İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/38192 GEÇ CEVAPLANDI · 224 GÜN

Şırnak'ın Cizre ilçesinde yapılması planlanan Nerdüş HES ve Sulama Barajı Projesi'ne ilişkin

Kaynak göster

Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti), 19 Aralık 2025 tarihinde 7/38192 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Kültür ve Turizm Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 224 gün sonra, 31 Temmuz 2026).

Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak). “Şırnak'ın Cizre ilçesinde yapılması planlanan Nerdüş HES ve Sulama Barajı Projesi'ne ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/38192, 19 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-38192-sirnak-in-cizre-ilcesinde-yapilmasi-planlanan-nerdus-hes-ve-sulama-baraji-projesi-ne-ilisk (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c8d766eb-0558-42ae-9b53-019b3fd9cbba

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 224 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın TBMM İçtüzüğü "nün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri uyarınca Külfür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri ERSOY tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim

SORULAR

  1. 12.2025.

    Şırnak'ın Cizre ilçesi sınırlarında planlanan Nerdüş HES ve Sulama Barajı Projesi, kültürel mirasın yok sayılması, hukukun parçalı işletilmesi. güvenlik gerekçesiyle köylerin sessizce tasfiye edilmesi ve kamu kurumları arasında örtük bir sorumluluk dağıtımı üzerinden ilerleyen çok katmanlı bir ihlal alanına dönüşmüştür.

    Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, aynı proje alanı için kısa aralıklarla iki tamamen zıt karar üretmiştir.

    — 2023 tarihli uzman raporlarında alan için "2863 sayılı Kanun kapsamında sakınca yoktur" denilmiş, — Buna karşın 24 Haziran 2024 tarihli ve 865 sayılı Kurul kararıyla Çağlayan Kalesi ve

    Yerleşimi 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmiştir.

    Bu tescil kararına rağmen sit sınırlarının baraj gövdesi ve etki alanı ile çakışıp çakışmadığına dair net ve şeffaf bir teknik rapor ÇED raporuna dahil edilmesi anlamında ilgili bakanlığa ve kamuoyuna sunulmamış. danışma kurulu toplanmamış ve sit kararı ÇED dosyasına yansıtılmamıştır.

    Bu süreçte; DEM Parti milletvekilleri. Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi avukatlar ve barajın etki edeceği köyde taşınmazı bulunan köylülerin katılımıyla, Çevre,

    Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nda Nerdüş HES ve Sulama Barajı Projesi'ne ilişkin olarak 2 Temmuz 2025 tarihinde gerçekleştirilen İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu toplantısına katılım sağladık. Tüm bu hukuksuzluklar toplantıda açıkça tarafımızca dile getirilmiştir.

    Bu toplantıda dile getirilen itirazlar ve ortaya konulan hukuka aykırılıklar. ÇED sürecinin seyrini değiştirmemiş; aksine idare, bu itirazları içeriksel olarak değerlendirmek yerine. süreci mevcut idari görüşler üzerinden tamamlamayı tercih etmiştir. Nitekim bu yaklaşımın somut yansıması olarak. 11 Kasım'da verilen Nihai ÇED kararında. Kültür ve Turizm Bakanlığı Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün 07.10.2025 tarih ve E-77014512-165.02.03-7370404 sayılı görüşüne dayanılarak itirazlara cevap vermiştir. Kurul'un ilgili yazısından anlaşıldığı üzere: projenin A Geçirimsiz Malzeme ve Kaya-I Malzeme alanında | adet 1 .derece arkeolojik sit alanı ve | adet 1. Grup yapı olarak tescilli kültür varlığı, sulama sahasında 5 adet 1. Derece ve | adet 2. derece sit alanı bulunmaktadır. İlgili yazının devamında sit alanları ile ilgili Bilim Komisyonu oluşturulacağı ve bu komisyon tarafından hazırlanacak rapor doğrultusunda Kurul Kararı verileceği ifade edilmiştir. Ancak tüm bu tespitlere rağmen her ne kadar taahhütler doğrultusunda denilse de "ÇED sürecinin tamamlanmasında herhangi bir sakınca olmadığı" yönünde görüş bildirilmiştir. Bu durum, koruma hukukunun özüne aykırı bir "önce kabul et. sonra görmezden gel" pratiğini ortaya koymaktadır.

    Sonuç olarak 15 Aralık 2025 tarihinde söz konusu ÇED olumlu kararı çıkmıştır. Bu karar ile birlikte baraj ve HES projesine ilişkin inşaat faaliyetlerinin başlamasının önünde fiili hiçbir engel kalmamış olup: başlanacak çalışmaların arkeolojik sit alanları. kültürel miras varlıkları, ekosistem ve yaşam alanları üzerinde geri dönüşü mümkün olmayan tahribatlara yol açacağı açıktır. Nitekim kazı. dolgu ve altyapı çalışmalarıyla birlikte hem kültürel hem de doğal varlıklar açısından telafisi imkânsız kayıplar yaşanması kaçınılmaz hâle gelecektir.

    Ancak söz konusu proje alanında yaşanan hukuksuzluklar yalnızca ÇED süreci ve kültürel mirasın korunmamasıyla sınırlı kalmamış: aynı coğrafyada "güvenlik" gerekçesiyle işletilen uygulamalar yoluyla yurttaşların mülkiyet ve yerleşim haklarının da sistematik biçimde askıya alındığı daha kapsamlı bir tabloyu ortaya çıkarmıştır.

    Şöyle ki aynı bölgede yer alan Hisar ve Çağlayan (Şax ve Heblâr) köyleri. yıllardır "güvenlik" gerekçesiyle yerleşime kapalı tutulmaktadır. Ancak bir yurttaşın CİMER başvurusuna verilen yanıt ve ardından yapılan Bilgi Edinme başvurularına Milli Savunma Bakanlığı tarafından verilen resmi cevap, gerçeği açığa çıkarmıştır. Verilen cevapta: Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 10.03.2009 tarihli ve 480 sayılı yazısı ile 57.280.000 m? büyüklüğündeki orman vasıflı alanın, atış ve tatbikat alanı olarak kullanılmak üzere 49 yıllığına Milli Savunma Bakanlığı'na tahsis edildiği, Hisar köyünün bu alanın içinde dava süreci devam eden taşınmazlar bulunduğu, eski mülklerin bulunduğu alana isabet edecek şekilde atış faaliyeti "gerçekleştirmediklerini" açıkça ifade edilmiştir.

    Bir yanda baraj ve HES, bir yanda |. derece arkeolojik sit alanları. diğer yanda 49 yıllığına askeri tatbikat sahasına çevrilen alanlar. aynı coğrafyada farklı ve çoklu rejimlerin işletildiğini göstermektedir. Ancak bu rejimlerin hiçbiri yurttaşı muhatap almamaktadır. Bu durum, kamu yararı değil; rant. güvenlikçilik ve hafiza silmeyi içinde barındıran eko-kırım eksenli bir yönetim anlayışını işaret etmektedir.

    Bu bağlamda;

  2. Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun Nerdüş HES ve Sulama Barajı Proje alanı için kısa aralıklarla birbiriyle çelişen kararlar almasının gerekçesi nedir?

  3. 24 Haziran 2024 tarihli ve 865 sayılı Kurul kararıyla 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen Çağlayan Kalesi ve Yerleşimi'nin sınırları. baraj gövdesi, rezervuar alanı ve malzeme ocaklarıyla çakışmakta mıdır?

  4. Söz konusu sit alanlarının proje etki alanıyla ilişkisini ortaya koyan güncel, teknik ve haritalı bir rapor Bakanlığınız tarafından hazırlanmış mıdır? Hazırlandıysa neden kamuoyuyla paylaşılmamıştır?

  5. 2863 sayılı Kanun uyarınca oluşturulması gerektiği belirtilen Bilim Komisyonu hangi tarihte kurulmuştur. kimlerden oluşmaktadır ve bugüne kadar hangi çalışmaları yürütmüştür?

  6. Bilim Komisyonu raporu henüz hazırlanmamışken. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın "ÇED sürecinin tamamlanmasında sakınca olmadığı" yönünde görüş vermesinin hukuki dayanağı nedir?

  7. Proje alanında tespit edilen 1. derece ve 2. derece arkeolojik sit alanları ile 1. Grup yapıların korunmasına ilişkin Bakanlığınızca hazırlanmış bağlayıcı bir koruma ve yönetim planı bulunmakta mıdır?

  8. Sit alanlarının bulunduğu bir projede. ÇED süreci tamamlanmadan önce koruma önceliği ilkesinin işletilmemesinin sorumluluğu hangi idari birimlere aittir? bip

  9. Kültür varlıklarının geri dönüşü olmayan biçimde zarar görme riski bulunmasına rağmen, Bakanlığınız neden "önce ÇED. sonra koruma" şeklinde fiili bir uygulamaya izin vermiştir?

  10. Nerdüş Projesi özelinde. Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun verdiği görüşler Bakanlığınız merkez teşkilatı tarafından denetlenmiş midir? 10. Proje alanında yapılacak kazı. dolgu ve inşaat faaliyetleri başlamadan önce zorunlu arkeolojik kurtarma kazıları planlanmış mıdır? Planlandıysa hangi takvim öngörülmektedir? Ni 11. Kültürel miras alanlarının bulunduğu bir bölgede. bu alanları fiilen işlevsizleştirecek büyük ölçekli projelere izin verilmesi Bakanlığınızın koruma politikalarıyla çelişmekte midir?

  11. Bakanlığınız, Nerdüş Projesi kapsamında alınan kararların ileride telafisi mümkün olmayan kültürel miras kayıplarına yol açması halinde idari ve hukuki sorumluluğu üstlenecek midir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mehmet Nuri Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanı ·

Bakanlığımız (Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü)'ca;

Koordinatları sadece Şenoba Barajı'na ait olan alana ilişkin talep edilen kurum görüşü sonrasında Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 11.08.2023 tarihli yazısı ile bu alanda 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında sakınca bulunmadığı görüşü verilmiştir.

Akabinde; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünün 21.11.2024 tarihli yazıları ile "Nerdüş (Dalgarduriği) Barajı HES ve Sulaması, Malzeme Ocakları, Kırma-Yıkama-Eleme Tesisi ve Beton Santrali" projesine yönelik kurum görüşü istenmiş, Kurul Müdürlüğünün 10.12.2024 ve 11.06.2025 tarihli yazıları ile söz konusu proje alanına yönelik görüş iletilmiştir.

Yapılan tespitler doğrultusunda sit alanı sınırlarının, "Nerdüş (Dalgarduriği) Barajı HES ve Sulaması" baraj rezervuarı ve geçirimsiz malzeme ocağı ile çakıştığı anlaşılmış olup 08.08.2025 tarihli yazı ile projenin arkeolojik sit alanlarında bulunan kısımları bildirilmiştir. Sur kalıntılarının tespiti üzerine sınırları genişletilen Çağlayan Kalesi ve Yerleşim Alanı 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı da bu alanlar arasında bulunmaktadır.

Çağlayan Kalesi ve Yerleşim Alanına yönelik 2863 sayılı Kanun'un "Tespit ve Tescil" başlıklı 7'nci maddesi gereği Koruma Bölge Kurulu tarafından belirlenen sit haritaları 05.10.2024 ve 11.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de, sulama sahasında bulunan diğer arkeolojik sit alanları ise muhtelif tarihli Resmi Gazetelerde yayımlanarak duyuruları yapılmıştır.

07.11.2025 tarihli Makam Olur'u ile "Nerdüş (Dalgaduriği) Barajı HES ve Sulaması, Malzeme Ocakları, Kırma-Yıkama-Eleme Tesisi ve Beton Santrali Projesi" alanında kalan kültür varlıklarının korunmasına yönelik önlemleri tespit etmek amacıyla Mardin Artuklu Üniversitesi Mimarlık Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Rojat Aksoy (Mimar); Batman Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümünden Prof. Dr. Gülriz Kozbe (Arkeolog); Mardin Artuklu Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümünden Prof. Dr. Evindar Yeşilbaş (Sanat Tarihçi); Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Sabahattin Aykaç (İnşaat Mühendisi) ve Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünden Eray Yusuf Halıcı (Arkeolog)'nın katılımıyla Bilim Komisyonu oluşturulmuştur.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün 08.09.2025 ve 04.10.2025 tarihli yazıları ile projenin sulama sahasında kalan sit alanlarının sulama sahasından çıkartılacağı bildirilmiştir. Ayrıca, Çağlayan Kalesi ve Yerleşim Alanı 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı ve Çağlayan Kilisesi'nin içerisinde bulunduğu Baraj Rezervuar Alanı ve Kaya-1 Malzeme alanı için ise Bilim Komisyonu tarafından hazırlanacak raporun Koruma Bölge Kurulu tarafından değerlendirilmesi akabinde alınacak karar gereğince gerekli iş ve işlemlerin yürütüleceği, bu aşamada bu alanlar için Kurul kararı olmadan herhangi bir fiziki-inşai faaliyette bulunulamayacağından Kurul Müdürlüğünün 07.10.2025 tarihli yazısı ile projeye esas ÇED sürecinin tamamlanmasında sakınca olmadığı bildirilmiştir.

Söz konusu sit alanlarına yönelik 2863 sayılı Kanun'un 17'nci maddesi gereğince koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, Koruma Bölge Kurulu tarafından belirlenen geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları yürürlükte olup aynı Kanun'un 57'nci maddesi gereğince gerekli iş ve işlemler Kurul ve Kurul Müdürlüğünce yürütülmektedir.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yürütülen ÇED süreçleri ile Bakanlığımızca yürütülen 2863 sayılı Kanun kapsamında yürütülen süreçler farklı olup her ne kadar ÇED Raporu nihaileşmiş olsa da Koruma Kurullarının izni dışında projelerde uygulamaya geçilememektedir. Ayrıca, Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik'in "Koordinasyon" başlıklı 6'ncı maddesinin 3'üncü fıkrası gereği Kurul Müdürlüğünce Valilik ve ilgili diğer birimlere alanda tedbirlerin alınmasına yönelik bildirimde bulunulmaktadır.

2863 sayılı Kanun'un "Tespit ve Tescil" başlıklı 7'nci maddesi gereğince aynı Kanun'un "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları" başlıklı 6'ncı maddesi kapsamında tescile haiz görülen alanların tesciline yönelik işlemler yürütülmektedir.

Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüklerinin Çalışma Esasları ile Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu Çalışmalarına İlişkin Yönerge'nin "Hizmete ilişkin esaslar" başlıklı 4"üncü maddesinin | inci bendi doğrultusunda kamu kurum ve kuruluşları ile özel ve tüzel kişilerce yapılacak yatırımlara, projelere ve uygulamalara ilişkin Bakanlıktan görüş istenen konularda 2863 sayılı Kanun kapsamında görüş verme yetkisi Koruma Bölge Kurulu Müdürlüklerindedir.

Nerdüş (Dalgarduriği) Barajı HES ve Sulaması, Malzeme Ocakları, Kırma-Yıkama-Eleme Tesisi ve Beton Santrali Projesi'nin sulama sahasında kalan 5 adet 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı ve 1 adet 2. Derece Arkeolojik Sit Alanı proje kapsamı dışına çıkarılmıştır. Baraj Rezervuar Alanı ve Kaya-1 Malzeme Alanı içerisinde kalan Çağlayan Kalesi ve Yerleşim Alanı 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı ve Çağlayan Kilisesi'nin akıbeti ise Bilim Komisyonu Raporu doğrultusunda ilgili kurumlarca belirlenecek olup bu doğrultuda 2863 sayılı Kanun kapsamında kalan korunması gerekli taşınmaz kültür varlıkları ve sit alanlarında bahse konu büyük ölçekli projeye izin verilmemiştir.

Mehmet Nuri ERSOYBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir