Gıda üretiminde yaşanan düşüşe ve yerli üretimin desteklenmesi için alınan önlemlere ilişkin
Kaynak göster
Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol), 1 Aralık 2025 tarihinde 7/37222 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 113 gün sonra, 24 Mart 2026).
Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol, Mersin). “Gıda üretiminde yaşanan düşüşe ve yerli üretimin desteklenmesi için alınan önlemlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37222, 1 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37222-gida-uretiminde-yasanan-dususe-ve-yerli-uretimin-desteklenmesi-icin-alinan-onlemlere-ilisk (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f0639f7d-e3fe-436f-be83-019ade158e4e
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 113 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim YUMAKLI tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ıncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
OÖOMM
Ekonomim Gazetesi'nden Yener Karadeniz'in 1 Aralık 2025 tarihli haberine göre, Türkiye'nin gıdaya erişim ve üretim alanında ciddi bir risk altında olduğu görülmektedir. Habere göre, Türk İş Dünyası Konfederasyonu'nun (TÜRKONFED) Antalya'da düzenlenen 26. İş Dünyası Zirvesi'nde Migros İcra Kurulu Başkanı Ömer Özgür Tort, mercimek, susam, bal gibi ürünlerde ithalatın daha uygun fiyatlı ve kolay olduğunu belirtmiş ancak yerli üretimin ve üreticinin desteklenmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Türkiye'de gıda krizinin temel nedenleri incelendiğinde çiftçi ve hayvancılıkla uğraşan nüfusun giderek azalması; sanayi, konut ve turizm gibi farklı sektörlerin hızla genişlemesi nedeniyle tarım arazilerinin daralması; tarımsal üretimde kullanılan girdi ve kaynakların yetersizliği; artan su kıtlığı ve kuraklık, kentleşmenin ve sanayi faaliyetlerinin su kaynaklarına olumsuz etkisi ve ayrıca küresel iklim krizinin yol açtığı olumsuz hava koşulları öne çıkmaktadır. Tüm bu etkenler hem üretim kapasitesini hem de gıda güvenliğini tehdit eden çok boyutlu bir risk ortamı yaratmaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Türkiye'de gıda üretiminde yaşanan düşüşün temel nedenleri nelerdir ve bu konuda hangi veriler mevcuttur?
Te.:0312 4205950 Adres: Halkla işkiler Binası 3. Kar E-308 Çankaya / ANKARA
Gıda üretiminde yaşanan sorunlar ve üretimin ithalata kıyasla rekabet gücü düşüklüğünün sebepleri nelerdir? /
Gıda güvenliği ve yerli üretimin desteklenmesi için hangi önlemler alınmaktadır veya alınması planlanmaktadır?
Çiftçi nüfusunun azalması ve tarım alanlarının daralmasının önüne geçmek için Bakanlığınız tarafından ne tür teşvik ve destek programları uygulanmaktadır veya planlanmaktadır?
Tarım ürünlerinde kullanılan girdi eksiklikleri (gübre, tohum, enerji vb.) ile ilgili kısa ve uzun vadeli çözüm stratejileri nelerdir?
Su krizi ve kuraklığın tarım üretimine etkilerini azaltmak amacıyla hangi önlemler alınmaktadır?
Kentleşme ve sanayi atıklarının su kaynaklarına etkilerini sınırlamak için ne tür düzenlemeler ve denetimler uygulanmaktadır?
Küresel iklim krizinin etkilerini dikkate alarak Türkiye'de sürdürülebilir tarım ve gıda güvenliğini sağlamak için hangi politikalar geliştirilmiştir? i 9. Tarım ve gıda sektöründe uzun vadeli stratejiler çerçevesinde, yerli üretimi artırmaya yönelik teşvik ve destek programları nelerdir?
İthalatın artması halinde, yerli üretici ve tüketici fiyatları üzerindeki etkileri nasıl değerlendirilmektedir?
€-posta: mehmetemin.ekmen&rbmm.gov.tr Adres: Halkla İlişkiler Binası 3. Kat E-308 Çankaya / ANKARA
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·
Bakanlığımız, gıda arz güvenliğini sağlamak, üretim planlamasını güçlendirmek, üretimde yeterliliği artırmak ve sürdürülebilir bir tarımsal üretim yapısını tesis etmek amacıyla kapsamlı stratejiler ve tedbirler uygulamaktadır. Halkın tüketim alışkanlıklarındaki değişiklikler ve mevsimsel talep artışları göz önüne alınarak ihtiyaca yönelik arz planlamaları ve ürün bazlı senaryolar hazırlanmaktadır.
Bakanlığımızın da üyesi olduğu Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi ile bu Komite bünyesinde faaliyet gösteren ilgili alt komitelerin aracılığıyla piyasa regülasyonuna yönelik karar alma süreçleri etkin şekilde işletilmekte ve kurumlar arasında koordinasyon sağlanmaktadır. Alınan kararlar, sektörel dengeyi gözeten, üretici ve tüketiciyi koruyan bir anlayışla yürürlüğe konulmaktadır.
