İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/40063 GEÇ CEVAPLANDI · 143 GÜN

Bir şirket bünyesinde çalışan kuryelerin çalışma koşullarından dolayı iş bırakmalarına ilişkin

Kaynak göster

Keziban Konukcu Kok (DEM Parti), 6 Şubat 2026 tarihinde 7/40063 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 143 gün sonra, 29 Haziran 2026).

Keziban Konukcu Kok (DEM Parti, İstanbul). “Bir şirket bünyesinde çalışan kuryelerin çalışma koşullarından dolayı iş bırakmalarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/40063, 6 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-40063-bir-sirket-bunyesinde-calisan-kuryelerin-calisma-kosullarindan-dolayi-is-birakmalarina-ili (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/608ec92f-0d7c-4e3d-bbd5-019c42754dc6

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 143 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzük *ün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Kezban KONUKÇU " İstanbul Milletvekili

Türkiye'de lojistik, depo ve dağıtım işkolunda çalışan binlerce emekçi; taşeronlaşma, güvencesiz çalışma, performans baskısı ve dayatılan sefalet ücreti ile birlikte giderek ağırlaşan koşullar altında çalışmaya zorlanmaktadır. Bu yapısal krizin en somut örneği, Kolay Gelsin bünyesinde "Esnaf Kurye" modeliyle güvencesiz çalıştırılan kuryelerin 3 Şubat 2026 tarihinde İstanbul?da başlattığı kontak kapatma eylemidir.

Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

"Kendi işinin patronu" denilerek "Esnaf Kurye" modeli adı altında güvencesiz çalıştırılan arabalı kurye işçileri 2026 yılı için belirlenen ücret zamlarının yetersiz olması, yan haklarda yapılan kısıtlamalar ve bir kısım kazanılmış hakların geri alınmasına karşı 3 Şubat 2026 tarihinde İstanbul Anadolu Yakası'nda bir araya gelerek kontak kapatma eylemi başlatmışlardır. Kuryeler; paket başı ücretlerin geçim koşulları karşısında yetersiz kaldığını, kıdem, kalite primi ve yakıt desteği gibi yan hakların kaldırıldığını, ayrıştırma gibi ek iş yüklerinin karşılıksız biçimde dayatıldığını ve performans baskısının dayanılmaz boyutlara ulaştığını, bu şartlarda çalışmayı kabul etmediklerini ve emeklerinin karşılığını alana kadar gerekirse seslerini yükselteceklerini ifade etmişlerdir.

İşçilerin talepleri arasında paket başına ücretin 35 TL * KDV olarak belirlenmesi, kaldırılan kıdem, kalite primi ve yakıt desteği gibi yan hakların geri verilmesi ve bu haklarda en az 4627 iyileştirme yapılması yer almaktadır. Ayrıca, kurye ve depo çalışanları, mevcutta ücretlendirilmeden yaptırılan ayrıştırma (depo içi sınıflandırma/ek iş yükü) faaliyetlerinin Yoo 6Z ücretlendirilmesini, bunun mümkün olmaması hâlinde ayrıştırma uygulamasının kaldırılmasını da talep etmektedirler.

Bugün Türkiye'de Migros, BİM ve A101 depo işçilerinin kötü çalışma koşullarına ve sendika düşmanlığına karşı yürüttüğü direniş ile Kolay Gelsin kuryelerinin hak gasplarına karşı başlattığı eylem süreci özünde birdir. Lojistik ve perakende sektörü, devasa kârlar elde ederken bu kârı sağlayan işçilere açlık sınırının altında ücretleri ve angarya çalışmayı reva görmektedir. Kolay Gelsin bünyesinde çalışan arabalı kurye işçilerinin 2026 yılı için açıklanan ücret zamlarını yetersiz bularak kontak kapatma eylemi başlatması; paket başı ücretlerin düşüklüğü, kıdem, kalite primi ve yakıt desteği gibi kazanılmış yan hakların geri alınması, ayrıştırma gibi ek iş yüklerinin karşılıksız biçimde dayatılması ve artan performans baskısı nedeniyle ortaya çıkan derin bir emek sömürüsünün sonucudur. İşçilerin açıkça ifade ettiği üzere, bu koşullarda çalışmanın sürdürülemez hâle gelmesi, eylemin geçici değil talepler karşılanana dek sürecek meşru bir hak arayışı olduğunu göstermektedir. Benzer taleplerle Migros, BİM ve A101 depolarında çalışan işçilerin halen devam eden eylemleri, sorunun münferit değil; lojistik ve perakende sektöründe taşeronlaşma ve güvencesiz çalışma üzerinden kurulan yapısal bir düzenin ürünü olduğunu ortaya koymaktadır. Açıklanan zam oranlarının hiper enflasyon karşısında bir ücret artışı sağlamayarak sefalet ücretini dayattığı, kazanılmış hakların geri alınmasının çalışma hukuku ve sosyal devlet ilkelerini ihlal ettiği, yakıt gideri ve performans baskısının ise işçilerin can güvenliğini doğrudan tehdit eden iş kazası risklerini artırdığı açıktır. Ayrıca, büyük zincirlerin dağıtım süreçlerinde asıl işveren sorumluluğundan kaçınması ise ayrıca başlı başına bir sorundur.

Anayasa'nın güvence altına aldığı çalışma hakkı, sosyal devlet ilkesi ve insan onuruna yaraşır yaşam koşulları gereği; paket başı ücretlerin iyileştirilmesi, yan hakların geri verilmesi ve artırılması, ayrıştırma uygulamalarının ücretlendirilmesi ya da kaldırılması ve sektördeki hak ihlallerine karşı etkin denetimlerin hayata geçirilmesi kamusal bir zorunluluktur.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Kolay Gelsin bünyesinde çalışan kuryelerin başlattığı kontak kapatma eylemi ve dile getirilen hak gaspları Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir?

  2. Kuryelerin talebi olan 35 TL * KDV paket başı ücret seviyesinin, artan enflasyon ve işletme giderleri karşısında "taban fiyat" olarak belirlenmesi yönünde bir çalışmanız var mıdır?

    UYa0635

    Kuryelerin geçmişten gelen kıdem, kalite primi ve yakıt desteği gibi yan haklarının tek taraflı olarak kaldırılması, "kazanılmış hak" ilkesinin ve İş Kanunu'nun açık ihlali değil midir? Bu hakların en az "627 iyileştirme ile iadesi için bir denetim mekanizması işletilecek midir?

  3. Kuryelere depo içerisinde yaptırılan ve ücretlendirlimeyen "ayrıştırma" (ayıklama/sınıflandırma) faaliyeti çalışma hakkının ihlali değil midir? Anayasa'nın 18. maddesindeki "Angarya Yasaktır" hükmü uyarınca denetlenmesi ve bu emeğin karşılığının ödenmesi sağlanacak mıdır?

  4. Kuryelerin araç bakım, sigorta ve yakıt giderlerindeki fahiş artışlar karşısında; işverenin yan hakları kısıtlaması, emekçilerin çalışma koşullarını sürdürülemez hale getirmektedir. Şirketlerin araç bakım, sigorta ve yakıt gibi işletme giderlerini kuryelerin üzerine yıkarak uyguladığı "maliyet kaydırma" stratejisine karşı Bakanlığınızın idari bir yaptırımı bulunmakta mıdır?

  5. Artan akaryakıt, araç bakım ve yaşam maliyetleri göz önüne alındığında; kuryelere dayatılan düşük zam oranlarının yarattığı sosyal yıkımın önlenmesi adına Bakanlığınızın bir taban fiyat uygulaması planı var mıdır?

  6. "Esnaf Kurye" modeliyle çalışan ve iş hukuku korumasından mahrum bırakılan emekçilerin, işverenin tek taraflı dayatmalarına karşı korunması amacıyla bir yasal düzenleme yapılması gündeminizde midir?

  7. Hak arama sürecine katılan veya angarya niteliğindeki ayrıştırma işini reddeden işçilerin işten çıkarılma veya mobbing ile cezalandırılmasını önlemek adına hangi koruyucu tedbirler alınmıştır?

  8. Bu firmalarda taşeron ve güvencesiz çalışmanın yaygınlaşmasına karşı etkili bir denetim mekanizması oluşturulması planlanmakta mıdır?

  9. Lojistik ve depo işkolunda çalışan emekçilerin insan onuruna yaraşır ücret ve güvenli çalışma koşullarına kavuşması için sendikal hakları da kapsayan bütüncül bir yasal reform çalışmanız bulunmakta mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·

İlgi (— : 17.02.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1800621 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili Sayın Kezban KONUKÇU tarafından yöneltilen 7/40063 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"Kuryeler, bir iş sözleşmesiyle işverene bağlı olarak çalışmaları durumunda, İş Kanunu'na tabi olmaktadır. Bu bakımdan, Kanunda yer alan hükümler çerçevesinde o çalışmalarını gerçekleştirmektedirler. | Kanuna aykırılık halinde yapılan denetimlerde idari yaptırımlar uygulanmaktadır. Diğer taraftan, kendi nam ve hesabına çalışan esnaf kuryelerin çalışma düzenleri ve süreleri tamamen kendileri tarafından belirlenmektedir.

Bakanlığımız, çalışma hayatında insana yakışır iş anlayışının yaygınlaştırılması ve işyerlerinde şiddete sıfir tolerans gösterilmesi hususlarına önem vermekte ve bu konuda politikalar üretmektedir. Bu kapsamda 6 Mart 2025 tarihli ve 2025/3 sayılı İş Yerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu, işyerlerinde psikolojik tacizin önlenmesine yönelik olarak ülke çapında politikaların belirlenmesine katkı sağlama, eğilim ve bilgilendirme faaliyetlerini koordine etme, ihtiyaç duyulan konularda araştırma ve inceleme yapma/yaptırma, rapor, rehber ve bilgilendirme dokümanları hazırlama ve kamuoyunu bilinçlendirme çalışmalarını yürütmektedir. Kurul çalışmalarının yanı sıra 2011/2 sayılı Genelge uyarınca Bakanlığımız bünyesinde 2011 yılından bu yana Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi ALO 170 hattı üzerinden mobbing başvuruları alınmaktadır. ALO 170 hattı üzerinden işyerinde psikolojik taciz konusunda eğitilmiş ve hattı arayanlara destek olmak üzere görevlendirilmiş psikologlar, kişileri bilgilendirmekte ve yönlendirmekte ve şikâyet başvurusunda bulunmak isteyenlerin başvuru taleplerini almaktadır. Bununla birlikte, Bakanlığımız tarafından ALO 170 hattının yanı sıra Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) ve çalışanlar tarafından bireysel dilekçeler yoluyla yapılan mobbing şikayet süreçleri takip edilmektedir.

Öte yandan, sendikal örgütlenme hakkı, işçilere, işverenlere ve kamu görevlilerine tanınan Anayasal bir haktır. 6336 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda sendikaya üye olmanın serbest olduğu ve hiç kimsenin sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamayacağı, işçi veya işverenin sendikalaşma hakkı ve sendika özgürlüğü ile ilgili hükümleri belirtilmiştir. Ayrıca hükümlere uyulmaması durumunda, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda, 4857 sayılı İş Kanunu'nda ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda çeşitli yaptırımlar öngörülmüştür. "

Prof. Dr. V IŞIKHAN Bakan

Çankaya / ANKARA Tel: (0312) 296 71 68 Telafan: (2171 704 &hnn

Metin otomatik okundu. 2 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir