Kayseri'de üretim yapan bir firmada çalışan işçilerin sorunlarına ilişkin
Kaynak göster
İskender Bayhan (EMEP), 18 Ağustos 2025 tarihinde 7/33498 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 123 gün sonra, 19 Aralık 2025).
İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “Kayseri'de üretim yapan bir firmada çalışan işçilerin sorunlarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/33498, 18 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-33498-kayseri-de-uretim-yapan-bir-firmada-calisan-iscilerin-sorunlarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3e87503e-68bb-47dc-9092-0198c1879236
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 123 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak ce vaplandırılmasını arz ederim.
Kayseri Organize Sanayi Bölgesi'nde kurulu, 70"ten fazla ülkeye ihracat yapan, yıllık 1 milyon adet yatak, 2 milyon yastık-yorgan, 400 bin ev tekstili, 520 bin baza-başlık, 450 bin koltuk ve I milyon metreküp sünger üreten Yataş, yüksek kârlarına rağmen işçilerine sefalet koşullarını dayatmaya devam etmektedir. İşletmede 2 bine yakın işçi çalışmakta, ancak ücretler 30-32 bin lira bandında kalmaktadır. Buna karşın şirket kârına kâr katmakta, yeni tesisler açmakta, üretim kapasitesini büyütmektedir.
Yaklaşık 10 aydır ücret artışı yapılmayan Yataş'ta, Hak-İş'e bağlı Öz İplik-İş Sendikası'nın imzaladığı toplu iş sözleşmeleri (TİS) işçilerin insanca yaşam taleplerini karşılamamaktadır. Patron sendikası Tekstil İşverenleri Sendikası ile yürütülen TİS sürecinde yüzde 20-27 bandında zam konuşulurken, işçiler en az yüzde 40 zam talep etmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
İşçiler, yalnızca patronun dayattığı düşük zamma değil, sendikal bürokrasinin patron yanlısı tutumuna da tepki göstermektedir. "Sendika istifa" seslerinin yükseldiği fabrikada, yakın zamanda birçok bölümde iş bırakma eylemleri yapılmış, işçiler fabrika içinde ve bahçesinde yürüyüşler düzenlemiştir.
Ancak Yataş yönetimi, işçilerin taleplerini karşılamak yerine onları bölmey&: yönelik girişimlerde bulunmuştur. İşçilerin seçmediği "temsilciler" aracılığıyla yapılan görüşmelerde, patron sendikasının sorumlu olduğu iddia edilmiş, hatta "sendika değiştirebilirsiniz" denmiştir. Buna rağmen geçmişte sendika değiştirmek isteyen işçilerin işten atıldığı bilinmektedir. Bugün de başka sendikalarla görüşen bazı işçilerin işten çıkarıldığı yönünde iddialar vardır. Bu durum, Anayasal bir hak olan sendika seçme ve değiştirme özgürlüğüne açık bir saldırıdır.
Ayrıca işçiler, TİS sürecinde fikirlerini dile getirdikleri için işten çıkarılmakta, işyeri önünde ve fabrika bahçesinde sürekli kolluk güçlerinin beklediği görülmektedir. Grev yasağı ve ertelemesi ihtimali şimdiden dillendirilmekte, sendika yönetimi bu ihtimali kullanarak işçileri fiili-meşru mücadele yollarından uzak tutmaya çalışmaktadır. Oysa işçi sınıfının tarihsel deneyimi, yasakların ancak birlik ve mücadeleyle aşılabileceğini defalarca kanıtlamıştır.
Üretimin hız kesmeden sürdüğü, siparişlerin yoğunlaştığı, patronun stok yapmasını işçilerin engellediği bir dönemde Yataş işçileri, hem sermayenin hem sendikal bürokrasinin oyunlarını boşa çıkarabilecek iradeye sahiptir. Ancak bu iradenin karşısına dikilen baskı ve gasp mekanizmalarının soruşturulması, sendika seçme hakkı başta olmak üzere tüm anayasal hakların işçiler için fiilen güvence altına alınması zorunludur.
Bu Bağlamda;
SORULAR
Yataş"ta Hak-İş'e bağlı Öz İplik-İş Sendikası'ndan istifa ederek başka bir sendikaya geçmek isteyen işçilerin geçmişte işten atıldığı iddiaları doğru mudur? Bugün de aynı iradeyi gösteren işçilerin, patron—sendikal bürokrasi işbirliğiyle işten çıkarılmasının önüne geçmek için hangi somut adımları atacaksınız? Bu hakkı kullandığı için işten atılan işçiler hakkında patronlar ve sorumlu sendika yöneticileri hakkında hangi idari ve hukuki işlemler yapılmıştır? Sendika değiştirmek bu ülkede fiilen suç mudur, yoksa Bakanlığınız "görmedim, duymadım, bilmiyorum" diyerek sermayenin yanında mı saf tutacaktır?
Anayasa'nın 51. maddesiyle güvence altına alınmış sendika seçme ve değiştirme özgürlüğünü kullanan işçilerin uğradığı hak ihlallerine karşı Bakanlığınız bugüne kadar hangi denetimleri yapmıştır? Bu denetimlerin sonuçları nedir? İşçilerin uğradığı hak kayıplarını gidermek için hangi adımlar atılmıştır?
Yataş fabrikası önünde ve bahçesinde kolluk güçlerinin sürekli bulunmasının talimatı kimden gelmiştir? Bu durum işçilerin örgütlenme, eylem ve grev hakkını fiilen engellemek anlamına gelmiyor mu? Kolluk güçlerinin görevi sermayenin özel güvenliği gibi hareket etmek midir?
TİS sürecinde taleplerini dile getiren işçilerin çeşitli bahanelerle işten çıkarıldığı iddiaları hakkında Bakanlığınız bir inceleme yapmış mıdır? 20 Ağustos'ta yapılacak grev oylamasının ardından patronun yeni işten atma dalgası hazırlığında olduğu yönündeki iddialar doğru mudur? Bu tür saldırılara karşı Bakanlığınız hangi somut önlemleri alacaktır?
Yataş yönetimi, üretimi ve kârını artırmak için fazla mesaileri dayatırken, işçilerin insanca yaşama yetecek ücret ve çalışma koşulları yönündeki taleplerini karşılamamakta ısrarcıdır. Bakanlığınız, patronun üretim planlarına ve kâr hırsına gösterdiği ilgiyi işçilerin taleplerine neden göstermemektedir?
Türkiye işçi sınıfının en temel haklarından biri olan sendika seçme ve değiştirme özgürlüğü, sermaye—iktidar-sendikal bürokrasi ittifakının baskıları karşısında fiilen kullanılamaz hale gelmiştir. Bu tablo, sendika seçme özgürlüğünün kâğıt üzerinde kaldığını ortaya koymaktadır. "Barajsız sendika, yasaksız grev, güvenceli iş" kampanyası kapsamında toplanan on binlerce imza ile hazırlanan ve 16 Haziran'da TBMM'ye sunulan yasa teklifini ne zaman gündeme alacaksınız? Bu teklifin yasalaşması için Bakanlığınız sorumluluğunu yerine getirip destek olacak mıdır?
AKP iktidarı döneminde, 22 yılda tam 22 grev yasaklanmıştır. Son dönemde kamu işçilerinin TİS sürecinde ve metal işçilerinin TİS sürecinde olduğu gibi, çeşitli bahanelerle grev yasaklarında belirgin bir artış yaşanmaktadır. Bu tablo, grev hakkının fiilen kullanılamaz hale geldiğini göstermektedir. Bakanlığınız, Yataş'ta patronun dayattığı emek sömürüsü ve ücret gaspına karşı iradesini grevle ortaya koyabilecek işçilere, bu hakkın engellenmeyeceği yönünde açık ve bağlayıcı bir güvence verebilecek midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·
İlgi | : 15.09.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1697698 sayılı yazınız.
İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili Sayın İskender BAYHAN tarafından yöneltilen 7/33498 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.
"Sendikal örgütlenme hakkı, işçilere, işverenlere ve kamu görevlilerine tanınan Anayasal bir haktır. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda sendikaya üye olmanın serbest olduğu ve hiç kimsenin sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamayacağı, işçi veya işverenin sendikalaşma hakkı ve sendika özgürlüğü ile ilgili hükümleri belirtilmiştir.
Ayrıca, hükümlere uyulmaması durumunda, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda, 4857 sayılı İş Kanununda ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda çeşitli yaptırımlar öngörülmüştür.
Bununla birlikte, Bakanlığımızca yıl içinde yürütülen iş teftişi faaliyetleri, geçmiş yıllara ait istatistiki veriler, ulusal politikalar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak, çalışma hayatının riskleri ve öncelikleri ile Bakanlığımızın kaynakları dikkate alınarak programlı teftişler ve program dışı teftişler şeklinde yürütülmektedir. Programlı teftişler, çalışma hayatındaki sorunların değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi sonucu belirlenen alanlarda veya sektörlerde yahut özel bir risk grubu hedeflenerek belirlenen işyerlerinde çalışma hayatı ile ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasının denetlenmesi amacıyla gerçekleştirilen teflişlerdir. İncelemelerden oluşan program dışı teftişler ise programlı teftişler dışında kalan ihbar, şikâyet vb. talepler üzerine veya Bakanlığa intikal eden evraklardan teftiş hizmetiyle bağdaşır nitelikte olanların teftiş programına alınması sonucu gerçekleştirilmektedir. "
Prof. Dr. Vedat HAN Bak
Çankaya / ANKARA Tel: (0312) 296 71 68 Talafan: (219) 204 ANN