Avrupa Birliği'nin Hindistan'la imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının Gümrük Birliği sebebiyle ülkemize olan olumsuz etkilerinin giderilmesine yönelik çalışmalara ilişkin
Kaynak göster
Jale Nur Süllü (CHP), 6 Şubat 2026 tarihinde 7/40210 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Ticaret Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 35 gün sonra, 13 Mart 2026).
Jale Nur Süllü (CHP, Eskişehir). “Avrupa Birliği'nin Hindistan'la imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının Gümrük Birliği sebebiyle ülkemize olan olumsuz etkilerinin giderilmesine yönelik çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/40210, 6 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-40210-avrupa-birligi-nin-hindistan-la-imzaladigi-serbest-ticaret-anlasmalarinin-gumruk-birligi-s (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/78ffe674-76fa-43ff-b071-019c4726f9c6
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 35 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Ticaret Bakanı Sayın Ömer Bolat tarafından Anayasanın 98. ve
TBMM İçtüzüğünün 99. maddeleri gereğince yanıtlanmasını arz ederim.
Tr. Jale Nur SÜLLÜ Eskişehir Milletvekili
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Avrupa Birliği (AB) ile Hindistan arasında imzalanan ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından "tüm anlaşmaların anası" olarak tanımlanan Serbest Ticaret Anlaşması (STA), yaklaşık 2 milyar kişilik pazarı kapsayan, sanayi ve hizmet ticaretinde gümrük tarifelerini büyük ölçüde ortadan kaldıran, küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirecek stratejik adım olarak değerlendirilmektedir.
Bu gelişmenin Türkiye'nin AB pazarındaki rekabet gücünü özellikle otomotiv başta olmak üzere sanayi ve orta-yüksek teknolojili ürünlerde zorlayabileceği tahmin edilmektedir. Hindistan'ın otomobillere uyguladığı gümrük vergisi yüzde 110'dan yüzde 30-35 seviyesine düşüreceği ve beş yıllık zaman dilimi içinde de aşamalı olarak yüzde 10'a indirmesi öngörülmektedir.
Türkiye, AB ile 31 Aralık 1995 tarihinde yürürlüğe giren Gümrük Birliği'nin 16. maddesi nedeniyle, AB'nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarına otomatik olarak uyum sağlamak zorunda kalan, ancak bu anlaşmaların müzakere ve karar süreçlerinde yer almayan ülke konumundadır. Söz konusu 16. madde uyarınca AB'nin serbest ticaret anlaşması imzaladığı ülkelerin malları, AB üzerinden Türkiye pazarına gümrüksüz girebilmekte, ancak Türkiye aynı ülkeyle eşzamanlı bir anlaşma yapmadığı sürece, Türk malları karşı ülke pazarına aynı koşullarla girememektedir.
AB, Hindistan, Güney Amerika Bloğu (MERCOSUR), Meksika ve diğer ülkelerle yeni nesil STA'lar imzalarken Türkiye, son 24 yıllık Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümetleri döneminde güncellenmeyen Gümrük Birliği nedeniyle rekabet gücü zayıflayan, karar süreçlerinin dışında kalan ve ekonomik maliyet üstlenen ülke haline geldiği değerlendirilmektedir. Gelinen noktada, Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin ertelenemez gündem konusu olduğu ifade edilmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
24 yıldır tek başına iktidarda olan Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümetleri döneminde, Gümrük Birliği Anlaşması'nın güncellenememiş olmasının gerekçesi nedir?
Suriyeli mültecilerin ülkemizde tutulması karşılığında, 2016 yılından bu yana gündemde (oOolan Gümrük Birliği'nin Oomodemizasyonu (osüreci (oneden sonuçlandırılamamıştır? Sürecin tıkanmasının nedenleri nelerdir?
Bakanlığınızın Gümrük Birliği'nin güncellenmesi konusuna bakış açısı nedir? Güncelleme konusunda Bakanlığınızın planlama ve girişimleri nedir?
ABile Hindistan arasında imzalanan STA"'nın, Gümrük Birliği Kararı'nın 16. maddesi uyarınca Türkiye açısından doğuracağı asimetrik yükümlülükler Bakanlığınızca nasıl değerlendirilmektedir?
. ABile Hindistan arasında imzalanan STA"nın Türkiye'nin Gümrük Birliği kazanımları açısından olumsuz ve olumlu sonuçları nelerdir?
Hindistan menşeli ürünlerin AB üzerinden Türkiye pazarına gümrüksüz girecek olması, buna karşın Türk ürünlerinin Hindistan pazarına aynı koşullarda erişememesi durumunun otomotiv, makine, kimya, ilaç, tekstil gibi sektörlerde yaratacağı rekabet ve pazar kaybına ilişkin bir etki analizi yapılmış mıdır?
AB'nin Hindistan'ı Çine alternatif üretim ve tedarik merkezi olarak konumlandırmasının, Türkiye'nin "yakın coğrafyadan tedarik" iddiasını zayıflatacağı yönündeki değerlendirmeler karşısında Bakanlığınızın aldığı önlemler olmuş mudur? Olduysa bunlar nedir?
AB'nin Hindistan ile imzaladığı anlaşmada öngörülen tarife indirimlerinin, Türkiye'nin AB'ye ihracatında fiyat baskısı ve kâr marjı kaybı yaratacağı endişeleri karşısında Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir?
AB-—Hindistan STA'sının, Türkiye'nin AB pazarındaki mevcut pazar payı üzerinde yaratabileceği olası kayıplar yıllık bazda tahmin edilmiş midir? Edildiyse, sonuçları nelerdir?
AB'nin Hindistan ve Güney Amerika Bloğu gibi, büyük pazarlarla imzaladığı yeni nesil STA"lar karşısında, Türkiye'nin rekabet dezavantajına sürüklenmemesi için kısa ve orta vadede hangi politika adımlarının atılması planlanmaktadır?
Gümrük Birliği'nin güncellenmemesi nedeniyle Türkiye ekonomisinin uğradığı toplam ihracat, üretim ve gelir kaybı Bakanlığınız tarafından yıllar itibarıyla hesaplanmış mıdır? Hesaplandıysa sektörlere göre dağılımı nedir?
Türkiye'nin AB'ye gönderdiği mektupta ifade edildiği üzere, AB'nin "Made in Europe" gibi yeni ticaret düzenlemelerinde Türkiye'nin "üçüncü ülke" statüsünde değerlendirilmesinin Gümrük Birliği'nin fiilen zayıflatılması riskini doğurduğu belirtilmiştir. Bakanlığınız bu risk değerlendirmesini resmi bir analiz veya rapor olarak yapmış mıdır? Eğer yapıldıysa sonuçları nelerdir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Ömer Bolat, Ticaret Bakanı ·
İlgi (o : 17.02.2026 tarihli ve 43452547-120.07.04-E.1800621 sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı yazıları ekinde yer alan, Eskişehir Milletvekili Sayın Dr. Jale Nur SÜLLÜ tarafından verilen 7/40210 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı hazırlanarak ekte sunulmuştur.
Bilgilerini ve gereğini arz ederim.
Prof. Dr. Ömer BOLAT Bakan
İnternet Adresi: www.ticaret.gov.tr
TİCARET BAKANLIĞI
Eskişehir Milletvekili Sayın Dr. Jale Nur SÜLLÜ'ye Ait 7/40210 Sayılı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevaplar:
Bakanlığımız görev ve yetki alanına giren hususlar itibarıyla, önergenize ilişkin cevaplarımıza aşağıda yer verilmiştir:
112) Gümrük Birliği (GBYnin güncellenmesine ilişkin Avrupa Komisyonu ve AB iş dünyasının sürece verdiği desteğe rağmen, AB Konseyinin siyasi gerekçelerle müzakere yetkisi vermemesi nedeniyle, süreçte ilerleme kaydedilememiştir. Ancak, GB'de karşılaşılan sorunların karşılıklı çözümüne yönelik Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu hayata geçirilmiş olup, bu kapsamda ilk toplantı 8 Temmuz 2024 tarihinde, ikinci toplantı I Temmuz 2025 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Üçüncü toplantının 2026 yılında yapılması planlanmaktadır. Diğer üst düzey temaslar aralıksız devam etmektedir.
GB"'nin güncellenmesi konusunda ilerleme beklendiği, AB'deki muhataplarla yapılan tüm temaslarda vurgulanmaktadır.
Öte yandan, Türkiye'nin AB tarafından imzalanan tercihli ticaret anlaşmalarından kaynaklanan yükümlülükleri otomatik olarak üstlenmesi söz konusu değildir. AB ile Hindistan arasındaki Serbest Ticaret Antlaşması'na (STA) dayanarak ülkemizin de Hindistan'a yönelik gümrük vergilerini düşüreceğine ilişkin iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.
Bakanlığımızca sadece AB yükümlülükleri değil, ülkemiz menfaatlerine paralel olarak ticaret anlaşmaları akdetmekte ve böylece üreticilerimizin ve ülkemizin ticari menfaatlerinin korunmasına azami önem atfedilmektedir.
AB Komisyonu, AB-Hindistan STA'nın metnini 27 Şubat tarihinde yayınlamış, ancak eklerini henüz yayınlamamıştır. Eklerinin de yayınlanmasını müteakip daha detaylı bir analiz yapma imkânı olacaktır.
Hindistan'ın ihracatının Gayrisafi Yurtiçi Hasıla'ya (GSYH) oranı 9611, ihracatının ithalatını karşılama oranı ise 9662 düzeyindedir. Hindistan ekonomi ve sanayisinin daha içe dönük bir üretim yapısına sahip olduğu görülmektedir. Diğer taraftan, Hindistan'ın ihracatındaki başlıca ürünlerde AB'nin gümrük tarifeleri halihazırda sıfır veya oldukça düşüktür. Ayrıca, AB-Hindistan STA kapsamında Hindistan'ın AB pazarında tercihli gümrük vergisi oranlarından yararlanabilmesi için anlaşmada öngörülen menşe kuralları çerçevesinde ilgili ürünlerin Hindistan menşei kazanması gerekecektir.
Buna karşılık, Türkiye ile AB arasında tesis edilen GB kapsamında sanayi ürünleri bakımından taraflar arasında serbest dolaşım esası geçerlidir. Türkiye'den AB'ye gerçekleştirilen ihracatta menşe şartı aranmamakta, GB çerçevesinde serbest dolaşımda bulunan ürünler AB pazarına gümrük vergisinden muaf olarak girebilmektedir. Bu yönüyle Türkiye'nin AB'ye ihracat rejimi, STA kapsamındaki klasik menşe temelli tercihli ticaret düzenlemelerinden farklı ve daha ileri bir entegrasyon düzeyine dayanmaktadır. Ayrıca, lojistik üstünlüğümüz ile AB teknik düzenlemeleri ve standartlarına tam uyumu ülkemizi AB'nin STA ortaklarından ayıran unsurlardır. Türk ihracatçısının rekabet gücünü sadece gümrük duvarları değil, üretim kalitesi ve AB'ye uyumu belirlemektedir.
Türk ürünlerinin AB standartlarına uyumlu ve rekabetçi niteliği Avrupalı ithalatçılar nezdinde yerleşik bir kabuldür. Ayrıca, Hindistan dahil, özellikle AB?nin STA"ları kapsamında ticaret sapması için uzun süredir risk bazlı olarak tedbirler alınmaktadır. İhtiyaç olduğunda AB üzerinden gelebilecek Hindistan ürünlerine yönelik önlem alınacaktır.
Türkiye olarak yukarıda aktarılan ortamda rekabet ettiğimiz dikkate alındığında, AB'nin açılımlarının etkisinin de sınırlı olacağı düşünülmektedir. Bu kapsamda, ilgili STA"'nın genel olarak AB'ye ihracatımızın üzerindeki etkisinin sınırlı olacağı öngörülmektedir. Bununla birlikte, Türkiye'nin, AB'nin değer zincirlerine entegre olduğu ve "Made in EU" yaklaşımının dışında bırakılması durumunda Türkiye'de üretim yapan AB sermayeli yatırımcıların da olumsuz etkilenebileceği hususları uzun süredir AB nezdinden gündeme getirildiği malumlarıdır
Nitekim, bu girişimler sonucunda "Made in EU" yaklaşımının genel çerçevesini oluşturan ve 4 Mart 2026 tarihinde açıklanan Sanayi Hızlandırma Yasası Taslağında, kamu alımları bakımından "Birlik menşeli" sayılacak tanım kapsamına GB ilişkimiz ve dolayısıyla ülkemiz menşeli ürünler de eklenmiştir. Önümüzdeki dönemde GB kapsamında AB pazarında ülkemiz pozisyonunun güçlendirilmesi amacıyla AB ile yakın diyaloğun sürdürülmesi, kamu alımları, yeşil dönüşüm gibi alanlarda ortaklığımızın derinleştirilmesi öngörülmektedir.