Su Kanunu çalışmalarına ve kuraklıkla mücadeleye ilişkin
Kaynak göster
Şenol Sunat (İYİ Parti), 30 Ekim 2025 tarihinde 7/35938 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 97 gün sonra, 4 Şubat 2026).
Şenol Sunat (İYİ Parti, Manisa). “Su Kanunu çalışmalarına ve kuraklıkla mücadeleye ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/35938, 30 Ekim 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-35938-su-kanunu-calismalarina-ve-kuraklikla-mucadeleye-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/78a4a62c-c327-4f42-a60b-019a393f2441
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 97 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)| Aşağıdaki sorularımın Anayasası'nın 98. maddesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 96. maddesi gereğince Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sn. Murat KURUM tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim. 27.10.2025
—s lah
Türkiye, son yıllarda giderek artan bir kuraklık tehdidiyle karşı karşıyadır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün yayımladığı 2025 Su Yılı Raporu'na göre, I Ekim 2024 ile 30 Eylül 2025 döneminde ülke genelinde metrekareye düşen ortalama yağış miktarı 422,5 mm olarak ölçülmüş ve bu değer, son 52 yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçmiştir. Uzun yıllar ortalamasının yüzde 26 altında kalan bu oran, özellikle Güneydoğu Anadolu (9053), İç Anadolu (9635) ve Marmara (9034) bölgelerinde ciddi su açığına yol açmıştır.
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, Türkiye'nin üçte ikisinden fazlasının yıllık su açığıyla karşı karşıya olduğunu ve bu oranın önümüzdeki 20—25 yıl içinde 9080'e çıkabileceğini ifade etmektedir. Türkeş'e göre, bu tablo yalnızca ekolojik değil, ekonomik ve sosyal bir kriz anlamına gelmektedir.
Aynı şekilde, İstanbul Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, su krizinin temelinde iklim değişikliğinden ziyade plansız su yönetimi ve yerel yönetim eksikliği olduğunu vurgulamaktadır. Türkiye'de su bütçelerinin ve mevsimsel tahminlerin yapılmadığına dikkat çekmekte, "Türkiye'deki en büyük kuraklık, zihinsel kuraklık" ifadesiyle r mevcut durumun vahametini ortaya koymaktadır.
Diğer yandan, İTÜ Afet Yönetimi Enstitüsü öğretim üyesi Doç. Dr. Ömer r Ekmekcioğlu, son 5 yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının "0620-25 oranında azaldığını belirtmekte ve Türkiye'nin su kıtlığı eşiğine hızla yaklaştığı uyarısında bulunmaktadır. Ekmekcioğlu'na göre, su yönetiminin stratejik bir çerçeveye oturtulması, suyun kayıp-kaçak oranlarının azaltılması, vahşi sulama yöntemlerinden vazgeçilmesi ve tarımsal ürün deseninin su kaynaklarına uygun hale getirilmesi gerekmektedir.
Bu koşullar altında, uzun süredir gündemde olan ancak henüz yasalaşamayan "Su Kanunu" tasarısının neden bekletildiği, Türkiye'nin kuraklıkla mücadele politikalarının hangi aşamada olduğu ve 2026 bütçesinde bu alana ne kadar kaynak ayrılacağı kamuoyu tarafından merak edilmektedir.
Bu bağlamda, aşağıdaki soruların yanıtlanması kamuoyunun bilgi alma hakkı açısından önem arz etmektedir;
SORULAR
. Uzun süredir kamuoyunda gündemde olan "Su Kanunu" tasarısının halen yasalaşamamasının gerekçesi nedir?
. "Su Kanunu" çalışmanız hangi aşamadadır ve tasarının ne zaman tamamlanması planlanmaktadır?
. Türkiye genelinde tarımsal sulamada hâlâ yaygın olarak kullanılan vahşi sulama yöntemlerinin engellenmesi için Bakanlığınızca hangi somut adımlar atılmaktadır?
. 2026 yılı merkezi yönetim bütçesinde sulama altyapısı, su tasarrufu ve su verimliliği yatırımlarına ne kadar pay ayrılması öngörülmektedir?
. Basınçlı ve kapalı sulama sistemlerine geçiş konusunda son beş yılda kaç proje tamamlanmıştır? 2026 yılında kaç yeni proje hazırlanması planlanmaktadır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·
Milletvekillerimiz tarafından şahsıma yöneltilen ve ilişik listede; TBMM Esas numaraları ve konuları belirtilen yazılı soru önergeleri incelenmiş olup, söz konusu önergelerde yer alan hususlara ilişkin cevaplarımız ekte sunulmuştur.
Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.
-Dosya (1 Takım)
Mustafa Kemal Mahallesi Eskişehir Devlet Yolu (Dumlupınar Bulvarı) 9. km. No: 278 Çankaya / Ankara İrtibat: Yurdagül GÜNEŞ Tel: 410 14 46
SAYIN ŞENOL SUNAT'IN TBMM 7/35938 ESAS SAYILI #/ 259738 YAZILI SORU ÖNERGESİNE 2
İLİŞKİN SORULAR VE CEVABI
SORULAR
Türkiye, son yıllarda giderek artan bir kuraklık tehdidiyle karşı karşıyadır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün yayımladığı 2025 Su Yılı Raporu'na göre, I Ekim 2024 ile 30 Eylül 2025 döneminde ülke genelinde metrekareye düşen ortalama yağış miktarı 422,5 mm olarak ölçülmüş ve bu değer, son 52 yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçmiştir. Uzun yıllar ortalamasının yüzde 26 altında kalan bu oran, özellikle Güneydoğu Anadolu (9653), İç Anadolu (9635) ve Marmara (634) bölgelerinde ciddi su açığına yol açmıştır.
Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, Türkiye'nin üçte ikisinden fazlasının yıllık su açığıyla karşı karşıya olduğunu ve bu oranın önümüzdeki 20-25 yıl içinde 9080'e çıkabileceğini ifade etmektedir. Türkeş'e göre, bu tablo yalnızca ekolojik değil, ekonomik ve sosyal bir kriz anlamına gelmektedir.
Aynı şekilde, İstanbul Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, su krizinin temelinde iklim değişikliğinden ziyade plansız su yönetimi ve yerel yönetim eksikliği olduğunu vurgulamaktadır. Türkiye'de su bütçelerinin ve mevsimsel tahminlerin yapılmadığına dikkat çekmekte, "Türkiye'deki en büyük kuraklık, zihinsel kuraklık" ifadesiyle mevcut durumun vahametini ortaya koymaktadır.
Diğer yandan, İTÜ Afet Yönetimi Enstitüsü öğretim üyesi Doç. Dr. Ömer Ekmekcioğlu, son 5 yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 9620-25 oranında azaldığını belirtmekte ve Türkiye'nin su kıtlığı eşiğine hızla yaklaştığı uyarısında bulunmaktadır. Ekmekcioğlu'na göre, su yönetiminin stratejik bir çerçeveye oturtulması, suyun kayıp-kaçak oranlarının azaltılması, vahşi sulama yöntemlerinden vazgeçilmesi ve tarımsal ürün deseninin su kaynaklarına uygun hale getirilmesi gerekmektedir.
Bu koşullar altında, uzun süredir gündemde olan ancak henüz yasalaşamayan "Su Kanunu" tasarısının neden bekletildiği, Türkiye'nin kuraklıkla mücadele politikalarının hangi aşamada olduğu ve 2026 bütçesinde bu alana ne kadar kaynak ayrılacağı kamuoyu tarafından merak edilmektedir.
Bu bağlamda, aşağıdaki soruların yanıtlanması kamuoyunun bilgi alma hakkı açısından önem arz etmektedir;
1. Uzun süredir kamuoyunda gündemde olan "Su Kanunu" tasarısının halen yasalaşamamasının gerekçesi nedir?
2. "Su Kanunu" çalışmanız hangi aşamadadır ve tasarının ne zaman tamamlanması planlanmaktadır?
3. Türkiye genelinde tanmsal sulamada hâlâ yaygın olarak kullamlan vahşi sulama yöntemlerinin engellenmesi için Bakanlığınızca hangi somut adımlar atılmaktadır?
4) 2026 yılı merkezi yönetim bütçesinde sulama altyapısı, su tasarrufu ve su verimliliği yatırımlarına ne kadar pay ayrılması öngörülmektedir?
5) Basınçlı ve kapalı sulama sistemlerine geçiş konusunda son beş yılda kaç proje tamamlanmıştır? 2026 yılında kaç yeni proje hazırlanması planlanmaktadır?
CEVAP
Önergede yer alan hususlara ilişkin bilgilerin Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan edinilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.