İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/39931 GEÇ CEVAPLANDI · 217 GÜN

Bir zincir market çalışanlarının sendikal haklarını kullanmalarının engellendiği iddiasına ilişkin

Kaynak göster

Cengiz Çiçek (DEM Parti), 3 Şubat 2026 tarihinde 7/39931 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 217 gün sonra, 8 Eylül 2026).

Cengiz Çiçek (DEM Parti, İstanbul). “Bir zincir market çalışanlarının sendikal haklarını kullanmalarının engellendiği iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/39931, 3 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39931-bir-zincir-market-calisanlarinin-sendikal-haklarini-kullanmalarinin-engellendigi-iddiasina (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/499fb157-b904-4070-aed2-019c27c0c726

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 217 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat IŞIKHAN tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğünün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Cengiz Çiçek İstanbul Milletvekili

Migros depolarında çalışan işçiler, 23 Ocak 2026'da insanca yaşam ve güvenceli çalışma talebiyle meşru bir direniş başlatmıştır. DGD-SEN çatısı altında örgütlenen işçiler; maaşlara net "050 zam, depo işkolu değişmeksizin kadrolu çalışma, banka promosyonlarının işçilere ödenmesi ve maaşlardan kesilen vergilerin işveren tarafından karşılanması talepleri için mücadele etmektedir.

Gerekçenin tamamını göster (11 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

İstanbul Esenyurt'ta başlayan direniş, kısa sürede farklı illerdeki Migros depolarına yayılmış ve 12-14 depoyu kapsayacak şekilde iş bırakma ile yavaşlatma eylemleriyle devam etmektedir. Direnişin genişlemesine paralel olarak, işçilerin sendikal haklarını kullanmaları karşısında Migros yönetimi ve kolluk güçleri eliyle bir baskı süreci devreye sokulmuştur.

Bu kapsamda, 30 Ocak 2026 tarihinde SGK kayıtlarına yansıdığı üzere, "görevini yapmamak" gerekçesiyle Kod 49 kullanılarak en az 141 işçi işten çıkarılmıştır. Kod 49 gibi ağır ve damgalayıcı bir fesih gerekçesinin, sendikal faaliyete katılan işçilere karşı toplu biçimde kullanılması, örgütlenme girişimlerinin iş güvencesi ortadan kaldırılarak bastırılmaya çalışıldığını göstermektedir. Baskı süreci yalnızca işten çıkarmalarla sınırlı kalmamış, kolluk şiddeti de devreye sokulmuştur.

31 Ocak 2026 tarihinde Beykoz'da, Migros'un sahibi Tuncay Özilhan'ın konutu önünde gerçekleştirilen eylem sırasında yapılan gözaltı işlemlerinde, herhangi bir mukavemet olmaksızın 100 işçi ve sendika yöneticisine ters kelepçe uygulanmış, bu kişiler darp edilerek gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınan işçilerin beyanlarına göre, bu uygulama sırasında kolluk görevlileri "bize gelen emir ters kelepçe yapmamız yönünde" ifadesini kullanmıştır.

İşten çıkarmalar, gözaltılar ve ters kelepçe uygulamaları birlikte değerlendirildiğinde; sendikal hakların kullanılmasına karşı iş güvencesini ortadan kaldırma, kolluk müdahalesi ve kötü muamele gibi yöntemlerin eş Zamanlı ve koordineli biçimde devreye sokulduğu anlaşılmaktadır. Bu tablo, sendikal örgütlenme özgürlüğünün fiilen ve sistematik biçimde bastırıldığını göstermektedir. Ortaya çıkan bu süreç, Anayasa ile güvence altına alınan sendikal haklar, toplantı ve gösteri yürüyüşü özgürlüğü ile işkence ve kötü muamele yasağı bakımından ciddi ve çok yönlü ihlallerin yaşandığını açıkça ortaya koymaktadır.

Bu bağlamda;

2)

3)

5)

6)

Anayasal haklarını kullanan ve herhangi bir mukavemet göstermeyen işçilere ters kelepçe uygulanmasının hukuki izahı var mıdır? Gözaltı sırasında ters kelepçe uygulanmasına ilişkin olarak, Migros yönetimi veya Migros'un sahibi Tuncay Özilhan tarafından Valilik, Emniyet birimleri ya da Bakanlığınız nezdinde herhangi bir talep, girişim, temas veya yönlendirme yapılmış mıdır?

