Vakıf üniversitelerinde çalışan akademisyenlerin iş güvencelerine ve özlük haklarına ilişkin
Kaynak göster
İskender Bayhan (EMEP), 1 Aralık 2025 tarihinde 7/37207 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 70 gün sonra, 9 Şubat 2026).
İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “Vakıf üniversitelerinde çalışan akademisyenlerin iş güvencelerine ve özlük haklarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37207, 1 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37207-vakif-universitelerinde-calisan-akademisyenlerin-is-guvencelerine-ve-ozluk-haklarina-ilisk (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/73c1fb2c-85cd-4eac-99c1-019adde35aae
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 70 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 01.12.2025 *
Türkiye'de vakıf üniversitelerinde son yıllarda derinleşen güvencesizlik, düşük ücret dayatmaları ve idari baskılar, sistematik bir işten çıkarma dalgasına dönüşmüştür. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Vakıf Üniversiteleri Birimi'nin açıklamalarında yer alan verilere göre yalnızca 2024-2025 akademik yılı sonunda 100'ün üzerinde akademisyenin sözleşmesi yenilenmemiş, çok sayıda öğretim elemanı yeni akademik yıla işsiz girmek zorunda kalmıştır. Ortaya çıkan bu tablo, yükseköğretim alanında iş güvencesinin fiilen ortadan kalktığını ve vakıf üniversitelerinde görev yapan akademisyenlerin, her yıl yenilenen belirli süreli sözleşmeler aracılığıyla adeta "mevsimlik işçi" statüsüne itildiğini göstermektedir.
Son iki dönemde özellikle İstanbul'daki vakıf üniversitelerinde peş peşe yaşanan uygulamalar, durumun münferit değil, yapısal bir nitelik taşıdığını ortaya koymaktadır. Eylül ayında eski sahibi Can Holding'e yönelik operasyonlar sonucunda kayyım atanan İstanbul Bilgi Üniversitesi, kısa bir süre içinde keyfi işten çıkarmalar ve kadro iptalleriyle gündeme gelmiştir. Ekonomi ve Finans Bölümü'nde 50/d statüsünde görev yapan bir araştırma görevlisi, herhangi bir yazılı bildirim yapılmadan, yalnızca "sözleşmenin sona ermesi" ifadesiyle sözlü olarak işten çıkarılmış; yine aynı üniversitede Kasım ayı içinde dört araştırma görevlisinin ataması hiçbir gerekçe gösterilmeksizin iptal edilmiştir. Araştırma görevlisi kadrolarının kaldırılarak yerlerine yarı zamanlı lisansüstü öğrencilerin geçirilmesinin planlandığı yönündeki bilgiler, norm kadroların tasfiyesi ve güvencesiz istihdam modelinin yaygınlaştırılması açısından ayrıca dikkat çekicidir.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Benzer bir tablo İstanbul Gelişim Üniversitesi'nde de yaşanmaktadır. Öğrenim ücretlerinin neredeyse iki katına çıkarılması sonrası birçok bölümde kontenjanların boş kalması gerekçe gösterilerek öğretim üyelerine 18 saat zorunlu ders yükü dayatılmış; kendi bölümünde bu saati dolduramayanlara başka bölümlerden ders atanacağı belirtilmiştir. Yaz döneminde yaklaşık 20 akademisyen "bölüm kapandı" iddiasıyla veya tamamen gerekçesiz biçimde işten çıkarılmış; yeni akademik yılın başlamasıyla birlikte dersleri sistemden sessizce kaldırılan akademisyenlerin fiilen işten çıkarıldıklarını öğrencilerin sınıfta başka bir öğretim üyesini görmesiyle öğrenmişlerdir. Son dönemde 50'nin üzerinde akademik ve idari personelin görevine son verildiği ifade edilmektedir. Bu süreçle eş zamanlı olarak tüm öğretim üyelerine sabah 09.15'te kampüste hazır bulunma zorunluluğu getirilmiş; akademik izin günleri fiilen kaldırılmış, personel kartları üzerinden dijital takip sistemi uygulanmaya başlanmış, araştırma görevlileri için "gecikenler listesi" oluşturularak bir tür gözetim ve baskı mekanizması kurulmuştur.
İstanbul ve diğer illerdeki vakıf üniversitelerinde yaşanan işten çıkarmalar da benzer bir tablo ortaya koymaktadır. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'nın vakıf birimi, akademisyenlerin sendikal faaliyetleri, eleştirel görüşleri, çalışma koşullarına dair itirazları veya ücret talepleri nedeniyle hedef alınabildiğini; sözleşmelerin bir tür baskı aracına dönüştüğünü; akademik özgürlüğün idari keyfiyet karşısında daraltıldığını ortaya koymaktadır. Sendikaların "mevsimlik akademisyenlik" değerlendirmesi, akademik emeğin güvencesiz, geçici ve kontrol altında tutulabilir bir statüye dönüştüğünü göstermektedir.
Bu Bağlamda;
I- Öğretmen Sendikası ve basın organlarının açıkladığı verilere göre sadece 2024-2025 akademik yılının bitimi itibariyle vakıf üniversitelerinde 100'den fazla akademisyenin işten çıkarıldığı iddiası doğru mudur? Bu konuda Bakanlığınızın ve YÖK'ün elinde bulunan güncel sayı nedir?
SORULAR
2024 yılı yaz aylarından itibaren İstanbul Bilgi, İstanbul Gelişim, Maltepe, Arel, Beykent, Beykoz, Kadir Has, Fenerbahçe ve Altınbaş Üniversiteleri başta olmak üzere çok sayıda vakıf üniversitesinde yaşanan toplu işten çıkarmalar, sözleşme yenilememe uygulamaları ve kadro iptalleri hakkında Bakanlığınıza veya YÖK'e intikal eden bir inceleme, şikâyet veya başvuru var mıdır?
Yükseköğretim mevzuatının bütünü uyarınca süreklilik arz eden akademik pozisyonlarda her yıl belirli süreli sözleşme yapılması ve bu yolla iş güvencesinin fiilen ortadan kaldırılması 36. maddesi başta olmak üzere, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na açıkça aykırı değil midir? Bu uygulamanın yaygınlaşması karşısında Bakanlığınız nasıl bir tedbir alacaktır?
Maltepe ve Altınbaş Üniversitelerinde iddia edildiği üzere, bazı akademisyenlerin kıdem tazminatı tavanının artmasından önce işten çıkarılarak mali yükümlülüklerden kaçınıldığı doğru mudur? Bu tür uygulamalar tespit edilmiş midir? Tespit edilmişse ilgili üniversitelere herhangi bir yaptırım uygulanmış mıdır?
Kadir Has, Arel ve diğer bazı vakıf üniversitelerinde mahkemece verilen işe iade kararlarının aylarca uygulanmadığı, bazı üniversitelerin yargı kararlarını bilerek geciktirdiği yönündeki iddialar hakkında Bakanlığınız ile YÖK'ün bir incelemesi var mıdır? Yargı kararlarını uygulamayan vakıf üniversitelerine hangi yaptırımlar öngörülmektedir?
Araştırma görevlisi kadrolarının bazı üniversitelerde kaldırılarak yerine yarı zamanlı lisansüstü öğrencilerin getirildiği, böylece güvencesiz bir akademik işgücü yaratıldığı iddiası doğru mudur? Bu uygulama 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na ve YOK mevzuatına uygun mudur?
10 Ekim 2019 tarihli YÖK Genel Kurul'un ardından, dönemin YÖK Başkanı Yekta Saraç'ın Anadolu Ajansı'na verdiği demeçte;
"Dördüncü sınıfı bulunan her bir lisans programı için, tıp, diş hekimliği ve eczacılık için ayrıca düzenlemeler olduğundan bunlar hariç, en az iki araştırma görevlisi istihdamını zorunlu olarak isteyeceğiz. Eğer araştırma görevlisi istihdam edilmiyorsa, genç bilim insanları adayları eğer vakıf üniversitelerinde yer bulamıyorsa bu programların kontenjan artırma taleplerini gündeme almayacağız." şeklinde ifade ettiği kararlar çerçevesinde;
ı) Mevzubahis kararlar vakıf üniversitelerine resmi yazı yoluyla bildirilmiş midir? ii) 10 Ekim 2019 tarihli YÖK Genel Kurulunda alınan bu kararların uygulanıp uygulanmadığı hala takip edilmekte midir? Vakıf üniversitelerinin araştırma görevlisi istihdamları ve bu karara uyup uymadıkları raporlanmış mıdır? ii) Yekta Saraç'ın belirttiği gibi kontenjan artırma taleplerinin dikkate alınmaması yaptırımı uygulanmış mıdır? 2019 yılından itibaren bu karar çerçevesinde yaptırım uygulanan vakıf üniversiteleri hangileridir?
İstanbul Gelişim Üniversitesi'nde kamuoyuna yansıyan zorunlu 09.15 mesai uygulaması, dijital gözetim, izin günlerinin kaldırılması, bölümlerin kapatılarak akademisyenlerin işten çıkarılması gibi uygulamalar hakkında Bakanlığınız tarafından bir denetim başlatılmış mıdır?
YÖK Başkanı tarafından Aralık 2024'te yapılan açıklamada birçok vakıf üniversitesinin asgari öğretim elemanı kriterlerine uymadığı belirtilmiştir. Bu kriterlere uymayan üniversiteler hangileridir? 2023—2024 ve 2024-2025 dönemlerinde bu konuda kaç üniversiteye resmi uyarı yapılmıştır?
Vakıf Yükseköğretim Kurumlar Yönetmeliği Madde 25'te belirttiği şekliyle vakıf yükseköğretim kurumlarının "yeni akademik birim kurma ve program açma taleplerinin askıya alınması" önlemini gerektiren "Eğitim-öğretime başlanması ve sürdürülmesi için Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen öğretim elemanı ve üyesi sayılarının sağlanmadığının tespit edilmesi" çerçevesinde; i) YÖK tarafından vakıf üniversitelerinde istihdam edilmesi gereken asgari öğretim elemanı ve öğretim üyesi sayıları her dönem belirlenmekte midir? iü) Belirlenen sayıda öğretim üyesi ve öğretim elemanı istihdam edilip edilmediği denetlenmekte midir? Bu denetimler raporlanmakta mıdır? ili) Bu denetimler sonucunda söz konusu yaptırımın uygulandığı vakıf üniversiteleri varsa bu üniversiteler hangileridir? iv) Vakıf üniversitelerinde eğitim öğretimin devamı ve sürdürülebilirliği için mevzuat gereği YOK tarafından belirlenmesi gereken asgari öğretim üyesi ve öğretim elemanı sayıları nelerdir?
v) Kamuoyuyla paylaşılmayan bu belirlemeler YÖK'ün hangi birim ve organları tarafından hangi yöntemlerle yapılmaktadır? Belirlenen sayıların denetlenmesi her eğitim öğretim döneminde gerçekleşmekte midir? Belirlenen sayılar ve denetimler niçin kamuoyuyla paylaşılmamaktadır?
Vakıf üniversitelerinin 2547 sayılı Kanun'un Ek Madde 8'ine rağmen akademisyenlerine devlet üniversitelerindeki emsallerinden daha düşük ücret ödediği tespit edilmen üniversiteler hangileridir? Bu kapsamda YOK tarafından yürütülen soruşturmaların sonuçları nelerdir?
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesinde belirtilen unvana göre haftalık asgari mecburi ders yüklerinin vakıf üniversitelerinin iç yönetmeliklerinde kanuna uygun | biçimde düzenlenip düzenlenmediği, bu çerçevede 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nun 11. maddesinde belirtildiği şekliyle bu asgari ders yükleri üzerindeki saatler için ödenmesi gereken ek ders ücretlerinin ödenip ödenmediği YÖK tarafından denetlenmekte midir? Yapılan denetimler sonucunda yaptırım uygulanan vakıf üniversiteleri var mıdır?
Vakıf üniversitelerinde çalışan emekçilerin iş güvencesinden, sendikal hak ve özgürlüklerden yoksun biçimde çalıştırılmasının ve çoğu zaman tazminat hakları dahi özgürlük, bilimsel üretim ve kurumsal sürdürülebilirlik üzerindeki etkilerini değerlendirmeye yönelik Bakanlığınız tarafından hazırlanmış bir rapor veya çalışma bulunmakta mıdır?
İstanbul dışındaki vakıf üniversitelerinde—Antalya Belek Üniversitesi, Mersin Çağ Üniversitesi ve Kayseri Nuh Naci Yazgan Üniversitesi gibi örneklerde—akademik personelin sözleşmelerinin yenilenmediği ve keyfi biçimde işten çıkarıldıkları yönündeki bilgiler Bakanlığınız tarafından doğrulanmış mıdır? Bu üniversitelere ilişkin herhangi bir inceleme veya denetim yapılmış mıdır? Yapıldıysa sonuçları ve uygulanan yaptırımlar nelerdir?
Vakıf üniversitelerinde işten çıkarmaların çoğu durumda "bölüm kapatma", "norm kadro fazlası" veya "performans" gibi muğlak nedenlerle gerçekleştirilmesi, bu gerekçelerin mevzuata uygunluğu bakımından Bakanlığınızca değerlendirilmekte midir?
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesi başta olmak üzere, yükseköğretim mevzuatının bütünü uyarınca süreklilik arz eden akademik pozisyonlarda belirli süreli sözleşmelerin üst üste yapılması ve bu sözleşmelerin fesih gerekçesi olarak kullanılması, Bakanlığınızca hukuka uygun bir uygulama olarak görülmekte midir? Bu konuda vakıf üniversitelerine yönelik bir standart ya da denetim mekanizması işletilmekte midir?
Bazı vakıf üniversitelerinde işten çıkarma süreçlerinde, kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünden kaçınmak veya akademisyenlerin işsizlik ödeneği hakkını engellemek amacıyla İş Kanunu'nun 25/2 maddesine dayalı çıkış kodlarının kullanıldığı bilinmektedir. Bu hukuka aykırı uygulamalar hakkında Bakanlığınız veya YÖK tarafından herhangi bir inceleme, soruşturma ya da denetim yürütülmüş müdür? Yürütüldüyse sonuçları nelerdir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·
2) 362y3 b U3 — . Y33207 GK "1 İlgi :a) 15/08/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1682318 sayılı yazınız. yaa
b) 03/09/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1691507 sayılı yazınız. Z/ 57679 c)21/10/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1720765 sayılı yazınız. ç)17/11/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1736862 sayılı yazınız. d)09/12/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1754503 sayılı yazınız.
e) 19/12/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1761103 sayılı yazınız.
Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç-d-e)'de kayıtlı yazıyla iletilen Iğdır Milletvekili Yılmaz HUN'un 7/32268, İzmir Milletvekili İbrahim AKIN'ın 7/32985, Burdur Milletvekili İzzet AKBULUT'un 7735016, Diyarbakır Milletvekili Sevilay ÇELENK'in 7/36243, İstanbul Milletvekili İskender BAYHAN'ın 7/37207 ve Şanlıurfa Milletvekili Mahmut TANAL'ın 737625 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.
Yusu" TEKİN Milli Eğitim Bakanı Ek: Bilgi (40 Sayfa)
Elektronik Ağ: www.meb.gov.tr Faks: (0312)418 7539
Hi A T.C,
4 2) MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI /00 EĞİTİMİN 2*7 11 işti 5 YUZ YILI a "5 v2 Strateji Geliştirme Başkanlığı ho 1131203 YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından alınan 6247 sayılı konuya ilişkin yazıları Ek'te yer almaktadır.
Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı
Sayı (o :E-57802651-610-6247 Konu : Soru Önergeleri - 7/37207
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA (Strateji Geliştirme Başkanlığı) &
İstanbul Milletvekili İskender BAYHAN tarafından verilen 73104 07 esas sayılı Soru Önergesi Kurulumuz Başkanlığınca incelenmiş olup ilgili soru önergesine ilişki te ip ekte sunulmuştur. Bilgilerinize arz ederim.
Prof. Dr. Naci GÜNDOĞAN
Başkan Vekili Ek: 7737207 Esas Sayılı Soru Önergesi (3 Sayfa) Çin,
7/37207 Esas Numaralı Soru Önergesi Cevabına İlişkin
Vakıf yükseköğretim kurumları Yükseköğretim Mevzuatı kapsamında; eğitim öğretim, idari ve mali konularda her yıl olağan olarak denetlenmekte olup bu denetimler sonucunda vakıf yükseköğretim kurumları tarafından yapılan ihlaller için yol gösterici, düzeltici, kısıtlayıcı veya faaliyet iznini kaldırıcı nitelikte tedbirler alınır. Yine olağan denetimler dışında gerekirse konu bazlı incelemeler de yapılmakta ve tespit edilen hususlara ilişkin önlemler uygulanmaktadır.
2547 Sayılı Kanununun Ek 2 nci maddesinde; "Vakıflar; kazanç amacına yönelik olmamak şartıyla ve mali ve idari hususlar dışında, akademik çalışmalar, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden bu Kanunda gösterilen esas ve usullere uymak kaydıyla, Yükseköğretim kurumları veya bunlara bağlı birimlerden birini veya birden fazlasını ya da bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsüne bağlı olmaksızın, ekonominin ihtiyaç duyduğu alanlarda yüksek nitelikli işgücü yetiştirmek amacıyla, bu Kanun hükümleri çerçevesinde kalmak şartıyla meslek yüksekokulu kurabilir. ..."
Ek 8 inci maddesinin 2 nci fıkrasında; "Vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretim elemanlarına, unvanlarına göre Devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen ücret tutarından az ücret verilemez. Bu fikra kapsamında Devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen emsal ücretin hesaplanmasında ilgili mevzuat uyarınca aylıklara ilişkin hükümlerin uygulandığı kadroya bağlı ödemeler dikkate alınır."
Ek 5 inci maddesinin 2 nci fıkrasında; "Mütevelli heyet vakıf yükseköğretim kurumunun tüzelkişiliğini temsil eder. Vakıf yükseköğretim kurumlarının yöneticileri Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak mütevelli heyet tarafindan atanır. Mütevelli heyet; vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebilir. Yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını ve görevden alınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini onaylar ve uygulamaları izler, ayrıca vakıfça hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürütür."
Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 23 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında; "Vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alacak olan akademik ve idari personelin çalışma esasları 2547 sayılı Kanunda devlet üniversiteleri için öngörülen hükümlere tabidir. Bu personelin aylık ve diğer özlük hakları bakımından ise 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanır." hükümleri yer almaktadır.
Buna göre vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretim elemanlarının işe alım, atama ve görevden alınmaları vakıf yükseköğretim kurumunun mütevelli heyeti tarafından yapılmakta olup öğretim elemanları aylık ve diğer özlük hakları bakımından ise İş Kanunu hükümlerine tabidir. Bu bağlamda öğretim elemanlarının sözleşmelerinin haklı/haksız sebeple feshi yahut tazminat hakkı gibi hususlar yargının görev ve yetki alanı içinde yer almaktadır.
Devlet üniversitelerinde görev alan kişiler tarafından yargı kararlarının uygulanmaması durumunda Mevzuat kapsamında ilgili kişiler hakkında disiplin ve ceza hükümleri uygulanabiliyorken; vakıf yükseköğretim kurumlarının tüzel kişiliğini temsil eden mütevelli heyet üyeleri ile ilgili disiplin ve ceza hükümleri bulunmamaktadır. Bu itibarla vakıf yükseköğretim kurumlarında yargı kararlarının uygulanmadığına ilişkin durumlar şikâyete bağlı olup başvurulması ve tespitlerin yapılması halinde gerekli önlemler alınır. Yükseköğretim Kurulu resmi internet sayfasında eğitime öğretime başlanılması için gerekli olan asgari kriterler yayınlanmıştır. Bununla beraber Kurulumuz bir programın eğitime başlanması ve eğitimin sürdürülmesi için gerekli olan asgari öğretim elemanı sayısını da belirler. Vakıf yükseköğretim kurumu tarafından asgari sayının üzerinde öğretim elemanının istihdam edilmesi; öğrenci sayısı, ARGE, bilimsel araştırma, akademik yayın gibi stratejik hedefleri kapsayan istihdam politikası ile ilgili bir husustur. Ayrıca vakıf yükseköğretim kurumları ilgili mevzuat kapsamında her yıl denetlenmekte olup asgari öğretim elemanı sayısının sağlanamadığının tespit edilmesi halinde ise programın yeterliliği gözden geçirilerek gerekli tedbirler alınmaktadır.
7/37207 Esas Numaralı Soru Önergesinin 3. Sorusunun Cevabına İlişkin
3'üncü soruya cevap olarak; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) bendinde "Öğretim Elemanları: Yükseköğretim kurumlarında görevli öğretim üyeleri, öğretim görevlileri ve araştırma görevlileridir." hükmü, (m) bendinde "Öğretim Üyeleri: Yükseköğretim kurumlarında görevli profesör, doçent ve doktor öğretim üyeleridir." hükmü bulunmaktadır.
Anılan Kanun'un Doktor Öğretim Üyesi başlıklı 23 üncü maddesinin (a) fıkrasında "4fama rektör tarafından en çok dört yıl süre ile yapılır. " hükmü, Öğretim Görevlileri başlıklı 31 inci maddesinde "Öğretim görevlileri; üniversitelerde ve bağlı birimlerinde bu Kanun uyarınca atanmış öğretim üyesi bulunmayan dersler veya herhangi bir dersin özel bilgi ve uzmanlık isteyen konularının eğitim - öğretim ve uygulamaları için, kendi uzmanlık alanlarındaki çalışma ve eserleri ile tanınmış kişiler, süreli veya ders saati ücreti ile görevlendirilebilirler. Meslek yüksekokullarının Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen uzmanlık alanlarına başvuracak olanlar hariç olmak üzere öğretim görevlisi kadrosuna başvuracak adaylarda en az tezli yüksek lisans derecesine sahip olmak şartı aranır. Öğretim görevlileri, ilgili yönetim kurullarının görüşleri alınarak fakültelerde dekanların, rektörlüğe bağlı bölümlerde bölüm başkanlarının önerileri üzerine ve rektörün onayı ile öğretim üyesi, araştırma görevlisi ve öğretim görevlisi kadrolarına atanabilirler veya kadro şartı aranmaksızın ders saati ücreti veya sözleşmeli olarak istihdam edilebilirler. Öğretim üyesi kadrolarına öğretim görevlileri en çok iki yıl süre ile atanabilirler; bu süre sonunda işgal ettikleri kadroya başvuran öğretim üyesi bulunmadığı ve görevlerine devamda yarar görüldüğü takdirde aynı usulle yeniden atanabilirler. Atanma süresi sonunda görevleri kendiliğinden sona erer. Bunların yeniden atanmaları mümkündür. Bu takdirde ilk atama usulü uygulanır. Konservatuvarlar ile meslek yüksekokullarına gerekiiğinde sürekli olarak öğretim görevlisi atanabilir. " hükmü, Araştırma Görevlileri başlıklı 33 üncü maddesinde "Araştırma görevlileri, yükseköğretim kurumlarında yapılan araştırma, inceleme ve deneylerde yardımcı olan ve yetkili organlarca verilen ilgili diğer görevleri yapan öğretim elemanıdır. Araştırma görevlisi kadrosuna başvurabilmek için sınavın yapıldığı yılın ocak ayının birinci günü itibarıyla otuz beş yaşını doldurmamış olmak gerekir. Bunlar ilgili anabilim veya anasanat dalı başkanlarının önerisi, Bölüm Başkanı, Dekan, enstitü, yüksekokul veya konservatuvar müdürünün olumlu görüşü üzerine rektörün onayı ile araştırma görevlisi kadrolarına en çok üç yıl süre ile atanırlar; atanma süresi sonunda görevleri kendiliğinden sona erer. Bunlar aynı usulle yeniden atanabilirler." hükmü bulunmaktadır.
Aynı Kanun'un Lisans üstü öğretim başlıklı 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde "Lisans üstü öğretim yapan öğrenciler, kendilerine tahsis edilebilecek burslardan yararlanabilecekleri gibi, her defasında bir yıl için olmak üzere araştırma görevlisi kadrosuna da atanabilirler." hükmü, Araştırma görevlisi istihdamı başlıklı ek 38 inci maddesinde "Yükseköğretim kurumları araştırma görevlisi kadrolarına atamalar, 33 üncü maddede belirtilen usule uygun olarak 50 nci maddenin birinci fikrasının (d) bendi kapsamında yapılır. " hükmü bulunmaktadır.
Yükseköğretim kurumları öğretim elemanı kadrolarına söz konusu hükümler uyarınca atama işlemi yapmaktadır. Anılan hükümlerden de anlaşılacağı üzere araştırma görevlisi, öğretim görevlisi ve doktor öğretim üyesi kadrolarına yapılan atamalar belirli süreli atamalardır. 2547 sayılı Kanunun 36'ncı maddesinde yer alan devamlı statüde çalışma ifadesinden öğretim elemanlarının mesaisinin tamamını yükseköğretim kurumlarında geçirmesi gerektiği, kısmi zamanlı yükseköğretim kurumlarında çalışmanın mümkün olmadığının anlaşılması gerekmektedir.
7/37207 Esas Numaralı Soru Önergesinin 5. Sorusunun Cevabına İlişkin
Üniversiteler ile ilgili gelen başvuru üzerine Başkanlığımız talimatı ile Yükseköğretim Denetleme Kurulunca başlatılan ve devam eden | adet inceleme bulunmakta olup konuya ilişkin ayrı bir istatistik tutulmakla birlikte Kurulumuza ulaşan her türlü şikâyet ve müracaat titizlikle incelenmektedir.