Ülkemizde tarımsal üretimi artırmak, verim ve kaliteyi yükseltmek, sürdürülebilirliği sağlamak, kayıtlılığı artırmak ve çevreye duyarlı alternatif tarım tekniklerinin geliştirilmesini sağlamak amaçlarıyla, üreticilerimize tarımsal desteklemeler verilmekte, hibe programları uygulanmakta ve projeler yürütülmektedir.
Değişen ulusal ve uluslararası koşullara göre destekleme programlarında yapılacak düzenlemeler, destekleme programlarının esasları ve araçları, bunların bütçe ödenek ihtiyaçları 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun amir hükümleri çerçevesinde belirlenmekte ve destekleme uygulamaları Bakanlığımız tarafından yürütülmektedir.
Ülkemiz birçok üründe kendine yeten bir ülkedir. Buğday (durum), şeker pancarı, nohut, patates, kuru soğan, incir, fındık, kayısı, bakla (taze), bezelye (taze), biber, domates, havuç, hıyar, sarımsak, taze fasulye, lahana, kavun, karpuz, patlıcan, pırasa, limon, mandarin, portakal, altıntop, çilek, dut, nar, kestane, Antep fıstığı, üzüm, elma, armut, ayva, şeftali, erik, ve kiraz gibi bitkisel ürünlerde, süt, tavuk eti, yumurta ve bal gibi hayvansal ürünlerde yeterlilik oranları "0100'ün üzerindedir.
Ayrıca ülkemiz; fındık, ayva, kiraz, incir, kayısı ve keçiboynuzu üretiminde dünya lideridir.
Bitkisel üretimimiz son 23 yılda tarla bitkileri üretiminde 9017,4 artışla 68,1 milyon tona, meyvede "638 artışla 19,6 milyon tona ve sebzede "029,1 artışla 33,3 milyon tona ulaşmıştır.
2002 yılında 9,9 milyon baş olan büyükbaş hayvan sayısı 2025 yılında 078,8 artışla 17,7 milyon başa, 2002 yılında 31,9 milyon baş olan küçükbaş hayvan sayısı 2025 yılında *081,5 artışla 57,9 milyon başa, 2002 yılında 251 milyon adet olan kanatlı hayvan sayısı 2025 yılında 9657 artışla 394 milyon adede, 2002 yılında 4,2 milyon adet olan arı kovanı sayısı 2025 yılında "0109,5 artışla 8,8 milyon adede ulaşmıştır.
Süt üretiminde 2002 yılında 8,4 milyon tondan 2024 yılında 90168 artışla 22,5 milyon tona, Kırmızı et üretiminde 2002 yılında 779 bin tondan 2024 yılında 90169 artışla 2,1 milyon tona, Tavuk eti üretiminde 2002 yılında 696 bin tondan 2025 yılında 90302 artışla 2,8 milyon tona, Yumurta üretiminde 2002 yılında 11,6 milyar adetten 2025 yılında *071,6 artışla 19,9 milyar adede ve Bal üretiminde 2002 yılında 74,6 bin tondan 2025 yılında 9630,4 artışla 97,3 bin tona ulaşılmıştır. Bal üretiminde dünyada üçüncü sıradayız.
Dünya Bankasının 2024 yılı verilerine göre ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa'da Vinci dünya'da 7'nci sıradadır.
Strateji Geliştirme Başkanlığı
Ülkemiz 2025 yılında gerçekleştirdiği 32,6 milyar dolarlık tarım ve gıda ürünleri ihracatı ile net ihracatçı konumundadır.
Bakanlığımız tarafından üreticilere;
" Bitkisel üretim, e Hayvansal üretim, "e Kırsal kalkınma, " Su ürünleri üretimi ve e Tarımsal araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) olmak üzere 5 ana başlık altında tarımsal destekler verilmektedir.
2026 yılında tarımsal desteklemeler için 168 milyar TL kaynak ayrılmıştır.
Tarım politikalarının amaçları, ilkeleri ve öncelikleri doğrultusunda tarım sektörüyle ilgili politikaların planlanmasına yönelik 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 7'nci maddesinde değişikliğe gidilmiştir. Bahse konu kanuni düzenlemeye istinaden "Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik" yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yapılan düzenlemeyle ürünlerin arz ve talep miktarı dikkate alınarak tarım havzası veya işletme bazında ürün veya ürün gruplarının en uygun yerde üretilmesi sağlanacak, ilin ekolojisine uygun ve suyu merkeze alan bir anlayış çerçevesinde oluşturulacak bitkisel üretim deseninde stratejik ürünler önceliklendirilecektir.
8859 sayılı 2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında bitkisel üretimde yeni destekleme modeline ilişkin hususlar düzenlenmiştir.
Yeni destekleme modeli kapsamında hazırlanan Karar ile üretim maliyetine göre ürünler kategorilere ayrılmış ve her kategori için destek katsayısı belirlenmiştir.
Cumhurbaşkanı Kararı ile tarımsal üretimin ve gıda arz güvencesinin sürdürülebilirliğinin sağlanması, üretim planlamasına katkı sağlanması, verim ve kalitenin artırılması, tarımsal üretimde çevreci yaklaşımların benimsenmesi ve uygulanan politikaların etkinliğinin artırılması amaçlanmıştır.
Bu kapsamda, ülke ihtiyacının yurt içi üretimle karşılanabilmesi için verim ve kalitenin artırılması, kayıtların güncel tutulması ile üretim sürecinde yaşanan maliyet artışları ve fiyat istikrarsızlıkları gibi olumsuz koşullardan üreticilerin korunması hedeflenmektedir.
Yeni destekleme modeliyle;
" Bitkisel üretim destekleri ilk defa 3 yıllık olarak ve üretim döneminden önce açıklanmıştır.
" Destek kalemlerinde sadeleştirmeye gidilerek, destekler daha yönlendirici, etkin ve öngörülebilir hâle getirilmiştir. e Üretim planlaması kapsamındaki stratejik ürünlere ilave destek verilmektedir. e Sukısıtı olan havzalarda münavebeye uygun üretime ilave destek sağlanmaktadır. Strateji Geliştirme Başkanlığı e Kamu kuruluşları tarafından ıslah edilen milli tohumla üretim yapan üreticilerimiz ilave destek almaktadır.
" Destek tutarları girdi maliyetlerindeki değişikliklere göre her yıl güncellenmektedir. e Çiftçilerimiz üretime karar vermeden önce, hangi havzada, hangi ürüne, ne kadar destek alacağını bilerek planlı şekilde faaliyete başlayabilecekler ve bu sayede plansız üretimin sebep olduğu birtakım olumsuzluklardan etkilenmeyecektir.
Bitkisel üretimin desteklenmesi programıyla çiftçilere temel destek, planlı üretim desteği ve üretimi geliştirme destekleri verilmektedir.
Temel destek ve planlı üretim desteği ile planlama kapsamındaki ürünlere belirlenen havzalarda ekim yapıldığı takdirde kullanılan mazotun tamamı, gübrenin ise yarısı nakdi olarak verilmektedir.
Yem bitkileri üretim planlaması kapsamına alınmış olup tüm havzalarda desteklenecektir. Süt havzası olarak belirlenen illerde yem bitkisi üreten çiftçilere ilave 9050 planlı üretim desteği ödenmektedir. Diğer taraftan su kısıtının olduğu 11 ilin 52 ilçesinde ise planlama kapsamında az su tüketen arpa, buğday, yağlık ayçiçeği, aspir, fiğ, mercimek, nohut ve yem bezelyesi üreten çiftçilerimize gübre maliyetinin kalan 9050'lik kısmı da yer altı su kısıtı desteği olarak verilmektedir. Böylece bu bölgelerde üretim planlamasına uygun ekim yapan üreticilerin mazot ve gübre maliyetinin 90100'ü desteklenmektedir. Çiftçilerimize bitkisel üretim destekleri nakdi olarak ödenmektedir.
Verim ve kaliteyi artırmak için sertifikalı tohum kullanım, sertifikalı/standart fidan kullanım, organik tarım, iyi tarım uygulamaları, katı organik-organomineral gübre destekleri verilmeye devam edilecektir.
Biyolojik ve biyoteknik mücadele desteği, patates siğili desteği, lisanslı depolarda muhafaza edilen ürünler için kira desteği (Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenen kira ücret tarifesinin 9675'i oranında), bitkisel üretim sigortası, hasar fazlası, çay budama tazminatı ve masrafi destekleri de devam edecektir.
Ayrıca kamu araştırma enstitüleri ve üniversiteler tarafından yağlık ayçiçeği, dane mısır, pamuk ve patatesin yurt içinde ıslah edilerek tescil edilen çeşitlerinden yurt içinde üretilip sertifikalandırılan tohumunu kullanarak ekim/dikim yapan çiftçilere ilave destek ödemesi yapılmaktadır.
Kamu araştırma enstitüleri tarafından geliştirilerek tescil ettirilen hibrit mısır ve ayçiçeği çeşitlerinin yaygınlaştırılması ve kullanım oranının artırılmasına yönelik olarak "Yerli/Milli Hibrit Çeşitlerin Yaygınlaştırılması Projesi" yürütülmektedir.
10394 sayılı 2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar 14.09.2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
Karar ile 2026 yılı bitkisel üretim desteklerinde aşağıdaki düzenlemeler yapılmıştır.
" 2026 üretim yılı için destek katsayı değeri bir önceki yıla göre 9627 artırılarak dekara 310 TL olarak belirlenmiştir. se Kapalı ortam bitkisel üretime yönelik genç ve kadın çiftçilere ilave destek verilecektir. e Mısır (dane) ürünün destekleme kategorisi 1. kategoriden 2. kategoriye yükseltilmiştir. Strateji Geliştirme Başkanlığı
Hayvancılıkta dane yem ihtiyacını karşılamak amacıyla yulaf, çavdar ve tritikale ürünlerinde yeşil otun yanı sıra dane üretimi de destek kapsamına alınmıştır.
Hububat üretiminde sertifikalı tohum kullanımının artırılması amacıyla bir önceki yıla göre destek katsayısı artırılarak 0,56 belirlenmiştir.
Soya üretimini teşvik amacıyla mevcut sertifikalı tohum desteğine ek, yurt içinde ıslah edilip tescil edilen ve yine yurt içinde üretilerek sertifikalandırılan tohumların kullanımı halinde ilave destek sağlanacaktır.
Organik tarım desteğinde, 1. derece tarımsal amaçlı üretici örgütlerine üye çiftçilere, destek katsayısının yüzde 25'i oranında ilave destek verilecektir.
Katı organik-organomineral desteğinde 0,21 olan katsayı, 0,32'ye çıkarılmıştır. Biyolojik/biyoteknik mücadele desteği birim fiyatları yüzde 21 artırılmıştır.
Yıl boyunca (12 ay) hizmet sunan serbest tarım danışmanları ile ziraat odaları ve üretici örgütlerinde istihdam edilen danışmanlara verilen tarımsal yayım ve danışmanlık desteği, bir önceki yıla göre yüzde 17,5 artırılarak 2025 için 345.450 TL olarak ödenecektir. sayılı 2024-2026 Yıllarında Yapılacak Hayvancılık Desteklemelerine İlişkin
Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında hayvansal üretim, su ürünleri üretimi, tarımsal araştırma ve geliştirmenin desteklenmesine ilişkin hususlar düzenlenmiştir.
Hayvansal üretimde yeni destekleme programı temel hayvancılık ve ürün geliştirme destekleri olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.
Temel hayvancılık destekleri; büyükbaş hayvancılık, küçükbaş hayvancılık, atık, arıcılık ve ipek böceği faaliyetlerinin desteklenmesinden oluşmaktadır. Aile işletmeleri, genç ve kadın yetiştiriciler, birinci derece örgüt üyesi ile planlama bölgeleri gibi yönlendirici kriterleri sağlayan yetiştiricilere temel destek tutarına ilave destek verilmektedir. Ayrıca suni tohumlama, soy kütüğü, yerli sperma, ari işletme, sürü yöneticisi (çoban) gibi verimlilik kriterlerine ilave destek sağlanmaktadır.
Ürün geliştirme destekleri; çiğ süt, besilik erkek sığır (karkas), tiftik üretimi desteklerini kapsamaktadır. Aile işletmeleri, genç ve kadın yetiştiriciler, birinci derece örgüt üyesi ile planlama bölgeleri gibi yönlendirici kriterleri sağlayan üreticilere temel destek tutarına ilave destek verilmektedir. Ayrıca ari işletme, kendi tankında soğutma, örgüt üzerinden pazarlama, karkas ağırlığı, kaliteli tiftik ve sözleşmeli üretim gibi verimlilik kriterlerine ilave destek verilmektedir.
Yeni destekleme modeli ile ilk defa;
Oğlak ve kuzuya temel destek ödemesi,
Genç ve kadın yetiştiriciye ilave destek,
Aile işletmelerine temel destek oranında ilave destek,
Doğduğu aile işletmesinden kesime giden erkek sığırlara ilave destek, Gezginci arıcılık yapanlara ilave destek ve
Birinci derece örgüt üyesi yetiştiricilere ilave destek
Strateji Geliştirme Başkanlığı verilmektedir.
Ayrıca planlı üretim bölgelerinde uygun üretim yapanlara ilave destek ve her buzağıya temel destek ödemesi yapmak suretiyle üreten herkesin destek alması sağlanmaktadır.
Yeni destekleme modeli ile birlikte hayvancılık işletmelerinin ekonomik açıdan güçlü, dirençli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması hedefiyle sübvansiyonlu kredilerde; kadınlara, gençlere ve planlı üretim bölgelerine ilave indirim uygulanmaktadır. Bu sayede geleceğimizin teminatı gençlerimiz ve ailemizin temel direği olan kadınlarımızın üretimde kalmalarına imkân sağlanmaktadır.
Yeni destekleme modelinde su ürünleri desteklerinde, yetiştiricilere her bir teknik kriter için temel destek tutarına ilave destek verilecek, küçük ölçekli balıkçılık desteği 043-100 arasında artırılacak ve balıkçı gemisi sahibi veya ortağı kadınlara küçük ölçekli balıkçılık desteği 9035 daha fazla ödenmektedir.
10395 sayılı 2024-2026 Yıllarında Yapılacak Hayvancılık Desteklemelerine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar 14.09.2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
Karar ile 01.01.2025 tarihinden geçerli olmak üzere hayvancılık desteklerinde aşağıdaki düzenlemeler yapılmıştır.
" Büyükbaş hayvancılık destekleri kapsamında buzağılar için bir önceki yıla göre 9040 artışla hayvan başına 1.400 TL, malaklar için 90180 artışla hayvan başına 2.800 TL'ye çıkarılmıştır.
" Küçükbaş hayvancılık destekleri kuzu/oğlaklar için ise bir önceki yıla göre yüzde 50 artışla hayvan başına 300 TI. 'ye çıkarılmıştır. e Çoban desteği, küçükbaş hayvancılıkta 300 TL olan temel desteğin 1,8 katı olmak üzere 150 baş üzerinden 81.000 TL olarak ödenmektedir.
" Arıcılık desteği, üretici/yetiştirici örgütlerine üye üreticilere arılı kovan başına temel destek bir önceki yıla göre "040 artışla 140 TL'ye, üye olmayanlara 9625 artışla 100 TL'ye çıkarılmıştır.
"* İpek böceği temel desteği bir önceki yıla göre 9610 artırılarak kilogram başına 1.100 TLye, tiftik üretimi temel desteği "0100 artışla kilogram başına 160 TL'ye çıkarılmıştır.
" Bakanlıkça programlanan aşı uygulamaları sonrasında oluşan atıklar için büyükbaş ve küçükbaş hayvan sahiplerine verilen temel destekleme tutarı, bir önceki yıla göre 90100 artırılmıştır.
" Su ürünleri yetiştiriciliği yapan işletmelere, ürettikleri türler ve üretim şekline göre yapılan temel destek oranları artırılmıştır. e Hayvan gen kaynakları birim destek tutarları artırılmış, Ankara keçisine ilave destek verilmektedir. e Hayvan ve sürü sağlığı desteği kapsamında, hayvan tanımlama araçlarıyla bazı aşı bedelleri de destek kapsamına alınmıştır.
"e Marmara Denizi'ne kıyısı olan 7 ilde, müsilajdan etkilenen balıkçı gemilerine, gemi başına ilave küçük ölçekli balıkçılık desteği verilmiştir.
Strateji Geliştirme Başkanlığı e Su ürünleri desteğinde, üretici örgütlerinin etkinliğini artırmak amacıyla birlik ve tanıtım kesinti oranları 902'den 903'e çıkarılmıştır.
Ayrıca ülkemizde etçi damızlık üretimi yapan işletme sayısını artırarak, daha fazla etçi ırk besilik materyalinin yerli imkânlarla yetiştirilmesi amacıyla "Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi" hayata geçirilmiştir.
Etçi ırk hayvan sayısını artırmak ve et arzının yerli kaynaklardan sağlanmasını desteklemek amacıyla "Güçlü Besi, Güçlü Üretim Projesi" başlatılmış; proje kapsamında etçi ırk spermasıyla doğan her buzağıya ilave destek sağlanacaktır.
Kırsalda üretimi güçlendirmek, aile işletmelerini büyütmek, gençlerimizi ve kadınlarımızı üretime daha fazla dâhil etmek ve meraya dayalı üretimi daha kârlı hale getirmek amacıyla "Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi" hayata geçirilmiştir.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında hangi sınıf tarım arazisinin, hangi şartlarda, hangi yatırımlar için tarım dışı amaçla kullanılacağı düzenlenmiş olup birinci derecede önemli tarım arazilerinin tarım dışı amaçla kullanılması engellenmiş ve korunması sağlanmıştır.
Tarım arazileri üzerinde plansız veya izinsiz yapılaşmaya 5403 sayılı Kanun'un 21'inci maddesi kapsamında cezai işlem tesis edilmektedir.
Ayrıca 5403 sayılı Kanun'un 14*üncü maddesi kapsamında tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovalar koruma altına alınmaktadır. Bu kapsamda 468 ova (9,5 milyon hektar alan) büyük ova koruma alanı olarak ilan edilmiştir.
Bakanlığımızca 2021 yılından itibaren ülke genelinde işlenmeyen ve nadasa bırakılan arazilerde gerek bitkisel üretimin artırılması gerekse kuraklığa dayanıklı çeşitlerin ekilişlerinin yaygınlaştırılmasına yönelik azami "075 ayni desteğin sağlandığı "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi" yürütülmektedir.
Proje kapsamında uygun münavebe planı ve ekim yöntemleri uygulayarak stratejik ürünlerin üretiminde kullanılması, iklim değişikliğini dikkate alarak uygun çeşitlerle hububat, baklagil ve yağlı tohumlu bitkilerin üretiminin geliştirilmesi sağlanmaktadır.
5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 13'üncü maddesinde yapılan değişik ile sözleşmeli üretimin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için yasal dayanak oluşturulmuş, bu kapsamda hazırlanan "Sözleşmeli Üretimin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik" 15.09.2023 tarihli ve 32310 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu kapsamda; bitkisel üretim, hayvancılık ve su ürünleri yetiştiriciliğinde "Tip Sözleşmeler" hazırlanarak Bakanlığımızın internet sayfasında yayımlanmıştır.
Sözleşmeli üretim; bitkisel üretim, hayvansal üretim ve su ürünleri sektörlerinde üretimle pazarlamanın birlikte düşünüldüğü bir model olması sebebiyle üreticiye fiyat ve pazar garantisi vererek ürün arzında süreklilik sağlanmasında, sanayicinin ham madde ihtiyacını kesintisiz ve istenen nitelikte temin etmesinde ve arz güvenliğimizin sağlamasında önemli katkılar sağlayacaktır.
İklim değişikliğinin etkilerinin yoğun olarak hissedildiği Akdeniz iklim kuşağında yer alan ülkemizde büyüyen ekonomi ve artan üretimle tarımda, sanayide, enerjide, turizmde ve daha birçok sektörde suya olan ihtiyaç artmaktadır.
Strateji Geliştirme Başkanlığı
Bakanlığımızca 2016 yılında tamamlanan "İklim Değişikliğinin Su Kaynaklarına Etkisi Projesi" ile iklim değişikliğinin tüm havzalarda yüzey ve yer altı sularına muhtemel etkisi tespit edilmiş ve gerekli uyum faaliyetleri belirlenmiştir.
Ülkemizde tüm sektörlerde suyun verimli kullanılması ve su verimliliği konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla 31.01.2023 tarihinde "Ulusal Su Verimliliği Seferberliği" başlatılmıştır.
Seferberlik kapsamında kentsel, endüstriyel ve tarımsal su verimliliğinin sağlanmasına ilişkin rehber dokümanlar hazırlanmış olup www.suverimliligi.gov.tr adresinden dokümanlara ulaşılabilmektedir.
Tüm sektörlerde su verimliliği bilincinin oluşturulması ve farkındalık oluşturulması maksadıyla ülke genelinde eğitim çalışmaları yürütülmektedir. Suyun verimli kullanılmasına ilişkin afişler ve reklam panoları hazırlanmış olup halkın farkındalığının sağlanması maksadıyla ortak alanlarda sergilenmeye başlanılmıştır.
Su verimliliği seferberliğinin uygulanmasına yönelik 27.12.2024 tarihli ve 32765 sayılı Resmi Gazete'de "Su Verimliliği Yönetmeliği" yayımlanmıştır. Mezkur Yönetmelik ile sektörel su kullanımlarının izlenmesi, kayıt altına alınması, orantısız su kullanımlarının ve su kayıplarının azaltılması, ekosistemlerin ve su kaynaklarının korunarak her türlü su kullanımında verimliliğin sağlanması hedeflenmektedir.
Ulusal su verimliliği hedeflerinin ve stratejilerinin ortaya konulduğu "Değişen İklime Uyum Çerçevesinde Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2023-2033)" hazırlanmıştır.
Planda, sektörel ve bireysel su kullanımlarında hedefler, stratejiler, eylemler ve sorumlu kurumlar belirlenmiştir. Ayrıca plan kapsamında tarımsal su kullanım verimliliğini artıran uygulamaların yaygınlaştırılmasıyla mevcut durumda 9050 olan sulama randımanının 2030 yılına kadar 9660, 2050 yılına kadar 9665 seviyesine yükseltilmesi hedeflenmektedir.
Bulunduğumuz yüzyıl için yapılan iklim etki değerlendirmeleri, artan sıcaklıklar ve değişen yağış rejimi neticesinde tarımsal sulama, endüstri, kentsel ve turizm kullanımlarının hangi ölçüde artacağı ile ilgili olarak gelecek dönemlere ilişkin su ihtiyaçları projeksiyonları yapılmıştır.
Bakanlığımızca çevre, içme suyu, tarım, sanayi, hayvancılık, turizm vb. sektörlerin adil ve dengeli su paylaşımını sağlamak aynı zamanda su kullanımından elde edilecek faydayı en üst seviyeye çıkarmak amacıyla havza ve alt havza bazında Sektörel Su Tahsis Planları (SSTP) hazırlanmaktadır.
Şu ana kadar Seyhan, Gediz, Küçük Menderes, Konya, Akarçay, Burdur, Batı Akdeniz, Kuzey Ege, Büyük Menderes, Sakarya, Susurluk, Aras ve Çoruh olmak üzere 13 havzada SSTP tamamlanmıştır. Kızılırmak, Yeşilırmak, Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz, Marmara, Doğu Akdeniz, Antalya ve Meriç-Ergene olmak üzere 8 havzada SSTP çalışmaları devam etmektedir.
SSTP ile havza ve alt havza ölçeğinde her sektörün ihtiyacı olan suyun, ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan analiz edilerek planlanması yapılmaktadır. Bu çalışmalarda iklim değişikliği sebebiyle oluşabilecek kuraklık risklerine karşı normal durum ve 5 farklı kuraklık senaryosu (normal durum, hafif kurak, orta kurak, şiddetli ve çok şiddetli kurak dönemler) ile geleceğe yönelik (1-6 yıl, 12 yıl ve 18 yıl aralıklarda) havzadaki çevre, içme suyu, tarım, sanayi, hayvancılık, turizm gibi sektörlerin havza bazındaki su taleplerine uygun olarak su tahsis senaryoları hazırlanmakta ve su tahsis planlaması yapılmaktadır. İklim değişikliğinin tarımsal Strateji Geliştirme Başkanlığı üretim ve gıda arzı üzerindeki etkileri değerlendirilmekte ve tarım sektöründeki riskler en aza indirilmektedir.
İklim değişikliğinin tarım sektörü üzerindeki olumsuz etkileri ise daha sıcak ve az yağışlı iklim koşulları, ekstrem meteorolojik olaylarda artış, su kaynaklarında azalma, kuraklık şiddetinde artış, su ve toprak kalitesinde bozulma ve biyolojik çeşitliliğin azalması gibi hususlar olarak sıralanmaktadır.
Bu bağlamda; Bakanlığımız koordinatörlüğünde ülkemiz şartlarına uygun 2008-2012, 2013- 2017, 2018-2022 ve 2023-2027 dönemine ait Türkiye Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı hazırlanarak uygulamaya konulmuştur.
Kuraklık risklerinin olumsuz etkilerinin asgari düzeye indirilmesi ve kuraklıklara karşı hazırlıklı olunması maksadıyla ülkemizdeki 25 nehir havzası için Kuraklık Yönetim Planları hazırlanmıştır.
Kuraklık Yönetim Planları kapsamında su kaynaklarımızın verimli kullanılması ve kuraklıklara karşı hazırlıklı olunmasına yönelik olarak belirlenen tedbirler aşağıda sıralanmaktadır. e" Sulamaalanlarının rehabilitasyonu ve modern sulama sistemlerine geçilmesi, " İçme ve kullanma suyu şebekelerindeki kayıp kaçakların azaltılması, e Sanayi sektöründe kullanılan suyun geri kazanılması ve temiz üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması, se Alternatif su kaynaklarının belirlenmesi, e Gözlem ağının geliştirilmesi,
" Kullanılmış suların yeniden kullanımının sağlanması, e Kuraklığa dayanıklı bitkisel ürünlerin artırılması,
" Kuraklığın ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması ve " Kuraklık farkındalığının artırılması.
Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı'nın yol göstericiliğinde illerin kendi dinamiklerine ve özel koşullarına uygun olarak "İl Kuraklık Eylem Planı" oluşturulmuştur. İl Eylem Planı kapsamında; Vali başkanlığında ilgili kurum ve kuruluşların katılımı ile oluşturulan İl Kriz Merkezi kararlarıyla olası kuraklık ile ilgili tedbirler alınarak il bazında uygulanmaktadır.
Ayrıca "Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sisteminin Kurulması" çalışmalarına başlanmış olup 2027 yılında tamamlanması hedeflenmektedir. Bu sistemle kuraklık öncesinde tarım, içme suyu, turizm, sanayi gibi su kullanan sektörlere gerekli uyarılar yapılarak kuraklık zararlarının en aza indirilmesi hedeflenmektedir.
IV. Tarım Orman Şürasında iklim değişikliği ve kuraklıkla ilgili hedefler doğrultusunda kısa orta ve uzun vadeli stratejiler belirlenmiş olup şura sonuç bildirgesinde; iklim değişikliği etkilerine dayanıklı yeni bitki çeşitlerinin ve hayvan ırklarının geliştirilmesi ile kuraklık ve aşırı hava olaylarına karşı erken uyarı ve dijital kuraklık izleme sisteminin kurulması kararları alınmıştır.
Strateji Geliştirme Başkanlığı
Su kirliliğinin önlenmesi ve azaltılması, yer üstü ve yer altı su kaynaklarının kalitesinin korunması, iyileştirilmesi ve miktar bakımından sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasını sağlamak maksadıyla bütüncül havza yönetimi anlayışıyla nehir havza yönetim planları (NHYP) hazırlanmaktadır. e Havzadaki tüm su kütlelerinde iyi su durumuna ulaşılması maksadıyla alınması gerekli tüm tedbirler ve maliyetler ortaya konulmaktadır. Detaylı ekonomik analiz ve modelleme çalışmaları yapılarak önceliklendirilen söz konusu tedbirlerin uygulanmasından mesul kurum ve kuruluşlar ve uygulama dönemleri belirlenmektedir. Bahse konu tedbirler Bakanlığımız uhdesindeki "Ulusal Su Bilgi Sistemi" ile takip edilmektedir. Hâlihazırda 12 havzada (Meriç-Ergene, Kuzey Ege, Susurluk, Küçük Menderes, Gediz, Büyük Menderes, Batı Akdeniz, Burdur, Konya, Sakarya, Yeşilırmak ve Akarçay) çalışmalar tamamlanmış olup 9 havzada (Marmara, Antalya, Doğu Akdeniz, Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz, Kızılırmak, Seyhan, Aras ve Çoruh) devam etmektedir. Kalan havzalara yönelik çalışmalar ise planlanmaktadır.
Kuraklığa dayanıklı tarımsal üretimin desteklenmesi amacıyla Ar-Ge çalışmaları sürdürülmektedir. Tarla bitkilerinde bugüne kadar kuraklığa tolerant 79 çeşit tescil edilmiş olup bu sayede üretimde yaklaşık 9020'lik artış sağlanmıştır ve her yıl ortalama 5 yeni çeşidin tescil edilmesi hedeflenmektedir. Tarımsal kuraklığın izlenmesi ve risk haritalarının oluşturulması amacıyla Tarımsal Kuraklık Web Portalı geliştirilmiş; portalda üretilen ve yedi günlük periyotlarla güncellenen il ve ilçe bazındaki tarımsal kuraklık harita ve verileri Bakanlığımız birimleriyle paylaşılmaktadır. Ayrıca "Tarım Cebimde" mobil uygulamasına eklenen "Su" sekmesinde yer alan TAGEMSuET modülü üzerinden, üreticiler arazilerinin bulunduğu mahallenin meteorolojik verileri ile birlikte yetiştirdikleri bitki, toprak yapısı ve sulama yöntemlerini seçerek en doğru sulama programına kısa sürede erişebilmektedir.
Kırsal kalkınma destekleri kapsamında; tarımsal yayım ve danışmanlık desteği, kırsal kalkınma yatırımları (ekonomik ve alt yapı yatırımları), uzman eller proje desteği, bireysel sulama sistemlerinin desteklenmesi, IPARD ulusal eş finansman ödemeleri, çiftlik muhasebe veri ağı (ÇMVA) katılım primi destekleri yer almaktadır.
IPARD Programı kapsamında 2007 yılı itibarıyla başlayan program üzerinden 42 ilde birçok tedbir altında tarım ve hayvancılık alanlarında hibe destekleri sağlanmaktadır. IPARD | ve IPARD İl dönemi olarak başarıyla yürütülen süreç, IPARD 111 dönemiyle birlikte ülke geneline yayılmıştır. IPARD II döneminde çıkılan ve çıkılacak çağrılarda 9050-75 arasında değişen oranlarda yatırım tedbirlerine hibe desteği sağlanmaktadır.
Ayrıca IPARD İl Tarım-Çevre Tedbiri altında erozyonun önlenmesine yönelik faaliyetler ve Leader Tedbiri kapsamında yerel eylem gruplarının kurulmasına 9100 oranında hibe desteği sağlanmaktadır.
IPARD Programı kapsamında yer alan tedbirler ile kırsal alanda yaşayan gençlere ve kadınlara yönelik ek sıralama puanı ve ek hibe oranı uygulanarak pozitif ayrımcılık yapılmaktadır.
Bakanlığımız tarafından 2006 yılından bu yana uygulanmakta olan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) 81 ilimizi kapsamakta olup tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanmasına yönelik yatırımlar, tarımsal üretime yönelik yatırımlar, yenilenebilir enerji kaynakları kullanımına yönelik yatırımlar, su ürünleri yetiştiriciliğine yönelik yatırımlar, hayvansal ve bitkisel orijinli gübre işlenmesi, paketlenmesi ve depolanmasına yönelik yatırımlar ile altyapı yatırım konularında; yeni tesis yapımına, kısmen yapılmış yatırımların tamamlanmasına, mevcut tesislerin kapasite artırımına ve modernizasyon/otomasyonuna bütçe imkânları ve hibe tutarı limitleri doğrultusunda 2026 yılı Strateji Geliştirme Başkanlığı itibarıyla yeni dönem uygulamalarında hibeye esas proje tutarının 9650-9670'i oranında hibe desteği verilecektir.
Ayrıca üreticilerin tarımsal üretime yönelik kredi/finansman ihtiyaçlarının uygun koşullarda karşılanması amacıyla, 8038 ve 8039 sayılı Cumhurbaşkanı Kararları kapsamında 01.01.2024- 31.12.2026 tarihleri arasında Ziraat Katılım Bankası A.Ş. ile T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden 28 farklı konuda 9625-90100 aralığında Hazine faiz/kâr payı destekli yatırım ve işletme kredi/finansmanı kullanımı yapılabilmektedir.
Bu doğrultuda,
"e Basınçlı sulama sistemleri ve tarımsal yenilenebilir enerji yatırımlarına 15 milyon TL üst limite kadar 90100"e varan faiz/kâr payı desteği, e Hayvancılık, kanatlı sektörü ve su ürünleri sektöründe yatırım ve işletme kredi/finansman kullandırımlarında yenilenebilir/atık enerji kullanımına ilave "05,
• Bitkisel üretim konularında işletme kredi/finansman kullandırımlarında basınçlı sulama sistemi kullanımında ilave 9010,
"e Kapalı ortamda bitkisel üretim konusunda yatırım ve işletme kredi/finansman kullandırımlarında yenilenebilir/atık enerji kullanımına ilave 9020, yatırımlarda yağmur suyu hasatı değerlendirildiğinde ilave 9010 ve e Planlı üretime uygun üretim yapan faydalanıcılara ilave 9020 faiz/kâr payı desteği sağlanmaktadır.
Üreticilerimiz temel bitkisel ve temel hayvansal üretim konularında 300.000 TL'ye kadar (300.000 TL dahil) sıfır faizli, 300.000 TL'nin üzerindeki kredilerde ise 10 milyon TL*ye kadar 9050-0100 aralığında faiz/kâr payı destekli kredi/finansman kullanabilmektedir.
Bu kapsamdaki işletme kredi/finansmanlarının belirli bir kısmı ayni olarak tahsis edilmekte, bu tutar akaryakıt, gübre, tohum, fide, ilaç, veterinerlik hizmeti, yem, aşı ve benzeri tarımsal girdilerin alımına yönelik kullandırılmaktadır.
İbrahim YUMAKLIBakan