Migros depolarındaki direnişin 12-14 depoyu kapsayacak şekilde yayılması ve buna paralel olarak işten çıkarma ve kolluk müdahalelerinin devreye sokulması karşısında, Bakanlığınızın sendikal örgütlenme özgürlüğünü korumak yerine bu sürece seyirci kaldığı yönündeki eleştirilere yanıtınız nedir? Bu süreçte, kamuoyunda oluşan geniş toplumsal dayanışma dikkate alınarak Bakanlığınız tarafından işçilerin taleplerine ilişkin herhangi bir girişimde bulunulmuş mudur?

SORULAR

  1. Sendikal faaliyete katılan işçilerin Kod 49 kullanılarak toplu biçimde işten çıkarılmasının, sendikal nedenle fesih yasağına aykırı olduğu açıkken; Bakanlığınız bu fesihler hakkında hangi tarihte, hangi kapsamda denetim ve inceleme başlatmıştır? Başlatılmadıysa, bunun gerekçesi nedir?

  2. En az 141 işçinin işten çıkarıldığı ve bazı işçilerin SGK bildirimleri yapılmadan işten çıkarıldığı bilgisi Bakanlığınıza intikal etmiş midir? Bu açık mevzuat ihlali karşısında işveren hakkında hangi yaptırımlar uygulanmıştır?

  3. Bakanlığınız, bu süreçte sendikal faaliyetleri nedeniyle işten çıkarılan işçilerin işe iadeleri, hak kayıplarının giderilmesi ve sorumlular hakkında işlem yapılması konusunda hangi somut adımları atmıştır? Atılmamışsa, neden?

    Migros yönetiminin sendikal faaliyete katılan işçilere yönelik işten çıkarma ve baskı uygulamalarının, Türk Ceza Kanunu'nun 117. maddesinde düzenlenen "iş ve çalışma hürriyetinin ihlali" ile 118. maddesinde düzenlenen "sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi" suçlarını oluşturduğu yönünde Bakanlığınız tarafından herhangi bir idari işlem, denetim veya suç duyurusu yapılmış mıdır? Yapılmadıysa, hangi gerekçeyle yapılmamıştır.

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·

İlgi ( : 16.02.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1798708 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili Sayın Cengiz ÇİÇEK tarafından yöneltilen 7/39931 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"Anayasanın 51 inci maddesi uyarınca sendikal örgütlenme hakkı, işçilere, işverenlere ve kamu görevlilerine tanınan Anayasal bir hak olma özelliği taşımaktadır.

18/10/2012 tarihli ve 6336 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 17 nci maddesinde, on beş yaşını dolduran ve bu Kanun hükümlerine göre işçi sayılanların, işçi sendikalarına üye olabileceği, sendikaya üye olmanın serbest olduğu ve hiç kimsenin sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamayacağı, 19 uncu maddesinde ise işçi veya işverenin, sendikada üye kalmaya veya üyelikten ayrılmaya zorlanamayacağı hüküm altına alınmıştır. Kanunun 78 inci maddesinde, 17 nci maddeye aykırı olarak üye kaydedenler ile 19 uncu maddeye aykırı olarak üye kalmaya veya üyelikten ayrılmaya zorlayanların, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde her bir üyelik için idari para cezası ile cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır.

22/3/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 18 inci maddesinde; otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işverenin, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorunda olduğu hüküm altına alınmış olup, sendika üyeliğinin veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmanın ve işyeri sendika temsilciliği yapmanın iş sözleşmesinin feshi için geçerli sebep teşkil etmediği belirtilmiştir.

26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 118 inci maddesinde "Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. ' hükmü yer almaktadır.

Bununla birlikte, çalışma hayatına ilişkin Bakanlığımızca yıl içinde yürütülen iş teftişi faaliyetleri, geçmiş yıllara ait istatistiki veriler, ulusal politikalar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak, çalışma hayatının riskleri ve öncelikleri ile Bakanlığımızın kaynakları dikkate alınarak programlı teftişler ve program dışı teflişler şeklinde yürütülmektedir. Programlı teftişler, çalışma hayatındaki sorunların değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi sonucu belirlenen alanlarda veya sektörlerde yahut özel bir risk grubu hedeflenerek belirlenen işyerlerinde çalışma hayatı ile ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasının denetlenmesi amacıyla gerçekleştirilen tefiişlerdir. İncelemelerden oluşan program dışı teftişler ise programlı teftişler dışında kalan ihbar, şikâyet vb. talepler üzerine veya Bakanlığa iğltiki gen evraklardan teftiş hizmetiyle bağdaşır nitelikte olanların tefiiş programına alınması sonucu gere &iğfrilmektedir. "

Çankaya / ANKARA Tel:(312)296—71 68

Metin otomatik okundu. 2 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir