Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlığa iletildi
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 42 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 22 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından Anayasanın 98 ve İç
Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Nejla DEMİR Ağrı Milletvekili
Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
2024 yılında Bakanlığınız tarafından hazırlanan ve "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" başlığıyla kamuoyuna sunulan yeni müfredat, pedagojik değil ideolojik temeller üzerine inşa edilmiştir. | Kadınların toplumsal eşitlik mücadelesini yok sayan cinsiyetçi yapısı ve içerdiği ayrımcı söylemler nedeniyle yoğun kamuoyu tepkisiyle karşılaşmıştır.
Kadın örgütlerinin tüm itirazlarına rağmen 2024-2025 eğitim-öğretim yılı itibarıyla pilot uygulama olarak başlatılan bu müfredatın, 2025-2026 döneminde tüm okullarda yaygınlaştırılması planlanmaktadır. Henüz sınırlı uygulama alanlarında dahi, müfredatın özellikle kadınlar, kız çocukları ve toplumsal cinsiyet eşitliği açısından taşıdığı riskler açıkça gözlemlenmeye başlanmıştır. Bu ideolojik müfredatın uygulanmasıyla birlikte kadınlar üzerindeki dışlayıcı etkiler daha da derinleşmekte; kız çocuklarının eğitim hakkı, özgürlük alanı ve kamusal görünürlüğü ciddi biçimde sınırlandırılmaktadır.
Yeni müfredatta "toplumsal cinsiyet eşitliği" kavramı tamamen çıkarılmış; kadına yönelik şiddetle mücadele, kadın hakları, eşit yurttaşlık ve insan hakları gibi temel kavramlara yer verilmemiştir. Kadın kimliği yalnızca "annelik" ve "aile içindeki geleneksel rol" üzerinden tanımlanmakta; birey ve yurttaş olarak kadın yok sayılmaktadır. Bu yaklaşım, özellikle kız çocuklarının eğitimde eşit ve özgür bireyler olarak yer alma hakkına ağır bir darbe vurmaktadır.
Başta KESK ve Eğitim-Sen olmak üzere birçok demokratik kitle örgütü, kadın örgütü ve eğitim sendikası, yeni müfredatın cinsiyetçi, tekçi ve ideolojik yönünü sert biçimde eleştirmiştir. Eğitim-Sen'in "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eğitimi Yaşamsaldır" kampânyağı,' müfredatta eşitliğin temel alınması gerektiğini vurgularken, mevcut uygulamanın çocuklara ve özellikle kız çocuklarına yönelik pedagojik değil ideolojik bir müdahale olduğunu ifade etmiştir.
Öte yandan yeni müfredat, yalnızca cinsiyet eşitliği açısından değil, aynı zamanda bilimsel ve çoğulcu değerler açısından da kaygı vericidir. İdeolojik amaçlarla hazırlandığı anlaşılan bu modelin içeriği; asimilasyoncu, dinsel inancı araçsallaştıran, bilim dışı ve cinsiyetçi unsurlar içermektedir. Model, Türkiye'nin dilsel, dinsel ve kültürel çeşitliliğini göz ardı eden; .. 335y2. çoğulculuğu dışlayan bir anlayışa sahiptir. "Vatanseverlik" vurgusu adı altında "Türk kültürünün devamlılığı için çaba gösterme" söylemi, geçmişten bugüne sürdürülen asimilasyoncu ve inkârcı zihniyetin güncel bir yansımasıdır. Oysa Türkiye halklarının ve gelecek nesillerin ihtiyacı; bu ayrımcı ve dışlayıcı uygulamaların derinleştirilmesi değil, eşitlik ve kapsayıcılık temelinde demokratik bir eğitim sistemi inşa edilmesidir.
Bu bağlamda;
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında hazırlanan yeni müfredatta, toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının bilinçli şekilde çıkarılmasının gerekçesi nedir?
SORULAR
Kadına yönelik şiddet, kadın hakları, eşit yurttaşlık, toplumsal cinsiyet rolleri gibi konuların eğitim içeriğinden çıkarılması, Bakanlığınız açısından pedagojik bir zorunluluk mu yoksa ideolojik bir tercih midir?
Müfredatta kadın kimliğinin yalnızca "annelik" ve "aile içi rol" üzerinden tanımlanması, kız çocuklarının kamusal ve bireysel haklarını sınırlandıran bir yaklaşım değil midir?
Bakanlığınızca hazırlanan bu yeni modelin, başta kız çocukları olmak üzere çocukların özgür, eşit ve eleştirel düşünceye sahip bireyler olarak yetişmelerini engelleyecek etkileri üzerine yapılmış bir etki analizi var mıdır?
Eğitim- Sen ve KESK gibi sendikaların müfredata ilişkin eleştirileri Bakanlığınız tarafından dikkate alınmış mıdır? Bu tepkiler doğrultusunda herhangi bir gözden geçirme, geri çekme ya da düzeltme süreci planlanmakta mıdır?
Türkiye'nin taraf olduğu CEDA W (Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi) ve benzeri uluslararası sözleşmeler, toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimini bir yükümlülük olarak tanımlarken; yeni müfredatta bu yükümlülüklerin göz ardı edilmesi, uluslararası yükümlülüklerin ihlali anlamına gelmiyor mu?
Yeni müfredatın 2025-2026 döneminde tüm Türkiye'de yaygınlaştırılması planlanırken, bu cinsiyetçi içeriklerin kadınlar ve kız çocukları üzerindeki olumsuz etkilerine ilişkin kamuoyuna açık ve denetlenebilir bir açıklama yapmayı düşünüyor musunuz?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·
A 33y01- 23416
b) 10/09/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1695737 sayılı yazınız. ©) 15/09/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1697712 sayılı yazınız. 74 39 SG 2.
ç) 15/09/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1697698 sayılı yazınız O /
Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç)'de kayıtlı yazıyla iletilen Ankara Milletvekili Adnan BEKER"'in 7/33240, Diyarbakır Milletvekili M. Sezgin TANRIKULU"'nun 7/33408, 7/33409, 7/33411, 7733412, 733413, 7/33414, 733415, 7133416 ve 7/33418, Ağrı Milletvekili Nejla DEMİR'in 7/33542 ile Muş Milletvekili Sümeyye BOZ'un 7/33615 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ekte sunulmuştur. Bilgilerinize arz ederim.
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI | 00) EĞİTİMİN
.. e - YÜZYILI Strateji Geliştirme Başkanlığı MO ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (TYMM) Öğretim Programları, Talim ve Terbiye Kurulunun 23.05.2024 tarihli ve 20 sayılı Karartı doğrultusunda kademeli bir biçimde uygulanmak üzere kabul edilmiştir. Geliştirilen öğretim programlarında; öğrenciler zihinsel, duygusal, bedensel, sosyal ve manevi gelişim yönleriyle bütüncül olarak ele alınmaktadır. Bu bağlamda; bilgi ve becerinin sentezlendiği soyut zihinsel süreçlerin somutlaştırıldığı, milli, manevi ve evrensel değerlerin öğretim programlarına nüfuz ettirilerek öğrenciye kazandırıldığı, öğrencinin aktif ve çevresiyle etkileşim halinde olduğu, nesnel ve açık ölçme ve değerlendirmeye imkân veren öğretim programları hazırlanmıştır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin nihai hedefi ise yetkin ve erdemli insanlar yetiştirmektir. Yetkinlik ve erdemin merkezde olduğu Maarif Modeli öğrenci profilinde, öğrencilerin bilgi, beceri, eğilim ve değerleri göz önünde bulundurulmaktadır. Öğretim programlarımız bütün ideolojilerin üstünde milli bir şahsiyetin oluşumuna katkı sağlamak ve milli bilince sahip şahsiyetlerden oluşan bir toplum oluşturabilmek adına ahlaklı, erdemli; milleti ve insanlık için iyi, doğru, faydalı ve güzel olanı yapmayı ideal edinmiş bilge nesilleri hedeflemektedir. Pro gramlar vasıtası ile öğrencilerin değerleri ve ahlaki ilkeleri anlayıp değerlendirmesi; ahlaki bir bilinç geliştirmesi öğretim programlarının çerçevesini oluşturan TYMM Ortak Metni"nde özellikle ifade edilmektedir.
Bu bağlamda öğrenci profili: "4di/: Herkesin eşit haklara sahip olduğuna inanır ve adaleti benimser. b) Başkalarının haklarına saygı duyan: Dürüstlük, adalet ve empati gibi ahlaki değerleri hayatının bir parçası hâline getirerek başkalarının hak ve mahremiyetlerine saygı gösterir. c) Tabiata ve toplumsal sorunlara duyarlı: Tabiata ve foplumsal sorunlara karşı duyarlıdır, toplumun daha adil ve eşit bir düzene sahip olması için çalışır. ç) Güvenilir: Verdiği sözleri tutar, başkaları tarafından güvenilir biri olarak kabul edilir. d) Saygılı: İnsanlara, diğer canlılara, çevreye, farklı inançlara, başkalarının haklarına, üzerinde emeği olanlara saygı gösterir ve onları gözetir. e) Doğru: Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun davranır; yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst ve namusludur. Mİ) Dürüst: Sözünde ve davranışlarında doğruluktan ayrılmaz, kendisine güven duyulur, yalan söylemekten kaçınır." şeklinde tanımlanmaktadır.
Bununla birlikte herkesin eşit haklara sahip olduğuna inanan ve adaleti benimseyen; dürüstlük, adalet ve empati gibi ahlaki değerleri hayatının bir parçası hâline getirerek başkalarının hak ve mahremiyetlerine saygı gösteren; toplumun daha adil ve eşit bir düzene sahip olması için çalışan; güvenilir, dürüst ve yaptığı iş ve görevlerde ahlaki kuralları temel alan, ahlaki ve toplumsal değerleri hayatının bir parçası hâline getiren ve ahlaki muhakemelerde bulunabilen öğrenciler hedeflenmekte ve ilişkin değerler tüm öğretim programlarının temel vurgusu olarak ele alınmaktadır.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında geliştirilen öğretim programlarında "toplumsal cinsiyet eşitliği" kavramından hareketle belirlenmiş bir içerik yer almamakla birlikte disiplinler özelinde geliştirilen öğretim programlarının genel çerçevesini belirleyen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Ortak Metni'nde; ötekileştirici veya ayrıştırıcı bir tutumu önleyen; hak ve özgürlükleri, eşitliği, etik davranmayı, hakkaniyeti, ön yargısızlığı, ölçülülüğü ve liyakati kapsayan "Adalet" değeri bulunmaktadır.
Adalet değerinde "ak ve özgürlüklerini bilmek ve korumak, hakkaniyetli davranmak, ölçülü ve dengeli olmak, liyakate önem vermek" eylemleri vurgulanırken eylemler; "Hak ve
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI | 00) EĞİTİMİN
11 içti ğ YÜZYILI Strateji Geliştirme Başkanlığı DO özgürlüklerinden yararlanırken diğer insanların haklarını da savunur. ", "Toplumsal hayatta kadın ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğunu bilir.", "Bireysel Jarklılıkların haklardan yararlanmaya engel olmaması gerektiğini bilir. ", "Adalet ve eşitlik kavramlarını ayırt eder. " ve "Yeterliğe göre yapılan tercihlerin adil olduğunu fark eder. " şeklinde oluşturularak doğru yolu izleme, denge, dürüstlük ve tarafsızlık anlamlarını içeren adalet kavramı, hak ve eşitlik temelli bir anlayış ile ele alınmıştır.
Bununla birlikte iddia edildiği gibi öğretim programlarında kadın kimliğinin sadece "annelik" ve "aile içi rol" kapsamında tanımlanması gibi bir durum söz konusu değildir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Ortak Metni'nde; ötekileştirici veya ayrıştırıcı bir tutumu önleyen, hak ve özgürlükleri, eşitliği, etik davranmayı, hakkaniyeti, ön yargısızlığı, ölçülülüğü ve liyakati kapsayan "adalet" değeri temel değerlerden biri olarak ele alınmaktadır.