Kuraklıkla mücadeleye ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 111 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıda yer alan sorularımın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat KURUM tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
M. Satuk Buğra İstanbul Mille Grup Başkanvekili
17 Haziran, BM tarafından "Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü" olarak kabul edilmiştir. Bu özel gün vesilesiyle, Türkiye topraklarının önemli bir bölümünün çölleşme ve kuraklık riski altında olduğu kamuoyunun dikkatine yeniden sunulmaktadır. Resmi verilere göre Türkiye topraklarının 9422,9'i "yüksek" ve 9050,9'u "orta" düzeyde çölleşme-hassasiyeti taşımaktadır. TEMA Vakfı ise bu oranların toplamda 9673,4'e kadar yükseldiğini belirtmektedir. Sulak alanlar, biyoçeşitlilik ve iklim adaptasyonu açısından hayati öneme sahipken, küresel ölçekte sulak alanların "küçülme ve yok olma riskiyle karşı karşıya" olduğu dikkat çekmektedir. Bu veriler hem toprak kaynaklarının hem iklim direncinin zayıfladığı, sulak alanların kaybolmasının devam ettiği bir tabloyu göstermektedir. Türkiye'nin 2019—2030 Çölleşmeyle Mücadele Eylem Planı ve Bakanlığınızın izleme sistemlerine rağmen yaşanan bu tahribat, yeni değerlendirme ve politika gerektirmektedir.
Bu bağlamda;
I. Türkiye Çölleşme Modeli ve Hassasiyet Haritası'nın son güncelleme tarihi nedir? Güncel çölleşme verileri kamuoyu ve araştırmacılarla paylaşılmakta mıdır?
SORULAR
Sulak alanlara ilişkin Türkiye genelindeki mevcut eylem planları ve koruma politikaları nelerdir? "Küçülme riskiyle" karşı karşıya olduğu konusunda Bakanlığınızın duruşu nedir?
Sulak alanların yönetimiyle ilgili olarak ÇSED Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında, özellikle sulakların su rejimini bozan HES, sulama ve tarım politikalarında koordinasyon sağlanmakta mıdır?
. TEMA ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının belirttiği üzere Türkiye'nin 950— "073"lük alanı çölleşme riski altındadır. Bu kapsamda hangi bölgeler öncelikli risk altındadır ve bu alanlar için özel mecburi politika, bütçe tahsisi veya destek programı uygulanmakta mıdır?
. Eylem planında yer alan "Dinamik Erozyon İzleme Sistemi", "Arazi Kullanımı İzleme Sistemi" gibi teknoloji tabanlı modeller (DEMİS, UASİS) çalışıyor mu? Çalışma raporları periyodik olarak halkla paylaşılmakta mıdır?
. Çölleşmeyle mücadele kapsamında atıl kamu arazilerinin ağaçlandırılması, iklim-dostu tarım ve gen havuzu oluşturulması gibi tedbirlerin mevcut uygulama durumu nedir? Kaç hektar alanda, hangi bölgelerde uygulanmıştır?
. Türkiye'nin sulak alanlar haritası içindeki kritik alanları (Örneğin Meke Gölü, Tuz Gölü, Van Gölü gibi) korumaya yönelik önlemler nelerdir? Sulak alan restorasyonunda ne kadar bütçe ve insan kaynağı kullanılmaktadır?
. Son 2-3 yılda iklim değişikliği ve çölleşme riskine karşı Bakanlık tarafından yeni düzenlemeler (örneğin sulak alanların korunmasına yönelik yasal statü, imar politikası) hayata geçirilmiş midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·
İLİŞKİN SORULAR VE CEVAPLARI
SORULAR
17 Haziran, BM tarafından "Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü" olarak kabul edilmiştir. Bu özel gün vesilesiyle, Türkiye topraklarının önemli bir bölümünün çölleşme ve kuraklık riski altında olduğu kamuoyunun dikkatine yeniden sunulmaktadır. Resmi verilere göre Türkiye topraklarının 9622,5'i "yüksek" ve 9*050,9'u "orta" düzeyde çölleşme-hassasiyeti taşımaktadır. TEMA Vakfi ise bu oranların toplamda 9073,4'e kadar yükseldiğini belirtmektedir. Sulak alanlar, biyoçeşitlilik ve iklim adaptasyonu açısından hayati öneme sahipken, küresel ölçekte sulak alanların "küçülme ve yok olma riskiyle karşı karşıya" olduğu dikkat çekmektedir. Bu veriler hem toprak kaynaklarının hem iklim direncinin zayıfladığı, sulak alanların kaybolmasının devam ettiği bir tabloyu göstermektedir. Türkiye'nin 2019-2030 Çölleşmeyle Mücadele Eylem Planı ve Bakanlığınızın izleme sistemlerine rağmen yaşanan bu tahribat, yeni değerlendirme ve politika gerektirmektedir.
Bu bağlamda;
1. Türkiye Çölleşme Modeli ve Hassasiyet Haritası'nın son güncelleme tarihi nedir? Güncel çölleşme verileri kamuoyu ve araştırmacılarla paylaşılmakta mıdır?
2. Sulak alanlara ilişkin Türkiye genelindeki mevcut eylem planları ve koruma politikaları nelerdir? "Küçülme riskiyle" karşı karşıya olduğu konusunda Bakanlığınızın duruşu nedir?
3. Sulak alanların yönetimiyle ilgili olarak ÇSED Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında, özellikle sulakların su rejimini bozan HES, sulama ve tarım politikalarında koordinasyon sağlanmakta mıdır?
4. TEMA ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının belirttiği üzere Türkiye'nin 9450- 9673'lük alanı çölleşme riski altındadır. Bu kapsamda hangi bölgeler öncelikli risk altındadır ve bu alanlar için özel mecburi politika, bütçe tahsisi veya destek programı uygulanmakta mıdır?
5. Eylem planında yer alan "Dinamik Erozyon İzleme Sistemi", "Arazi Kullanımı İzleme Sistemi" gibi teknoloji tabanlı modeller (DEMİŞ, UASİS) çalışıyor mu? Çalışma raporları periyodik olarak halkla paylaşılmakta mıdır?
6. Çölleşmeyle mücadele kapsamında atıl kamu arazilerinin ağaçlandırılması, iklim- dostu tarım ve gen havuzu oluşturulması gibi tedbirlerin mevcut uygulama durumu nedir? Kaç hektar alanda, hangi bölgelerde uygulanmıştır?
7. Türkiye'nin sulak alanlar haritası içindeki kritik alanları (Örneğin Meke Gölü, Tuz Gölü, Van Gölü gibi) korumaya yönelik önlemler nelerdir? Sulak alan restorasyonunda ne kadar bütçe ve insan kaynağı kullanılmaktadır?
8. Son 2-3 yılda iklim değişikliği ve çölleşme riskine karşı Bakanlık tarafından yeni düzenlemeler (örneğin sulak alanların korunmasına yönelik yasal statü, imar politikası) hayata geçirilmiş midir? CEVAP
Türkiye Çölleşme Modeli ve Hassasiyet Haritası 27 Mayıs 2025 tarihinde güncellenmiş olup; Bakanlığımızca verilerin kamuoyu ve araştırmacılarla paylaşılması hazırlıkları yapılmaktadır. Bakanlığımızca hazırlanan Türkiye Çölleşme Modeli ve Hassasiyet Haritası çalışmasına göre Türkiye'nin 96 16,92'si çok yüksek çölleşme hassasiyetine sahiptir. Bu doğrultuda Çölleşmeyle Mücadele Ulusal Strateji ve Eylem Planı (2024-2030) kapsamında ilgili paydaşlarla çalışmalar yürütülmektedir.
Teknolojik Tabanlı olarak hazırlanmış olan "Dinamik Erozyon Modeli İzleme Sistemi" ile "Ulusal Arazi Örtüsü Sınıflandırma ve İzleme Sistemi" aktif olarak çalışmakta, veriler talep halinde paylaşılmaktadır. Ayrıca, Türkiye Su Erozyonu Haritası e-Devlet üzerinden erişime açıktır.
Bakanlığımıza tahsis edilen ve yapılan etüt çalışmaları neticesinde ağaçlandırmaya uygun olan hazine arazilerinde çölleşme ve erozyonla etkin mücadeleye maksadıyla Çevre, Şehircilik ve iklim Değişikliği Bakanlığı Stratejik Planı (2024-2028) doğrultusunda her yıl belirlenen miktarda ağaçlandırma çalışmaları gerçekleştirilmektedir.
Ayrıca, ağaçlandırmaya uygun başta askeri ve devlet üniversitelerinin kampüs alanlarında ağaçlandırma çalışmaları gerçekleştirilmektedir.
İklim Kanunu yayımlanmış olup Orman dışı alanlarda; iklim değişikliğine uyum faaliyetleri kapsamında arazi tahribatının dengelenmesi sağlamak, çölleşme ve erozyonla mücadele ile ağaçlandırma ve toprak muhafaza çalışmaları amacıyla yutak alan oluşturulmasına yönelik fıkra yer almaktadır.