Bursa'da bir kişinin hayatını kaybettiği trafik kazasıyla ilgili yargılama sürecine ilişkin
Kaynak göster
İskender Bayhan (EMEP), 25 Kasım 2025 tarihinde 7/37129 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “Bursa'da bir kişinin hayatını kaybettiği trafik kazasıyla ilgili yargılama sürecine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37129, 25 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37129-bursa-da-bir-kisinin-hayatini-kaybettigi-trafik-kazasiyla-ilgili-yargilama-surecine-iliski (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/62b723dc-cd94-45af-8714-019abbab5b02
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 324 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 25.11.2025 he)
Bursa'nın Nilüfer ilçesinde 09.10.2024 tarihinde ehliyetsiz sürücü Efe Şayık'ın kullandığı kamyonet, FSM Bulvarı yaya geçidinde 16 yaşındaki lise öğrencisi Zeynep Naz Sarıkaya'ya çarpmıştır. On gün yaşam mücadelesi veren Sarıkaya, 19 Ekim 2024'te hayatını kaybetmiştir.
Bu olay, yalnızca bir trafik kazası değil; denetimsizliğin, hız ihlalinin, ehliyetsiz kullanımın, teknik eksikliklerin, soruşturma hatalarının ve adalet sistemindeki eşitsizliklerin iç içe geçtiği ağır bir tabloyu ortaya koymaktadır. Dosya incelendiğinde; kazanın ehliyetsiz bir sürücü tarafından gerçekleştirildiği, hız sınırının 30 km olduğu bir kavşakta aracın yaklaşık 82,8 km hızla seyrettiği, yaya geçidine yaklaşırken hiçbir fren veya uyarı yapılmadığı, çarpmanın ardından sürücünün olay yerinden uzaklaştığı, daha sonra polis merkezine giderek teslim olduğu, buna rağmen soruşturmanın ilk aşamasında adli kontrolle serbest bırakıldığı ve sonraki süreçlerde de uzun süre tutuklu kalmadığı görülmektedir. Yargılamanın ilk duruşmasında da Efe Şayık hakkında ev hapsi ve adli kontrol uygulanarak tahliye kararı verilmiştir.
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Kazaya ilişkin bilirkişi raporunda yolun hız sınırının 30 km olmasına rağmen aracın 82,8 km hızla seyretmiş olduğunun belirlendiği, sürücünün "önümde araç vardı, yayayı göremedim" şeklindeki savunmasının gerçeği yansıtmadığı, görüşü kapatan herhangi bir unsur bulunmadığı, aracın çarpışma anına kadar fren yapmadığı, yaya geçidinin açıkça görünür durumda olduğu ifade edilmiştir.
Bölge halkı ve tanık beyanları, FSM Bulvarı'ndaki sinyalizasyon düzeninin hem araçlar hem yayalar açısından kafa karıştırıcı olduğunu, kavşakta sık sık kazaların yaşandığını ve mevcut ışıklandırmanın aldatıcı nitelikte olduğunu göstermektedir. Buna rağmen sanığın keşif sırasında "yayayı fark eder etmez frene bastığını, aracın kaydığını ve çarpmanın kaçınılmaz olduğunu" ileri sürmesi; kamera görüntüleri, tanık anlatımları ve bilirkişi tespitleriyle çelişmektedir.
06 Aralık 2024 tarihli duruşma tutanağı incelendiğinde, Efe Şayık ve ailesinin beyanlarıyla tanık beyanları arasında ciddi çelişkiler bulunduğu; hız ve görüş mesafesine ilişkin iki ayrı bilirkişi raporunun birbirini tamamen çürüttüğü; tüm bu belirsizliklere rağmen 'mahkemenin ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden gelecek raporu beklemeden tahliye kararı verdiği; ayrıca Şayık ailesinin yargı sürecine nüfuz etmeye çalıştığı anlaşılmaktadır.
16 yaşındaki bir çocuğun ölümü; hız ihlali, ehliyetsiz araç kullanımı, yetersiz kamusal denetim, teknik ve idari eksiklikler ve cezasızlık sonucu ortaya çıkmış, tamamen önlenebilir bir trafik cinayetidir.
Sarıkaya ailesinin adalet arayışı, yalnızca kendi çocukları için değil; trafikte yaşamını yitiren tüm emekçi ailelerin çocukları için verilen ortak bir mücadeledir. Ailelerin temel talebi, ehliyetsiz, alkollü ya da hız sınırını aşarak araç kullanan sürücülerin neden olduğu ölümlerin "olası kastla öldürme" kapsamında yargılanması ve gerçek bir ceza yaptırımıyla karşılık bulmasıdır.
Bu Bağlamda;
SORULAR
Ehliyetsiz bir sürücünün, hız sınırının üç katından fazla hızla araç kullanarak yaya geçidinde bir çocuğa çarpması, çarpma anına kadar hiçbir fren veya uyarı vermemesi, çarpmanın ardından olay yerinden uzaklaşması, keşifte "10-15 metre sürükleneceğini tahmin ettim" demesi dikkate alındığında ve tüm bu unsurların bilirkişi raporuyla doğrulanmasına rağmen neden "olası kastla öldürme" ihtimali değerlendirilmemiştir?
Yargıtay içtihatlarında hız sınırının iki katından fazla aşılması hâlinde dahi bilinçli taksirden bahsedildiği durumlar varken, bu olayda hız sınırının üç katına yakın şekilde ihlal edildiği tespit edilmişken neden yalnızca bilinçli taksir yönünden iddianame düzenlenmiştir?
Olaydan sonra Efe Şayık'ın uzaklaştığı, saklandığının anne ve baba tarafından ifade edildiği, 112'nin sanık tarafından aranmadığı yönündeki iddialar incelenmiş midir? Bu durum TCK'nın yardım yükümlülüğünün ihlali hükümleri kapsamında değerlendirilmiş midir?
Efe Şayık'ın "görüşüm kapalıydı, yayayı fark etmedim, araç kaydı" şeklindeki savunmalarının kamera görüntüleri ve bilirkişi raporlarıyla çeliştiği görülmesine rağmen soruşturma mercilerinde neden ağırlaştırıcı bir değerlendirme yapılmamıştır?
Bilirkişi raporunun açıkça ortaya koyduğu hız, frenleme mesafesi, görüş açıklığı gibi tespitlere rağmen sanığın savunmalarının çelişkileri dosya değerlendirmesinde neden dikkate alınmamıştır?
30km/shız sınırı olan bir yolda 82,8 km hız yapan bir kişiye verilen ceza neden para cezasıyla sınırlı kalmaktadır? Bakanlık, ehliyetsiz ve yüksek hızlı sürücülere yönelik yaptırımların artırılması için bir çalışma yürütmekte midir?
Efe Şayık'ın ailesinin "valiyi, başhekimi tanıyoruz, oğlumuz 24 saat sonra çıkar" demesi ve nitekim böyle olmasının ardından herhangi bir idari ya da adli inceleme başlatılmış mıdır?
Trafik cinayeti olarak nitelendirilebilecek bu vaka ile ilgili olarak, soruşturmanın ilk aşamalarında verilen adli kontrol kararları, çelişkili bilirkişi raporları, sanığın beyanları arasındaki uyumsuzluklar ve tahliye süreçleri hakkında Bakanlığınız bünyesinde herhangi bir inceleme başlatılacak mıdır?
Zeynep Naz Sarıkaya'nın hayatını kaybettiği FSM Bulvarı kavşağındaki ışıklandırma ve sinyalizasyon sisteminin aldatıcı olduğu, vatandaşlarca defalarca şikayet edildiği doğru mudur? Bu kavşakta son 5 yılda kaç trafik kazası meydana gelmiştir? Kaçı yaya kazasıdır?
Bu kavşak hakkında daha önce herhangi bir teknik rapor, bilirkişi incelemesi veya UKOME kararı bulunmakta mıdır? Aynı kavşakta daha önce yaşanan kazalarla ilgili mevcut bilirkişi raporları var mıdır? Varsa neden mahkeme dosyasına getirtilmemiştir?
Bakanlık, bu ve benzeri kavşaklarda sinyalizasyon yenilemesi, yaya-araç ayrımı, hız sınırı düşürme gibi iyileştirmeler yapmayı planlamakta mıdır?
Türkiye'de yıllık kaç trafik kazası ehliyetsiz sürücüler tarafından yapılmaktadır? Ehliyetsiz bir kişinin araç kullanmasının yalnızca idari para cezasıyla geçiştirilmesi sizce caydırıcı mıdır?
Ehliyetsiz sürücülerle ilgili ceza artırımı, araç bağlama, zorunlu ehliyet eğitim kampı, özel yaptırım programları gibi düzenlemeler gündemde midir?
Bakanlığınız, Zeynep Naz Sarıkaya dosyasında yargılamanın adil ve tarafsız yürütülüp yürütülmediğine ilişkin bir müfettiş incelemesi başlatmayı düşünmekte midir?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir