Mersin ilinde tarım sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 35 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 27 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır). Aşağıdaki sorularımın Ticaret Bakanı Sayın Ömer BOLAT tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 16.04.2026
Türkiye'nin yaş sebze ve meyve üretiminin kalbi, lojistik ve tarımsal ticaretin merkezlerinden biri olan Mersin, 2026 yılı itibarıyla "Sistemik bir Tarımsal Çöküş" tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu kriz; sadece iklimsel afetlerle sınırlı kalmayıp, hatalı bürokratik uygulamalar ve denetimsiz ticari süreçlerin birleşmesiyle üreticiyi toprağından koparan bir tasfiye sürecine dönüşmüştür.
2026 yılının başında Mersin, ardı ardına gelen sel, fırtına ve hortum felaketlerinin merkez üssü olmuştur. Özellikle Nisan 2026'da Tarsus Ovası'nda yaşanan sel felaketi, drenaj kanallarının yetersizliği ve su tahliye sistemlerinin çalışmaması nedeniyle binlerce dönüm arazinin günlerce su altında kalmasına yol açmıştır. Su tahliye edilemediği için mahsulde (marul, kabak, narenciye) yaşanan kök çürüklüğü ve mantar hastalıkları, sadece mevsimlik bir kayıp değil, üreticinin bir yıllık emeğinin tarlada çürümesi demektir. Silifke ve Anamur hattında seraların yıkılmasıyla derinleşen bu yıkım, hükümetin afet yönetimi ve tarımsal altyapı yatırımlarındaki eksikliğini bir kez daha ifşa etmiştir.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Bakanlığın izlenebilirlik hedefiyle başlattığı B-Reçete sisteminin Mersin'de pilot bölge" baskısıyla yürütülmesi, iyi niyetli bir projenin uygulama hataları nedeniyle nasıl bir ekonomik krize dönüşebileceğinin en acı örneğidir. Sistemdeki yazılımsal doz kısıtlamaları ve güncellenmeyen stok verileri nedeniyle Mersinli tarım ilacı bayileri satış yapamaz hale gelmiştir. Bu durum, "komşu ilden tedarik" zorunluluğunu ortaya çıkarmış; Anamur ve Bozyazı gibi İlçelerdeki üreticiler, Mersin'deki bürokratik tıkanıklığı aşmak için Antalya (Gazipaşa) gibi komşu illerden kayıt dışı yollarla ilaç temin etmeye zorlanmıştır. Bu tablo, Mersinli esnafın iflasına, devletin vergi kaybına ve tarımsal denetimin ortadan kalkmasına neden olmaktadır.
Üreticinin belini büken son darbe ise Mersin Hali'ndeki denetim zafiyetidir. Girdi maliyetlerini (ilaç, gübre, enerji) fahiş fiyatlarla ve peşin ödeyerek üretim yapan çiftçiler, binbir emekle yetiştirdikleri ürünlerinin bedelini bazı aracı ve komisyonculardan 6 aya varan sürelerle tahsil edememektedir. Düşük teminatlarla sisteme giren aktörlerin yarattığı bu "finansal mağduriyet", çiftçinin nakit akışını bozarak borç sarmalına girmesine ve nihayetinde arazilerini satarak üretimden kopmasına yol açmaktadır.
Mersin'de yaşanan bu çok boyutlu kriz, su tahliye altyapısının modernizasyonunu, B-Reçete sisteminin sahadaki gerçeklerle uyumlu hale getirilmesini ve hal ticaretinde "katı bir ödeme garantisi" sisteminin kurulmasını zorunlu kılmaktadır. Bu gerekçe ile tarımsal üretimi sürdürülebilir kılacak acil yasal ve idari düzenlemelerin yapılması hayati önem arz etmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Mersin Hali'nde faaliyet gösteren bazı aracı ve komisyoncuların, üreticiden teslim aldıkları ürünlerin bedellerini 6 aya varan sürelerle ödemedikleri iddiaları Bakanlığınızın denetim kapsamına alınmış mıdır?
2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla, Mersin Hali'nde ödeme düzensizliği nedeniyle hakkında yasal işlem başlatılan veya lisansı askıya alman komisyoncu sayısı kaçtır? 3. Halde işlem yapan aktörlerin çiftçiye karşı borçlarını garanti altına alan teminat miktarları, 2026 yılındaki yüksek gıda enflasyonu ve artan işlem hacmi karşısında yeterli midir?
Tarım ve Orman Bakanlığı ile koordineli yürütülen B-Reçete sistemindeki teknik aksaklıklar nedeniyle. Mersinli tarım ilacı bayilerinin satış yapamaz hale gelmesi sonucu oluşan vergi kaybı ve esnaf zararı hesaplanmış mıdır?
Mersin'deki pilot uygulama baskısı nedeniyle ticaretin komşu il olan Antalya'ya kayması, Bakanlığınızın "iç ticareti düzenleme ve haksız rekabeti önleme" görev tanımıyla ne ölçüde bağdaşmaktadır?
Mersinli çiftçinin en büyük gider kalemi olan zirai ilaç ve gübre fiyatlarındaki fahiş artışlar ile döviz kuru arasındaki uyumsuzluğa yönelik bir spekülasyon denetimi yapılmakta mıdır?
Üretici peşin ödeme yaparken, satış bedelini 6 ay sonra alması nedeniyle oluşan finansal uçurumu kapatacak bir "Ticari Vade Düzenlemesi" planlanmakta mıdır? 8. Tarımsal üretimden elde ettiği geliri tahsil edemediği için üretimden kopan ve arazisini satan çiftçilerin, inşaat veya hizmet sektörüne yönelmesiyle oluşan "sektörel dengesizlik Mersin ekonomisi için bir risk olarak görülmekte midir? 9. Mersin'deki tarımsal arazilerin "borç karşılığı satışı" süreçlerinde yaşanan artışa dair Bakanlığınızın bir izleme çalışması mevcut mudur?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Ömer Bolat, Ticaret Bakanı ·
İlgide kayıtlı yazıları ekinde yer alan, Mersin Milletvekili Sayın Mehmet Emin EKMEN tarafından verilen 7/43563 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı hazırlanarak ekte sunulmuştur.
Bilgilerini ve gereğini arz ederim.
Mersin Milletvekili Savın Mehmet Emin EKMEN'e Ait 7/43563 Sayılı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevaplar:
Bakanlığımız görev ve yetki alanına giren hususlar itibarıyla, önergenize ilişkin cevaplarımıza aşağıda yer verilmiştir:
1. 9) 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 5'inci maddesinin altıncı fıkrasında; komisyoncuların teslim aldıkları malları cinslerine, doğal özelliklerine, standartlarına, gıda güvenilirliğine ve kalitesine ilişkin şartlara göre özenle korumak ve gerekli bilgileri vermek, kanunî kesintileri satış bedelinden düştükten sonra mal bedelini satış tarihinden itibaren on beş iş günü içinde üreticiye veya üretici örgütüne ödemek zorunda olduğu, vadeli satışlarda bu sürenin otuz iş günü olarak uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda, söz konusu Kanun hükümlerine aykırı davrananlar hakkında uygulanacak yaptırımlar belediyelerin yetkisindedir.
5957 sayılı Kanunun 12'nci maddesinin birinci fıkrasında; ticari güvenin sağlanması ve tarafların haklarının korunması amacıyla, toptancı hallerinde faaliyet gösterenlerden, belediye meclisince belirlenen miktarda nakit, banka teminat mektubu, hazine bonosu, devlet tahvili, hisse senedi, gayrimenkul rehini, sigorta teminatı ve nakde çevrilebilir diğer kıymetler teminat olarak alınacağı hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan, anılan Kanunun uygulanmasına istinaden yürürlüğe konulan Sebze ve Meyve Ticareti ve Toptancı Halleri Hakkında Yönetmeliğin 31'inci maddesi gereği teminat tutarı, haldeki işyerinin bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere her yılın ocak ayında belediye meclisince belirlenmektedir. Teslim alınan malların özenle korunmaması veya süresi içinde üreticiye ödenmeyen mal bedelleri gibi zararlar, hal hakem heyeti ya da mahkeme kararıyla teminattan kesilerek üreticiye ödenmekte, teminattan karşılanamayan kısım ise genel hükümlere göre tahsil edilmektedir. Ayrıca, teminat tutarındaki artıştan veya Yönetmelikte belirtilen nedenlerden dolayı eksik kalan teminat tutarı, en geç bir ay içinde tamamlattırılmaktadır.
Bu kapsamda, teminat miktarlarının belirlenmesi anılan Kanun gereği belediyelerin yetkisinde bulunmaktadır.