Gübre temininde yaşanan sorunlara ilişkin
Kaynak göster
Serhat Eren (DEM Parti), 4 Mart 2026 tarihinde 7/41639 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 138 gün sonra, 20 Temmuz 2026).
Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Gübre temininde yaşanan sorunlara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/41639, 4 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-41639-gubre-temininde-yasanan-sorunlara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/514268a4-5f8d-47e4-b084-019cbdbb9f7c
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 138 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından Anayasa'nın 98inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
0110112024 | e 41639
. Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Tarım ve Orman Bakanı tarafından Türkiye genelinde gübre stoklarının yeterli olduğu ve arz güvenliğini tehdit eden bir durum bulunmadığı yönünde kamuoyuna açıklama yapılmıştır. Ancak sahadan gelen bilgiler, özellikle Tarım Kredi Kooperatifleri'nin gübre satışlarını durdurduğu, fiyatları artırdığı ve satışları karneli sisteme bağladığı yönündedir. Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla dağıtımı yapılan gübrenin erişiminde yaşanan bu kısıtlamalar, stok yeterliliği açıklamalarıyla çelişmektedir.
Özellikle hububat üretiminde üst gübreleme dönemi, verim açısından kritik bir aşamadır. Bu dönemde gübreye erişimde yaşanan her gecikme, doğrudan rekolte kaybına yol açmakta; üretim maliyetlerini artırmakta ve çiftçinin gelirini düşürmektedir. Türkiye'de gübre üretimi büyük ölçüde ithal ham maddeye ve döviz cinsinden fiyatlanan girdilere bağlıdır. Enerji maliyetleri ve kur dalgalanmaları nedeniyle son yıllarda gübre fiyatları zaten ciddi oranda artmış; çifiçiler üretim planlamasını zor koşullar altında sürdürmektedir. Bu koşullarda kamu eliyle yürütülen dağıtım kanallarında ortaya çıkan belirsizlik ve kısıtlama, yalnızca üreticiyi değil ülkenin gıda arz güvenliğini de riske atmaktadır.
Diyarbakır başta olmak üzere Güneydoğu Anadolu Bölgesi"nde hububat üretimi, hem bölgesel ekonomi hem de ulusal tahıl arzı açısından stratejik önemdedir. Üst gübreleme döneminde yaşanan erişim sorunları, üretim düşüşü ve kalite kaybı riskini artırmakta; bu durum ilerleyen aylarda un, yem ve temel gıda fiyatlarına da yansıyabilecek bir zincirleme etki yaratmaktadır. Bir tarafta "stok yeterlidir" açıklaması, diğer tarafta satışların durdurulması, fiyat artışı ve karneli uygulama; kamuoyunda ciddi bir güven sorunu doğurmaktadır. Arzın yeterli olduğu iddia edilirken dağıtımın sınırlandırılması, planlama ve koordinasyon eksikliğini gündeme getirmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Bakanlığınızın elindeki son altı aya ait gübre stok miktarları nedir? Bu stokların türlere göre (DAP, ÜRE, Amonyum Nitrat vb.) dağılımı nasıldır?
Tarım Kredi Kooperatifleri'nin gübre satışlarını durdurduğu veya karneli sisteme bağladığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise bu karar hangi gerekçeyle ve hangi tarihte alınmıştır?
Son bir yıl içinde gübre fiyatları tür bazında yüzde kaç artmıştır? Bu artışın maliyet kalemlerine göre dağılımı nedir?
Üst gübreleme döneminde gübreye erişemeyen üreticilerin üretim kaybına ilişkin Bakanlığınızın yaptığı bir etki analizi var mıdır? Varsa sonuçları nelerdir?
Bölgesel bazda (özellikle Diyarbakır ve çevre iller) gübre dağıtımında herhangi bir kota veya sınırlama uygulanmış mıdır?
Gübre temininde yaşanan bu çelişkili durumun giderilmesi için Bakanlığınız tarafından kısa ve orta vadede hangi somut tedbirler alınacaktır?
Çiftçilerin artan girdi maliyetleri karşısında korunması için gübre desteği miktarlarının güncellenmesi veya ilave destek verilmesi planlanmakta mıdır?
Tarım politikalarının temel amacı, üreticiyi belirsizlik içinde bırakmak değil; üretimi öngörülebilir, planlı ve sürdürülebilir hale getirmektir. Gübre gibi stratejik bir girdide yaşanan her aksama, yalnızca bir tedarik sorunu değil; aynı zamanda sosyal ve ekonomik bir kırılganlık meselesidir.
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·
Bakanlığımız, gıda arz güvenliğini sağlamak, üretim planlamasını güçlendirmek, üretimde yeterliliği artırmak ve sürdürülebilir bir tarımsal üretim yapısını tesis etmek amacıyla kapsamlı stratejiler ve tedbirler uygulamaktadır. Halkın tüketim alışkanlıklarındaki değişiklikler ve mevsimsel talep artışları göz önüne alınarak ihtiyaca yönelik arz planlamaları ve ürün bazlı senaryolar hazırlanmaktadır.
Depolama altyapısının güçlendirilmesi, lisanslı depoculuğun yaygınlaştırılması ve modem stok yönetim sistemlerinin devreye alınmasıyla birlikte olası üretim dalgalanmaları, iklim kaynaklı riskler veya küresel piyasa gelişmelerine karşı etkili müdahale sağlanmaktadır.
Bakanlığımızın da üyesi olduğu Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi ile bu Komite bünyesinde faaliyet gösteren ilgili alt komitelerin aracılığıyla piyasa regülasyonuna yönelik karar alma süreçleri etkin şekilde işletilmekte ve kurumlar arasında koordinasyon sağlanmaktadır. Alınan kararlar, sektörel dengeyi gözeten, üretici ve tüketiciyi koruyan bir anlayışla yürürlüğe konulmaktadır.
Ülkemizde, gübre üretiminde kullanılan hammaddelerin (amonyak, doğalgaz, fosfat kayası, fosforik asit) yaklaşık "090'ı ithal edilmektedir. Gübre fiyatları, dünya gübre ve hammadde fiyatları ile döviz kuruna bağlı olarak serbest piyasa koşullarında belirlenmekte olup küresel emtia piyasalarındaki gelişmelere paralel olarak değişkenlik göstermektedir.
İsrail, Amerika Birleşik Devletleri ve İran savaşının başlaması nedeniyle gübre firmalarının gübre hammadde tedariklerini yapmalarını sağlayacak çalışmalar Bakanlığımızca ilk andan itibaren sektörle koordineli bir şekilde yürütülmüştür. Gübre firmaların tarımsal üretimde ve sanayide kullanılacak gübre ve gübre hammadde stokları, üreticilerimizin bu mevsim itibarıyla ihtiyaç duyacağı seviyeye ulaştırılmıştır.
Güzlük ekilişler için üst gübre, yazlık ekilişler için ise taban gübresinin yoğun olarak kullanıldığı ilkbahar dönemi içerisinde gübre fiyat artışlarının kontrol edilmesi amacıyla alınan tedbirler aşağıda sıralanmaktadır; e İlk etapta alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temininde 966,5 olan gümrük vergisi kaldırılmıştır. e Amonyum sülfat, kalsiyum amonyum nitrat, amonyum nitrat, diamonyum fosfat (DAP), 20.20.0 kompoze gübresi ve diğer kompoze gübrelerde 906,5 olan gümrük vergisi de tüm ülkeler için kaldırılmıştır. e Gübre üretiminde hammadde olarak kullanılan kükürt ihracatına kısıtlama getirilmiştir. e Ülkemizin ihracat kapasitesine sahip olduğu amonyum nitrat, kalsiyum amonyum nitrat ve amonyum sülfat gübrelerinin yanında antrepolarda bulunan üre gübresinin ihracatı durdurularak bu ürünlerin yurt içinde kullanılması için tedbirler alınmıştır. e Kurulu yerli üretim kapasitemizi kullanmak ve daha uygun fiyatla gübreye ulaşılması amacıyla 2016 yılından itibaren kullanımı yasaklanan amonyum nitrat gübresinin tarımda kullanılmasına izin verilmiştir.
Ayrıca, gübre ve gübre hammaddelerinin alternatif ülkelerden temini amaçlı tedarikçi ülkelerin bir kısmı ile anlaşma sağlanmış olup diğer ülkelerde de girişimlerde bulunulmuştur. Strateji Geliştirme Başkanlığı
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından akaryakıt fiyatlarındaki küresel dalgalanmaların üretici maliyetlerine yansımasını azaltmak amacıyla Eşel Mobil Sistemi kapsamında ÖTV düzenlemeleri uygulanmaktadır.
Değişen ulusal ve uluslararası koşullara göre destekleme programlarında yapılacak düzenlemeler, destekleme programlarının esasları ve araçları, bunların bütçe ödenek ihtiyaçları 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun amir hükümleri çerçevesinde belirlenmekte ve destekleme uygulamaları Bakanlığımız tarafından yürütülmektedir.
Gübrede 9018 olan KDV oranı 10 Şubat 2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan düzenleme ile kaldırılmıştır. 2017 yılında başlayan uygulama ile stratejik ürünlerde mazot maliyetinin
• 090"si karşılanmaya başlanmıştır.
Bakanlığımız tarafından üreticilere;
"e Bitkisel üretim, e Hayvansal üretim, e Kırsal kalkınma, e Su ürünleri üretimi ve e Tarımsal araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) olmak üzere 5 ana başlık altında tarımsal destekler verilmektedir.
2026 yılında tarımsal desteklemeler için 168 milyar TL kaynak ayrılmıştır.
Tarım politikalarının amaçları, ilkeleri ve öncelikleri doğrultusunda tarım sektörüyle ilgili politikaların planlanmasına yönelik 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 7'nci maddesinde değişikliğe gidilmiştir. Bahse konu kanuni düzenlemeye istinaden "Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik" yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yapılan düzenlemeyle ürünlerin arz ve talep miktarı dikkate alınarak tarım havzası veya işletme bazında ürün veya ürün gruplarının en uygun yerde üretilmesi sağlanacak, ilin ekolojisine uygun ve suyu merkeze alan bir anlayış çerçevesinde oluşturulacak bitkisel üretim deseninde stratejik ürünler önceliklendirilecektir.
8859 sayılı 2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında bitkisel üretimde yeni destekleme modeline ilişkin hususlar düzenlenmiştir.
Yeni destekleme modeli kapsamında hazırlanan Karar ile üretim maliyetine göre ürünler kategorilere ayrılmış ve her kategori için destek katsayısı belirlenmiştir.
Cumhurbaşkanı Kararı ile tarımsal üretimin ve gıda arz güvencesinin sürdürülebilirliğinin sağlanması, üretim planlamasına katkı sağlanması, verim ve kalitenin artırılması, tarımsal üretimde çevreci yaklaşımların benimsenmesi ve uygulanan politikaların etkinliğinin artırılması amaçlanmıştır.
Bu kapsamda, ülke ihtiyacının yurt içi üretimle karşılanabilmesi için verim ve kalitenin artırılması, kayıtların güncel tutulması ile üretim sürecinde yaşanan maliyet artışları ve fiyat istikrarsızlıkları gibi olumsuz koşullardan üreticilerin korunması hedeflenmektedir.
Yeni destekleme modeliyle;
Strateji Geliştirme Başkanlığı e Bitkisel üretim destekleri ilk defa 3 yıllık olarak ve üretim döneminden önce açıklanmıştır. e Destek kalemlerinde sadeleştirmeye gidilerek, destekler daha yönlendirici, etkin ve öngörülebilir hâle getirilmiştir. e Üretim planlaması kapsamındaki stratejik ürünlere ilave destek verilmektedir. e Sukısıtı olan havzalarda münavebeye uygun üretime ilave destek sağlanmaktadır. e Kamu kuruluşları tarafından ıslah edilen milli tohumla üretim yapan üreticilerimiz ilave destek almaktadır. e Destek tutarları girdi maliyetlerindeki değişikliklere göre her yıl güncellenmektedir.
• Çiftçilerimiz üretime karar vermeden önce, hangi havzada, hangi ürüne, ne kadar destek alacağını bilerek planlı şekilde faaliyete başlayabilecekler ve bu sayede plansız üretimin sebep olduğu birtakım olumsuzluklardan etkilenmeyecektir.
Bitkisel üretimin desteklenmesi programıyla çiftçilere temel destek, planlı üretim desteği ve üretimi geliştirme destekleri verilmektedir.
Temel destek ve planlı üretim desteği ile planlama kapsamındaki ürünlere belirlenen havzalarda ekim yapıldığı takdirde kullanılan mazotun tamamı, gübrenin ise yarısı nakdi olarak verilmektedir.
Yem bitkileri üretim planlaması kapsamına alınmış olup tüm havzalarda desteklenecektir. Süt havzası olarak belirlenen illerde yem bitkisi üreten çiftçilere ilave 9050 planlı üretim desteği ödenmektedir. Diğer taraftan su kısıtının olduğu 11 ilin 52 ilçesinde ise planlama kapsamında az su tüketen arpa, buğday, yağlık ayçiçeği, aspir, fiğ, mercimek, nohut ve yem bezelyesi üreten çiftçilerimize gübre maliyetinin kalan 9050'lik kısmı da yer altı su kısıtı desteği olarak verilmektedir. Böylece bu bölgelerde üretim planlamasına uygun ekim yapan üreticilerin mazot ve gübre maliyetinin 90100"ü desteklenmektedir. Çiftçilerimize bitkisel üretim destekleri nakdi olarak ödenmektedir.
Verim ve kaliteyi artırmak için sertifikalı tohum kullanım, sertifikalı/standart fidan kullanım, organik tarım, iyi tarım uygulamaları, katı organik-organomineral gübre destekleri verilmeye devam edilmektedir.
10394 sayılı 2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar 14.09.2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
Karar ile 2026 yılı bitkisel üretim desteklerinde aşağıdaki düzenlemeler yapılmıştır.
" 2026 üretim yılı için destek katsayı değeri bir önceki yıla göre 9627 artırılarak dekara 310TL olarak belirlenmiştir. se Kapalı ortam bitkisel üretime yönelik genç ve kadın çiftçilere ilave destek verilecektir. e Mısır(dane) ürünün destekleme kategorisi 1. kategoriden 2. kategoriye yükseltilmiştir. e Hayvancılıkta dane yem ihtiyacını karşılamak amacıyla yulaf, çavdar ve tritikale ürünlerinde yeşil otun yanı sıra dane üretimi de destek kapsamına alınmıştır. Strateji Geliştirme Başkanlığı e Hububat üretiminde sertifikalı tohum kullanımının artırılması amacıyla bir önceki yıla göre destek katsayısı artırılarak 0,56 belirlenmiştir. e Soya üretimini teşvik amacıyla mevcut sertifikalı tohum desteğine ek, yurt içinde ıslah edilip tescil edilen ve yine yurt içinde üretilerek sertifikalandırılan tohumların kullanımı halinde ilave destek sağlanacaktır. e Organik tarım desteğinde, 1. derece tarımsal amaçlı üretici örgütlerine üye çiftçilere, destek katsayısının 9625'i oranında ilave destek verilecektir. e Katı organik-organomineral desteğinde 0,21 olan katsayı, 0,32'ye çıkarılmıştır. "* Biyolojik/biyoteknik mücadele desteği birim fiyatları 21 artırılmıştır. e Yıl boyunca(12 ay) hizmet sunan serbest tarım danışmanları ile ziraat odaları ve üretici örgütlerinde istihdam edilen danışmanlara verilen tarımsal yayım ve danışmanlık desteği, bir önceki yıla göre yüzde 17,5 artırılarak 2025 için 345.450 TL olarak ödenecektir.
2026 üretim yılı için belirlenen destek katsayı değeri olan dekara 310 TL'nin mazot ve gübre fiyatlarındaki artışa bağlı olarak güncelleme çalışmaları devam etmektedir.
Bakanlığımızca 2021 yılından itibaren ülke genelinde işlenmeyen ve nadasa bırakılan arazilerde gerek bitkisel üretimin artırılması gerekse kuraklığa dayanıklı çeşitlerin ekilişlerinin yaygınlaştırılmasına yönelik azami "675 ayni desteğin sağlandığı "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi" yürütülmektedir.
Proje kapsamında uygun münavebe planı ve ekim yöntemleri uygulayarak stratejik ürünlerin üretiminde kullanılması, iklim değişikliğini dikkate alarak uygun çeşitlerle hububat, baklagil ve yağlı tohumlu bitkilerin üretiminin geliştirilmesi sağlanmaktadır.
Kırsal kalkınma destekleri kapsamında; tarımsal yayım ve danışmanlık desteği, kırsal kalkınma yatırımları (ekonomik ve alt yapı yatırımları), uzman eller proje desteği, bireysel sulama sistemlerinin desteklenmesi, IPARD ulusal eş finansman ödemeleri, çiftlik muhasebe veri ağı (ÇMVA) katılım primi destekleri yer almaktadır.
IPARD Programı kapsamında 2007 yılı itibarıyla başlayan program üzerinden 42 ilde birçok tedbir altında tarım ve hayvancılık alanlarında hibe destekleri sağlanmaktadır. IPARD 1 ve IPARD TI dönemi olarak başarıyla yürütülen süreç, IPARD IlI dönemiyle birlikte ülke geneline yayılmıştır. IPARD TI döneminde çıkılan ve çıkılacak çağrılarda 9050-75 arasında değişen oranlarda yatırım tedbirlerine hibe desteği sağlanmaktadır.
IPARD Programı kapsamında yer alan tedbirler ile kırsal alanda yaşayan gençlere ve kadınlara yönelik ek sıralama puanı ve ek hibe oranı uygulanarak pozitif ayrımcılık yapılmaktadır.
Bakanlığımız tarafından 2006 yılından bu yana uygulanmakta olan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) 81 ilimizi kapsamakta olup tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanmasına yönelik yatırımlar, tarımsal üretime yönelik yatırımlar, yenilenebilir enerji kaynakları kullanımına yönelik yatırımlar, su ürünleri yetiştiriciliğine yönelik yatırımlar, hayvansal ve bitkisel orijinli gübre işlenmesi, paketlenmesi ve depolanmasına yönelik yatırımlar ile altyapı yatırım konularında; yeni tesis yapımına, kısmen yapılmış yatırımların tamamlanmasına, mevcut tesislerin kapasite artırımına ve modernizasyon/otomasyonuna bütçe imkânları ve hibe tutarı limitleri doğrultusunda 2026 yılı Strateji Geliştirme Başkanlığı itibarıyla yeni dönem uygulamalarında hibeye esas proje tutarının 9050-9670'i oranında hibe desteği verilecektir.
2006'dan bu yana; Kırsal Kalkınma Yatırımları Destekleme Programı, IPARD hibeleri, Genç Çiftçi Projesi ve Kırsalda Uzman Eller Projesi kapsamında 102 bin projeye günümüz fiyatlarıyla toplam 237,9 milyar TL destek verilmiş, 288 bin kişiye istihdam sağlanmıştır.
ORKÖY Projeleri kapsamında orman köylümüze yüzde 20'si hibe, yüzde 80'i faizsiz ORKÖY kredisi verilmektedir.
2025 yılında 10.830 aileye ve 7 kooperatife günümüz rakamlarıyla 3 milyar TL ORKÖY desteği sağlanmıştır.
Ayrıca üreticilerin tarımsal üretime yönelik kredi/finansman ihtiyaçlarının uygun koşullarda karşılanması amacıyla, 8038 ve 8039 sayılı Cumhurbaşkanı Kararları kapsamında 01.01.2024- 31.12.2026 tarihleri arasında Ziraat Katılım Bankası A.Ş. ile T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden 28 farklı konuda *625-90100 aralığında Hazine faiz/kâr payı destekli yatırım ve işletme kredi/finansmanı kullanımı yapılabilmektedir.
Bu kapsamda; Sütçü ve kombine sığır yetiştiriciliği, büyükbaş hayvan besiciliği, küçükbaş hayvancılık, hastalıktan ari hayvan yetiştiriciliği, arıcılık, kanatlı sektörü, su ürünleri sektörü, temel hayvansal üretim, kapalı ortamda bitkisel üretim, yem bitkisi üretimi, yurt içi sertifikalı tohum, fide-fidan üretimi, süs bitkisi, tıbbi ve aromatik bitkiler üretimi, meyve yetiştiriciliği ve bağcılık, temel bitkisel üretim, tarım makineleri, traktör, basınçlı sulama sistemi yatırımı, tarım makineleri parkı, arazi alımı (birleştirme), lisanslı depoculuk yatırımları, ELÜS karşılığı kredi, soğuk hava deposu yatırımları, tarımsal ürünlerin işlenmesi, sözleşmeli üretim, tarımsal elektrik bedeli, tarımsal yenilenebilir enerji yatırımları, biyo-tarım yatırımları ve tarımsal AR-GE konularında faaliyet gösteren ya da faaliyete başlayacak olan gerçek ve tüzel kişi girişimciler faydalandırılmaktadır.
Üreticilerimiz temel bitkisel ve temel hayvansal üretim konularında 300.000 TL'ye kadar (300.000 TL dahil) sıfır faizli, 300.000 TL'nin üzerindeki kredilerde ise 10 milyon TL*ye kadar "050-0100 aralığında faiz/kâr payı destekli kredi/finansman kullanabilmektedir.
Bu kapsamdaki işletme kredi/finansmanlarının belirli bir kısmı ayni olarak tahsis edilmekte, bu tutar akaryakıt, gübre, tohum, fide, ilaç, veterinerlik hizmeti, yem, aşı ve benzeri tarımsal girdilerin alımına yönelik kullandırılmaktadır.
Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri, 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu çerçevesinde üreticilerin ekonomik menfaatlerini korumak ve tarımsal girdileri en uygun şartlarda temin etmek amacıyla kooperatifler, bölge birlikleri, merkez birliği ve iştirak şirketlerinden oluşmaktadır. Tüm iş ve işlemler, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, 1581 sayılı Kanun ve ilgili iç mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütülmekte, denetlenmekte ve mevzuatın izin verdiği bilgiler şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılmaktadır.
Tarım Kredi Kooperatifleri şirketlerinden "Halka Açıklık" statüsünde bulunanlar Sermaye Piyasası mevzuatı çerçevesinde gerekli açıklamaları yapmaktadır.
Tarımsal girdi fiyat endekslerine ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumunun kurumsal internet sayfasında kamuoyunun bilgisine sunulmaktadır.
İbrahim YUMAKLIBakan