AB'nin MERCOSUR ülkeleri ve Hindistan ile ayrı ayrı imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının Türkiye'ye olası etkilerine ilişkin
Kaynak göster
Burak Dalgın (İYİ Parti), 13 Şubat 2026 tarihinde 7/40571 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Ticaret Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 40 gün sonra, 25 Mart 2026).
Burak Dalgın (İYİ Parti, Balıkesir). “AB'nin MERCOSUR ülkeleri ve Hindistan ile ayrı ayrı imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının Türkiye'ye olası etkilerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/40571, 13 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-40571-ab-nin-mercosur-ulkeleri-ve-hindistan-ile-ayri-ayri-imzaladigi-serbest-ticaret-anlasmalari (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d1bb6657-1336-476e-9ceb-019c6b7a0f31
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 40 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Ticaret Bakanı Sayın Ömer Bolat tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.
Sd Dalgın
Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında 1996 yılından bu yana yürürlükte olan Gümrük Birliği (GB), 1963 Ankara Anlaşması ve 1973 Katma Protokol ile tesis edilen ortaklık rejiminin hukuki bir uzantısıdır. Söz konusu rejim, yalnızca ticari bir düzenleme değil; aynı zamanda Türkiye-AB ilişkilerinin hukuki ve siyasi zeminini oluşturan temel sütunlardan biridir.
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Aradan geçen yaklaşık otuz yıllık süreye rağmen, Gümrük Birliği'nin hizmetler, tarım, kamu alımları ve dijital ekonomi gibi alanları kapsayacak şekilde güncellenmesine yönelik müzakereler 2016 yılından bu yana ilerleyememiştir. Bu durum, teknolojinin ve küresel ticaret yapısının hızla değiştiği bir dönemde Türkiye açısından artan uyum ve rekabet sorunlarını beraberinde getirmektedir.
Öte yandan AB'nin "Made in Europe" yaklaşımı, tedarik zincirlerinin AB içinde yoğunlaştırılması ve üçüncü ülkelerle ekonomik ilişkilerin yeniden yapılandırılması yönünde bir eğilime işaret etmektedir. Bu doğrultuda, AB ile Mercosur ülkeleri ve AB ile Hindistan i arasında ayrı ayrı imzalanan ve kapsamlı piyasa erişimi hükümleri içeren Serbest Ticaret Anlaşmaları, Türkiye'nin Gümrük Birliği nedeniyle karşı karşıya olduğu yapısal asimetrileri yeniden gündeme taşımıştır.
Ayrıca, 2015 yılında 964 olan Schengen vizesi ret oranları, 2024"te 9014,5 seviyesine çıkmıştır. AB ile yaşanılan vize sorunu özellikle hizmet sektörümüzü etkilemiş ve sektörün küresel ekonomiye entegrasyonu önünde büyük bir engel teşkil etmektedir.
Bu bağlamda:
I. Gümrük Birliği kapsamında Türkiye'nin, AB'nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarına taraf olmaksızın pazar açmak zorunda kalmasının yarattığı yapısal asimetriyi gidermeye yönelik hangi somut politika araçları değerlendirilmektedir?
SORULAR
AB'nin sanayi politikası çerçevesinde benimsediği "Made in Europe" yaklaşımının, Türkiye'de üretim yapan firmaların AB pazarındaki rekabet gücü üzerindeki muhtemel ekonomik etkisi ne olacaktır?
İYİ Parti Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı
AB ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması kapsamında, Hindistan menşeli ürünlerin AB pazarına erişimi Türkiye açısından hangi sektörlerde rekabet baskısı yaratacaktır? Bu anlaşmanın Türkiye'nin Gümrük Birliği yükümlülükleri çerçevesinde doğuracağı dolaylı etkiler neler olacaktır?
AB ile Mercosur ülkeleri arasında imzalanan anlaşmanın, Türkiye'nin Gümrük Birliği yükümlülükleri çerçevesinde doğuracağı dolaylı etkiler neler olacaktır?
AB ile yürürlükte olan Gümrük Birliği'nin, mal ticaretinin yanı sıra iş insanları, lojistik firmaları ve hizmet sunucularının serbest dolaşımını fiilen gerektiren bir ekonomik bütünleşme rejimi olduğu dikkate alındığında; son yıllarda artan Schengen vizesi ret oranlarının Türkiye'nin ihracatı, ve hizmet ticareti üzerindeki etkileri ve bu etkileri ortadan kaldırmak için aldığınız tedbirler nelerdir?
Mevcut küresel ve bölgesel gelişmeler ışığında, Türkiye-AB Gümrük Birliği'nin güncellenmesine yönelik sürecin yeniden canlandırılması için önümüzdeki dönemde hangi diplomatik ve teknik adımların atılması planlanmaktadır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Ömer Bolat, Ticaret Bakanı ·
İlgi (o : 24.02.2026 tarihli ve 43452547-120.07.04-E.1804977 sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı yazıları ekinde yer alan, Balıkesir Milletvekili Sayın Burak DALGIN tarafından verilen 7/40571 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı hazırlanarak ekte sunulmuştur.
Bilgilerini ve gereğini arz ederim.
Prof. Dr. Ömer BOLAT
Bakan Ek : Soru Önergesi Cevabı (2 sayfa) Çankaya/ANKARA SEVGİ ASRAK Be Telefon No: 03124491344 Faks No: 03124491341 Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni $ l ör İnternet Adresi: www.ticaret.gov.tr
TİCARET BAKANLIĞI
Balıkeşir Milletvekili Sayın Burak DALGIN'a Ait 7/40571 Sayılı Yazılı Soru Önergesine
İlişkin Cevaplar:
Bakanlığımız görev ve yetki alanına giren hususlar itibarıyla önergenize ilişkin cevaplarımıza aşağıda yer verilmiştir:
1. 6) Türkiye'nin AB tarafından imzalanan tercihli ticaret anlaşmalarından kaynaklanan yükümlülükleri otomatik olarak üstlenmesi söz konusu değildir. Bakanlığımızca gerek Serbest Ticaret Anlaşmaları (STA) akdedilmesi yoluyla gerek üreticilerimizin korunması aracılığıyla ülkemizin ticari menfaatlerinin korunmasına azami önem atfedilmektedir. Öte yandan, AB ile STA süreçlerinin daha uyumlu bir yapıya kavuşturulması, Gümrük Birliği (GB)'nin güncellenmesi vizyonumuzun en temel yapıtaşlarından birini teşkil etmektedir.
GB ile tesis edilen kurumsal ve mevzuat altyapısı sayesinde ülkemiz, önemli ölçekte Avrupa Birliği (AB) menşeli doğrudan yatırımlara ev sahipliği yapmaktadır. AB açısından Türkiye "konvansiyonel üçüncü ülke" değil, AB değer zincirlerinin tamamlayıcı ve güçlendirici bir parçası olarak bir sanayi ortağıdır.
Türkiye'nin AB'nin son açıkladığı taslak ile "Made in EU/AB'de Üretilmiştir" yaklaşımına dahil edilmesi de AB sermayeli yatırımların ülkemizdeki ağırlığı, karşılıklı tedarik zinciri bağımlılığının ve entegre olmuş sanayilerin bir sonucudur. Bu önemli husus AB kurumları ve üye ülkeler nezdinde birçok platformda dile getirilmekte ve GB'nin güncellemesinin en kısa sürede yapılması gündemde tutulmaktadır.
Bununla birlikte, AB-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması ve ülkemize muhtemel etkilerine ilişkin çalışmalar yürütülmektedir. GB kapsamında ticaret menşe kriteri olmaksızın, "serbest dolaşım" esasıyla yürütülmektedir. Ayrıca, lojistik üstünlüğümüz ile AB teknik düzenlemeleri ve standartlarına tam uyumu ülkemizi AB'nin STA ortaklarından ayıran unsurlardır. Türk ihracatçısının rekabet gücünü sadece gümrük duvarları değil, üretim kalitesi belirlemektedir. Dolayısıyla, esasen Türkiye olarak bu ortamda rekabet ettiğimiz dikkate alındığında, AB'nin açılımlarının etkisinin de sınırlı olacağı düşünülmektedir. Bu kapsamda, ilgili STA'nın genel olarak AB'ye ihracatımızın üzerindeki etkisinin sınırlı olacağı öngörülmektedir.
Öte yandan, 2024 verilerine göre AB ithalatı içinde MERCOSUR'un payı W1?'dir. Ürün kompozisyonu incelendiğinde MERCOSUR'un AB'ye ihracatının ağırlıklı olarak tarım ve hammadde ürünlerinden, Türkiye'nin ise büyük ölçüde sanayi ürünlerinden oluştuğu görülmektedir. Türkiye'nin AB'ye ihracatının 9692'si sanayi ürünleridir. Bu nedenle iki taraf arasında yoğun bir ürün çakışması bulunmamaktadır. Nitekim AB'nin MERCOSUR'dan en fazla ithal ettiği ürünlerde Türkiye'nin payı yalnızca 960,5 düzeyindedir. Ayrıca Türkiye'nin ihracat yapısının MERCOSUR ülkelerine kıyasla daha çeşitlenmiş olduğu görülmektedir.
Dolayısıyla mevcut veriler ışığında AB—-MERCOSUR STA'sının Türkiye'ye kısa vadeli ve doğrudan etkilerinin sınırlı olacağı, ancak uzun vadeli ve yapısal etkilerin dikkatle izlenmesi gerektiği değerlendirilmektedir. Türkiye'nin AB ile GB sayesinde sahip olduğu serbest dolaşım, teknik mevzuat uyumu ve AB tedarik zincirlerine entegrasyonu da ülkemizin rekabet gücünü artıran önemli diğer unsurlardır.
Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği'nde öngörülen stratejik entegrasyon çerçevesinde vize rejiminin kısıtlayıcı etkilerin ve engellerin bertarafı için Dışişleri Bakanlığımız koordinasyonunda çok boyutlu ve düzenli bir diplomasi yürütülmektedir. 15 Temmuz 2025 tarihinde "Türk vatandaşlarına çok girişli Schengen vizesi alınmasında kolaylık sağlanmasına ilişkin Avrupa Komisyonunun C(2025) 4694 sayılı Kararı" muhataplar nezdinde kararlılıkla sürdürülen temasların önemli bir sonucudur.
Bununla birlikte, süreç burada noktalanmamış olup, vize kolaylıklarından en üst düzeyde faydalanmamız için, Avrupa Komisyonu nezdindeki girişimlerimiz aynı kararlılıkla sürdürülmektedir.
GB'nin kapsamının genişletilmesi ve güncellenmesi hedefi doğrultusunda, Türkiye ve AB arasında bir yol haritası oluşturulmuş; bu kapsamda son dönemde AB ile birçok teknik ve üst düzey temas gerçekleştirilmiştir.
Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu (YDTD) hayata geçirilmiştir. Diyaloğun ilk toplantısı, her iki taraftan kamu ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla 8 Temmuz 2024 tarihinde Brüksel'de; ikinci toplantısı ise 1 Temmuz 2025 tarihinde Ankara'da gerçekleştirilmiştir. Söz konusu toplantılarda ikili ticari sorunların çözümüne yönelik somut adımlar atılmış ve yeşil dönüşüm ve dijital ticaret başta olmak üzere iş birliği alanları ele alınmıştır. YDTD'nin üçüncü toplantısının 2026 yılı içinde Brüksel'de gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Bu ana çerçevede, teknik ve üst düzey temaslar ve ortaklık organları toplantıları aralıksız belirlen takvimler çerçevesinde sürdürülmektedir.