İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/33946 GEÇ CEVAPLANDI · 320 GÜN

İş sağlığı ve güvenliği politikalarına ilişkin

Kaynak göster

Yüksel Selçuk Türkoğlu (İYİ Parti), 18 Eylül 2025 tarihinde 7/33946 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 320 gün sonra, 4 Ağustos 2026).

Yüksel Selçuk Türkoğlu (İYİ Parti, Bursa). “İş sağlığı ve güvenliği politikalarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/33946, 18 Eylül 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-33946-is-sagligi-ve-guvenligi-politikalarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c5a88f3f-9162-447d-b5d8-0199612f6ab0

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 320 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından Anayasanın 98 ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü *nün 96 ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını için gereğini saygılarımla arz ederim.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi tarafından yapılan açıklamada, ağustos ayında 192 işçimizi iş kazalarında kaybettiğimiz, 2029'in ilk sekiz ayında da yaşamını yitiren işçi sayısının bin 359"a ulaştığı vurgulanmıştır. Rapora göre neredeyse her gün ortalama 5 işçimiz hayatını kaybediyor. En çok kayıplar tarımda, inşaatta, taşımacılıkta, belediye işlerinde ve ticarette yaşanıyor. Örneğin, ağustos ayında tarımda 45 emekçi, inşaatta 42 işçi, taşımacılıkta 20, belediye işlerinde 17, ticaret ve büro işlerinde 13 işçi hayatını kaybetti. Ölüm nedenlerinde en başta trafik ve servis kazaları geliyor. 39 işçimizi iş yolunda bu şekilde kaybetmişiz. Traktör kasalarında, uygunsuz servislerde taşınan tarım işçileri, yollarda tek başına, uykusuz ve baskı altında çalışan şoförler bunun nedenleri arasında. İkinci sırada 32 işçi ile yüksekten düşmeler geliyor. Özellikle inşaatlarda iskele, korkuluk, emniyet kemeri gibi en temel önlemler alınmadığı için bu canlarımız gidiyor. Ardından iş yerinde ezilmeler, göçükler, kalp krizleri, elektrik çarpmaları, şiddet olayları geliyor. Ağustos ayında ölenler arasında 13 de çocuk işçi var. Çocuklar tarımda, atölyelerde, ticaret ve hatta büro işlerinde hangi koşullarda çalıştırılıyorlar bilinmiyor. Çocukların çalıştırıldığı bir ülkede "iş güvenliğinden" bahsetmek zaten pek mümkün olmuyor. Yine aynı ayda 19 kadın işçi hayatını kaybetti; onların da çoğu tarımda ve güvencesiz işlerdeydi. Ayrıca 6 göçmen işçi Suriyeli, Afgan, İranlı, Türkmenistanlı olmak üzere yaşamını yitirdi. Bir başka önemli veri: Ölen işçilerin sadece 4'ü sendikalı, 188'i ise sendikasız. Yani işçilerin yüzde 98'i örgütsüz. Bu da iş güvenliğinin neden sağlanamadığını, işçilerin neden seslerini duyuramadığını gösteriyor.

Buradan hareketle;

Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

SORU 1- 2025 yılının ilk sekiz ayında 1359 işçinin hayatını kaybetmesi, iş sağlığı ve güvenliği politikalarının yetersiz kaldığını göstermektedir. Bakanlığınızın bu veriler ışığında acil önlem planları nelerdir? Trafik/servis kazaları ve yüksekten düşmeler gibi temel nedenlere yönelik önlem alınması konusunda somut adımlarınız neler olacaktır?

SORU 2- Ağustos'ta 13 çocuk işçi ve 6 göçmen işçinin ölümü, bu gruplara yönelik i denetimlerin etkinsizliğine işaret etmektedir. Çocuk işçiliği ve göçmen işçilerin çalışma koşullarına ilişkin ek denetim mekanizmaları nasıl ve ne zaman güçlendirilecektir?

SORU 3- Ölen işçilerin 597,92'sinin sendikasız olması, sendikal temsilin koruyucu rolünü vurgulamaktadır. Sendika üyeliğini teşvik etmek ve sendikasız işyerlerinde denetimleri artırmak için neler yapmayı planlıyorsunuz? Böyle bir planınız var mı?

SORU 4- İş Kanunu'ndaki değişiklikle idari para cezalarının İş Kurumu İl Müdürlükleri'nce verilmesi kararının, cezaların caydırıcılığını nasıl etkilemiştir? Mevcut cezaların yetersiz kaldığı durumlarda artırım planlarınız var mıdır?

Adres: Halkla İlişkiler Binası 6-kat No: E-611

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·

İlgi (o : 26.09.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1704863 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ile Bursa Milletvekili Sayın Yüksel Selçuk TÜRKOĞLU tarafından yöneltilen 7133946 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"Sendikal örgütlenme hakkı, işçilere, işverenlere ve kamu görevlilerine tanınan anayasal bir haktır. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda sendikaya üye olmanın serbest olduğu ve hiç kimsenin sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamayacağı, işçi veya işverenin sendikalaşma hakkı ve sendika özgürlüğü ile ilgili hükümleri belirtilmiştir. Anılan hükümlere uyulmaması durumunda, 6336 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda, 4857 sayılı İş Kanununda ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda çeşitli yaptırımlar öngörülmüştür.

Ülkemizde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile yüksek standartlara sahip bir mevzuat alt yapısı oluşturulmuş, iş sağlığı ve güvenliği alanında yaşanan sorunlara çözümler getirilmiştir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun amacı; işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemek olup ilgili Kanun; kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanmaktadır. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamak için her türlü tedbirin alınması işverenin yükümlülüğünde olup Kanunun hükümlerinin uygulanmasının izlenmesi ve teftişi, iş sağlığı ve güvenliği yönünden tefiiş yapmaya yetkili Bakanlık iş müfettişlerince yerine getirilmektedir.

Öte yandan, Ülkemizde çalışmak isteyen yabancılara ilişkin çalışma izin başvuruları 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu ve diğer ilgili mevzuat kapsamında Bakanlığımızca değerlendirilmekte ve istemi uygun bulunanlara çalışma izni verilmektedir. Bu kapsamda, 15 yaşını doldurmuş yabancıları çalıştırmak üzere yapılan çalışma izni başvuruları, Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılması Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik kapsamında belirlenen sınırlar dâhilinde odeğerlendirilerek sonuçlandırılmaktadır.

Ayrıca, yürütülen tüm teflişlerde çocuklar öncelikli risk grubu olarak belirlenmekte, çocuk işçiliğine ilişkin şikâyet ve ihbarlar öncelikli olarak değerlendirilerek tefiiş kapsamına alınmaktadır. Gerçekleştirilen teftişler sonucunda ise 4857 sayılı İş Kanununun "Çalıştırma Yaşı ve Çocukları Çalıştırma Yasağı" başlıklı 71 inci maddesi ile bu maddeye dayanılarak hazırlanan Yönetmelik hükümlerini ihlal eden işyerleri hakkında gerekli idari işlemler uygulanmaktadı

Bakan Çankaya / ANKARA Tel:(312) 296 — 71 68

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir