İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/43527 GEÇ CEVAPLANDI · 53 GÜN

İstanbul Aydın Üniversitesi tarafından akademisyenlerin maaşlarından kesinti yapıldığı iddiasına ilişkin

Kaynak göster

Keziban Konukcu Kok (DEM Parti), 9 Nisan 2026 tarihinde 7/43527 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 53 gün sonra, 1 Haziran 2026).

Keziban Konukcu Kok (DEM Parti, İstanbul). “İstanbul Aydın Üniversitesi tarafından akademisyenlerin maaşlarından kesinti yapıldığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/43527, 9 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-43527-istanbul-aydin-universitesi-tarafindan-akademisyenlerin-maaslarindan-kesinti-yapildigi-idd (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/2dac158d-1fcd-492b-a124-019d7685b771

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 53 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzük 'ün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Türkiye'de vakıf üniversiteleri, kamu yararı ilkeleri çerçevesinde eğitim üretmesi gereken kurumlar olmaktan uzaklaştırılmış; patron zihniyetiyle işletilen, akademik ve idari emekçilerin ise güvencesizliğe ve hak gasplarına açık hale getirildiği alanlara dönüşmüştür. Bakanlığın denetimsizliği ve vakıf üniversitelerinde süregelen güvencesiz çalışma düzenine karşı sessizliği bu sömürü düzenini büyütürken, üniversiteleri emek düşmanı işletmelere dönüştürmektedir. Nitekim bu durumun son örneği; İstanbul Aydın Üniversitesi'nde yaşanmıştır. Üniversite kadrosunun yaklaşık üçte birini oluşturan, çoğunluğu araştırma görevlisi olmak üzere aralarında öğretim görevlisi ve doktor öğretim üyelerinin de bulunduğu yaklaşık 350 akademisyenin maaşından herhangi bir açıklayıcı bilgilendirme yapılmaksızın ve hiçbir hukuki dayanağı olmaksızın 15.000 ila 30.000 TL arasında değişen tutarlarda kesinti yapıldığı Öğretmen Sendikası Vakıf Üniversiteleri Birimi tarafından yapılan açıklama ile kamuoyuna duyurulmuştur. Üniversite yönetiminin YÖK mevzuatını ve îş Kanunu'nu hiçe sayan, akademik emeği açıkça hedef alan bu keyfi uygulamayı 'mesai saatlerine uyulmaması' ve 'Şubat ayının 28 gün çekmesi' nedeniyle bir hesap hatası yapıldığı şeklinde savunması ise süreci açık bir hak gaspına dönüştürmüştür. Ayrıca, Öğretmen Sendikası Vakıf Üniversiteleri Birimi tarafından yapılan açıklamada; rektörlüğün yakın zamanda gerçekleştirdiği bir toplantıda akademisyenlerin mesai saati olmayacağı için mesailerde esnek davranılacağını beyan etmesine rağmen maaş kesintisi uygulamasının, akademisyenlerin maaşından kesinti yapabilmek amacıyla yönetimin tuzak kurduğu izlenimini yarattığı da ifade edilmiştir.

Akademik emeğin niteliğiyle bağdaşmayan, çalışanlara fiili bir cezalandırma olarak uygulanan ve akademik üretimin doğasına aykırı olan "klasik mesai" dayatmasıyla emekçilerin hakları gasp edilirken, muhatap arayan ve itiraz dilekçesi vermek isteyen 50'ye yakın akademisyenin karşısına ise idari yetkililer yerine özel güvenlik birimleri dikilmiştir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "eşit ücret" hükmünü çiğneyen bu tutum, vakıf üniversitelerinde biçimsel mesai dayatmalarının, özlük hakkı gaplarının, bilimum hukuksuz uygulama ve baskıların bir parçası ve tüm vakıf üniversitesi emekçilerine baskı uygulayan sistematik bir sömürü politikasının parçasıdır.

Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Daha vahimi ise; devamında üniversite yönetiminin, haksız kesintilere itiraz eden öğretim üyelerine Personel Daire Başkanlığı aracılığıyla; yapılan kesintileri "geçmişe dönük izin kullanılmış gibi" göstererek mahsuplaşmayı teklif etmesi, çalışanlardan geriye dönük sahte izin dilekçeleri talep ederek bu hukuksuzluğa kılıf hazırlamaya çalışmasıdır. 2547 sayılı Kanun ve ilgili iş mevzuatı açıkça ihlal edilerek emeğin ve hakkın pazarlık konusu yapıldığı bu kayyımcı yönetim anlayışı, bir yandan evrakta sahtecilik fiilinin işlenmesi iken öte yandan akademik onuru hedef alan bir mobbing mekanizmasıdır.

Ücret hakkı, Anayasa ile güvence altına alınmış temel bir hak iken, maaşlardan keyfi kesinti yapılması, yalnızca iş hukuku açısından değil, aynı zamanda insan onuruna yakışır yaşam hakkı açısından da açık bir hak ihlalidir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. İstanbul Aydın Üniversitesi yönetiminin, 2547 sayılı Kanun'un Ek 8. maddesinde yer alan "devlet üniversitelerindeki emsallerinden az ücret ödenemez" hükmünü ihlal ederek yaptığı keyfi maaş kesintileri Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir?

  2. Maaşlardan 15.000 ila 30.000 TL arasında yapılan bu kesintilerin hukuki dayanağı nedir? Kesintiler hakkında üniversite yönetimi tarafından Bakanlığınıza resmi bildirim yapılmış mıdır?

  3. Kesintilerin "mesai saatlerine uyulmaması" ve "Şubat ayının 28 gün çekmesi" gibi dayanaksız gerekçelerle yapılması Bakanlığınız tarafından hukuken geçerli görülmekte midir?

  4. Personel Daire Başkanlığı'nın, maaş kesintilerini telafi amacıyla çalışanlardan geriye dönük sahte izin dilekçesi talep etmesi ve hak takası teklif etmesi hakkında Bakanlığınızın bilgisi ve değerlendirmesi nedir?

  5. Bu yöntemlerin hukuksuzluğu örtbas etme ve resmi kayıtlarda tahrifat anlamına geldiği göz önünde bulundurularak, ilgililer hakkında adli ve idari soruşturma açılması yönünde bir girişimde bulunulmuş mudur?

  6. Akademisyenlerin yıllık izin haklarının, kesilen maaşların bedeliymiş gibi gösterilmesi suretiyle gasp edilmesine göz yumulacak mıdır?

  7. Hukuksuz teklifleri reddeden akademisyenlere uygulanabilecek baskılara karşı, Bakanlığınızca iş güvencelerinin korunmasına yönelik herhangi bir önlem alınmış mıdır?

  8. Emeği sömürülen akademisyenlerin ve idari personelin geriye dönük hak kayıplarının telafi edilmesi için Bakanlığınız ve YÖK nezdinde somut bir adım atılacak mıdır, yoksa vakıf üniversitelerinde ücret ve özlük haklarının takibi noktasında bu usulsüzlüklere seyirci mi kalınacaktır?

  9. Vakıf üniversitelerinin birer "şirket", öğrencilerin "müşteri", akademisyenlerin ise "ucuz iş gücü" olarak görüldüğü bu piyasacı sistemde, üniversitelerin mali denetimleri hangi sıklıkla ve hangi kriterlere göre yapılmaktadır?

  10. Eğitim hizmeti veren vakıf üniversitelerinde emek sömürüsünü derinleştiren bu tür uygulamalara karşı, Bakanlığınızın bağımsız, düzenli ve etkili denetim mekanizmaları oluşturma yönünde bir planı var mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·

c) 21/04/2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1841955 sayılı yazınız.

ç) 21/04/2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1842012 sayılı yazınız. d)24/04/2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1843513 sayılı yazınız.

Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç-d)'de kayıtlı yazıyla iletilen Bursa Milletvekili Kayıhan PALA'nın 7/41863, Şanlıurfa Milletvekili Mahmut TANAL'ın 7/42072, Hakkari Milletvekili Vezir Coşkun PARLAK'in 7/42074, Uşak Milletvekili Ali KARAOBA'nın 7/43023 ve 7/43272 ile İstanbul Milletvekili Kezban KONUKÇU'nun 7/43527 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.

ISTANBUL MİLLETVEKİLİ KEZBAN KONUKÇU'NUN 7/43527 ESAS NUMARALI

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından alınan 31715 sayılı konuya ilişkin yazıları Ek'te yer almaktadır.

WIK YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIGI

: E-57802651-610-31715

Konu : Soru Önergeleri - 7/43527

b) İstanbul Aydın Üniversitesi Rektörlüğünün 04.05.2026 tarihli

İstanbul Milletvekili Kezban KONUKÇU tarafından ver en esi Rektörlüğünün vermiş olduğu Kurulumuz Başkanlığınca incelenmiş olup İstanbul Aydın Üle 43527 esas sayılı Soru Önergesi bilgiler ve diğer sorulara ilişkin cevaplar ekte sunulmuştur.

Sayı : E-17123671-640-191162 04.05.2026

Konu : Soru Önergeleri - 7/43527

İlgide kayıtlı yazınız ile, Milli Eğitim Bakanlığının 24.04.2026 tarihli ve E-32661919-610- 158721138 sayılı yazısı gereğince; İstanbul Milletvekili Sayın Kezban Konukçu tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan 7/43527 esas numaralı yazılı soru önergesine verilecek cevaba esas teşkil edecek bilgi ve belgelerin, [email protected] adresine iletilmesi ve ayrıca resmi yazı ile Kurulunuz Başkanlığına gönderilmesi talep edilmektedir.

Söz konusu talep doğrultusunda, ekte sunulan açıklamalarımız ve belgelerimiz çerçevesinde, soru önergesinde yer alan hususlara her bir soru numarası belirtilmek suretiyle ayrı ayrı cevap verilmiştir.

Web : http://www.aydın.edu.tr/

Öncelikle belirtmek gerekir ki; söz konusu soru önergesi metninde yer alan iddialar, somut bilgi ve belgelere dayanmayan, sübjektif değerlendirmeler içeren ve yanıltıcı nitelik taşıyan ifadelerden oluşmaktadır. Ayrıca, bazı iddiaların sosyal medya kaynaklı ve doğruluğu teyit edilmemiş içeriklerden hareketle oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Üniversitemizden herhangi bir resmi bilgi talebinde bulunulmaksızın bu yönde değerlendirmelerde bulunulmuş olması, iddiaların objektiflikten uzak olduğunu göstermektedir. Nitekim, İstanbul Aydın Üniversitesi tarafından yürürlükteki mevzuata aykırı herhangi bir işlem tesis edilmemiştir.

1. İstanbul Aydın Üniversitesi yönetiminin, 2547 sayılı Kanun'un Ek 8. maddesinde yer alan "devlet üniversitelerindeki emsallerinden az ücret ödenemez" hükmünü ihlal ederek yaptığı keyfi maaş kesintileri Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir? 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun Ek 8. maddesi uyarınca, vakıf yükseköğretim kurumlarında gorev yapan öğretim elemanlarına, unvanlarına göre devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen ücret tutarından daha düşük ücret ödenemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda, Universitemiz tarafından akademik personele bu doğrultuda ödeme yapılmaktadır.

2. Maaşlardan 15.000 ila 30.000 TL arasında yapılan bu kesintilerin hukuki dayanağı nedir? Kesintiler hakkında üniversite yönetimi tarafından Bakanlığınıza resmi bildirim yapılmış mıdır?

Üniversitemizde görev yapan akademik personelin maaşlarından 15.000 ila 30.000 TL arasında keyfi ve gerekçesiz kesinti yapıldığı yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Üniversitemizde görev yapan akademik personel, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde akdedilen hizmet sözleşmeleri kapsamında görev yapmaktadır. Sözleşmelerde çalışma süreleri ve yükümlülükler açıkça düzenlenmiş olup, personelin belirlenen mesai programına riayet etmesi zorunludur.

Üniversitemiz ile Akademik Personel arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümleri uyarınca, ızınsız ve mazeretsiz olarak goreve gelinmeyen süreler karşılığında ücret kesintisi yapılması hukuken mümkün olup bu husus sözleşmede açıkça düzenlenmiştir. Bununla birlikte, akademik personelin bilimsel faaliyetleri dikkate alınarak ek izin imkânı sağlanmakta ve bu kapsamda eksik mesailer tolere edilmektedir.

Üniversitemiz, bilimsel araştırma ve akademik üretimi kurumsal öncelikleri arasında görmekte; bu doğrultuda akademik personele bilimsel faaliyetlerini gerçekleştirebilmeleri amacıyla gerekli idari izinler sağlanmakta ve araştırma faaliyetleri sistematik biçimde teşvik edilmektedir. Tüm mesai giriş-çıkış işlemleri dijital sistemler üzerinden kayıt altına alınmakta olup, yapılan işlemler hukuka uygunluk ve ölçülülük ilkeleri çerçevesinde gerçekleştirilmektedir.

3. Kesintilerin "mesai saatlerine uyulmaması" ve "Şubat ayının 28 gün çekmesi" gibi dayanaksız gerekçelerle yapılması Bakanlığınız tarafından hukuken geçerli görülmekte

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesine riayet edilmemesi halinde uygulanacak yaptırımlar, yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde belirlenmektedir. Üniversitemiz tarafından gerçekleştirilen tüm işlemler; hukuka uygunluk, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda yürütülmekte olup, herhangi bir personelin ücretinin hukuka aykırı şekilde kesilmesi söz konusu değildir.

4. Personel Daire Başkanlığı'nın, maaş kesintilerini telafi amacıyla çalışanlardan geriye dönük sahte izin dilekçesi talep etmesi ve hak takası teklif etmesi hakkında Bakanlığınızın bilgisi ve değerlendirmesi nedir?

Personelden geriye dönük sahte izin dilekçesi talep edildiği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Üniversitemizde tüm izin süreçleri elektronik sistemler üzerinden kayıt altına alınmakta ve izlenmektedir.

5. Bu yöntemlerin hukuksuzluğu örtbas etme ve resmi kayıtlarda tahrifat anlamına geldiği göz önünde bulundurularak, ilgililer hakkında adli ve idari soruşturma açılması yönünde bir girişimde bulunulmuş mudur?

Üniversitemizde yürürlükteki mevzuata aykırı herhangi bir işlem gerçekleştirilmemiş olup, bu nedenle herhangi bir idari veya adli soruşturma açılmasını gerektiren bir durum söz konusu degildir.

Ancak Sosyal Medyada yer alan Üniversitemizi hedef alan gerçeği yansıtmayan bu tür paylaşımlar, Üniversitemizi yıpratmaya yönelik olup, ilgililer hakkında iftira, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ve hakaret suçlarından yasal işlem başlatılmıştır.

6. Akademisyenlerin yıllık izin haklarının, kesilen maaşların bedeliymiş gibi gösterilmesi suretiyle gasp edilmesine göz yumulacak mıdır?

Akademik personelin yıllık izin hakları, 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri doğrultusunda titizlikle kayıt altına alınmakta ve kullanılmaktadır. Bu hakların ihlaline yönelik herhangi bir uygulama bulunmamaktadır.

7. Hukuksuz teklifleri reddeden akademisyenlere uygulanabilecek baskılara karşı. Bakanlığınızca iş güvencelerinin korunmasına yönelik herhangi bir önlem alınmış Üniversitemiz tarafından akademik personele yönelik hukuka aykırı herhangi bir teklif veya baskı söz konusu değildir. Bu yöndeki iddialar soyut ve dayanaksızdır.

8. Emeği sömürülen akademisyenlerin ve idari personelin geriye dönük hak kayıplarının telafi edilmesi için Bakanlığınız ve YÖK nezdinde somut bir adım atılacak mıdır, yoksa vakıf üniversitelerinde ücret ve özlük haklarının takibi noktasında bu usulsüzlüklere seyirci mi kalınacaktır?

Universitemiz tarafından mevzuata aykırı herhangi bir işlem tesis edilmediğinden, telafi edilmesi gereken bir hak kaybı bulunmamaktadır.

9. Vakıf üniversitelerinin birer "şirket", öğrencilerin "müşteri", akademisyenlerin ise "ucuz iş gücü" olarak görüldüğü bu piyasacı sistemde, üniversitelerin mali denetimleri hangi sıklıkla ve hangi kriterlere göre yapılmaktadır?

Soruda yer alan iddialar, genelleyici ve tüm vakıf üniversitelerini kapsar nitelikte olup, Üniversitemizin kurumsal yapısını ve işleyişini yansıtmamaktadır. Üniversitemiz, yükseköğretim mevzuatı çerçevesinde faaliyet gösteren, kamu yararı gözeten ve akademik özerkliğe sahip bir eğitim kurumudur; herhangi bir ticari işletme mantığıyla yönetilmesi söz konusu değildir.

Bugün İstanbul Aydın Üniversitesi 17 Fakülte ve Yüksekokul, 50.000 öğrenci, 11.000 Uluslararası öğrenci, 3.000 akademik ve idari personel, 36 Araştırma Merkezi, 165 Uygulama Laboratuvarı, 2 Unesco Kürsüsü, 660 dan fazla Dünya Üniversitesi ile İş birliği içerisinde Yükseköğretim alanında hizmet vermekte ve Uluslararası başarılarıyla Ülkemizin örnek gösterilen öncü üniversitelerindendir. Dolayısıyla, soruda ifade edilen yaklaşımlar Üniversitemiz açısından geçerli değildir; kurumumuz, bağımsız, etik ilkelere bağlı ve akademik kaliteyi önceleyen bir anlayışla faaliyetlerini sürdürmektedir.

10. Eğitim hizmeti veren vakıf üniversitelerinde emek sömürüsünü derinleştiren bu tür uygulamalara karşı. Bakanlığınızın bağımsız, düzenli ve etkili denetim mekanizmaları oluşturma yönünde bir planı var mıdır?

Üniversitemiz, çalışanların akademik faaliyetlerini (araştırma, proje, tez çalışmaları vb.) destekleyen, iş-yaşam dengesini önemseyen ve insan kaynağını sürdürülebilir kalite anlayışıyla yöneten bir yaklaşıma sahiptir. Devam ve yükümlülük süreçleri ise keyfi uygulamalara dayanmamakta; açık, şeffaf ve önceden tanımlanmış kriterler doğrultusunda, ilgili mevzuata uygun şekilde izlenmekte ve değerlendirilmektedir. Bu kapsamda, soruda ifade edilen şekilde emek sömürüsüne yol açan bir uygulama Üniversitemizde söz konusu değildir. Kurumumuz, çalışan memnuniyetini, kurumsal bağlılığı ve akademik verimliliği artırmaya yönelik, adil ve dengeli bir çalışma ortamı sunmayı temel ilke olarak benimsemektedir.

7/43527 Esas Sayılı Soru Önergesinin Cevabına İlişkin Vakıf yükseköğretim kurumları Yükseköğretim Mevzuatı kapsamında; eğitim öğretim, idari ve mali konularda her yıl olağan olarak denetlenmekte olup bu denetimler sonucunda vakıf yükseköğretim kurumları tarafından yapılan ihlaller için yol gösterici, düzeltici, kısıtlayıcı veya faaliyet iznini kaldırıcı nitelikte tedbirler alınır. Yine olağan denetimler dışında gerekirse konu bazlı incelemeler de yapılmakta ve tespit edilen hususlara ilişkin önlemler uygulanmaktadır. 2547 Sayılı Kanununun Ek 8 inci maddesinin 2 nci fıkrasında; ¿Vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretim elemanlarına, unvanlarına göre Devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen ücret tutarından az ücret verilemez. Bu fıkra kapsamında Devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen emsal ücretin hesaplanmasında ilgili mevzuat uyarınca aylıklara ilişkin hükümlerin uygulandığı kadroya bağlı ödemeler dikkate alınır. hükmü yer almakta olup bu hüküm uyarınca vakıf yükseköğretim kurumları garantör Devlet üniversitesinden öğretim elemanlarına ödedikleri ücret bilgisini talep etmekte ve alınan bu bilgi çerçevesinde vakıf yükseköğretim kurumunda çalışan öğretim elemanlarının emsal ücreti belirlenmektedir.

Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 23 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında ise; Vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alacak olan akademik ve idari personelin çalışma esasları 2547 sayılı Kanunda devlet üniversiteleri için öngörülen hükümlere tabidir. Bu personelin aylık ve diğer özlük hakları bakımından ise 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanırı hükmü yer almaktadır.

Bu bağlamda vakıf yükseköğretim kurumları her yıl denetlenmekte olup bu denetimlerde akademik personel ücretlerinin ilgili kanun maddesi uyarınca belirlenip belirlenmediği kontrol edilmektedir. Yapılan denetimler kapsamında eksik tespit edilmesi halinde vakıf yükseköğretim kurumlarına Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği uyarınca önlem uygulanmakla birlikte eksik tutarların da ilgililere faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği bildirilmektedir. Dolayısıyla vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan akademik personel ücretlerinin zamanında ve mevzuata uygun olarak ödenmesine ilişkin süreçler takip edilmektedir.

Yusuf TEKİNMilli Eğitim Bakanı

Metin otomatik okundu. 3 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir