İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/34033 GEÇ CEVAPLANDI · 128 GÜN

Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yürütülen sahte araç tescil soruşturmasına ilişkin

Kaynak göster

Serhat Eren (DEM Parti), 16 Eylül 2025 tarihinde 7/34033 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 128 gün sonra, 22 Ocak 2026).

Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yürütülen sahte araç tescil soruşturmasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/34033, 16 Eylül 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34033-diyarbakir-in-lice-ilcesinde-yurutulen-sahte-arac-tescil-sorusturmasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/63d82a22-5a3d-40a4-89ae-0199565f7aac

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 128 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 2021 yılında yaşanan ve kamuoyunda "sahte araç tescil skandalı" olarak bilinen olayda, çok sayıda usulsüzlük iddiası gündeme gelmiştir. İddialara göre, ilçede ilk kez yapılacak icradan araç satışlarında görev genç bir zabıt kâtibi olan Mehmet Oğuz Ademoğlu'na verilmiştir. Ademoğlu'nun icra ve ihale süreçleri konusunda herhangi bir eğitim almadığı, bu göreve hazırlıksız olarak getirildiği belirtilmektedir.

Gerekçenin tamamını göster (16 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Bu süreçte daha önce Diyarbakır 2. İcra Müdürü olarak görev yapmış, meslekten ihraç edilmiş ve cezaevinde yatmış olan Kemal Torun kendisini halen görevdeki bir icra müdürü olarak tanıtarak sürece dahil olmuştur. Ademoğlu'nun müdürü Hasan Sönmez de Torun'u "O işin ustası, güvenebilirsin" diyerek desteklemiştir. Torun'un yanında daha önce sahtecilikten yargılanmış Ferzende Güler ve Yusuf Aslan'ın da bulunduğu, bu kişilerin resmi kimliklerini teslim etmedikleri ve bu yolla genç memurun güvenini kazandıkları iddia edilmektedir.

Olayın seyrine ilişkin iddialar, Torun'un başlangıçta prosedüre uygun birkaç satış yaptıktan sonra genç memurun bilgisizliğinden faydalanarak sahte tescil işlemlerine yöneldiğini göstermektedir. 26 Nisan — 7 Temmuz 2021 tarihleri arasında toplam 63 aracın ihaleye çıkmadan, evrak düzenlenmeden ve ödeme yapılmadan sisteme işlendiği, bu araçların büyük bölümünün Ferzende Güler adına kaydedildiği, daha sonra üçüncü ve dördüncü kişilere devredildiği ileri sürülmektedir. Ayrıca, araçların devredildiği günlerde Kemal Torun'un eşi Aysun Torun'un hesabına para girişleri olduğuna dair iddialar da bulunmaktadır.

Sahte plakaların karıştığını fark eden Ademoğlu'nun konuyu müdürüne ilettiği ancak dikkate alınmadığı, daha sonra kendi girişimleriyle kayıtların incelenmesini sağladığı ifade edilmektedir. Kamera kayıtlarında sahte işlemleri yapan kişinin Kemal Torun olduğuna dair iddialar bulunmakta, tanıklardan birinin mahkemede, "Memurun haberi yoktu, e-imzayı biz kullanıyorduk. Araç başına belli bir meblağ alıyordum, kalanını Kemal Torun'un eşinin hesabına yatırıyordum" şeklinde beyanda bulunduğu öne sürülmektedir.

Tüm bu iddialara rağmen Mehmet Oğuz Ademoğlu"nun asıl fail olarak yargılandığı, tanıkların kendisini suçlamadığı, para izinin bulunmadığı, kamera kayıtlarında işlemleri yapan olarak görünmediği, aksine usulsüzlüğü fark edip dile getirdiği halde dört yıldır tutuklu bulunduğu belirtilmektedir. Ayrıca Ademoğlu'nun bu durumu gündeme getirmesi nedeniyle Elazığ Kapalı İnfaz Kurumuna sürgün edildiği ve telefon hakkının kısıtlandığı da kamuoyuna yansıyan iddialar arasındadır.

Bu olayda suçsuz bir memurun bütün yükü taşıması, asıl faillerin ise korunması iddiası yargı bağımsızlığına gölge düşüren bir tablo oluşturmaktadır. Sahte araç satışlarından elde edilen paranın yargı içindeki bazı kişilere aktarıldığı yönündeki iddialar özellikle dikkat çekicidir.

Bu bağlamda;

Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 2021 yılında yaşandığı belirtilen ve 63 aracın ihaleye çıkmadan, evrak düzenlenmeden ve ödeme yapılmadan satıldığı iddialarına ilişkin Bakanlığınızca herhangi bir idari veya adli soruşturma yürütülmüş müdür?

Kamera kayıtlarında sahte işlemleri yapanın başka kişiler olduğuna dair iddialar mevcutken ve tanık ifadeleri de bu yöndeyken, Mehmet Oğuz Ademoğlu'nun tek başına sorumlu tutulmasının gerekçesi nedir?

Araç satışlarından elde edilen paraların Kemal Torun'un eşi Aysun Torun'un hesabına aktarıldığına dair iddialar araştırılmış mıdır? Araştırıldıysa sonuçları nedir?

Tanık Ferzende Güler'in "memurun haberi yoktu, e-imzayı biz kullanıyorduk" şeklindeki beyanı neden dikkate alınmamıştır?

Bu süreçte adı geçen ve meslekten ihraç edilmiş personel ile birlikte Hasan Sönmez, Ferzende Güler ve Yusuf Aslan hakkında hangi idari ve adli işlemler yapılmıştır? Sahte araç satışlarından elde edilen paranın yargı içinde bazı kişilere aktarıldığı iddiaları Bakanlığınızca araştırılmış mıdır? Araştırıldıysa hangi sonuçlara ulaşılmıştır?

Mehmet Oğuz Ademoğlu'nun suçsuz olduğu yönündeki iddialar dikkate alınarak, haksız tutukluluk nedeniyle uğradığı mağduriyetin giderilmesi için Bakanlığınızca herhangi bir girişim yapılacak mıdır?

Ademoğlu"nun Elazığ Kapalı İnfaz Kurumuna sürgün edilmesinin ve telefon hakkının kısıtlanmasının gerekçesi nedir? Bu uygulama Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir? Mehmet Oğuz Ademoğlu'nun herhangi bir eğitim almadan bu göreve verilmesi bir idari zafiyet değil midir? Bu tür kritik görevlerde memurların eğitimsiz bırakılmasının sorumluluğu kime aittir?

İcra müdürlüklerinde görev yapan kâtip ve memurların yetki ve sorumluluklarının sınırları nelerdir? Eğitim ve denetim mekanizmalarının yetersizliği hakkında Bakanlığınızın tespiti bulunmakta mıdır?

Meslekten ihraç edilmiş kişilerin resmi kurum kimliklerini teslim etmeden kullanmaya devam ettikleri iddiaları doğru mudur? Doğruysa bu açık nasıl oluşmuştur ve bundan kimler sorumludur?

İcra müdürlüklerinde sahtecilik ve usulsüzlük risklerini önlemek için hangi teknik ve idari önlemler alınmaktadır? Bu olaydan sonra ek tedbirler uygulanmış mıdır?

SORULAR

  1. 63 aracın sahte işlemlerle satışının tapu ve tescil sistemine yansıması nasıl mümkün olmuştur? Bu durum elektronik imza ve UYAP sistemindeki denetim mekanizmalarının zaafına işaret etmiyor mu?

  2. Bakanlığınızın teftiş kurulu tarafından bu olaya dair herhangi bir inceleme yapılmış mıdır? Yapıldıysa raporun sonuçları nelerdir?

  3. İcra müdürlüklerinde son beş yılda kaç personel hakkında usulsüzlük veya sahtecilik iddiasıyla soruşturma açılmıştır? Bu soruşturmaların kaçı sonuçlandırılmıştır?

  4. Mehmet Oğuz Ademoğlu'nun dört yıldır tutuklu bulunmasının makul süreyi aştığı, suçsuzluk karinesi ve adil yargılanma hakkı açısından ihlal oluşturduğu değerlendirilmiş midir? Bu konuyla ilgili Bakanlığınızın görüşü nedir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

2.15 1709499 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/34033 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden / j / OH9s - Ire9j)k - OSUFIWNI - xİ rm8EZ ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1615-32/33 Konu : Yazılı soru önergesi 21 iel 202

Sayın Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/34033 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.

I- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "Hükümlülerin Nakilleri" başlıklı Dokuzuncu Bölümünün "Kendi istekleri ile nakil" kenar başlıklı 54. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler hariç olmak üzere nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, ceza infaz kurumlarında bulunması gereken sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, mahkumiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması gerektiği; ikinci fıkrasında ise bu hükümlülerin nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorunda olduğu, çocuklar

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden MI7nC Lp - CBXPZg L - givhRNM - dmc1IOWsile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü bakımından bu sürenin altı ay olarak uygulanacağı,

B) "Zorunlu nedenlerle nakil" kenar başlıklı 56. maddesinde, kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Ceza infaz mevzuatımızda "sürgün" şeklinde bir uygulama bulunmamakta olup başta zorunlu nakiller olmak üzere, hükümlü ve tutuklular mevzuata uygun olarak bulundukları ceza infaz kurumlarından, başka ceza infaz kurumlarına nakledilmektedirler. Hükümlü ve tutukluların sevklerinden önce gerekli sağlık kontrolleri yapılmakta ve güvenlik önlemleri alındıktan sonra nakil işlemleri gerçekleştirilmektedir.

MI- 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmaktadır. Bu çerçevede istenilen ayrıntıda bilgi bulunmamakla birlikte; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "Resmi belgede sahtecilik" kenar başlıklı 204. maddesi uyarınca Cumhuriyet başsavcılıklarında soruşturma evresinde açılan ve karara bağlanan dosya, şüpheli ve suç sayılarıyla ceza mahkemelerinde açılan ve karara bağlanan dosya, sanık ve suç sayılarına ait istatistiklere Bakanlığımız Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün "https://www.adlisicil.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.

IWV- Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden; soru önergesinde bahsi geçen olay nedeniyle Devlet memuru olanlar hakkında başlatılan idari soruşturma neticesinde, birisinin Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla diğerinin kınama cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

V- Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 06/11/2025 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde bahsi geçen olayla ilgili yapılan yargılamanın devam ettiği,

B) Soru önergesinde adı geçenlerden birinin Diyarbakır I Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak barındırılmaktayken zorunlu nedenlerle 29/08/2025 tarihinde Elazığ T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği,

C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden Mİ7nCLp - CBXPZgi - OİVARNM - dmc1OWw- ileerişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 8 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir