1 Ocak 2026 ile 2 Şubat 2026 tarihleri arasında gerçekleşen protestolarda gözaltına alınanlara ilişkin
Kaynak göster
Serhat Eren (DEM Parti), 5 Şubat 2026 tarihinde 7/40542 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 102 gün sonra, 18 Mayıs 2026).
Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “1 Ocak 2026 ile 2 Şubat 2026 tarihleri arasında gerçekleşen protestolarda gözaltına alınanlara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/40542, 5 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-40542-1-ocak-2026-ile-2-subat-2026-tarihleri-arasinda-gerceklesen-protestolarda-gozaltina-alinan (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ef7ecb6a-edad-40e0-9339-019c331eeba6
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlığa iletildi
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 102 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 83 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
— . SerhatEren Diyarbakır Milletvekili
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği tarafından yayımlanan "Rojava Protestoları Gözlem ve Tespit Raporu", I Ocak 2026-2 Şubat 2026 tarihleri arasında Türkiye'nin birçok ilinde Rojava'ya ilişkin barışçıl protestolara yönelik kolluk ve yargı uygulamalarının ağır, yaygın ve sistematik insan hakları ihlallerine dönüştüğünü ortaya koymaktadır. Raporda yer alan veriler, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının ülke genelinde fiilen engellendiğini, kolluk müdahalelerinin istisnai değil kural haline getirildiğini ve temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunan bir uygulama pratiğinin yerleştiğini göstermektedir.
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Rapora göre bu süreçte yüzlerce kişinin gözaltına alınması, çok sayıda kişinin tutuklanması ve en az 106 kişinin işkence ve kötü muameleye maruz bırakılması; gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki bir zorunluluktan ziyade caydırma ve cezalandırma aracına dönüştürüldüğüne işaret etmektedir. Bu tablo, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlaliyle birlikte masumiyet karinesi ve ölçülülük ilkelerinin de sistematik biçimde zedelendiğini ortaya koymaktadır.
Raporda çocuklara yönelik uygulamalara özel olarak dikkat çekilmiştir. Çocukların barışçıl | protestolara katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alınması, adli kontrol ve tutuklama gibi özgürlükten yoksun bırakıcı tedbirlere maruz bırakılması; çocuğun üstün yararı ilkesinin ve özgürlükten yoksun bırakmanın son çare olması ilkesinin açıkça ihlal edildiğini göstermektedir.
Bu durum, çocukların korunmasına ilişkin devletin özel yükümlülüklerinin yerine getirilmediğine işaret etmektedir.
İşkence ve kötü muamele yasağına ilişkin raporda yer alan bulgular, darp, ters kelepçe, tehdit, hakaret, aç ve susuz bırakma gibi uygulamaların farklı illerde benzer biçimlerde tekrar ettiğini ve süreklilik kazandığını ortaya koymaktadır. Buna karşın, bu fiillere ilişkin etkili, bağımsız ve tarafsız soruşturma mekanizmalarının işletilmediği; sağlık muayenelerinin işkence ve kötü muamele iddialarını ortaya koyacak biçimde düzenlenmediği ve cezasızlık pratiğinin güçlendiği anlaşılmaktadır. Bu durum, devletin yalnızca ihlal etmeme değil, ihlalleri önleme, soruşturma ve mağdurları koruma yönündeki pozitif yükümlülüklerini de yerine getirmediğini göstermektedir.
Raporda ayrıca avukata erişim hakkının fiilen engellendiği, savunma hakkının zedelendiği, basın ve ifade özgürlüğü üzerinde caydırıcı bir etki yaratıldığı; gazetecilerin ve insan hakları savunucularının da kolluk müdahalelerinin hedefi haline geldiği tespit edilmiştir. Bu tablo, yaşanan ihlallerin yalnızca protestolara katılan kişilerle sınırlı olmadığını, demokratik toplum düzeninin temel güvencelerini de doğrudan hedef aldığını ortaya koymaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
I Ocak 2026—2 Şubat 2026 tarihleri arasında Türkiye genelinde Rojava protestolarına yönelik kolluk müdahaleleri kaç ilde, kaç ayrı eyleme yönelik olarak gerçekleştirilmiştir?
Bu müdahaleler sırasında gözaltına alınan 842 kişinin illere göre dağılımı nedir? Bu kişilerden kaçı hakkında tutuklama kararı verilmiştir?
Gözaltına alınan ve tutuklanan kişiler arasında kaç çocuk bulunmaktadır? Çocuklar hakkında uygulanan gözaltı, adli kontrol ve tutuklama tedbirleri hangi gerekçelere dayandırılmıştır?
Raporda belirtilen en az 106 işkence ve kötü muamele vakasına ilişkin Bakanlığınıza intikal eden başvuru sayısı kaçtır? Bu başvurular hakkında başlatılan idari ve adli soruşturma sayısı nedir?
Kolluk müdahaleleri sırasında darp, ters kelepçe, tehdit, hakaret, aç ve susuz bırakma gibi uygulamaların yaygınlaştığı tespitleri Bakanlığınız tarafından denetlenmiş midir? Bu uygulamalara karıştığı tespit edilen kolluk personeli hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır?
Barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşlerine müdahalelerde kullanılan güç ve yöntemlerin zorunluluk ve orantılılık ilkelerine uygunluğunu denetleyen bağımsız bir mekanizma bulunmakta mıdır?
Gözaltı süreçlerinde düzenlenen sağlık raporlarının işkence ve kötü muamele bulgularını ortaya koyacak şekilde hazırlanmadığı yönündeki tespitler hakkında Bakanlığınız tarafından herhangi bir inceleme yapılmış mıdır?
Rojava protestolarına yönelik müdahalelerde plastik mermi, biber gazı ve benzeri araçların kullanımına ilişkin Bakanlığınızın yazılı talimatları nelerdir? Bu araçların kullanımının sınırlandırılmasına veya durdurulmasına yönelik bir çalışma bulunmakta mıdır?
Barışçıl protestolara katılan kişilere yönelik gözaltı ve tutuklama uygulamalarının caydırma ve cezalandırma aracına dönüştüğü yönündeki tespitler karşısında Bakanlığınızın aldığı herhangi bir önleyici tedbir var mıdır?
Raporda ortaya konulan yaygın ihlaller dikkate alındığında, benzer hak ihlallerinin tekrarını önlemek amacıyla kolluk güçlerinin güç kullanımı, gözaltı ve müdahale pratiklerine ilişkin Bakanlığınız tarafından planlanan herhangi bir idari veya yapısal düzenleme bulunmakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Ali Yerlikaya, İçişleri Bakanı ·
İlgi'de kayıtlı yazı ekinde yer alan Diyarbakır Milletvekili Serhat EREN'e ait 7/40542 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak usuller ile gerçek ve tüzel kişilerin düzenleyecekleri toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yeri, zamanı, usul ve şartları, düzenleme kurulunun görev ve sorumlulukları, yetkili merciin yasaklama ve erteleme halleri, güvenlik kuvvetlerinin görev ve yetkileri 2911 sayılı
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ile bu Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte detaylı olarak düzenlenmiştir.
Mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilen hiçbir toplantı ve gösteri yürüyüşüne kolluk kuvvetlerince müdahalede bulunulmamaktadır. Kanunsuz olarak düzenlenen veya sonradan kanunsuz hale dönüşen eylemlerde, öncelikle güvenlik güçlerince topluluğun yetkilileri ile görüşülerek gösterilerin olaysız sonuçlanması sağlanmaya çalışılmakta, ancak müdahalenin kaçınılmaz olduğu durumlarda, görevlendirilen personel tarafından, "Toplumsal Olaylarda Görevlendirilen Personelin Hareket Usul ve Esaslarına Dair Yönerge" ve diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda kamu düzeninin tesis edilmesi açısından gösteriyi düzenleyen grupların dağılmalarını sağlamak amacı ile orantılı güç kullanımı ilkeleri çerçevesinde gerekli müdahalelerde bulunulmaktadır.
Emniyet Genel Müdürlüğü envanterinde toplumsal olayları denetim altında tutmak ve asayişin sağlanması amacıyla Kimyasal Silahlar Sözleşmesi (KSS) çerçevesinde yasaklanmayan, (OC) ve (CS) göz yaşartıcı gaz maddeleri başta ABD ve AB ülkelerinde kullanıldığı gibi ülkemizde de eğitimli personel tarafından mevzuata uygun şekilde kullanımı sağlanmaktadır.
Emniyet teşkilatında hizmet içi eğitim faaliyetleri düzenlenmekte olup personele "İnsan Hakları", "Orantılı Güç Kullanımı", "Çocuk Adalet Sistemi Kursu", "Çocuk Polisi Temel Eğitim Kursu", "Çocuk Polisi Mukayyit Eğitimi ", "Çocuğun Cinsel İstismarının Soruşturulması Temel Eğitim Kursu", "Çocuk Polisi Eğitici Yetiştirme Kursu", "Adli
Çocuk Mevzuatı ve Mukayyitlik Kursu", "Çocuğa Yönelik Şiddetin Önlenmesi Kapasite Güçlendirme Eğitimi" verilmektedir.
Soru önergesine konu olan protestolar ile ilgili olarak emniyet tedbirlerinde görevli kolluk kuvvetlerine karşı taşlı, sopalı ve fiziki saldırılarda bulunan şahıslar adli makamların talimatları doğrultusunda yakalanarak gözaltına alınmıştır.
Gözaltına alınan SSÇ (Suça Sürüklenen Çocuk) şahıs veya şahısların adli tahkikatı Çocuk Şube Müdürlüğü tarafından yapılarak tüm adli işlemler mevzuat hükümleri doğrultusunda icra edilmiştir
Olaya karışan ve Cumhuriyet Savcısı talimatı ile gözaltına alınan bir kadın şahsın gözaltında kaldığı süre boyunca, kendisinin veya yakınlarının isteği doğrultusunda bebeğinin bakımı ve emzirme istekleri ile ilgili gerekli ortam sağlanarak bu istekleri karşılanmıştır.
Ayrıca şüpheli şahısların gözaltı sürecinde su ve yemek verilmediği, kötü muamele ve işkenceye maruz bırakıldıkları gibi bir durum söz konusu olmayıp tüm işlemler Cumhuriyet Savcısı talimatı ve Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmiştir.
Mustafa ÇİFTÇİ Bakan
Adres :Ayrancı Mah. Selimiye Cd. No:17 Çankaya ANKARA Ayrıntılı Bilgi : Soru Önergeleri Büro Amirliği
Telcfon/Fax: 0312 462 17 83/ Unvanı
Kep : emniyetgenelmudurlugu(ğhs01.kep.ir Elektronik Ağ : soruonergeleri(Gegm.gov.tr
Mustafa ÇİFTÇİBakan