MAPEG tarafından Muğla ili sınırları içerisinde ihaleye açılan maden sahalarına ilişkin
Kaynak göster
Süreyya Öneş Derici (CHP), 16 Şubat 2026 tarihinde 7/40639 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 31 gün sonra, 19 Mart 2026).
Süreyya Öneş Derici (CHP, Muğla). “MAPEG tarafından Muğla ili sınırları içerisinde ihaleye açılan maden sahalarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/40639, 16 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-40639-mapeg-tarafindan-mugla-ili-sinirlari-icerisinde-ihaleye-acilan-maden-sahalarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/6a81267f-a87c-4006-895a-019c6b4a856d
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 31 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 23 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını saygıyla arz ederim.
Süreyya Öneş Derici
21 Ocak ve 7 Şubat 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından Muğla ili sınırları içinde yeni maden sahaları ihaleye çıkarılmıştır. Kamuoyuna yansıyan bilgiler, söz konusu ihalelerin 164.010 dönüm gibi geniş bir alanı kapsadığını ortaya koymaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın "bir dönüm arazide en az 20 zeytin ağacı bulunur" yönündeki teknik kabulü dikkate alındığında, ihale kapsamındaki zeytinliklerde yaklaşık 143 bin zeytin ağacının bulunduğu hesaplanmaktadır. Bu tablo, söz konusu ihalelerin yalnızca madencilik faaliyeti boyutuyla değil; orman ekosistemleri, tarımsal üretim alanları ve zeytinlikler bakımından da çok yönlü ve ciddi etkiler doğurabilecek nitelikte olduğunu göstermektedir.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Muğla'da bütüncül ve bölgesel bir ekolojik etki analizi yapılmaksızın gerçekleştirilecek madencilik faaliyetleri, yeraltı su rezervleri üzerinde ilave bir baskı oluşturabilecek; bu durum mevcut su kuyularının verimliliğinin azalmasına ya da tamamen devre dışı kalmasına neden olabilecektir. Böyle bir süreç, özellikle içme ve kullanma suyu temininde geri dönüşü imkansız sorunları beraberinde getirme potansiyeli taşımaktadır. Öte yandan, pasa alanları ve atık kayaçlardan sızabilecek ağır metallerin yeraltı su sistemlerine karışması halinde, su kaynaklarının kimyasal niteliğinin bozulması ve içme suyu olarak kullanım imkânının ortadan kalkması ihtimali de göz ardı edilmemelidir.
Kuraklık riski artan, su havzaları baskı altında olan ve ekonomisi büyük ölçüde turizm ile tarıma dayanan bir ilde; bu ölçekte bir madencilik genişlemesinin hangi stratejik çerçevede planlandığı ve kamu yararının nasıl tanımlandığı açıklığa kavuşturulmalıdır.
Bu kapsamda; bölge halkının ve kamuoyunun aydınlatılması adına aşağıdaki sorularımın yanıtlanması önem arz etmektedir.
SORULAR
. Muğla'da mevcut ruhsatlı alanlar ile yeni ihale sahaları birlikte değerlendirildiğinde, il ölçeğinde madencilik faaliyetlerinin üst sınırına ilişkin Bakanlığınızca belirlenmiş bir eşik, kota ya da mekânsal planlama kriteri bulunmakta mıdır?
. Orman, tarım ve zeytinlik vasfındaki alanların madencilik faaliyetlerine açılmasında kamu yararı kavramı hangi ölçülebilir kriterlerle tanımlanmaktadır? Bu değerlendirme ekonomik getiri ile ekosistem kaybı arasında nasıl bir metodolojiye dayanmaktadır?
. Muğla'nın su havzaları, yeraltı su beslenim alanları ve iklim kırılganlığı dikkate alınarak, yeni ihale sahaları için hidrojeolojik modelleme yapılmış mıdır? Yapılmışsa sonuçları nelerdir?
. Yeni ihale kararları alınırken yerel yönetimlerin ve ilgili kamu kurumlarının görüşleri alınmış mıdır? İlgili kurumların görüşleri alınmadıysa neden alınmamıştır? Muğla genelinde aynı dönemde planlanan tüm maden ihaleleri birlikte ele alındığında, hava, su, toprak ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki toplam etkiyi ortaya koyan bütüncül bir çevresel değerlendirme çalışması yapılmış mıdır?
. Kamu yararı kavramı bu ihalelerde nasıl tanımlanmıştır? Uzun vadeli çevresel ve toplumsal maliyetler dikkate alınarak bir değerlendirme yapılmış mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·
! DÖNEM | ESASNO | 28/4 | 740639 |
3213 Sayılı Maden Kanunu'na göre maden sahaları maden gruplarına göre ruhsatlandırılmakta ve ruhsatlandırma işlemleri ilk müracaat veya ihale yolu ile yapılmaktadır. Mezkur Kanun'un "İhale" başlıklı 30'uncu maddesinin birinci fıkrasında "(Değişik cümle:19/7/2025-7554/10 md.) L.Grup, 1. Grup (a) ve (c) bendi, WI. Grup ve V. Grup maden ruhsatları ihale ile verilir. (Ek cümle:19/7/2025- 7934/10 md.) Sahayla ilgili konum, rezerv ve geçmiş bilgiler doğrultusunda Genel Müdürlük tarafindan gerekliliği ortaya konulan hâllerde 11. Grup (b) bendi ve IV. Grup maden ruhsatları da ihale ile verilir. İhale ilanı Resmi Gazete'de yayımlanır." hükmü yer almakta olup, mevzuat çerçevesinde madenlerimizin üretilmesi ve ülkemiz ekonomisine kazandırılması amacıyla maden sahaları ihale yolu ile ruhsatlandırılmaktadır.
Bakanlığımız madencilik faaliyetlerinde önce insan, sonra çevre sonra katma değerli üretim düsturu ile hareket etmekte olup, maden sahalarının ihale yolu ile ruhsatlandırılması işlemlerinde; ihaleye çıkarılacak alanın kamu hizmeti ve umumun yararına ayrılmış yerlere, Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğunda olan yollara, 1/5000 veya 1/2000 ölçekli nazım imar planı onaylanmış özel mülkiyete konu araziler ve binalar ile organize hale gelmiş tarım ve hayvancılık bölgelerine, denizlere, göllere, 1. derece sit alanlarında fiziki olarak ortaya çıkarılmış kültürel varlıklara, mera ve orman alanlarına, su havzalarına isabet edip etmediğinin kontrolü yapılmakta ve bu alanlar ihale edilmemektedir. Ayrıca bahsi geçen alanlara, yatay olarak uygun mesafelerde koruma alanları bırakılarak ihalelik sahalar oluşturulmaktadır.
İhale yolu ile hak sağlanılan maden sahalarında; Maden Kanunu, Maden Yönetmeliği, Maden Sahaları İhale Yönetmeliği ve ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli izinler alındıktan sonra madencilik faaliyetleri yapılabilmektedir.
Yürütülecek madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak; maden sahalarında arama ve işletme ruhsat süreçlerinden sonra ruhsat sahipleri tarafından madencilik faaliyetlerine başlanabilmesi için "işletme izni" alınması gerekmekte olup, mevcut sahaların çok küçük bir alanına tekabül eden ve fiili olarak madencilik faaliyetinin yürütüldüğü alanı ifade eden işletme izinli alanlarda faaliyete başlanabilmesi için izin alanına yönelik olarak 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7'nci maddesinde belirtilen; mülkiyet izninin (orman/mera/tapulu arazi vb.), ÇED Belgesi'nin, İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı'nın ve ilgili Bakanlık/Kurumlardan alınması zorunlu olan diğer tüm izinlerin (Sit, Milli Parklar, Turizm Bölgeleri Alanları ve Merkezleri ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ve duyarlı bölgeler için vb.) tamamlanması gerekmektedir.
Yapılacak olan madencilik faaliyetinin çevreye olan etkilerinin yerel halkla beraber ilgili kurumlarca etraflıca değerlendirildiği izin süreçlerini tamamlayamayan hiçbir ocağın açılmasına ise Bakanlığımızca müsaade edilmemekte olup, bu bağlamda tek başına arama ve/veya işletme ruhsatına sahip olunması fiili olarak madencilik faaliyetlerinin başlatılabilmesi için yeterli olmamaktadır.
Yürütülecek olan faaliyetlerin çevresel etkilerini konu alan ÇED sürecine ilişkin işlemler ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı uhdesinde yürütülmekte olup, bu çerçevede Önerge içeriğinde yer alan ve diğer bakanlıkların görev alanına giren hususlara ilişkin bilgilerin ilgili kurum/kuruluşlardan alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.