Vakıf üniversitelerindeki akademisyenlerin çalışma koşullarına ilişkin
Kaynak göster
Cem Avşar (CHP), 7 Ağustos 2026 tarihinde 7/47764 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 45 gün sonra, 21 Eylül 2026).
Cem Avşar (CHP, Tekirdağ). “Vakıf üniversitelerindeki akademisyenlerin çalışma koşullarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/47764, 7 Ağustos 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-47764-vakif-universitelerindeki-akademisyenlerin-calisma-kosullarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1fea6c0f-a6e9-41f2-a427-019fe04c3ff7
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 45 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 40 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim
Vakıf Yükseköğretim Kurumlarının çalışma usul ve esasları 2547 sayılı Yükseköğretim Kurumları Kanunu çerçevesinde belirlenmiştir. Kanunun 36. Maddesi kapsamında Çalışma esasları belirlenmiş ve "Öğretim elemanları, üniversitede devamlı statüde görev yapar.", şeklinde ifadelere yer verilmiştir ve detaylı açıklamalarda bulunulmuştur. Bununla birlikte Ek Madde 8 -Vakıfça kurulacak yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar, Devlet yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar gibi düzenlenir ve onların görevlerini yerine getirir. Öğretim elemanlarının nitelikleri Devlet yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanlarının niteliklerinin aynıdır. Devlet yükseköğretim kurumlarında çalışmaları yasaklanmış veya disiplin yoluyla bu kurumlardan çıkarılmış kişiler, vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alamazlar. (Ek fıkra: 15/4/2020-7243/11 md.) Vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretim elemanlarına, unvanlarına göre Devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen ücret tutarından az ücret verilemez. Bu fıkra kapsamında Devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen emsal ücretin hesaplanmasında ilgili mevzuat uyarınca aylıklara ilişkin hükümlerin uygulandığı kadroya bağlı ödemeler dikkate alınır.", denilmektedir.
Bu çerçevede Yükseköğretim Bilgi Yönetim Sistemi verilerine göre ülkemizde 129 devlet, 79 vakıf olmak üzere 208 üniversite bulunmaktadır. Bu üniversitelerde 156.855 devlet, 32.966 vakıf üniversitelerinde olmak üzere toplam 189.821akademisyen görev almaktadır. Ancak 1 Ocak 2024 ile 8 Temmuz 2026 tarihleri arasında Vakıf üniversitelerinde görev yapan en az 446 akademisyenin işten çıkarıldığı iddia edilmektedir. Bu kapsamda sadece son bir ay içinde Istanbul'daki vakıf üniversitelerinde 150'den fazla akademisyenin işine son verildiği ve "gerçek sayının bunun çok üzerinde olduğunu, tehdit ve şantajla ücret ve tazminat ödemelerinin gasp edildiği, kitlesel hak ihlallerinin gerçekleştiği", ilgili meslek örgütleri ve sendikalar tarafından açıklanmaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Üniversite yönetimlerinin işten çıkarmaları "norm kadro fazlası", "ekonomik daralma" ve "sözleşme süresinin dolması" gibi gerekçelerle savunulmakta ancak, bu durum 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu uyarınca akademik kadroların daimîliği ve iş sözleşmelerin belirsiz süreliği ile çelişmektedir.
Türkiye'de vakıf üniversitelerinde son yıllarda derinleşen güvencesizlik, düşük ücret dayatmaları ve idari baskılar, sistematik bir işten çıkarma dalgasına dönüşmüştür. Ortaya çıkan bu tablo, yükseköğretim alanında iş güvencesinin fiilen ortadan kalktığını ve vakıf üniversitelerinde görev yapan akademisyenlerin, her yıl yenilenen belirli süreli sözleşmeler aracılığıyla adeta mevsimlik statüye itildiğini göstermektedir.
Bu durum herhangi bir yazılı bildirim yapılmadan, yalnızca "sözleşmenin sona ermesi" ifadesiyle sözlü olarak işten çıkarılma, gerekçe gösterilmeksizin atamaların iptali, araştırma görevlisi kadrolarının kaldırılarak yerlerine yarı zamanlı lisansüstü öğrencilerin geçirilmesinin planlanması, norm kadroların tasfiyesi ve güvencesiz istihdam modelinin yaygınlaştırılması demektir. Aynı zamanda 18 saat zorunlu ders yükü dayatma; kendi bölümünde bu saati dolduramayanlara başka bölümlerden ders atanacağı belirtme, bölüm kapandı iddiasıyla veya tamamen gerekçesiz biçimde işten çıkarma; dersleri sistemden sessizce kaldırma, eş zamanlı olarak tüm öğretim üyelerine sabah 09.15'te kampüste hazır bulunma zorunluluğu getirilme; akademik izin günleri fiilen kaldırma, personel kartları üzerinden dijital takip sistemi uygulama, araştırma görevlileri için gecikenler listesi oluşturma gibi mobbinge varan uygulamalar görülmektedir.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'nın vakıf birimi, akademisyenlerin sendikal faaliyetleri, eleştirel görüşleri, çalışma koşullarına dair itirazları veya ücret talepleri nedeniyle hedef alınabildiğini; sözleşmelerin bir tür baskı aracına dönüştüğünü; akademik özgürlüğün idari keyfiyet karşısında daraltıldığını ortaya koyduğunu ifade etmektedir. Sendikaların "mevsimlik akademisyenlik" değerlendirmesi, akademik emeğin güvencesiz, geçici ve kontrol altında tutulabilir bir statüye dönüştüğünü göstermektedir.
Bu iddia ve açıklamalar mesleki saygınlığı, bilgi üretme motivasyonu, eğitim-öğretimin niteliği, öğrenci başarısı, akademik özgürlük ve kurumsal sürdürülebilirliğe büyük ölçüde zarar vermesi bakımından gerekli denetim ve yasal düzenlemelerin yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu Bağlamda;
SORULAR
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa tabi oldukları halde üniversite yönetimleri tarafından "norm kadro fazlası", "ekonomik daralma" ve "sözleşme süresinin dolması" gibi gerekçelerle son 3 yılda işten çıkarılan akademisyen sayısı kaçtır? Bu hususta tarafinıza ulaşan herhangi bir talep ve şikâyet var mıdır? Söz konusu talep ve şikayetlere ilişkin ne tür adımlar atılmıştır?
Vakıf üniversitelerinde Bakanlığınız tarafından ne sıklıkta denetim yapılmaktadır?
Özellikle bahse konu işten çıkarılma şekillerine ilişkin tarafınızca meri mevzuata uygun olmayan herhangi bir işlem tespit edilmiş midir? Şayet tespit edilmişse bu hususta ne tedbirler alınmıştır?
Yükseköğretim mevzuatının uyarınca süreklilik arz eden akademik pozisyonlarda her yıl Iş Kanunu kılıfıyla belirli süreli sözleşme yapılması ve bu yolla iş güvencesinin fiilen
ortadan kaldırılmasını 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na aykırı olduğunu düşünüyor musunuz? Mesleğin saygınlığı, bilgi üretme motivasyonu, eğitim-öğretimin niteliği, öğrenci başarısı, akademik özgürlük ve kurumsal sürdürülebilirlik açısından bu uygulamanın yaygınlaşmasına karşı herhangi bir tedbir alacak mıdır? konuya ilişkin Bakanlığınız tarafından hazırlanmış bir rapor veya analiz bulunmakta mıdır? 4. Bazı vakıf üniversitelerinde kıdem tazminatı tavanının artmasından önce işten çıkarılmalar, işe iade kararlarının aylarca uygulanmadığı, kadrolarının kaldırılarak yerine yarı zamanlı lisansüstü öğrencilerin getirildiği, şeklindeki iddialara ilişkin tarafınızca herhangi bir inceleme ve soruşturma başlatılmış mıdır? Bu hususta idari/adli ne tür yaptırımlar uygulanmıştır?
Bazı Vakıf üniversitelerinde meslek haysiyetine uymayan, çalışma etiğini zedeleyen 'zorunlu 09.15 mesai uygulaması, dijital gözetim, izin günlerinin kaldırılması, bölümlerin kapatılarak akademisyenlerin işten çıkarılması' gibi mobbinge varan uygulamalara ilişkin Bakanlığınız tarafından herhangi bir denetim başlatılmış mıdır? Bu hususta ne tür tedbirler alınmıştır?
Meri mevzuat çerçevesinde vakıf yükseköğretim kurumlarının iyeni akademik birim kurma ve program açma taleplerinin askıya alınması" önlemini gerektiren "Eğitim-öğretime başlanması ve sürdürülmesi için Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen öğretim elemanı ve üyesi sayılarının sağlanmadığının tespit edilmesi" çerçevesinde; YÖK tarafından vakıf üniversitelerinde istihdam edilmesi gereken asgari öğretim elemanı/üyesi sayıları her dönem belirlenmekte midir? Belirlenen sayıda öğretim üyesi/elemanı istihdam edilip edilmediği denetlenmekte midir? Bu denetimler sonucunda söz konusu yaptırımın uygulandığı vakıf üniversiteleri hakkında ne tür yaptırımlar uygulanmıştır?
2547 sayılı Kanun'un Ek Madde 8- "Vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretim elemanlarına, unvanlarına göre Devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen ücret tutarından az ücret verilemez.", hükmünü dikkate almayarak devlet üniversitelerindeki emsallerinden daha düşük ücret ödediği tarafınızca tespit edilen üniversite/ler var mıdır? Bu hususta gerekli incelme ve soruşturmalar yapılmış mıdır?
Üniversite yönetimlerinin sığındığı kimi kanuni boşlukları dolduran, mesleki saygınlığı, bilgi üretme motivasyonu, eğitim-öğretimin niteliği, öğrenci başarışı, akademik özgürlük ve kurumsal sürdürülebilirlik kavramlarını önceleyen bir yasal düzenleme yapmaya ilişkin herhangi bir çalışmanız var mıdır? Bu husustaki yaklaşımınız nedir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·
b) 12.08.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1913354 sayılı yazınız. 7147767
c) 18.08.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1920057 sayılı yazınız. 7147945
g) 27.08.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1926068 sayılı yazınız.
Bakanlığımıza Ilgi (a-b-c-ç)'de kayıtlı yazılarla iletilen Van Milletvekili Gülderen VARLI'nin 7/47511, Uşak Milletvekili Ali KARAOBA'nın 7/47633, 7/47767 ve 7/47945, İzmir Milletvekili Yüksel TAŞKIN'ın 7/47642 ile Tekirdağ Milletvekili Cem AVŞAR'ın 7/47764 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından alınan 63778 sayılı konuya ilişkin yazıları Ek'te yer almaktadır.
YIK T.C.
Sayı : E-57802651-610-63778 5925 Konu : Soru Önergeleri-7/47764
Tekirdağ Milletvekili Cem AVŞAR tarafından verilen 7/47764 esas sayılı Soru Önergesi Kurulumuz Başkanlığınca incelenmiş olup ilgili soru önergesine ilişkin ceyap ekte sunulmuştur.
Vakıf yükseköğretim kurumları Yükseköğretim Mevzuatı kapsamında; eğitim öğretim, idari ve mali konularda her yıl olağan olarak denetlenmekte olup bu denetimler sonucunda vakıf yükseköğretim kurumları tarafından yapılan ihlaller için yol gösterici, düzeltici, kısıtlayıcı veya faaliyet iznini kaldırıcı nitelikte tedbirler alınır. Olağan denetimler dışında gerekirse konu bazlı incelemeler de yapılmakta ve tespit edilen hususlara ilişkin önlemler uygulanmaktadır. Bununla beraber Kurulumuz Başkanlığına ulaşan tüm ihbar ve şikayetler hassasiyetle incelenmekte olup mevzuat kapsamında ayrıca işlem tesis edilmektedir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun ek 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında; Mütevelli heyet vakıf yükseköğretim kurumunun tüzel kişiliğini temsil eder. Vakıf yükseköğretim kurumlarının yöneticileri Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak mütevelli heyet tarafından atanır. Mütevelli heyet; vakıf yükseköğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebilir. Yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını ve görevden alınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini onaylar ve uygulamaları izler ayrıca vakıfça hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürütür." hükmü, aynı Kanun'un ek 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında; "Vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretim elemanlarına, unvanlarına göre Devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen ücret tutarından az ücret verilemez. Bu fıkra kapsamında Devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen emsal ücretin hesaplanmasında ilgili mevzuat uyarınca aylıklara ilişkin hükümlerin uygulandığı kadroya bağlı ödemeler dikkate alınır." hükmü, Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasında ise Vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alacak olan akademik ve idari personelin çalışma esasları 2547 sayılı Kanunda devlet üniversiteleri için öngörülen hükümlere tabidir. Bu personelin aylık ve diğer özlük hakları bakımından ise 4857 sayılı Iş Kanunu hükümleri uygulanır. (Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/4/2011 tarihli ve E.:2008/8234, K:2011/2452 sayılı Kararı ile bu maddenin son cümlesinde yer alan "özlük hakları" ibaresinin iptaline karar verilmiştir.)" hükmü bulunmaktadır.
Vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretim elemanlarının seçimi, değerlendirilmesi, seçilenlerin uygun görülen akademik unvanlarla görevlendirilmeleri ve yükseltilmeleri yürürlükteki kanun ve yönetmelik hükümlerine uyularak vakıf yükseköğretim kurumunun yetkili akademik organlarınca yapılmakta olup öğretim elemanları aylık ve diğer özlük hakları bakımından ise Iş Kanunu hükümlerine tabidir. Bu bağlamda öğretim elemanlarının sözleşmelerinin haklı/haksız sebeple feshi yahut tazminat hakkı gibi hususlar yargının görev ve yetki alanı içerisinde yer almaktadır.
Bununla birlikte, vakıf yükseköğretim kurumunca yapılan atama ve yükseltme işlemleri ile garantör Devlet üniversitesinden temin edilen öğretim elemanlarına ödenen ücret bilgisi çerçevesinde akademik personele ödenen ücretlerin unvanlarına göre Devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen emsal ücretlere uygun olup olmadığı ve gerekli işlemlerin tesis edilip edilmediği genel denetimlerde incelenerek 2547 sayılı Kanun'un ek 11 inci maddesi kapsamında öngörülen önlemler ve yaptırımlar uygulanmaktadır.
Bu çerçevede akademik personel ücretlerine ilişkin süreçler bakımından vakıf yükseköğretim kurumlarının 2024-2025 akademik yılı genel denetimi sonucunda 2 vakıf yükseköğretim kurumu için "Takip", 9 vakıf yükseköğretim kurumu için "Uyarma ve Düzeltme İsteme", 2 vakıf yükseköğretim kurumu için ise "Lisansüstü Programlarda Yeni Akademik Birim Kurma ve Program Açma Taleplerinin Askıya Alınmasıi önlemleri uygulanarak geçmiş dönemlere ilişkin alacak fark ücretlerinin yasal faizi ile birlikte hesaplanarak ilgililere ödenmesine karar verilmiştir.
Diğer yandan Yükseköğretim Kurulu resmi internet sayfasında eğitim öğretime başlanılması ve sürdürülmesi için gerekli olan asgari kriterler yayınlanmıştır. 2547 sayılı Kanun'da, denetimlerde eğitim ve öğretime başlanması ve sürdürülmesi için Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen öğretim elemanı sayılarının sağlanmadığının tespit edilmesi veya bu sayıların sağlanmış gösterilmesine yönelik yanıltıcı beyanda bulunulması halinde öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması yaptırımının uygulanması öngörülmektedir. Asgari öğretim elemanı sayısı ve yeterliliği ile öğretim elemanlarının uzmanlık alanlarının verdiği derslere uygun olup olmadığı hususları her yıl yapılmakta olan genel denetim kapsamında takip edilmekte olup eksikliklerin tespiti halinde ilgili programın yeterliliği gözden geçirilerek mevzuatta öngörülen tedbirler uygulanmaktadır.
Yusuf YEKINMilli Eğitim Bakanı