İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/34492 GEÇ CEVAPLANDI · 90 GÜN

Yasadışı hazine ve define aramalarının önlenmesine ilişkin

Kaynak göster

Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 15 Ağustos 2025 tarihinde 7/34492 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Kültür ve Turizm Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 90 gün sonra, 13 Kasım 2025).

Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “Yasadışı hazine ve define aramalarının önlenmesine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/34492, 15 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34492-yasadisi-hazine-ve-define-aramalarinin-onlenmesine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/52feb054-6c34-44a7-ae81-019985f6d130

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 90 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri ERSOY tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim

Av. Dr. M/Sezgin TANRIKULU Diyarbakır Milletvekili medeniyetlerin izlerini taşıyan ülkemizde, son yıllarda yasadışı hazine ve define aramaları ciddi bir sorun haline gelmiştir. Bu tür faaliyetler, yalnızca toprak altında kalmış kültürel mirasımızı geri dönüşü olmayan bir şekilde yok etmekle kalmıyor, aynı zamanda çevreye büyük zararlar veriyor ve hatta organize suç örgütlerinin finansmanına yol açarak ülke güvenliğini tehdit edebiliyor. Kaçak kazılar sonucunda ortaya çıkan çukurlar, heyelan riskini artırıyor, tarım arazilerini kullanılamaz hale getiriyor ve doğal yaşamı olumsuz etkiliyor.

Bu vahim durumun önüne geçilmesi ve ülkemizin eşsiz değerlerinin korunması amacıyla,

SORULAR

  1. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı'nın, Türkiye genelinde yasadışı hazine ve define aramalarına ilişkin güncel verileri nelerdir? Son beş yılda tespit edilen kaçak kazı sayısı, yakalanan şahıs sayısı ve ele geçirilen eser miktarları hakkında bilgi verilebilir mi?

  2. Yasadışı hazine ve define aramalarıyla mücadele etmek için mevcut yasal düzenlemeler yeterli midir? Bu suçları işleyenlere uygulanan cezaların caydırıcılığı konusunda bir değerlendirme yapılmış mıdır? Cezaların artırılması veya yasal boşlukların giderilmesi yönünde bir çalışma düşünülmekte midir?

    ZUkoa.

  3. Kaçak kazıların önlenmesi amacıyla hangi kamu kurumları (Jandarma, Emniyet, Orman Genel Müdürlüğü vb.) arasında ne tür bir koordinasyon ve iş birliği modeli uygulanmaktadır? Bu iş birliğinin etkinliğini artırmaya yönelik ek tedbirler planlanmakta mıdır?

  4. Vatandaşların, yasadışı hazine ve define aramaları konusunda bilinçlendirilmesi ve bu tür faaliyetleri ihbar etmeye teşvik edilmesi amacıyla yürütülen veya planlanan kampanyalar ve eğitim çalışmaları bulunmakta mıdır? Bu konuda yerel yönetimlerle iş birliği yapılmakta mıdır?

  5. Yasadışı kazılar sonucunda ortaya çıkan maddi ve çevresel zararların tespiti ve giderilmesi için hangi mekanizmalar bulunmaktadır? Özellikle tahrip olan doğal alanların rehabilitasyonu konusunda hangi adımlar atılmaktadır?

  6. Teknolojik gelişmelerin (drone, uydu görüntüleri vb.) yasadışı define aramalarını tespit etmede ve önlemede kullanılmasına yönelik Ar-Ge çalışmaları veya uygulamalar bulunmakta mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mehmet Nuri Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanı ·

BAKANLIĞIMIZCA HAZIRLANAN CEVAP

Bakanlığımız (Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü)'ca;

Bakanlığımıza 2021-2025 yılları arasında 6.193 kaçak kazı olayı bildirilmiştir. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet kapsamında yakalanan şahıs sayılarına ilişkin bilgiye ilgili Bakanlık verilerinden erişilebilmektedir.

Bununla birlikte, Bakanlığımızca kültür varlığı kaçakçılığına yönelik olarak Emniyet ve Jandarma birimlerinden teknik destek sağlanarak yürütülen çalışmalar sonucunda, 2021 yılından itibaren 2025 yılı Eylül ayı sonuna kadar 1.015.657 kültür varlığı Bakanlığımıza bağlı müzelerde koruma altına alınmıştır.

2863 sayılı Kanun'un uygulanmasına Bakanlığımızca kararlılıkla devam edilmekte olup Kanun'un 65 ve 74'üncü maddelerine muhalefetten suç duyurusunda bulunularak adli süreçler titizlikle takip edilmektedir.

Öte yandan, 2020 yılında yeni idari düzenlemeye gidilerek şube müdürlüğü seviyesinde görev yapan kaçakçılıkla mücadele birimi, daire başkanlığı olarak yeniden yapılandırılmıştır.

Başta eğitim ve farkındalık çalışmaları gelmek üzere İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü ve Adalet Bakanlığı ile iş birliği halinde suç önleme ve bu suçla mücadele çalışmaları sürdürülmektedir.

Ayrıca, yurt içinde sağlanan kurumlar arası iş birliği, bugüne kadar 13 ülke ile imzalanmış bulunan kaçakçılıkla mücadele alanına özel ikili anlaşmalarla uluslararası seviyede de gerçekleştirilmektedir.

Kültür varlığı kaçakçılığının ilk aşamasını oluşturan kaçak kazıların önlenmesi bu mücadelenin en etkin basamağını oluşturmaktadır. Bu suçlarla mücadelede en çok, iç paydaşlarımız olan Jandarma ve Emniyet birimleriyle eşgüdüm ve iş birliği halinde hareket edilerek, ülke geneline yayılan çok yönlü çalışmalar yürütülmektedir. Kültür varlığı kaçakçılığına, kültür varlığı bulmak amacıyla kaçak kazı yapıldığına ya da izinsiz define araştırıldığına ilişkin Bakanlığımıza iletilen çeşitli ihbar ve başvurular ivedilikle değerlendirmeye alınarak, kolluk birimlerine yönlendirilmekte, bu suretle olaylara erken müdahale edilmesi sağlanmaktadır.

Bu kapsamda, kaçak kazıların ve kültür varlıklarına yönelik tahribatların önlenmesi için kolluk birimleri tarafından gerek faillerin yakalanması gerekse kültür varlıklarının bulunduğu alan ve çevresinin düzenli devriye kontrolleriyle denetlenmesi ve güvenliğinin sağlanması şeklinde yürütülen çalışmalar caydırıcı olmakta ve bu tür girişimleri önemli ölçüde azaltabilmektedir.

Bakanlığımız tarafından da antik kentlerde kamera sistemleri kurulması ve gece-gündüz esaslı güvenlik görevlisi istihdam edilmesi yoluyla tedbir ve önlemler alınmaktadır. Ayrıca, yurt genelinde gerçekleşen kaçak kazı olaylarına ilişkin olarak Bakanlığımız birimleri tarafından bildirilen veriler doğrultusunda yapılan değerlendirmeler neticesinde, kaçak kazılar açısından riskli alanlar tespit edilmekte ve bu alanlarda güvenlik önlemlerinin artırılması ve ek önlemler alınması yoluna gidilmektedir.

Kültür varlıklarımızın ait olduğu topraklarda korunarak gelecek nesillere aktarılması amacıyla yürütülen çalışmalar içerisinde eğitim-farkındalık faaliyetleri önemli bir yere sahiptir. Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığının 2020 yılında kurulmasıyla kültür varlıklarımızın ait olduğu topraklarda sürdürülebilir şekilde korunmasını sağlayacak gönüllü ve istekli toplumsal bilincin yaygın şekilde yerleştirilmesi ve bu bilincin kuşaklar arasında aktarımını sağlamayı hedefleyen kalıcı, etkili ve sürdürülebilir nitelikte projelerin hayata geçirilmesine yönelik çalışmalar kararlılıkla yürütülmektedir. "Kültür varlığı kavramı ve bu kavramın hayatımızdaki yeri nedir? Günümüzle ve gelecekle bağlantısı nelerdir? Kültür varlıkları korunmasaydı ne olurdu ve neden bir meta olarak görülmemeli? Bu alanda toplumda doğru bilinen yanlışlar nelerdir?" gibi soruların toplumun her kesiminde karşılık bulacak cevaplarını hazırlamak ve uygun içeriklerle hedef kitleyle buluşturmak, eğitim-farkındalık çalışmalarının ana eksenini oluşturmaktadır.

Çocuklar ve gençler için, onların ilgisini çekecek yaratıcı yöntemler kullanılmaktadır. "Kültür Koruyucuları" eğitim programı aracılığıyla müzelerde, okullarda ve festivallerde oyunlar, atölyeler ve görsel materyallerle bilinç kazandırılmaktadır. Bunun yanı sıra "Bir Arkeolog mu Dedi?" hikâye kitabı, "Karagöz-Kültürel Miras Yüzsüz Deli Hırsız" gölge oyunu ve "Artemis'in Yolculuğu" çizgi romanı gibi materyaller hazırlanarak, çocukların kültürel mirası eğlenceli yollarla öğrenmesi sağlanırken aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığına karşı farkındalık oluşturulmaktadır. Hedef kitlesi öncelikle çocuklar, eğitimciler ve kültürel miras alanında bilgi edinmek isteyenler için hazırlanan kulturkoruyuculari.ktb.gov.tr web sitesi sayesinde kültür varlıklarımızın neden korunması gerektiği ve korumak için neler yapılması gerektiği konusundaki bilgilere kolaylıkla ulaşılabilmektedir.

Yetişkinlere yönelik çalışmalarda ise farklı iletişim araçları kullanılmaktadır. Kamu spotları ve radyo spotları televizyon ve dijital platformlar aracılığıyla geniş kitlelere ulaşırken; afişler, özellikle internet erişiminin sınırlı olduğu bölgelerde bilgilendirme işlevi görmektedir. Hazırlanan materyallerin gerek içerik gerekse yaygınlaştırma faaliyetleri kapsamında, niteliğine göre ilgili Bakanlıklar, üniversiteler ve yerel yönetimlerle iş birlikleri geliştirilmektedir.

Kaçak kazıların yoğunlaştığı alanlarda yaşayan halkla "Köy Sohbetleri" adlı projeyle bir araya gelinmekte, bu ziyaretlerde kültür varlıklarının korunmasının önemi, kaçak kazıların kültür varlıklarına verdiği zararın boyutu anlatılırken bu suçun masum bir suç olmadığı mesajı verilmektedir.

Bunların yanı sıra halkta koruma ve sahiplenme bilincinin oluşması, muhtar, kolluk kuvveti gibi kamu görevi yürütenlerin kültür varlıklarının önemini kavrayarak bu mücadeleye katkılarının o artırılması oOamacıyla eğitim (programları düzenlenmektedir.

Can ve mal güvenliğini tehlikeye atacak durumlara sebebiyet veren, sit alanı/sit potansiyeli taşıyan alanları tahribata açık hale getiren ve aynı alanda defalarca tekrarlanabilen kaçak kazılara ilişkin gerekli önlemlerin alınması ve alanın eski haline getirilmesine yönelik yapılan iş ve işlemlere ilişkin maddi bedel çoğunlukla ilgili kurumların bütçesinden karşılanmaktadır.

5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nda sit alanı ve sit potansiyeli taşıyan alanlar ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarında gerçekleşen kaçak kazı ve tahribatlara ilişkin olarak tanımlanan hükümler kapsamda iş ve işlemler gerçekleştirilmektedir.

Kaçak kazıların yoğun olduğu bölgelerde geniş alanların taranması ve kontrol edilmesi amacıyla "drone"lardan faydalanılmaktadır. Özellikle bu amaçla Manisa ilinde "Bintepeler" bölgesi için drone izleme merkezi kurulmuştur. Antik kentler ve sit alanları için de ayrıca 7/24 izleme imkânı veren kamera sistemleri kullanılmaktadır.

Mehmet Nuri ERSOYBakan

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir