Orman işçilerinin çalışma koşulları ile orman yangınlarına karşı alınan önlemlere ilişkin
Kaynak göster
Yasin Öztürk (İYİ Parti), 29 Temmuz 2025 tarihinde 7/32084 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 238 gün sonra, 24 Mart 2026).
Yasin Öztürk (İYİ Parti, Denizli). “Orman işçilerinin çalışma koşulları ile orman yangınlarına karşı alınan önlemlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/32084, 29 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32084-orman-iscilerinin-calisma-kosullari-ile-orman-yanginlarina-karsi-alinan-onlemlere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/17142783-0e2f-4b3f-9d0b-01985625261d
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 238 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim YUMAKLI tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını; Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96.maddeleri gereğince saygılarımla arz ederim.
YANAN SADECE ORMANLAR DEĞİL, VİCDANLARDIR!
Ülkemizin dört bir yanında orman yangınları birer cehennem ateşi gibi toprağı kavuruyor, gökyüzünü kara dumanlara boğuyor. Ağaçlar, hayvanlar, canlı yaşamı... Hepsi bir anda yok olup gidiyor. Fakat ne yazık ki yanan yalnızca ormanlarımız değil. Emek, alın teri, adalet duygusu, vicdan da kül oluyor bu yangınlarla birlikte. AK Parti İktidarının yıllardır sürdürdüğü liyakatsiz, ihmalkâr ve Milletten kopuk politikaları bugün bu felaketlerin başlıca sebebidir.
Gerekçenin tamamını göster (16 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Yangınlara müdahale eden kahraman orman işçilerimiz, adeta köle gibi çalıştırılıyor. Bu insanlar gece gündüz, haftanın yedi günü görevde. Resmiyette "gönüllü" gösteriliyorlar ama fiilen zorunlu çalıştırılıyorlar. Sabah 5'te dağa-ormana çalışmaya çıkıyorlar, ardından yangına koşuyorlar. Aralıksız çalışıyor, angarya işlerde eziliyor, psikolojik olarak tükeniyorlar. Eşleri, çocukları perişan. Bu düzen, açıkça insanlık dışı bir sömürü düzenidir.
Bir orman işçisinin feryadı şöyle yükseliyor:
"İş yerinde kaldığımız sürede, mesai bitiminden sonra akşam 20.00'ye kadar olan 3 saatlik çalışmanın ücreti ödeniyor. Ancak 20.00'den sabah 08.00'e kadar geçen süre "gönüllü nöbet" olarak gösteriliyor. Ama gerçek bu değil... O saatlerde de mecburen görev başında tutuluyoruz."
İşte bu cümleler, sadece bir kişinin değil, binlerce orman emekçisinin ortak gerçeğidir. Onlar, dağın başında, ateşin ortasında, ölümle burun buruna çalışırlar. Yangını söndürür, can kurtarır, sonra dönerler... Ama dinlenmeye değil, tören çadırı kurmaya, masa taşımaya, protokol hazırlamaya.
Çünkü sistem onları yalnızca çalışacak birer beden olarak görür. Kahramanlıkları, şehitlikleri dillerden düşmez ama yaşarken insanca bir muameleyi çok görürler.
Bu nasıl bir vicdansızlıktır?
Bir insan hem yangının ortasında can verecek kadar değerli, hem de törenin arka plan işlerinde sömürülecek kadar değersiz olabilir mi?
Devletin, emekçisine reva gördüğü bu düzen ne hakkaniyetlidir ne de insanidir.
Bu insanlar yalnızca ormanı değil, bu Ülkenin vicdanını da ayakta tutuyor. Ama o vicdan, sistemli bir sessizlikle günden güne tüketiliyor. Ve biz, susarsak, bu sessizliğe ortak oluruz.
Ve bu insanlar hâlâ 2024'ün maaşıyla çalıştırılıyor! Aylardır süren pazarlıklardan çıkan sonuç: Koca bir hiç! Bir avuç insana üç kuruşu çok gören iktidar, yandaş müteahhitlere milyarları nasıl akıtıyor peki? Yandaş vakıflara, lüks araçlara, israfa para var da orman işçisine, yangın uçağına neden yok?
Asıl sorulması gereken budur: Türkiye'nin dört bir yanı yanarken, neden hâlâ yeterli sayıda yangın söndürme uçağımız yok?
İlgili olması gereken tüm ilgisizler ekran başından ahkâm keserken, sahada emekçinin teri kuruyor. Bu İktidar, yıllardır felaketlerin ardından önlem almakta hep geç kalıyor. Çünkü bu İktidarın önceliği Millet değil; sermaye, yandaş, gösteriş.
Orman işçileri, bu Ülkenin isimsiz kahramanlarıdır.
Onlar sayesinde yangınlar söndürülüyor, ormanlar yeniden hayat buluyor. Ama o kahramanlar açlık sınırında, yoksulluk kıskacında, psikolojik çöküntü içinde ayakta durmaya çalışıyor. Ve siz, bu düzenin mimarları, onların maaşını artırmaya dahi yanaşmıyorsunuz! Bu sadece bir sosyal adaletsizlik değil; bu, düpedüz bir utançtır!
Her yangın sezonunda aynı acılarla yüzleşiyoruz. Aynı ihmaller, aynı ihmalkâr yöneticiler, aynı çaresizlik... Bu kader değil, bu ihmalin, vurdumduymazlığın, beceriksizliğin sonucudur.
Bu noktada, Tarım ve Orman Bakanı'na soruyoruz ve kamuoyu önünde net cevaplar istiyoruz:
SORULAR
Türkiye'nin orman yangınlarına karşı hazır kuvvet sayısı nedir? Bu sayı, her yıl yanan hektarlarla kıyaslandığında yeterli midir?
2021'den bu yana kaç yangın söndürme uçağı alınmıştır? Kiralananların maliyeti nedir ve neden satın alınmamıştır?
Orman işçilerinin 2024 maaşıyla hâlâ çalıştırılması bir yönetim skandalı değil midir? Zam neden verilmemiştir?
Gönüllülük adı altında zorunlu gece mesaisi yaptırmak hukuken ve vicdanen nasıl savunulmaktadır?
Bu işçilerin psikolojik ve sosyal sorunlarına dair bir rehabilitasyon veya destek programınız var mı? Yoksa sadece öldüklerinde mi "kahraman" olabiliyorlar?
Bu sorular cevapsız bırakılırsa, sorumluluğunuz da büyür.
Ormanlar sadece ağaç değil, yaşamdır. Ve o yaşamın koruyucularını yok sayan bir yönetim, bu Ülkenin geleceğini de yok eder!
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·
2026 yılında ülke genelinde 119 adet helikopter, 28 adet uçak ve 14 adet İnsansız Hava Aracı (İHA) orman yangınlarıyla havadan mücadele kapsamında kullanılmak üzere hazırlanmıştır.
2002 yılında 73 ton olan su atma kapasitemiz, 2026 yılında 462 tona yükselmiştir. Ülkemiz, dünyada sadece 5 ülkede bulunan havadan yangın yönetim aracı OTAĞ'a sahiptir.
184'ü akıllı kule olmak üzere 776 gözetleme kulesi, 1.787 arazöz, 2.752 ilk müdahale aracı, | yangın mobil harekât merkezi yönetim aracı ve 840 iş makinesi bulunmaktadır.
Ayrıca orman yangınlarıyla mücadelede 15.604 yangın işçisi, 4.140 teknik personel, 6.150 orman muhafaza memuru ve 137.495 gönüllü bulunmaktadır.
Orman Yangınlarının süresi yalnızca müdahale kabiliyetine değil; rüzgâr hızı, nem oranı, bölgenin eğimi gibi birçok faktöre bağlıdır. Türkiye, benzer şartlardaki birçok yangına bu ülkelerden daha kısa sürede müdahale edebilmekte ve kontrol altına alabilmektedir.
2023 yılında imzalanan satın alma sözleşmesi kapsamında, 20 adet AT-802 Airtractor yangın söndürme uçağından 12 adedinin teslimi 2025 yılında tamamlanarak havadan yangın söndürme faaliyetlerinde kullanılmıştır. Kalan 8 adet uçağın teslimi yıllara sâri olmak üzere 2027 yılına kadar tamamlanacaktır.
Orman Genel Müdürlüğü (OGM) bünyesinde görev yapan işçilerimiz mali ve sosyal haklarındaki artışlar 01.03.2023-28.02.2025 tarihleri arasında geçerli 9. Dönem Toplu İş Sözleşmesine göre belirlenmektedir. 9. Dönem toplu İş Sözleşmesinin Ücretler ve Sosyal Yardımlar Başlıklı 4. Bölümünde;
"....Ancak, Türkiye İstatistik Kurumunun 2003100 Temel Yıllı Tüketici Fiyatları Türkiye Geneli Şubat 2025 indeks sayısının, Ağustos 2024 indeks sayısına göre değişim oranının "o 10 (On)'u aşması halinde aşan kısmın tamamı, ikinci yıl ikinci altı ayının son günündeki ücrete takip eden ayın birinci gününden geçerli olmak üzere (01.03.2025 tarihinden geçerli olmak üzere işçilerin 28.02.2025 tarihindeki günlük brüt çıplak ücretlerine) ilave edilecektir" hükmüne istinaden her altı ayda bir ücretleri güncellenmiştir.
2023-2026 dönemi Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü 02.08.2025 tarihinde imzalanmıştır. Akabinde Genel Müdürlüğümüz, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, TÜHİS ve Öz Orman İş Sendikası arasında 10. Dönem Toplu İş Sözleşmesi 27.08.2025 tarihinde imzalanmıştır.
OGM bünyesinde çalışan işçilerimize zorunlu gece mesaisi yaptırılma gibi bir zorum söz konusu değildir. İşin gereği olarak gece çalışması gereken işçilerimiz ile ilgili olarak yetkili sendika olan Öz Orman İş Sendikası ile imzalanan 9. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 93. maddesinde "Akşam saat 20.00'den sabah saat 06.00'ya kadar geçen süre, gece dönemidir. 20.00-06.00 saatleri arasında çalışılan süre kadar gece zammı ödenir. Gece döneminde çalışan işçilerin, çalıştıkları sürelere ait ücretleri 948 (Yüzde sekiz) zamlı olarak ödenir." hükmü uygulanmaktadır.
OGM ve bölge müdürlüklerimizce personelimizin genel sağlık kontrolleri iş yeri hekimi tarafından düzenli olarak yapılmaktadır. Ayrıca Temel İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimleri kapsamında biyolojik ve psikolojik risk etmenleri hakkında personele bilgilendirme yapılmakta, iş yeri hekimi tarafindan gerekli görülmesi durumunda personel ilgili sağlık birimlerine yönlendirilmektedir.
İbrahim YUMAKLIBakan