Bir siyasi partinin il binalarına yönelik saldırı hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin
Kaynak göster
Meral Danış Beştaş (DEM Parti), 14 Kasım 2025 tarihinde 7/36626 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 81 gün sonra, 3 Şubat 2026).
Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum). “Bir siyasi partinin il binalarına yönelik saldırı hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/36626, 14 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36626-bir-siyasi-partinin-il-binalarina-yonelik-saldiri-hakkinda-yurutulen-sorusturmaya-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/5dc81b5c-4fcb-46cf-87a4-019a91e7c981
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 81 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98'inci, TBMM İçtüzüğü'nün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim. 14-11-2025
7 Haziran 25. Dönem Milletvekilliği seçim sürecinde, seçimlere çok az bir zaman kala 18 Mayıs 2015 günü, milletvekili adayı olarak seçim çalışmaları yürüttüğüm ve sonrasında seçim bölgem olan Adana'da ve Mersin'de Halkların Demokratik Partisi il ve ilçe başkanlıklarının bulunduğu binalara yönelik 2 tane bombalı saldırı gerçekleşmiştir. Adanada HDP Seyhan İlçe Eş Başkanının partiye gelen bir kargoyu açması üzerine patlama meydana gelirken Mersin'de de aynı saatlerde kimden geldiği belli olmaması üzerine kabul edilmediği için terasa bırakılan saksı içindeki çiçeğe yerleştirilen bomba patlamış ve patlamalarda parti yöneticisi ve çalışanı altı kişi ağır yaralanmış, il ve ilçe binaları büyük hasar görmüştür.
Söz konusu bombalı saldırıların ortak yanı iki komşu ilde, HDP'nin Adana Mitinginin gerçekleşmesinin hemen akabinde ve HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş tarafından gerçekleştirilecek olan Mersin Mitinginin gerçekleşeceği gün gerçekleşmiş olması ve seçim sürecinin yoğunluğundan ötürü parti örgütlerinin rutin toplantı saatlerine denk gelmiş olmasıdır. Patlamanın gerçekleştiği gün Adana il örgütünün toplantısını her zamankinden daha erken bitirmiş olması çok daha vahim bir tablonun meydana gelmesini tesadüfi bir biçimde engellemiştir. Saldırıya uğrayan HDP binalarını ziyaret eden Tahir Elçi, olayı hükümetin aydınlatması gerektiği söylemişti. 6 ay sonra ise Tahir Elçi bir katlima uğramış, ancak bu cinayet de 10 yıldır aydınlatılamamıştır.
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
İl binalarına yönelik zaman ayarlı, parça tesirli patlayıcılarla düzenlenen saldırılar sonucu Adana'da üç kişi yaralanmış, Mersin'de ise can kaybı yaşanmamıştır. Söz konusu eylemler, niteliği itibarıyla TCK m.302, 309, 311 ve 312 başta olmak üzere kamu güvenliğini, devlet otoritesini ve seçim güvenliğini hedef alan ağır suç tipleri kapsamında yer almaktadır.
Saldırıların ardından emniyet birimleri fail olarak Savaş Yıldız'ı kamuoyuna açıklamış; faile ilişkin fotoğraflar basına servis edilmiştir. Yıldız'ın daha sonra Suriye'de yakalandığı çeşitli kaynaklarda yer almış; bu kişi, saldırıları bir istihbarat örgütünün yönlendirmesiyle gerçekleştirdiğine yönelik iddialarda bulunmuştur.
Her iki saldırıya ilişkin soruşturma dosyalarına CMK m.153/2 uyarınca derhal kısıtlama kararı uygulanmış; kısıtlama kararının kaldırılmasına ilişkin tüm başvurular reddedilmiştir. Aradan 10 yıl geçmesine rağmen dosyalarda herhangi bir ilerleme kaydedilmemiş; fail yakalanmamış; iddianame düzenlenmemiştir.
CMK m.153 gereğince kısıtlama kararı; somut olayın zorunlu kıldığı ölçüde, gerekçeli, belirli bir süreyle sınırlı, soruşturma amaçlarını tehlikeye düşüren koşullar var oldukça uygulanabilir.
Ancak failin kimliğinin kolluk tarafından kamuoyuna açıklanmış olması karşısında, kısıtlama kararının devamının hukuki dayanağı tartışmalı hale gelmiştir. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin etkin soruşturma yükümlülüğü (AİHS m.2 ve m.13) içtihadı uyarınca, soruşturmalarda uzun süreli hareketsizlik, bilgiye erişimin engellenmesi ve gerekçesiz kısıtlama uygulamaları, ihlal sonucunu doğurabilmektedir.
Bu çerçevede ;
SORULAR
HDP Adana ve Mersin il binalarına ilişkin soruşturmalarda CMK m.153/2 kapsamında uygulanan kısıtlama kararının gerekçesi nedir?
Bu gerekçe hangi somut olgulara dayanmaktadır?
Kısıtlama kararının 10 yıl boyunca kesintisiz uygulanmasının hukuki zemini nedir?
Kısıtlama kararının kaldırılmasına yönelik başvuruların reddine ilişkin mahkeme kararları gerekçeli olarak mı yazılmıştır?
Gerekçeli karar hakkının (Anayasa m.36, AİHS m.6) ihlal edilip edilmediğine ilişkin Bakanlığınızca yapılan bir inceleme mevcut mudur?
Söz konusu soruşturmalarda delil toplama, delil değerlendirme veya iş birliği mekanizmalarının işletilmesine engel olan herhangi bir hukuki veya fiili durum var mıdır?
10 yıl boyunca iddianame düzenlenememesinin sebep ve gerekçeleri nelerdir?
Fail olarak ilan edilen Savaş Yıldız hakkında Türkiye tarafından kırmızı bülten veya uluslararası yakalama emri çıkarılmış mıdır?
Çıkarıldıysa tarihleri ve kapsamı nedir?
Çıkarılmadıysa gerekçesi nedir?
Savaş Yıldız'ın yakalanmasına ilişkin Türkiye Cumhuriyeti makamlarının resmi bilgiye ulaştığı tarih nedir?
Savaş Yıldıza ilişkin Suriye'ye resmi bir iade talebi yapılmış mıdır?
Savaş Yıldız'ın saldırıları istihbarat birimlerinin yönlendirmesiyle gerçekleştirdiğine dair iddialar Ohakkında herhangi bir adli veya idari inceleme yapılmış mıdır?
Yapıldıysa İnceleme sonucu elde edilen bulgular nelerdir? Yapılmadıysa gerekçesi nedir?
Emniyet birimlerinin saldırıdan bir gün sonra failin kimliğini kamuoyuna açıklamasına rağmen soruşturmanın kısıtlanmasının gerekçesi nedir?
Failin kimliğinin ifşa edilmesi karşısında kısıtlama kararının hukuki koşullarının devam ettiği nasıl değerlendirilmektedir?
Bu dosyalarda uygulanması gereken ceza zamanaşımı süresi kaç yıldır? Zamanaşımına ilişkin risk doğmuş mudur?
Bakanlığınız bu dosyaların zamanaşımına uğramasını önlemek için bir izleme veya denetim mekanizması yürütmekte midir?
AİHS ve Anayasa uyarınca etkin soruşturma yükümlülüğü dikkate alındığında, 10 yılı aşan süre boyunca herhangi bir ilerleme kaydedilememiş olmasının gerekçesi nedir?
Bu gecikme nedeniyle sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında idari veya adli bir işlem yapılmış mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
G&ıkı5O 1746655 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/36626 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden ZY3ZKAt - 4*zLBRzk - CMlwrGt - PV9nJE- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-2015-6907/9521 Konu : Yazılı soru önergesi İZ. (021026
Sayın Meral DANIŞ BEŞTAŞ Erzurum Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/36626 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Anayasanın;
I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,
B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;
I- "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,
2- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,
3- "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,
4- "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden tWeH/Lr - Eeg7JBcV - wuH5yac - fUONE4- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte, açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.
1. A) 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, Bakanlığımız görevleri arasında adalet hizmetlerine ilişkin konularda, yabancı ülkelerle ilgili işlemleri yerine getirmek ve "Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü" kenar başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, Bakanlığımız Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünün görevleri arasında hukuki ve cezai konularda uluslararası adli yardımlaşma; tebligat, istinabe, suçluların iadesi, hükümlülerin transferi, kovuşturmaların aktarılması işlemlerini yapmak sayılmıştır.
B) Suçluların iadesine ilişkin iade süreçleri, Bakanlığımızca Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi, 6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti ile diğer ülkeler arasında imzalanan iadeye ilişkin ikili sözleşmeler ve uluslararası teamül hukuku ile mütekabiliyet ilkesi uyarınca yerine getirilmektedir.
III- Adana Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 11/12/2025 tarihli cevapta; soru önergesinde belirtilen olayla ilgili olarak başlatılan soruşturmanın devam ettiği bildirilmiştir.
IV- Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden; soru önergesinde adı geçenin Ankara ilgili Ağır Ceza Mahkemesi ile Adana ve Mersin ilgili Sulh Ceza Hâkimliklerinin yakalama emirlerine istinaden düzenlenen Kırmızı Bülten ile uluslararası düzeyde arandığı anlaşılmıştır.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden tWeH/Lr - EegJBcV - wuH5yac - TUONE4- ile erişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan