutsal kabul ettiği inanç mekânlarını doğrudan tehdit etmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (19 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
150 hektarlık ruhsat alanının 19,14 hektarlık kısmında açık ocak yöntemiyle yürütülmesi planlanan proje için, 30.06.2022 tarihinde "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmiş, 28.06.2024"te de Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından IV. grup işletme ruhsatı onaylanmıştır. Projede yıllık 280.000 ton üretim öngörülmekte, " yaklaşık 112.000 ton pasa da bölgedeki depolama alanında biriktirilecektir. '
Ancak bu proje alanı, tarım ve ağaçlandırma alanı üzerinde yer almakta; Dipsizgöl, Kapukaya ve çevre köylerin tek su kaynaklarını kapsamaktadır. Yöre halkı tarım, hayvancılık, arıcılık ve yaylacılıkla geçimini sağlamaktadır. Madenin faaliyete geçmesi halinde tarım ve hayvancılığın sona ereceği, arıcılık faaliyetlerinin yok olacağı, bölgedeki endemik bitki örtüsü ve yaban hayatının geri dönülmez şekilde tahrip olacağı dile getirilmektedir.
Köylülerin aktardığına göre, şirketin hazırladığı Proje Tanıtım Dosyası
(PTD)'nda bölgede bulunan 12 çeşme ve köylerin ana su kaynağı yer almamaktadır. Bu durum, ÇED sürecinin bilimsel gerçeklerden uzak biçimde yürütüldüğünü göstermektedir. Köylüler, bu su kaynaklarının yok edilmesi halinde sadece kendi köylerinin değil, Zara ve çevresindeki onlarca köyün içme ve tarımsal sulama ihtiyacının da riske gireceğini ifade etmektedir. Ayrıca söz konusu dere, Kızılırmak Nehri'nin kollarından biri olup, ekosistemin bütününü etkileyecek sonuçlar doğuracaktır.
Projeye karşı çıkan köylüler ve çevre örgütleri, aynı zamanda maden alanının Alevi inancına göre kutsal kabul edilen Seyid Kasım Baba Ziyaret Alanı ve çevresindeki Beyaz Göz, Mavi Göz, Kırık Ayna ve Sessiz Dil göllerini kapsadığını belirtmektedir. Yüzyıllardır inanç ritüellerinin sürdürüldüğü bu kutsal alanın maden çalışmalarıyla yok edilmesi, yalnızca ekolojik değil aynı zamanda kültürel ve inançsal bir yıkım anlamına gelmektedir.
Yöredeki 150.000 ağacı barındıran doğal orman dokusu, arap tavşanı ve vaşak gibi nesli tehlike altındaki türlerin yaşam alanı da tehdit altındadır. Endemik türlerden olan ikiçiçekli safran gibi bitkiler yok olma riskiyle karşı karşıya kalacaktır. Böylece yalnızca ekosistem değil, aynı zamanda Türkiye'nin biyolojik çeşitlilik yükümlülükleri de ihlal edilmiş olacaktır.
ÇED kararına karşı yöre halkının açtığı dava Sivas İdare Mahkemesi'nde devam etmektedir. Henüz bilirkişi incelemesi ve keşif aşamasındayken köylüler bilirkişiye görüşlerini aktarmak istemiş, ancak jandarma tarafından engellenmiş ve uzak tutulmaya çalışılmışlardır. Bu da yargı sürecinin şeffaflığına gölge düşürmektedir.
Zara Dipsizgöl?'de yaşananlar, yalnızca bir çevre meselesi değil, aynı zamanda insan hakları, kültürel haklar ve inanç özgürlüğü meselesidir. Türkiye'nin taraf olduğu Anayasa'nın 56. maddesi, Çevre Kanunu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Biyoçeşitlilik Sözleşmesi'nin açık hükümleri uyarınca devletin, yurttaşların sağlıklı çevrede yaşama hakkını ve kültürel değerlerini koruma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu bağlamda;
2)
3)
7)
5)
6)
7)
8)
Dipsizgöl'de verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararının gerekçesi nedir? Bu kararın alınmasında yöre halkının ve bağımsız bilim insanlarının görüşleri alınmış mıdır?
Şirketin hazırladığı PTD'da bölgede bulunan 12 çeşme ve köyün ana su kaynağının yer almaması Bakanlığınızca nasıl değerlendirilmiştir? Bu eksiklik tespit edilmesine rağmen kararın iptal edilmemesinin gerekçesi nedir?
Proje alanının Seyid Kasım Baba Ziyaret Alanı ve kutsal gölleri kapsaması konusunda Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Bu durum, Alevi yurttaşların inanç özgürlüğü açısından nasıl değerlendirilmiştir?
ÇED alanının tarım ve ağaçlandırma alanı içinde kalması, Çevre Düzeni
SORULAR
Planı hükümlerine aykırı değil midir? Bu durum neden göz ardı edilmiştir?
Maden faaliyetiyle birlikte Zara ve çevresindeki köylerin içme suyu ve tarımsal sulama ihtiyacının riske girmesi durumunda Bakanlığınızın planladığı alternatif bir çözüm var mıdır?
Proje kapsamında 150.000 ağacın bulunduğu doğal orman dokusunun zarar görmesi, iklim krizi ve biyolojik çeşitlilik kaybı bağlamında nasıl değerlendirilmektedir?
Maden sahasında bulunan nesli tehlike altındaki hayvan türleri (arap tavşanı, vaşak) ve endemik bitkiler (ikiçiçekli safran) için herhangi bir koruma planı yapılmış mıdır?
28 Ağustos'taki bilirkişi keşfi sırasında köylülerin jandarma tarafından engellenerek görüşlerini dile getirmelerinin önüne geçilmesi hakkında Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Bu sürece ilişkin soruşturma başlatılmış mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·
İLİŞKİN SORULAR VE CEVAPLARI
SORULAR
Sivas'ın Zara ilçesine bağlı Dipsizgöl Köyü'nde, BARİT Maden Türk A.Ş. tarafından kurulmak istenen selestit (stronsiyum tuzu) madeni projesi, yöre halkının yaşam alanlarım, ekolojik dengeyi ve Alevi toplumunun kutsal kabul ettiği inanç mekânlarını doğrudan tehdit etmektedir.
150 hektarlık ruhsat alanının 19,14 hektarlık kısmında açık ocak yöntemiyle yürütülmesi planlanan proje için, 30.06.2022 tarihinde "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmiş, 28.06.2024'te de Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından IV. grup işletme ruhsatı onaylanmıştır. Projede yıllık 280.000 ton üretim öngörülmekte, yaklaşık 112.000 ton pasa da bölgedeki depolama alanında biriktirilecektir.
Ancak bu proje alanı, tarım ve ağaçlandırma alanı üzerinde yer almakta; Dipsizgöl, Kapukaya ve çevre köylerin tek su kaynaklarını kapsamaktadır. Yöre halkı tarım, hayvancılık, arıcılık ve yaylacılıkla geçimini sağlamaktadır. Madenin faaliyete geçmesi halinde tarım ve hayvancılığın sona ereceği, arıcılık faaliyetlerinin yok olacağı, bölgedeki endemik bitki örtüsü ve yaban hayatının geri dönülmez şekilde tahrip olacağı dile getirilmektedir.
Köylülerin aktardığına göre, şirketin hazırladığı Proje Tanıtım Dosyası (PTD)'nda bölgede bulunan 12 çeşme ve köylerin ana su kaynağı yer almamaktadır.
Bu durum, ÇED sürecinin bilimsel gerçeklerden uzak biçimde yürütüldüğünü göstermektedir. Köylüler, bu su kaynaklarının yok edilmesi halinde sadece kendi köylerinin değil, Zara ve çevresindeki onlarca köyün içme ve tarımsal sulama ihtiyacının da riske gireceğini ifade etmektedir. Ayrıca söz konusu dere, Kızılırmak Nehri'nin kollarından biri olup, ekosistemin bütününü etkileyecek sonuçlar doğuracaktır.
Projeye karşı çıkan köylüler ve çevre örgütleri, aynı zamanda maden alanının Alevi inancına göre kutsal
. kabul edilen Seyid Kasım Baba Ziyaret Alanı ve çevresindeki Beyaz Göz, Mavi Göz, Kırık Ayna ve Sessiz " Dil göllerini kapsadığını belirtmektedir. Yüzyıllardır inanç rimellerinin sürdürüldüğü bu kutsal alanın maden çalışmalarıyla yok edilmesi, yalnızca ekolojik değil aynı zamanda kültürel ve inançsal bir yıkım anlamına gelmektedir.
Yöredeki 150.000 ağacı barındıran doğal orman dokusu, arap tavşanı ve vaşak gibi nesli tehlike altındaki türlerin yaşam alanı da tehdit altındadır. Endemik türlerden olan ikiçiçekli safran gibi bitkiler yok olma riskiyle karşı karşıya kalacaktır. Böylece yalnızca ekosistem değil, aynı zamanda Türkiye'nin biyolojik çeşitlilik yükümlülükleri de ihlal edilmiş olacaktır.
ÇED kararına karşı yöre halkının açtığı dava Sivas İdare Mahkemesi'nde devam etmektedir. Henüz bilirkişi incelemesi ve keşif aşamasındayken köylüler bilirkişiye görüşlerini aktarmak istemiş, ancak jandarma tarafından engellenmiş ve uzak tutulmaya çalışılmışlardır. Bu da yargı sürecinin şeffaflığına gölge düşürmektedir.
Zara Dipsizgöl'de yaşananlar, yalnızca bir çevre meselesi değil, aynı zamanda insan hakları, kültürel haklar ve inanç özgürlüğü meselesidir. Türkiye'nin taraf olduğu Anayasa'nın 56. maddesi, Çevre Kanunu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Biyoçeşitlilik Sözleşmesi'nin açık hükümleri uyarınca devletin, yurttaşların sağlıklı çevrede yaşama hakkını ve kültürel değerlerini koruma yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bu bağlamda;
DDipsizgöl'de verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararının gerekçesi nedir? Bu kararın alınmasında yöre halkının ve bağımsız bilim insanlarının görüşleri alınmış mıdır?
2)Ş$irketin hazırladığı PTD'da bölgede bulunan 12 çeşme ve köyün ana su kaynağının yer almaması Bakanlığınızca nasıl değerlendirilmiştir? Bu eksiklik tespit edilmesine rağmen kararın iptal edilmemesinin gerekçesi nedir?
3)Proje alanının Seyid Kasım Baba Ziyaret Alanı ve kutsal gölleri kapsaması konusunda Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Bu durum, Alevi yurttaşların inanç özgürlüğü açısından nasıl değerlendirilmiştir? 4)ÇED alanının tarım ve ağaçlandırma alanı içinde kalması, Çevre Düzeni Planı hükümlerine aykırı değil midir? Bu durum neden göz ardı edilmiştir?
5)Maden faaliyetiyle birlikte Zara ve çevresindeki köylerin içme suyu ve tarımsal sulama ihtiyacının riske girmesi durumunda Bakanlığınızın planladığı alternatif bir çözüm var mıdır?
6)Proje kapsamında 150.000 ağacın bulunduğu doğal orman dokusunun zarar görmesi, iklim krizi ve biyolojik çeşitlilik kaybı bağlamında nasıl değerlendirilmektedir?
: 7)Maden sahasında bulunan nesli tehlike altındaki hayvan türleri (arap tavşanı, vaşak) ve endemik bitkiler (ikiçiçekli safran) için herhangi bir koruma planı yapılmış mıdır?
8)28 Ağustos'taki bilirkişi keşfi sırasında köylülerin jandarma tarafından engellenerek görüşlerini dile getirmelerinin önüne geçilmesi hakkında Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Bu sürece ilişkin soruşturma başlatılmış mıdır?
CEVAPLAR
Sivas İli, Zara İlçesi, Dipsizgöl Köyü Mevkii, 107 ada 26 ve 27 parsel ve 138 ada 37 parselde, 3253597 erişim numaralı 150 ha maden ruhsatlı sahanın 19,14 ha'lık kısmında, Barit Maden Türk A.Ş. tarafından toplam 280.000 ton/yıl (168.000 ton/yıl cevher, 112.000 ton/yıl pasa) kapasite ile patlatmasız açık işletme yöntemi ile stronsiyum tuzu ocağı işletilmesi planlanmıştır. Söz konusu proje alanı 25 ha'dan daha küçük olduğundan, ÇED Yönetmeliği Ek-2 Listesi Madde 45/a "Madenlerin çıkarılması (Ek-I listesinde yeralmayanlar)" kapsamında kalmakta olup, projeye ilişkin inceleme ve değerlendirme anılan Yönetmeliğin 16. Maddesi doğrultusunda yapılarak 17. Maddesi uyarınca İl Müdürlüğümüzce 06.03.2025 tarihli ve E-202511 sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmiştir. Halkın Bilgilendirilmesi ve Sürece © Katılımı Toplantıları anılan Yönetmeliğin 9. Maddesi uyarınca, ÇED Yönetmeliği Ek-1 Listesinde yer alan projelerin inceleme ve değerlendirme aşamasında gerçekleştirilmektedir. ÇED Yönetmeliği Ek-I Listesi 25/a Maddesi "25 hektar ve üzeri arazi yüzeyinde (Kazı ve döküm alanı dâhil) planlanan açık işletmeler," olup, bu proje alanı 25 ha'dan daha küçük olduğu için söz konusu toplantı yapılmamıştır.
Söz konusu projenin inceleme ve değerlendirilmesi aşamasında, Müdürlüğümüzce proje sahası ve çevresinde ayrıca, Proje Tanıtım Dosyasında (PTD) gerekli incelemeler yapılmıştır. Bununla birlikte, ilgili kurumlar; DSİ 19. Bölge Müdürlüğü, Kayseri Orman Bölge Müdürlüğü, Sivas İl Özel İdaresi, Sivas İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Sivas Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü, Sivas Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün ildeki teşkilatı olan Sivas İl Şube Müdürlüğünden de kurum görüşü alınmıştır. Bu kurum görüşleri ile Müdürlüğümüzce talep edilen bilgi ve belgeler doğrultusunda ilk sunulan PTD'de belirtilen üretim yönteminde revizyona gidilmiş, alan küçültülerek yayla evlerine mesafe arttırılmış, gerekli açıklama, hesaplama, harita, şekil vb. ile taahhütlere yer verilmiştir. Nihai edilen PT'D'de çevresel etkilere karşı alınan tedbir ve taahhütlerin yeterli görülmesi, hesaplama ve modelleme sonuçlarının Çevre Mevzuatında öngörülen sınır değerleri sağlaması nedeni ile söz konusu projeye, ÇED Raporu hazırlanmasına gerek olmadığına dair ÇED Gerekli Değildir kararı verilmiştir.