İzmir 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun bir mahkum hakkında verdiği karara ilişkin
Kaynak göster
Gülcan Kaçmaz Sayyiğit (DEM Parti), 17 Temmuz 2025 tarihinde 7/31439 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Gülcan Kaçmaz Sayyiğit (DEM Parti, Van). “İzmir 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun bir mahkum hakkında verdiği karara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/31439, 17 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-31439-izmir-2-nolu-f-tipi-yuksek-guvenlikli-kapali-ceza-infaz-kurumu-idare-ve-gozlem-kurulunun-b (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/25124358-b757-43d0-9b61-01981c731a73
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 455 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın TBMM İçtüzüğü 'nün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri uyarınca Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim
İzmir 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'nda tutulan Abdullah Yılmaz hakkında, 30 yıllık infaz süresini tamamladığı 05.07.2025 tarihinden hemen önce, 01.07.2025 tarihinde İdare ve Gözlem Kurulu (İGK) tarafından infazın 3 ay süreyle uzatılması kararı alınmıştır.
Karar incelendiğinde, hukuk devleti ilkesini ve ceza infaz rejiminin temel ilkelerini ihlal eden çok sayıda çelişki ve keyfilik göze çarpmaktadır:
Gerekçenin tamamını göster (10 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Mahpusun cezaevi içinde herhangi bir disiplin suçu bulunmamasına rağmen; sırf 30 yıl önceki mahkümiyetine konu olan suçu kabul etmemesi "algı eksikliği" olarak yorumlanmış ve
"pişmanlık" göstermediği belirtilmiştir.
İGK kararında, Abdullah Yılmaz'ın iyi hâl puanı yasal alt sınırın üstünde olmasına rağmen, eski disiplin cezaları üzerinden niyet okuması yapılarak yeniden suç işleyebileceği varsayılmıştır.
Söz konusu kararda mahpusun tutulduğu koğuş, mevzuata uygun şekilde belirlenmiş olmasına rağmen, bu durum "örgütle irtibat" delili olarak kullanılmıştır.
Mahpusun hesap hareketlerine, telefon görüşmelerine ve görüştüğü avukatların isimlerine karar metninde ayrıntılı şekilde yer verilmiştir.
Ayrıca geçmiş yıllarda (2015, 2017, 2018, 2019) kendisine tebliğ edilmeyen bazı mektupların "sakıncalı" bulunması karara gerekçe gösterilmiştir. Ancak söz konusu mektupların içeriği hakkında hiçbir somut bilgi paylaşılmamıştır.
Ni 21433
Bu karar, yalnızca bir bireyin değil, benzer durumda bulunan birçok mahpusun da infaz sürecinde karşı karşıya kaldığı yapısal ve sistematik sorunları yansıtmaktadır. Hukuki çerçevesi açıkça tanımlanmamış, ideolojik yönelimlere göre biçimlenen bu tür infaz uygulamaları, ceza infaz rejimini adaletten uzaklaştırmakta; mahpusların ifade özgürlüğünü, onurunu ve temel haklarını ihlal etmektedir.
Bu bağlamda;
Yargılama ve infaz sürecinin hiçbir aşamasında üzerine atılı suçu kabul etmeyen bir mahpusun, bu tutumunu koruması neden "suç farkındalığı eksikliği" olarak değerlendirilmektedir?
SORULAR
Bu değerlendirme, hukuken korunması gereken bir savunma hakkı ve vicdani kanaat beyanı değil midir?
Suçu kabul etmeyen bir kişiden "pişmanlık" beklenmesi mantıksal bir çelişki değil midir?
Kişi, pişmanlık gösterebilmesi için önce suçu kabul etmiş olmalı değil midir?
Budurumda "suçu kabul et, pişmanlık göster, yoksa tahliye olamazsın" yaklaşımı, itiraf baskısı anlamına gelmez mi?
Bu yaklaşım, Bakanlığınızca özgürlüğe erişim için ideolojik sadakat testi uygulanması anlamına mı gelmektedir?
Abdullah Yılmaz'ın gelişim puanı alt eşik değerin (42) üzerindeyken, infazının uzatılmasının gerekçesi nedir?
Bu gelişim puanına rağmen özgürlükten alıkonulması, objektif kriterlerin ihlali değil midir?
Disiplin cezası bulunmayan bir mahpusun geçmişteki cezaları üzerinden "niyet okuma" yapılması, bilimsel ya da hukuki hangi kriterlere dayanmaktadır?
İyi hal, geçmiş değil, bugünkü tutuma göre belirlenmesi gereken bir kavramsa, geçmişteki cezaların bugüne etkisi nasıl meşrulaştırılmaktadır?
Abdullah Yılmaz'ın cezaevi içindeki koğuşu, 5275 sayılı Kanun'un 24 ve 63. maddelerine göre idare tarafından belirlenmişken, bu koğuş yerleştirmesi nasıl olur da "örgütsel ilişki" imasıyla infaz uzatma gerekçesi yapılabilmektedir?
Mahpusun iradesi dışında belirlenen ve sonradan belirlenen koğuştan ayrılma gibi bir kanuni zorunluluk bulunmaz iken bu yerleştirme işlemi, neden "iyi hal değerlendirmesinde" mahpusun aleyhine kullanılmaktadır?
Abdullah Yılmaz'ın hesap hareketleri, telefon görüşmeleri, aile üyelerinin isimleri ve avukatlarının kimlikleri gibi kişisel verilere kurul kararında ayrıntılı şekilde yer verilmesi, hangi hukuk normuna dayanmaktadır?
Avukat isimlerinin listelenmesi savunma hakkının gizliliğini ihlal etmiyor mu?
Bakanlığınız, İdare ve Gözlem Kurullarının kişisel verileri "fişleme" biçiminde kullanmalarını engelleyecek herhangi bir denetim veya yönerge uygulamakta mıdır?
Abdullah Yılmaz hakkında, 2015, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında alınan ve kendisine hiçbir zaman tebliğ edilmemiş, içeriği de açıklanmamış 4 adet "sakıncalı mektup"un, bugünkü infaz kararına gerekçe yapılması hukuk devleti ilkesine uygun mudur?
İçeriği bilinmeyen, muhatabına bildirilmemiş belgeler nasıl olur da bir infaz kararında hukuki delil gibi kullanılabilir?
Bu durum, mahpus hakkında bilgiye erişim hakkının ihlali değil midir?
Mahpusun koğuşta slogan atması ya da kapıya vurma gibi eylemlere yıllar önce katıldığını beyan etmesine rağmen, bu açıklaması "iyi hal almak için planlı davranıyor" şeklinde yorumlanarak niyet okuması yapılmıştır. Bakanlığınız, samimi açıklamaları bu denli çarpıtan bir değerlendirme dilini ne ölçüde hukuka uygun bulmaktadır?
Kurul kararlarında "samimiyet", "pişmanlık", "niyet" gibi psikolojik ve ideolojik tahminlere dayalı subjektif kavramların kullanılması Adalet Bakanlığı'nın bilgi ve onayı dahilinde mi yapılmaktadır?
Abdullah Yılmaz kararında görülen çelişkiler, Türkiye genelinde siyasi mahpuslara dönük sistematik bir uygulamanın parçası mıdır?
Bakanlığınız, bu türden infaz uzatma kararlarında politik kimlik ve aidiyetlerin rol oynayıp oynamadığını izlemekte midir?
Benzer içerikte kaç infaz uzatma kararı alınmıştır ve bu kararların kaçında mahpusların
"suçu kabul etmemesi" temel gerekçe yapılmıştır?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir